Maydanoz-Limon Suyu Ne Yapar?

Zayıflama yöntemleri ve diyetler hakkında ağızdan ağza dolaşan, yıllardır uygulanan çeşitli yöntemler var. Ancak bunların bir kısmının bilimsel gerçeklerle yakından uzaktan ilgisi yok. JFK Hastanesi Beslenme Uzmanı Sedef Süsoy, zayıflamak isteyenlerin diyet ürünler, tatlandırıcılar ve sabahları aç karna içilen maydanoz suları ile ilgili yaptıkları yanlışlara dikkat çekerek, bu konudaki sorularımızı yanıtladı…

Yemekler nasıl pişirilmeli ki, kilo almaya davetiye çıkarılmasın?

“Kızartmalardan kaçınalım” diyoruz ama sadece haşlama mı sağlıklı? Sadece haşlama yemek zorunda değiliz. Yemeklerimizi fırında ızgarada ya da tencere yemeği olarak tüketebiliriz (sotelemeden). Ama kızartmalardan kaçınmak gerekiyor. Çünkü kızarttığımız her şey (et, sebze) yüksek oranda yağ çekiyor. Yani, yediğimiz yemekle birlikte bolca yağ içiyor gibi oluyoruz.

Yemeklerimizde hangi yağı kullanalım?

Zeytinyağı sağlıklı diye biliyoruz, ancak en az diğer yağlar kadar o da kalorili… Yemeklerimizde kullanacağımız yağ sıvı olmalı. Tereyağı ve margarinleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Sıvıyağı kullanırken de ölçüsüne dikkat etmeliyiz. Katı yağın da sıvı yağın da kalorisi aynıdır ve bir tatlı kaşığı yağ 45 kaloridir. Sıvıyağı kullanmanın en doğru yolu ise, zeytinyağı veya fındık yağından bir ölçü, diğer sıvıyağlardan da bir ölçü karıştırarak kullanmaktır. Böylece, yağ dengesini yakalamış oluruz.

Akşam yemekleri için ideal saat kaç? Daha sonra bir şey yenmemeli mi?

Akşam yemeği mümkün olduğu kadar erken saatlerde yenmelidir. Mesela 18.00 ile 19.30 arası olabilir. Daha sonrasında ise, sadece bir ara öğünle yemek yeme işlemi bitirilmelidir. Bu öğünde ise, kişiye göre bir meyve, süt vb hafif gıdalar tüketilebilir. Yatmadan en az iki saat önce tüm yeme işlemleri bitmelidir.

Ailede bir kişi diyet yapıyorsa, diğer fertler bu kişiye nasıl yardımcı olabilir? Herkes diyete göre mi beslenmeli?

Diyet yapmak ’sağlıklı beslenme’ anlamına gelir. Bu nedenle, evdeki herkes rahatlıkla diyete göre beslenebilir. Diyet için her zaman ‘kişiye özeldir’ deriz. Kişilerin yaşam tarzına, alışkanlıklarına göre düzenlenen bir diyette, ev halkı için fazla bir değişiklik olmayacaktır.

Damak zevkimizin ve beslenme alışkanlıklarımızın küçük yaşlarda şekillendiği göz önüne alınırsa, çocuklara tatlıyı sevdirmemek mi gerekir?

Ailenin beslenme şekli, çocuğun alışkanlıkları konusunda etkilidir. Çocukları tatlıyla ödüllendirmemek, tatlıya yöneltmemek gerekir. Hiç kimsenin doğrudan tatlıya ihtiyacı yoktur. Tatlıdan almamız gerektiğini savunduğumuz şekeri, ekmek veya ekmek yerine geçen karbonhidrat grubundan da alabiliriz.

Pek çok diyetin mönüsünde soda yer alıyor. Günlük soda tüketimi ne kadar olursa, zararlı değildir?

Açıkçası ben diyetlerde pek soda içilmesi taraftarı değilim. Çünkü sodadan aldığımız mineralleri sadece sağlıklı beslenerek de yeterli miktarda alabiliriz. Ayrıca, içerisinde bulunan yüksek orandaki sodyum (Na) yüzünden, fazla miktarda tüketilen soda ile vücutta fazla sodyum birikimi oluşabilir. Bu da tansiyon hastaları için istemediğimiz bir durumdur. Zaten toplumumuzda tuz tüketimi gereğinden fazla olduğu için ayrıca bir tuz yüklemesine gerek yoktur.

Pek çok kişi zayıflamak için aç karnına maydanoz suyu, limon suyu içiyor. Bu yöntemlerin bilimsel bir açıklaması, dayanağı var mı?

Kesinlikle yoktur. Maydanoz suyunun diüretik, yani idrar söktürücü olduğu bilinmektedir. İnsanlar vücutlarından idrar çıkışı olduğunda, şişkinlikleri azaldığı için zayıfladıklarına inanır. Limonun ise, bağırsakları çalıştırıcı etkisi vardır ama zayıflatıcı özelliği yoktur. Sabahları aç karnına içilen sıcak ya da soğuk suyun da zayıflatıcı özelliği yoktur.

Kişinin tuvalet alışkanlıkları kilosu üzerinde etkili midir? Kabızlık sorunu olanlar şişmanlıktan daha mı çok yakınır?

Kişinin tuvalet alışkanlığı kilosuna etkin olabilir. Kabızlık bazı metabolik hastalıkların göstergesi olabilir. Bu nedenle, bu hastalıklar tedavi edilmediğinde kabızlık devam eder ve metabolizma yavaşlar. Kilo verimi azalır.

Kişi kilo aldığı halde beden ölçüsünü koruyorsa, bu şişmanlık adına endişe edilecek bir durum değil midir?

Kilo alınıyorsa, beden ölçüsü önemli değildir. Beden hemen etkilenmeyebilir. Kilo alımı sadece bir işarettir. Dikkat edilmesi gerekir ve sebebi araştırılmalıdır. Yarım paket kepekli diyet bisküvi ince bir dilim ekmeğe eş değer

Diyet ürünler hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Nasıl olsa diyet ürün… Kilo aldırmaz” düşüncesiyle gerekenden fazla tüketilebiliyorlar… Diyet ürünler sadece zengin lif kaynaklarıdır. Yani, yüksek miktarda kepek ya da yulaf içerirler. Ama bunun yanı sıra, az miktarda da olsa içlerinde yağ ve un bulunur. Yani, kısaca ekmek yerine geçerler. Diyet ürünler yenildiklerinde kilo verdirmez, sadece tokluk hissi yaratırlar. Örneğin, yarım paket diyet kepekli bisküvi bir ince dilim ekmeğe eşdeğerdir. Fazla tüketildiklerinde kilo yapabilirler.

Tatlandırıcı kullanımında bir sınırlama olması gerekli mi?

Tatlandırıcı kullanılarak içilen çay ile şekersiz içilen çay arasında kalori ve sağlığa yarar-zarar açısından bir fark var mı? Tatlandırıcı kullanımını ben pek önermiyorum. Çayı ve benzeri tüm içecekleri şekersiz içmek en sağlıklısı. Ama bazı kişiler ‘ben şekersiz yapamam’ derlerse, o zaman tatlandırıcı öneriyorum. Tatlandırıcı kullanımında tatlandırıcı maddenin türü çok önemlidir. Özellikle sakarin içeren tatlandırıcılar değil de, aspartam içeren tatlandırıcılar kullanılması önemlidir. Sizin formda kalma sırrınız ne? Nelere dikkat ediyorsunuz? Sağlıklı besleniyorum. Yani, kesinlikle öğün atlamıyorum, dengeli besleniyorum. Ara öğünlerde meyve tüketiyorum. Bol su içiyorum. Katkı maddesi içeren ve yağlı olan tüm yiyeceklerden uzak duruyorum.


SUNA DUMANKAYADAN CİLT LEKELERİ İÇİN SÜPER ÇÖZÜM

Cildinizdeki lekeler sinirlerinizi bozuyor değil mi ? Üstelik yaz mevsiminde de çoğalıyorlar ve daha kötü görünüyorlar. Peki ne yapmak lazım? Suna Dumankayanın önerilerine kulak vermek lazım. Cilt lekelerinden kurtulmak için Suna Dumankayadan 3 ayrı önerimiz mevcut.
*1. ÖNERİ : Yumurta akı ve rendelenmiş limon kabuğu krem kıvamına gelinceye kadar karıştırılarak yoğrulur. Hazırlanan bu kremden, ban­yodan bir saat önce masaj yapılarak cilde sürülür.
* 2. ÖNERİ : Eşit miktarda elma suyu ile limon suyu karıştırılır. Hazırlanan bu karışıma zeytinyağı ve süt ilâve edilerek kaynatılır. Elde edilen bu karışım soğuduktan sonra cilde masaj yapılarak sürülür.
* 3. ÖNERİ : Rendelenen havuçtan elde edilen su, killi toprak ile karıştırılır. Hazırlanan bu karışım zeytinyağı ile karıştırılarak merhem kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Bu karışımdan tedavi süresince, gün aşırı lekeli cilde sürülür.

ZAYIFLAMAK İÇİN HANGİ YOL SEÇİLMELİ

Obezite, yani şişmanlık tedavisinin günümüzde doktorları, klinikleri, diyetisyenleri, zayıflama ilaçları, şok diyetleri, diyet yiyecek ve içecekleri, aletleri, edavatı…
ile milyar dolarlık dev bir sektör olmasına hiç de şaşırmamalı. Çünkü, dünyada hem çok fazla kilosu ve çok fazla parası olan milyonlarca insan var, hem de bu fazlalıklara göz dikmiş çok fazla akılları olan insanlar. Amaç, karında, göbekte, kalçalardakilerle beraber cüzdan ve ceplerdeki fazlalıkları uygun şekilde gidermektir. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, diyetleri Mynet okurları için yazdı.

EN İYİSİ ŞİŞMANLAMAMAK
Zayıflamanın türlü çeşitli yolları var. Hangisini seçelim diye soruyorsanız, en iyisi hiç şişmanlamamak derim. Esas önemli olan, her besinden yiyerek hayat boyu dengeli beslenmeyi bir alışkanlık haline getirebilmektir. Başka bir deyişle, yemek için değil, yaşamak için yemeyi öğrenmeliyiz. Çünkü, bir kere hem yerleşmiş yağ dokusunu kaybetmek çok zordur ve hem de kısa zamanda bin bir emekle, zahmetle verilen kilolar genellikle daha kısa zamanda üstelik de fazlasıyla geri alınır.

TERAZİLERLE DOST OLMALI
Kimse zorla zayıflatılamaz. Önce şişmanları, şişman olduklarına, bunun bir hastalık olduğuna ve zayıflamaları gerektiğine inandırmak gerekir. Zira, pek çok obez terazilerden hiç hoşlanmaz, fazla kilolu olduğunu da genellikle kabul etmez.

YEDİĞİMİ ÇOCUK YEMEZ
Şişmanların en büyük bahanelerinden biri de “Su içsem yarıyor” dur. Hiç de fazla yemedikleri halde kilo almaktan veya verememekten yakınanlar bütün yedikleri ve içtiklerini kaydederlerse, kabahatin suda olmadığını kolayca anlarlar. Bunlar, “abur-cuburları”yiyecek ve içecekten saymayanlardır.

PAZARTESİ DİYETLERİNDEN VAZGEÇMELİ
Birçok insan her pazartesi veya her aybaşı sabahı diyete başlar, ancak daha o akşam veya en geç ertesi gün de vazgeçer. Çünkü, insanlar çok kısa zamanda, yediklerinden fazla kısmadan ‘kolayca’ zayıflamayı isterler. Hatta, mümkün olsa da bir düğmeye basılıp fazla kilolar birden kaybolsa çok iyi olacaktır.

SİHİRLİ BİR DİYET YOK
Bir kere şuna emin olun ki, öyle birkaç haftada bilmem kaç kilo verdiren ‘şok diyetler’ yararsız olduğu gibi, sağlık için de çok risklidir. Belki bunlarla kısa sürede kilo verilebilir, ama diyet bırakılınca eski kilolar hemencecik fazlasıyla geri alınır. Bu tür diyetlerde kaybedilen yağ değil, kas dokusudur.
Aç kalarak ve kendi başına yapılan diyetlerle de zayıflamak genellikle imkânsızdır. Çektiğiniz eziyet yanınıza kâr kalır.

EN İYİ DİYET HANGİSİ
Şişmanlarda bu fazlalıklar olduğu sürece onlara göz diken yeni birileri mutlaka çıkacaktır. En iyi diyet, bir doktor ve diyetisyen tarafından kişiye özel olarak hazırlanan diyettir. Kilo vermekte hiç aceleci olunmamalıdır. İdeal bir diyette, vücudun ihtiyacı olan her tür besin olmalı, ancak miktarı ve kalorisi düşük tutulmalıdır. Esas önemli olan verilen kiloların bir daha geri alınmamasıdır. İnsanı aç ve hâlsiz bırakan rejimlere itibar edilmemelidir.

PAHALI DİYET ÜRÜNLERE KANMAMALI
Diyet veya ‘light’ adı altında satılan çikolatalar, reçeller, kekler, bisküviler… gerçekten çok pahalıdır. Bunların yerine kalorisi düşük olan alternatifler bulmak her zaman mümkündür. Bu pahalı ürünlerin tek faydası, cebinizde yiyeceğe verecek para bırakmamam yoluyla kilo vermenize katkıda bulunmasıdır. Diyetisyenlerin vizitelerinin de çok yüksek olmasının bir nedeni de budur zaten.

PARASI OLAN DA AÇ, OLMAYAN DA
Bu dünya bir tuhaf.
Gençken parası olmadığından… bulamadığından yiyemeyen insanlar, paraları pulları olduğunda ise, bu sefer de kilo almamak ya da fazla kilolarını verebilmek için aç bilaç gezmek zorunda kalıyorlar.
Sonuçta, parası olan da aç, cebi delik olan da.


ÖMRÜ UZATAN 7 GIDA

Ömrü Uzatan 7 Gıda
Badem, kahve, tarçın, patates, sebze çorbası, zeytinyağı, çay…

Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR), 2007�ye sağlıklı bir başlangıç yapmanız için, vücudu kanser, kalp krizi, Alzheimer ve diyabet gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyan besinlerin listesini açıkladı. Badem: Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.

Kahve: Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.

Tarçın: Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.

Patates: Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi’ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.

Sebze çorbası: Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.

Zeytinyağı: Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren �8oxodG� adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.

Çay: Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60′a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.


Beş dakikada 10 kilo zayıf görünün!

Bu hilelerle 5 dakikada 10 kilo birden zayıflamış görüneceksiniz. İşte sırrı!
Beş dakikada 10 kilo zayıf görünün
Küçük hileler deyip geçmeyin… Bu hilelerle 5 dakikada 10 kilo birden zayıflamış görüneceksiniz. İşte sırrı!

Küçük hileler deyip geçmeyin… Yanlış seçimlerle kilonuza kilo katmayın. Küçük bir makyaj ve kıyafet hilesi ile ince görünmenin keyfini yaşayın.

Aylardır, hatta yıllardır çabalıyorsunuz, ama siz çabaladıkça sanki işler daha da zorlaşıyor. Tartıda gramları fark edebiliyorsunuz belki, ama aynaya bakınca iş değişiyor. Belki de artık kilolar o kadar önemli değil, ama hani şu uzun zamandır beklediğiniz davet var ya işte o yaklaşıyor.

Ve siz ne olursa olsun herkesi şaşırtmak istiyorsunuz. Evet, kararlısınız. Ne olursa olsun zayıf görüneceksiniz. Peki, hala bir türlü kurtulamadığınız şu fazlalıklarla mı? Sakin olun ve arkanıza yaslanın. Çünkü çabalarınızın karşılığını artık alacaksınız. Vücudunuzda, saçınızda, makyajınızda, kıyafetlerinizde uygulayacağınız birkaç hile sizi yüzde yüz daha ince gösterecek. Davette düşmanlarınızı çatlatmaya hazır olun, çünkü siz bile hayrete düşeceksiniz…

1. ADIM KIYAFET

Renkler
Koyu renklerin zayıflattığını unutmayın. Renk uyumu olan kıyafetler seçin. Tek bir renk giyerseniz daha ince görünürsünüz. Modası geçmeyen siyahı ve asker yeşilini kullanabilirsiniz. Koyu renkleri vücudunuzun alt kısmına giyin, böylelikle daha ince görünürsünüz.

Desenler
Giyeceğiniz kıyafette büyük şekiller olmamasına dikkat edin. Küçük şekiller her zaman sizi ince gösterir. Üstünüze büyük şekillerden ve geometrik desenlerden oluşan giysiler giymeyin. Enine çizgiler yerine, boyuna çizgileri tercih edin.

Etek
Etek boyu seçimi çok önemlidir. Etek boyu sizi vezir de edebilir rezil de. Yanlış yaptığınız bir seçim sizi olduğunuzdan daha kilolu gösterir. Dizde biten etekleri ya da uzun etekleri tercih etmelisiniz. Diz üstündeki etekler, dikkati kalın olan üst bacaklara çekerler.

Pantolon
Diz altında biten kapri pantolonları giyebilirsiniz. Pantolonlarda cep seçimine dikkat edin. Çünkü cepsiz pantolonlar kalçalarınızı daha büyük gösterir. Cepli pantolonlar ise kalçadaki fazlalıkları kapatmada yararlı her zaman yararlı olur.

2. ADIMVÜCUT

Ten rengi
Yanık ten her zaman daha sağlıklı ve zayıf bir görüntü yaratır. Eğer hala bronzlaşmadıysanız bronzlaştırıcı pudra ve kremlerle teninizi koyulaştırın.

Bacaklar
Bacaklarınızın ince ve seksi
görünmesini istiyorsanız önüne ve arkasına vücut yağı sürün. Bacağınızın daha uzun ve ince olduğunu göreceksiniz…

Eller
Parmaklarınız kısa ve tombul diye üzülmeyin, çünkü bunun da bir çaresi var. Ojenizi sürerken tırnaklarınızın kenarlarında boşluk bırakın. Artık daha ince görünüyorlar değil mi?

3. ADIM MAKYAJ
Makyaj yaparken elmacık kemiklerinizin altına koyu tonlarda allık sürmeyi tercih edin. Yüzünüzü daha zayıf gösterecektir. Gözlerinizin üst kapağının dışına siyah göz kalemi sürün. Alt kısmına ise göz kalemi çekmeyin, aksi halde gözleriniz daha küçük görünür. Gözlerinizin büyük görünmesi yüzünüzün de zayıf görünmesini sağlar. Ayrıca mutlaka kirpiklerinizi kıvırıp maskara sürün.

Kaşlar
Eğer iri bir yüze sahipseniz, kalın kaşlar yüzünüzde daha fazla yer kaplayacağı için daha ince görünürsünüz. Kaşlarınız ince ise bu yüzünüzü daha iri gösterecektir.

4. ADIM SAÇ

İnce görünmek için en önemli adımlardan biri de saçlar. Topuzlar ya da atkuyrukları yuvarlak yüz hatlarını uzatır. Eğer kakülleriniz varsa kesinlikle yuvarlak fön çektirmeyin. Yüzünüz olduğundan daha şişman görünür. Boynunuzun kısa olmasından yakınıyorsanız, saçlarınızı arkada toplayın ve omuzlarınızın görünmesini sağlayın. Vücudunuzun üst kısmı daha uzun görünecektir. Unutmayın küçük hileler her zaman işe yarar, özellikle de saçlarda.

5. ADIM AYAKKABI

Boyunuz uzun da olsa yüksek topuklu ayakkabılar giyin. Bu silüetinizi daha ince gösterecektir. Çünkü alçak topuklar sizi kilolu ve kısa boylu gösterir. Ayrıca ayakkabıda bilekten bağlı modeller her ne kadar seksi olsalar da bacak boyunuzu kısa gösterir. Bacaklarınızın ve genel görünümünüzün olduğundan daha ince görünmesi için bilekten bağlı olmayan modelleri seçin. Doğru seçimlerin ne kadar işe yaradığını göreceksiniz.

Muzaffer Kuşkan’la Diyet Dergisi


Kışın çorba için!

Bazal metabolizmanın değiştiği kış aylarında, vücut ısısının normale dönmesi için alınan yüksek enerjili gıdalar, aşırı kiloya neden oluyor. En iyisi çorba içmek!

Kış aylarında havaların soğuması, vücudun bazal metabolizması üzerinde olumsuz etki yapıyor. Soğuğa karşı ısısı değişmeye başlayan vücut, normal ısı düzeyine ulaşmak ve kendisini ayarlamak için, alınanın yanı sıra fazladan enerjiye ihtiyaç duyuyor.

Konya SSK Hastanesi Diyet Uzmanı Şirin Kayhan Eser, enerjiye ihtiyaç duyulması nedeniyle kişilerin yeme isteğinin arttığını ve enerji seviyesi yüksek olan karbonhidratlı yiyeceklere yöneldiğini söyledi.

Soğuk havalarda çok yemenin yanı sıra evden ya da çalışılan yerden dışarı fazla çıkılmadığını kaydeden Eser, bunun da hareketsizliğe neden olduğunu, yenilenlerin eritilmemesine ve kilo alınmasına yol açtığını bildirdi.

KIŞ MEVSİMİNDE EN AZ 5 KİLO
Bazal metabolizmanın değiştiği kış aylarında, vücut ısısının normale dönmesi için alınan yüksek enerjili gıdalar ve hareketsizlik nedeniyle çok sayıda kişinin kış dönemini en az 5 kilo fazlalığı ile kapattığını vurgulayan Eser, vücudun kilo alma alışkanlığı kazanması durumunda tehlikeli hastalıklara yakalanma riskinin artacağını ifade etti.

Aşırı kilonun tansiyon, şeker, damar tıkanıklığı ve kalp rahatsızlıkları gibi çok sayıda hastalığa yol açabileceğini, bu nedenle dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Eser, kış aylarında kilo almanın önüne geçebilmek için tok tutucu özelliği olan çorbanın her öğünde tüketilmesini önerdi.

Eser, hamurlu ve yağlı yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini de vurgulayarak, ”Akşamın geç saatlerinde yeme isteğine karşı iradeli davranılmalı, açlık, yiyecek yerine içeceklerle geçiştirilmelidir. Gün boyunca sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeli, hamur tatlılar yerine sütlü tatlılar tüketilmelidir” diye konuştu.

Eser, obezlerin sağlıklı yaşam sürebilmesi için fazla kilolarından kurtulmalarına yönelik diyet programları uyguladıklarını belirterek, ”Kış aylarındaki programlarımızda genelde başarılı olamıyoruz. Normalde hareketsiz olan ve yeme isteklerinin önüne geçemeyen obezler kış aylarında vermesi gereken kilo kadar daha kilo alıyor. Bu yüzden diyet uzmanları kendileri açısından oldukça zor geçen kış aylarını pek sevmezler” dedi.


Kısa süreli diyetten kaçının

Çabuk kilo verdiren diyetler neden işe yaramıyor? Dikkat ettiniz mi kısa zamanda verdiğiniz kiloları yine kısa zamanda geri alıyorsunuz. Peki nedenini düşündünüz mü?

Vücut normal temposunda çalışırken birdenbire aşırı kilo verdiren 800 - 900 kalorilik bir programa geçtiğiniz zaman vücut bunu açlık tehlikesi olarak algılıyor ve beyin vücuda ‘temponu düşür’ diyor. Bu kez vücut çalışma hızını düşürüyor.
Azalan besin miktarını dengeli kullanmak istiyor. İsveç diyeti gibi rejimleri en fazla 10-15 gün uygulayabilirsiniz. Sonra normal yeme biçimine herkes geri dönüyor.
Çabuk kilo verdiren diyetlerde en büyük kilo kaybı ilk birkaç günde olur. Ancak kaybedilen genellikle yağ değil, sudur. Bu diyetler şişmanlığa ancak geçici çözümler sağlar.
Bu diyetten sonra tipik alışkanlıklarınıza, yağlı, tuzlu şekerli unlu yeme tipine geri döndüğünüzde vücudunuzun temposunu bilinçsiz bir diyetle yavaşlattığınız için artık yeni gelen yiyecekle metabolizmanız baş edemez. Eskisi gibi yeseniz de daha çok kilo almaya başlarsınız. Ayrıca bu diyetler kişide stres yaratır ve daha çok yemeye yöneltir. Kişinin ileride uygulayacağı diyet programlarında başarılı olması zorlaşır, sağlıklı diyetlere zor cevap verir. Özellikle ergenlik çağında kesinlikle yapılmamalı.


DOĞUM SONRASI KİLOLARDAN KURTULMAK İÇİN ANGELİNA JOLİE USULU ZAYIFLAMA ÇAYI

Özellikle doğum sonrası kalan kilolar annelerin kabusu gibidir. Emziren anneler bebeğini besleyebilmek için yemesinden kısmamak zorunda ama aklıda bir taraftan aşırı kilolarında kalıyor. ama bebeği beslemek adına alınan kilolarda geri verilemiyor. Ünlü yıldız Angelina Jolie doğumdan sonra kilolarını nasıl verdiğinin sırrını açıkladı. Ünlü yıldızın sırrı Sarımsak çayı imiş. Sarımsağın sağlık açısından ne kadar yaralı olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama zayıflamak amaçlı kullanıldığını ilk defa duyuyorum Bebeğini en iyi şekilde besleyebilmek için yemekten kısmadığını söyleyen güzel yıldız, zayıflamak için Afrika gezisi sırasında yerlilerden öğrendiği bir yöntemi uyguluyor. Bağırsakları çalıştırma özelliği olan çay, yağları yakmada da etkili. Sadece bu çayı içerek, emzirerek ve yoga yaparak üç hafta içinde 11 kilo verdiğini söyleyen güzel yıldız, çayın nasıl hazırlandığını da anlattı.
İşte sarmısaklı çayın tarifi : Küçük bir taze zencefili soyun ve 2 fincan suyla kaynatın. 6 dakika kaynadıktan sonra içine 2 diş ezilmiş sarmısak, 2 çay kaşığı bal ve 2 çay kaşığı limon suyu ekleyin ve iyice karıştırın. Çayın soğumasını bekledikten sonra süzün ve soğuk için.
Doğum sonrası kilo verme rehberiUzmanların ilk önerisi ‘etkin emzirmek’. Etkin emzirme bebeğin en az 6 ay süreyle anne sütüyle ‘su’ bile verilmeden beslenmesinden ileri geliyor. Emzirme sırasında bir anne yaklaşık 500 kalori harcıyor, bu da yaklaşık bir saat aralıksız yüzmeyle harcanabilecek bir kalori.
Uzmanlar emziren annelerin sıkı diyet yapmamalarını öneriyor. Bu nedenle günde en az 5-6 öğün yeyip 2200 kalori almaları gerekiyor.

ZAYIFLATAN YİYECEKLER

iyi zayıflatan 10 yiyeceK belirledi. En çok zayıflatan yiyecekler ve vücutta yaptıkları etkiler şöyle…

Esmer pirinç: B Vitamini deposu olması sayesinde proteinleri, yağları parçalıyor, hazmı kolaylaştırıyor.
Greyfurt: Metabolizmayı hızlandırıyor, vücut direncini artırıyor.
Kırmızı üzüm: Dolaşım sistemini temizliyor. İçerdiği lif, vitamin ve mineraller sayesine kolesterolün düşmesine yardımcı oluyor.
Salatalık: Lif zengini olması sayesinde tokluk hissi veriyor. Ayrıca sağlıklı bir su deposu.
Nar: Hormonları dengeliyor. Bu sayede kilonuzu kontrol etmeniz daha kolaylaşıyor. Ayrıca güçlü bir antioksidan.
Adzuki fasulyesi: (Küçük kırmızı fasulye) Fasulyeler arasında en az yağ oranına sahip. Vücutta daha fazla suyu tutuyor.
Brokoli: Lif ve C vitamini deposu. Ayrıca kilo vermeye yarayan kalsiyum içeriyor. Karaciğere iyi geliyor. Hazma yardımcı oluyor.
Elma: Hafif tatlı, bağırsakları harekete geçiriyor.
Kiraz: Yumuşak bir müshil etkisi yapıyor ve kilo kaybına neden oluyor.
Yulaf: Tok ve şişkinlik hissi veriyor. Bir kase lapası vücutta üç kase su tutmayı sağlıyor
kaynak.dostform

Anti aging vitaminler

Sağlıklı yaşamak ve birçok hastalığa yakalanmadan önüne geçebilmek için, anti aging vitaminlerin bir kısmını besinlerle, bir kısmını da hazır olarak almak gerekiyor. İşte uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı: Anti aging vitaminler…

Vitaminler, yağda eriyenler ve suda eriyenler şeklinde ikiye ayrılır:

Yağda eriyenler (yağda erimemişlerse bağırsakta emilmezler)
A vitamini
D vitamini
E vitamini
K vitamini

Suda eriyenler
B vitaminleri
B1 (tiyamin)
B2 (riboflavin)
B3 (niasin)
B5 (pantotenikasit)
B6 (piridoksin)
B12 (siyanokobolamin)
Biyotin
Kolin
Folikasit
İnositol
Paraaminobenzoik asit
C vitamini

Yağda eriyen vitaminler

A Vitamini (yağlı yiyeceklerle alınması şart)
Diğer adıyla görme vitamini; embriyonun gelişmesi ve büyüme için gerekli hücrelerin çoğalmasını sağlar. Bronş, ağız, yemek borusu, mide, bağırsak ve vajina iç derisini (mokoza) korur. Aknelerin oluşmasını engeller. Aynı zamanda antioksidan olduğundan kanseri önlemede rol oynar.

Kaynakları
Balık, et, karaciğer, yumurta, süt ve peynir.

Günlük ihtiyaç 1 mgr.

Aşırısı
Yağda eriyen idrarla atılmaz. Karaciğerde nötralize edilir. Uzun zaman yüksek dozda alınırsa, iştahsızlık, deri kuruması, saç dökülmesi, kemik ağrıları olabilir.

D Vitamini

Ön maddesi deri altında bulunur. Güneş ışınlarının etkisiyle D vitaminine dönüşür. Bu vitamin, kalsiyum ve fosforun bağırsakta emilimi ve vücutta kullanımı için gereklidir. Kuvvetli kemik ve dişler, bu vitaminin kalsiyumu buralara yerleştirmesiyle olur.

Kaynakları
Karaciğer, balık, yumurta, tereyağı, peynir, mantar.

Günlük ihtiyaç 5 mgr.

Azlığı
Az kalsiyum ve fosfor alınmasına bağlı olarak kemiklerde yumuşama görülür.

Aşırısı
Bulantı ve kusma yapar. Böbreklere zarar verir.

Çocuklar için önemli:
Çocukların güneşin dik gelmediği saatlerde açık havada gezdirilmesi durumunda, deri altındaki ön madde D vitaminine dönüşür.

E Vitamini Dr. Kuşhan’ın kullandığı destekleyiciler

Ginkgo- biloba
Günde 1 kere 60 mgr. alıyor. Ginkgo- biloba, özellikle kan dolaşımını artırıyor. Unutkanlığı önlemek için de kullanılabilir.

Antioxidant
A vitamini 20.000 İ.U
E vitamini 400 İ.U
C vitamini 1.000 mgr.
Çinko 15 mgr.
Selenyum 5 mcg.

Hepsini tek kapsülde olmak üzere günde 1 tane alıyor. Serbest radikalleri nötralize eden vitamin ve mineral kombinasyonudur.

Coenzyme Q- 10
Günde 1 tane (50 mgr.) alıyor. Serbest radikalleri nötralize eden kuvvetli antioksidandır.

Selenyum
Günde 1 tane (100 mgr.), prostat kanserinden korunmak için alıyor.

Lycorin (likopen)
Günde 1 tane alıyor. Prostat kanserinden korunmak için değerli bir antioksidandır.

Exodex
Kalp-damar sağlığının korunmasında güçlü bir antioksidandır. Üzüm çekirdeği ekstresi ve kromyum içeriyor.

Aspirin
Kanı sulandırıp akışkanlığını artırmak için alıyor. Kanın pıhtılaşmasını önlüyor.

- Serbest radikallerin hücre zarındaki yağı oksitlenmesine ve böylece kanser oluşumuna engel olur.
- Kötü huylu (LDL) kolesterolün serbest radikaller vasıtasıyla oksitlenip damar çeperine çökerek sertliği (ateroskleroz) yapmasını engeller. Böylece yüksek tansiyon, kalp krizi, felç gibi hastalıklar önlenmiş olur.
- Bağışıklık ve savunma sistemini güçlendirir.

Azlığı
Yüksek tansiyon, kalp krizi, felç gibi hastalıkların erken yaşta gelişmesine neden olur.

Kaynakları:
Sızma yöntemiyle üretilmiş sıvı yağlarda ve bu yağların elde edildiği yiyecek maddelerinde bulunuyor.
100 gr. keten tohumunda 57 mgr.
100 gr. fındıkta 26 mgr.
100 gr. bademde 25 mgr.
100 gr. ayçiçeği yağında 50 mgr.
100 gr. mısır yağında 31 mgr.
100 gr. zeytinyağında 13 mgr. E vitamini bulunuyor.

Günlük ihtiyaç 15 mgr. civarındadır.

K Vitamini
Kanın pıhtılaşmasında görev alır. Minarellerin kemiklere yerleşmesi ve kemik tamiri için gereklidir.

Kaynakları
Lahana, ıspanak, brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, tam tahıl ürünleri, peynir, et karaciğer, bitkisel yağlar.

Günlük ihtiyaç 80 mikrogram.

Azlığı
Özellikle çocuk ve yaşlılarda görülebilir. Kanamalara neden olabilir. Dişlerin fırçalanması esnasında uzun süren kanamalar dikkati çeker. Bunun için çocuklara ve yaşlılara dışarıdan K vitamini takviyesi yapılmalı.

Suda eriyen vitaminler

B1 Vitamini (tiyamin)

Sinir ve kaslar için gerekli olan karbonhidratların sağlanması ve metabolize edilmesi için gereklidir. Kan dolaşımı ve beyin fonksiyonlarına yardımcı olur.

Kaynakları

Tahıl ürünleri ve kabuklu pirinç, ayçiçeği çekirdeği, yağsız et, balık ve bezelye.

Azlığı

Nadir olmakla beraber azlığı durumunda yorgunluk, iştahsızlık, konsantrasyon bozukluğu, el ve ayaklarda hissizlikle beraber, felç durumu ve ölüme de neden olabilen beriberi hastalığı görülür.

Aşırısı

İdrarla atıldığı için yan etkisi tespit edilmemiş.

B2 Vitamini (riboflavin)

Cilt, saç ve tırnakların oksijen kullanımı için gereklidir. Katarakt tedavisinde faydalıdır.

Kaynakları
Et, balık, kuruyemişler, karaciğer ve tahıllar ürünleri.

Günlük ihtiyaç 1,5-2 mikrogram.

Azlığı
Alkolik yaşlılarda bu vitamin azlığı nedeniyle deri lezyonları, yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğu görülür. Fazlası idrarla atılır.

B3 vitamini (niasin)

Sağlıklı bir beyin ve güzel bir cilt için gerekli bir vitamin. Metobolizmanın tüm safhalarında yer alır. Derin nemi ve mide, safra kesesi sıvılarının salgılanması için gerekli.

Kaynakları
Et, balık, kuruyemişler, karaciğer, tahıllar.

Günlük ihtiyaç 15 mgr.

Azlığı
Ağız ve bağırsak derisinde değişiklikler, baş ağrısı, baş dönmesi ve uykusuzluk.

B5 Vitamini (pantotenikasit)
Deri için ve saçların uzaması için gerekli vitamindir. Metabolizmanın tümüne iştirak eder. Yağ, karbonhidrat ve protein parçalanmasında rol alır. Kolesterol sentezinde yardımcı olur. Özellikle başta kortizon olmak üzere, böbrek üstü bezi hormonlarının üretimine yardımcı olur.

Kaynakları
Et, tavuk, balık, baklagiller, tam tahıl ürünleri, süt ve süt ürünleri.

Günlük ihtiyaç 6 mgr.

Azlığı
Doğada bol olduğu için çok nadir görülür.

B6 Vitamini (piridoksin)
Bebeklerin sağlıklı gelişmesi için gereklidir. Çocukların büyümesi, sinir sistemlerinin gelişmesi ve kan yapımı için bu vitamine ihtiyaçları vardır.

Kaynakları
Tavuk, et, balık, yumurta, sarısı, baklagiller ve tam tahıl ürünleri.

Günlük ihtiyaç 2 mgr.

Azlığı
Azlığı durumda göz ve kulak çerçevesinde deri değişiklikleri, ağız içi ve dudaklarda yaralar görülür. Ancak azlığına çok ender rastlanır.

B12 vitamini (siyanokobolamin)
Kan yapımı için gereklidir. Demirin kullanımını kolaylaştırır. Yağın yanmasını kolaylaştırır. Sinir sistemi, ağız ve boğaz derisinin yapımında rol alır.

Kaynakları
Balık, et, yumurta, tavuk ve peynir.

Günlük ihtiyaç 3 mikrogram.

Azlığı
Pek rastlanmıyor. Kansızlık, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu gibi durumlar özellikle vejetaryenlerde sık görülüyor.

Biotin
Saç, deri ve tırnakları güçlendiren, güzelleştiren vitamindir. Kan ve deri hücrelerinin üretimi için gereklidir.

Kaynakları
Yumurta, karaciğer, kuruyemişler, soya fasulyesi, tam tahıl ürünleri ve sebzeler.

Günlük ihtiyaç 30-100 mikrogram.

Azlığı
Nadiren görülür. Zayıf ve erken kırlaşmış saçlara ve kuru bir cilde neden olabilir.

İnositol
Damar sertliğini önlediğine inanılıyor. Bunu da kolesterolü düşürerek yapıyor. Saçların uzamasına yardımcı oluyor.

Azlığı
Damar sertliği ve saç dökülmesine neden olabilir.

Kaynakları
Tam tahıl ürünleri, bira mayası ve baklagiller.

Folik asit
Beyin fonksiyonları için hayati önemi vardır. Ana rahminde gelişmekte olan bebeğin beyin, sinir ve sinir sistemi gelişimi için bu vitamine ihtiyaç vardır. Kan hücrelerinin yapımı için de gereklidir.

Kaynakları
Karaciğer, yumurta, tam tahıl ürünleri, kuruyemişler, baklagiller, yeşil sebzeler ve süt ürünleri.

Günlük ihtiyaç: 300 mikrogram.

Azlığı
Kansızlığa neden olur. Ağızda yaralar, dudaklarda çatlaklar, ruhsal durumda değişmeler ve bellek zayıflığı görülebilir.