İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN İNCİR VE KEÇİBOYNUZU KÜRÜ

Bu iki kürün en önemli özelliği nedir biliyor musunuz? Her ikisininde sperm artırıcı özelliği var. Erkeklerin 20-25 gün boyunca bu kürü uygulaması sperm sayılarını artıracak ve tabiki bebek sahihibi olma şansını da. Kürlerimizi verelim.
KEÇİBOYNUZU KÜRÜ : 6-7 adet keçiboynuzunu yarım lt suda 6 dakika kaynatın. Sabah akşam aç karnıza suyunu için. Bu kür aynı zamanda akciğer ödemi, akciğer kanseri, allerjik astım gibi hastalıklarada çok faydalıdır. 20 gün uygulanacak.
İNCİR KÜRÜ : 8-9 adet kuru inciri iyice yıkayın. Yarım litre suda kaynatttıktan sonra sabah akşam, aç karnına suyunu için. İncir kürü erkeklerde sperm sayısını artırdığı gibi kadınlarda doğurganlığı da artırır.* Bu kürleri 20-25 gün uygulamanız gerekecektir. 20 gün uygulanacak.

Sık Sık İç

Sık Sık İç
İçecekte serin, leziz ve sağlıklı bir alternatif arıyorsanız, bardaklarınızı taze sıkılmış meyva sularıyla doldurun ama “Neymiş bu kadar bahsedilen bu yararlar?” diyorsanız, önce okuyun.

Meyve suları hepimizin çok tükettiği içeceklerdir. Peki meyve sularının özelliklerini ve içeriklerini biliyor muyuz? İşte meyve sularının içlerinde taşıdıkları maddeler…

Kayısı Suyu
Kayısı başta A vitamini olmak üzere, B3 vitami ile demir, magnezyum, potasyum ve fosfor ihtiva eder. Kayısıda bol miktarda bulunan Betakaroten, kanserin,özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcıdır. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır. Kayısı, doğal lif açısından çok zengin bir meyvedir. Lifli bir meyve olduğundan bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir. Kansızlığı önler, kan yapımına yardımcı olur,cildi ve saçı canlı tutma özelliği vardır.

Vişne Suyu
Vişnede A vitamini, potasyum bulunur. Ferahlatıcı ve serinletici etkisi çok yüksek olan bir meyvedir. Şeker oranı kirazınkinden düşük olduğu için daha az kalori içerir. Diyareyi keser,idrar söktürücü özelliği vardır. Ateş düşürür,susuzluğu giderir. Ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizler. Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar.

Şeftali Suyu
Şeftali,A, B3 ve C vitaminleriyle, folik asit, betakaroten, potasyum içerir. Vücutta A vitamini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Kalp ve kansere karşı korur. Şeftali hazmı kolaylaştırarak sindirim sistemine yardımcı olur. Böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar, İdrar sökücüdür. Gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Antioksidan özelliğiyle toksit maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir.

Elma Suyu
Elma B3 ve E vitamini, potasyum ve bol miktarda pektin içerir. Elma Kan şekerini kontrol altında tutar. Baş ağrısına iyi gelir, Böbreklerin temizlenmesine yarar. Kolesterolü düşürür. Bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar. Elma suyu yemeklerde içildiğinde , alınan yağların vücutta birikmesine engel olur. Bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde etkin rol oynar. Romatizma, gut ve mide rahatsızlıklarının (Gastrit, Ülser) panzehiridir. Elma suyunun içindeki bitki besinleri, kalp ve akciğer kanseri rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır. Damar sertliğini önler, kan basıncını düşürerek tansiyonun yükselmesine engel olur.

Üzüm Suyu
Uzmanların sağlık iksiri olarak adlandırdıkları üzüm suyunun bir diğer adı da bitkisel süttür. Bileşimindeki zengin vitamin ve minarel maddeler vücudun günlük ihtiyacını karşılayabilecek özelliktedir. Bol miktarda A ve C vitaminleri, mineraller en çok da demir ile potasyum içerir. Vücut tarafından kolayca özümsenen basit şekerleri sayesinde yüksek enerji kaynağıdır. İçerdiği Diyet lifleri sayesinde bağırsakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü özelliği ile organizmayı toksinlerden arındırıp temizler. Antioksidan özellikli olduğu için cildin yaşlanmasını geciktiriyor. Kan yapıcı özelliğinin yanı sıra romatizma ve mafsal ağrılarına iyi gelen üzüm suyu, kalp sistemini düzenler, bedensel ve zihinsel yorgunlukları giderir.

Domates Suyu
Domates içerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile, insan sağlığı için oldukça yararlı bir sebzedir. Domates suyunda bol miktarda bulunan likopen adlı madde kısır erkeklerde sperm yoğunluğunu ve hareketliliğini arttırarak kısırlığı önler ve Prostat kanserine yakalanma riskini azaltır. Bir C vitamini olan domateste bulunan likopen grip virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu grip ve nezleden korur. Aynı zamanda domates suyunda bol miktarda bulunan likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir maddedir. Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir. Kan basıncının düşürülmesinde etkilidir. Bir bardak domates suyuna bir adet çiğ yumurta kırın, sistein adlı bir tür protein içeren bu karışım vücuttaki zehirli maddelerin bir an önce dışarı atılmasını sağlar.


Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken



Maydanoz-Limon Suyu Ne Yapar?

Zayıflama yöntemleri ve diyetler hakkında ağızdan ağza dolaşan, yıllardır uygulanan çeşitli yöntemler var. Ancak bunların bir kısmının bilimsel gerçeklerle yakından uzaktan ilgisi yok. JFK Hastanesi Beslenme Uzmanı Sedef Süsoy, zayıflamak isteyenlerin diyet ürünler, tatlandırıcılar ve sabahları aç karna içilen maydanoz suları ile ilgili yaptıkları yanlışlara dikkat çekerek, bu konudaki sorularımızı yanıtladı…

Yemekler nasıl pişirilmeli ki, kilo almaya davetiye çıkarılmasın?

“Kızartmalardan kaçınalım” diyoruz ama sadece haşlama mı sağlıklı? Sadece haşlama yemek zorunda değiliz. Yemeklerimizi fırında ızgarada ya da tencere yemeği olarak tüketebiliriz (sotelemeden). Ama kızartmalardan kaçınmak gerekiyor. Çünkü kızarttığımız her şey (et, sebze) yüksek oranda yağ çekiyor. Yani, yediğimiz yemekle birlikte bolca yağ içiyor gibi oluyoruz.

Yemeklerimizde hangi yağı kullanalım?

Zeytinyağı sağlıklı diye biliyoruz, ancak en az diğer yağlar kadar o da kalorili… Yemeklerimizde kullanacağımız yağ sıvı olmalı. Tereyağı ve margarinleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Sıvıyağı kullanırken de ölçüsüne dikkat etmeliyiz. Katı yağın da sıvı yağın da kalorisi aynıdır ve bir tatlı kaşığı yağ 45 kaloridir. Sıvıyağı kullanmanın en doğru yolu ise, zeytinyağı veya fındık yağından bir ölçü, diğer sıvıyağlardan da bir ölçü karıştırarak kullanmaktır. Böylece, yağ dengesini yakalamış oluruz.

Akşam yemekleri için ideal saat kaç? Daha sonra bir şey yenmemeli mi?

Akşam yemeği mümkün olduğu kadar erken saatlerde yenmelidir. Mesela 18.00 ile 19.30 arası olabilir. Daha sonrasında ise, sadece bir ara öğünle yemek yeme işlemi bitirilmelidir. Bu öğünde ise, kişiye göre bir meyve, süt vb hafif gıdalar tüketilebilir. Yatmadan en az iki saat önce tüm yeme işlemleri bitmelidir.

Ailede bir kişi diyet yapıyorsa, diğer fertler bu kişiye nasıl yardımcı olabilir? Herkes diyete göre mi beslenmeli?

Diyet yapmak ’sağlıklı beslenme’ anlamına gelir. Bu nedenle, evdeki herkes rahatlıkla diyete göre beslenebilir. Diyet için her zaman ‘kişiye özeldir’ deriz. Kişilerin yaşam tarzına, alışkanlıklarına göre düzenlenen bir diyette, ev halkı için fazla bir değişiklik olmayacaktır.

Damak zevkimizin ve beslenme alışkanlıklarımızın küçük yaşlarda şekillendiği göz önüne alınırsa, çocuklara tatlıyı sevdirmemek mi gerekir?

Ailenin beslenme şekli, çocuğun alışkanlıkları konusunda etkilidir. Çocukları tatlıyla ödüllendirmemek, tatlıya yöneltmemek gerekir. Hiç kimsenin doğrudan tatlıya ihtiyacı yoktur. Tatlıdan almamız gerektiğini savunduğumuz şekeri, ekmek veya ekmek yerine geçen karbonhidrat grubundan da alabiliriz.

Pek çok diyetin mönüsünde soda yer alıyor. Günlük soda tüketimi ne kadar olursa, zararlı değildir?

Açıkçası ben diyetlerde pek soda içilmesi taraftarı değilim. Çünkü sodadan aldığımız mineralleri sadece sağlıklı beslenerek de yeterli miktarda alabiliriz. Ayrıca, içerisinde bulunan yüksek orandaki sodyum (Na) yüzünden, fazla miktarda tüketilen soda ile vücutta fazla sodyum birikimi oluşabilir. Bu da tansiyon hastaları için istemediğimiz bir durumdur. Zaten toplumumuzda tuz tüketimi gereğinden fazla olduğu için ayrıca bir tuz yüklemesine gerek yoktur.

Pek çok kişi zayıflamak için aç karnına maydanoz suyu, limon suyu içiyor. Bu yöntemlerin bilimsel bir açıklaması, dayanağı var mı?

Kesinlikle yoktur. Maydanoz suyunun diüretik, yani idrar söktürücü olduğu bilinmektedir. İnsanlar vücutlarından idrar çıkışı olduğunda, şişkinlikleri azaldığı için zayıfladıklarına inanır. Limonun ise, bağırsakları çalıştırıcı etkisi vardır ama zayıflatıcı özelliği yoktur. Sabahları aç karnına içilen sıcak ya da soğuk suyun da zayıflatıcı özelliği yoktur.

Kişinin tuvalet alışkanlıkları kilosu üzerinde etkili midir? Kabızlık sorunu olanlar şişmanlıktan daha mı çok yakınır?

Kişinin tuvalet alışkanlığı kilosuna etkin olabilir. Kabızlık bazı metabolik hastalıkların göstergesi olabilir. Bu nedenle, bu hastalıklar tedavi edilmediğinde kabızlık devam eder ve metabolizma yavaşlar. Kilo verimi azalır.

Kişi kilo aldığı halde beden ölçüsünü koruyorsa, bu şişmanlık adına endişe edilecek bir durum değil midir?

Kilo alınıyorsa, beden ölçüsü önemli değildir. Beden hemen etkilenmeyebilir. Kilo alımı sadece bir işarettir. Dikkat edilmesi gerekir ve sebebi araştırılmalıdır. Yarım paket kepekli diyet bisküvi ince bir dilim ekmeğe eş değer

Diyet ürünler hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Nasıl olsa diyet ürün… Kilo aldırmaz” düşüncesiyle gerekenden fazla tüketilebiliyorlar… Diyet ürünler sadece zengin lif kaynaklarıdır. Yani, yüksek miktarda kepek ya da yulaf içerirler. Ama bunun yanı sıra, az miktarda da olsa içlerinde yağ ve un bulunur. Yani, kısaca ekmek yerine geçerler. Diyet ürünler yenildiklerinde kilo verdirmez, sadece tokluk hissi yaratırlar. Örneğin, yarım paket diyet kepekli bisküvi bir ince dilim ekmeğe eşdeğerdir. Fazla tüketildiklerinde kilo yapabilirler.

Tatlandırıcı kullanımında bir sınırlama olması gerekli mi?

Tatlandırıcı kullanılarak içilen çay ile şekersiz içilen çay arasında kalori ve sağlığa yarar-zarar açısından bir fark var mı? Tatlandırıcı kullanımını ben pek önermiyorum. Çayı ve benzeri tüm içecekleri şekersiz içmek en sağlıklısı. Ama bazı kişiler ‘ben şekersiz yapamam’ derlerse, o zaman tatlandırıcı öneriyorum. Tatlandırıcı kullanımında tatlandırıcı maddenin türü çok önemlidir. Özellikle sakarin içeren tatlandırıcılar değil de, aspartam içeren tatlandırıcılar kullanılması önemlidir. Sizin formda kalma sırrınız ne? Nelere dikkat ediyorsunuz? Sağlıklı besleniyorum. Yani, kesinlikle öğün atlamıyorum, dengeli besleniyorum. Ara öğünlerde meyve tüketiyorum. Bol su içiyorum. Katkı maddesi içeren ve yağlı olan tüm yiyeceklerden uzak duruyorum.


ARPANIN FAYDALARI VE KABIZLIK İÇİN ARPA ÇORBASI

Arpanın faydaları, yeniden keşfedilmeye başlandı desek, sanırım yanlış olmaz. Ender Saraç da bugünkü programında, arpadan bol miktarda bahsetti. Kabızlık sorunu olanlar için, oldukça faydalı olan arpanın, daha bilinen, bilinmeyen pek çok faydası var. Arpa çorbalarda, çay olarak, ekmek olarak kullanılabilen bir bitki. Buğday ailesinden olan arpayı, aslında hepimiz biliyoruz. Ama nedense, nimetlerinde yeteri kadar faydalanamıyoruz. Gelelime arpanın faydalarına ve Ender Saraç’ın arpa çorbası tarifine.
ARPANIN FAYDALARI :
* Bol miktarda Protein, B1, B3, B6 vitaminleri içerdiğinden çok besleyicidir.
*Demir, magnezyum, selenyum, potasyum, fosfor ve manganez içerir. Kansızlığa karşı çok etkilidir.
* Kronik kabızlık çekenlere faydalıdır.
* Bağırsakları yumuşatır ve sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağlar.
*İdrar söktürücü özelliği ile idrar yollarını ve idrar yollarındaki iltihapları temizler.
* Arpa ekmegi ve arpa çorbası şeker hastaları için çok faydalıdır.
* Dil iltihaplarına karşı da yararlıdır.
* Kalbi kevvetlendirir.
* Düşük tansiyonu olanlara çok faydalodor, tansiyonu yükseltir.
* Kemikleri güçlendirir.
* Böbrek taşlarını ve kumlarını dökmeye yardımcı olur.
* Tuzlu Arpa lapası, kireçlemelere ve eklem ağrılarına çok iyi gelir.
* Romatizmaya faydalıdır.
* Arpa, sirke ile kaynatıldığında, uyuz, egzama gibi kaşıntılı deri hastalıklarına sürülürse faydalı olur.
* Prostat büyümesini önler.
* Baş ve boğaz ağrılarını dindirir.
* Siyatik ağrılarını dindirir.
ENDER SARAÇTAN  KABZILIK İÇİN ARPA ÇORBASI : 1 adet orta boy kabak, 1 avuç avuç haşlanmış arpa, oğan,pul biber, limon, tuz, domates suyu, 2-3 çrba kaşığı sıvı yağ. Bütün malzemelerle sebze çorbası yapıp için. Arkasından 30 dak sonra, 1 fincan rezene çeyı için. ( KAYNAK : 3 ağustos 2008 Ender Saraçla Sağlıklı Günler programı Show Tv)


Sibel Can Diyeti

İki hafta sonra yeni albümüyle hayranlarıyla buluşacak olan Sibel Can, 5 aydır özel beslenme rejimi uyguladı. Sanatçı obezite bilim doktoru Haluk Saçaklı’nın, “vücudun ihtiyacı olan bütün besin değerlerinin yeterli ve dengeli şekilde tüketilmes”ni öngören diyetiyle 5 ayda 9 kilo verdi. Sibel Can beslenme programında, ana öğünlerde 4 temel besin grubunu yan yana getirdi. Örneğin süt grubundan peyniri, et grubundan tavuk ve balığı, ekmek-tahıl grubundan ekmek ve pilavı, sebze grubundan sebze ve meyveyi birlikte tüketti. Bir diğer önemli nokta ise temel besinlerde renk farklılığının gözönünde tutulması oldu. Örneğin farklı renklerde olan et, sebze, ekmek, peynir ya da süt grubu aynı anda tüketildi.

Adet dönemi öncesi 3 gün

Uyanınca (1056 kalori): 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz.
Kahvaltı (Saat 07.00-09.00 arası): 4 kaşık müsli ya da yulaf ezmesi, 4 adet kuru kayısı-1 bardak diyet süt karışımı
Kuşluk (Saat 10.00-11.00 arası): 1 adet elma
Öğle (Saat 12.00-14.00 arası): 3 adet ızgara köfte, tavuk ya da balık, 300 gr. haşlanmış yeşil sebze, 1 ince dilim esmer ekmek
İkindi (Saat 16.00-17.00 arası): 1 adet orta boy haşlanmış patates
Akşam (Saat 18.00-20.00 arası): 1 porsiyon yeşil sebze çorbası, Yağsız hazırlanmış roka salatası, 5 adet (150 gr.) yağsız etten hazırlanmış ızgara köfte veya tavuk ya da balık
Gece (Saat 22.00): 1 adet elma
Yatarken: 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz.

Not: Günde 8-12 bardak su içiniz. Çay, kahve ve kolalı içecekler günlük su tüketimine dahil edilmez. Eğer tüketilecekse, tercihinizi yeşil çaydan yana kullanın. Ama her türlü bitki çayını suyun alternatifi olarak içebilirsiniz. Günde 3 kez ahududu ve adaçayı içmeye çalışılmalıdır. Ekmek tam buğday olmalı, baharatlı ve tuzlu besinlerden uzak durmalısınız. Kesinlikle tatlı ve çikolata tüketmeyin. (Bu kurallar tüm listeler için geçerlidir)

Adet dönemi sonrası 3 gün

Uyanınca (1492 kolori): 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz.
Kahvaltı (Saat 07.00-09.00 arası): 1 su bardağı diyet yoğurt, 1 ince dilim esmer ekmek, 1 çay kaşığı kırmızı meyve jölesi
Kuşluk (Saat 10.00-11.00 arası): 1 adet küçük boy muz
Öğle (Saat 12.00-14.00 arası): 5 porsiyon (150 gr.) diyet peynir grubu ilave edilmiş 2 su bardağı haşlanmış kepekli makarna., Yağsız hazırlanmış roka salatası
İkindi (Saat 16.00-17.00 arası): 1 ince dilim esmer ekmek, 1 çay kaşığı meyve jölesi
Akşam (Saat 18.00-20.00 arası): 300 gr. haşlanmış yeşil sebze, 5 adet (150 gr.) yağsız etten hazırlanmış ızgara köfte veya tavuk ya da balık
Gece (Saat 23:00): 1 adet elma
Yatarken: 1 bardak oda sıcaklığında su.

1302 kalorilik 1. tercih

Uyanınca: 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz, 1 porsiyon mevsim meyvesi
Kahvaltı (Saat 07.00-09.00 arası): 1 kibrit kutusu büyüklüğünde diyet peynir ya da 1 adet yumurta, 1 ince dilim esmer ekmek, Sınırsız söğüş domates, salatalık, yeşil sivri biber, marul, maydanoz vs., 4 adet yağsız siyah zeytin, 1 tatlı kaşığı süzme bal, Şekersiz açık limonlu siyah çay
Kuşluk (Saat 10.00-11.00 arası): 1 porsiyon mevsim meyvesi
Öğle (Saat 12.00-14.00 arası): 2 adet ızgara köfte (60 gr.), tavuk ya da balık, 1 ince dilim esmer ekmek, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış sınırsız mevsim salatası, 1 kibrit kutusu diyet peynir
İkindi (Saat 16.00-17.00 arası): Diyet kasar peynirli yağsız tost, Sınırsız söğüş domates, salatalık, yeşil sivribiber, marul, maydanoz vs., Şekersiz bitki çayı (ıhlamur, ada çayı vs.)
Akşam (Saat 18.00-20.00 arası): 1 kase yağsız karışık sebze çorbası, 1 tatlı Kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış sınırsız mevsim salatası, 1 ince dilim esmer ekmek, 1 kibrit kutusu büyüklüğünde diyet peynir
Gece (Saat 22.00): 1 porsiyon mevsim meyvesi, 1 adet kuru kayısı, 1 adet ceviz
Yatarken: 1 bardak oda sıcaklığında su.

1302 kalorilik 2. tercih

Uyanınca: 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz., 1 porsiyon mevsim meyvesi
Kahvaltı (Saat 07.00-09.00 arası): 1 kibrit kutusu büyüklüğünde diyet peynir ya da 1 adet yumurta, 1 ince dilim esmer ekmek, Sınırsız söğüş domates, salatalık, yeşil sivri biber, marul, maydanoz vs., 4 adet yağsız siyah zeytin, 1 tatlı kaşığı süzme bal, Şekersiz açık limonlu siyah çay
Kuşluk (Saat 10.00-11.00 arası): 1 porsiyon mevsim meyvesi
(Saat 12.00-14.00 arası): 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ye 90 gr. diyet peynir ya da tavuk veya diyet ton balığı ile hazırlanmış sınırsız mevsim salatası, 1 ince dilim esmer ekmek
İkindi (Saat 16.00-17.00 arası): 1 kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, 2 grisini ya da 1 porsiyon tahıl değişimi, Şekersiz bitki çayı (ıhlamur, ada çayı, kuşburnu vs.)
Akşam (Saat 18.00-20.00 arası): 1 kase yağsız karışık sebze çorbası, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış sınırsız mevsim salatası, 1 kibrit kutusu büyüklüğünde 30 gr. diyet peynir grubu ilave edilmiş, 1 su bardağı haşlanmış kepekli makarna
Gece (Saat 22.00): 1 porsiyon mevsim meyvesi, 1 adet kuru kayısı, 1 adet fındık
Yatarken: 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz.

Sibel’i zayıflatan Haluk Saçaklı: Azmetti başardı

3 yıldan bu yana çeşitli aralıklarla Sibel Can’a beslenme programı uygulayan Haluk Saçaklı, ünlü sanatçının zayıflamak için büyük bir azim gösterdiğini belirtti. Saçaklı, Sibel Can’ı uyguladığı rejimin sırlarını anlattı.

Sibel Hanım’ın diyet listesi neden tercihli?
Tercihli istediği için kendisine değişik yiyecek grupları olan listeler hazırladık. Hangisini istiyorsa onu uyguladı ama önemlisi, kahvaltıya hangisiyle başladıysa gün içinde de o listeyi devam ettirmesi oldu. Bu beslenme programı klasik diyetisyenlerin hazırladıklarından farklı. Çok fazla aç kalınmıyor.

Egzersiz yapmadan başarmak mümkün mü?
Maalesef değil. Öyle olunca koltuk altında sarkma, göğüste, bacak içinde yumuşama oluyor. Evet terazide değişiklik oluyor ama yumuşama olmaması için kaslanma şart. Bunun için egzersiz yapılmalı…

Sibel Can haftanın 5 günü yüzmüş. Bu imkanı bulamayanlar için ne önerirsiniz?
Bu Sibel Hanım’m tercihiydi, yüzmek istedi. En iyisi haftanın 5 günü birer saat yürümek.

Sibel Hanımı bu kez diyeti uygulamada başarılı oldu mu sizce?
Çok başarılı oldu. Daha önce hep 60 kiloda kalmıştı, şimdi 57′ye kadar indi. Zaten onun inmek istediği kilo buydu. Kilo vermekten öte bu kiloyu korumak da önemli. Ama bu kez hem eşine hem de bana söz verdi. ‘Dayanamıyorum’ dediği pilav, makarna ve dondurmayı tamamen kesti. ‘Yapacağım’ dedi ve yaptı. Bravo kendisine…

Bu diyette adet öncesi ve sonrası diye listeler var, bundan bahseder misiniz?
Tarihini önceden kestirebiliyorsak vücutta oluşan ödemi atmak için adet öncesi 3 gün diyetini uyguluyoruz. Adet bittikten sonra vücutta kan dolaşımıyla ilgili bir takım sorunlar oluşuyor, adet sonrası diyeti bunları engelliyor.


AKUPUNKTUR VE SİGARA BIRAKMA

Akupunkturla Sigara Bırakma Tedavisi
Akupunktur ile sigara nasıl bırakılabilir?
Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir?
Akupunktur ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir?
Sigarayı Neden Bırakalım?
Sigara neden zararlı?
Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?
Sigara içen bir kişiyi bırakmaya iten nedenler nelerdir?
Sigarayı bırakma yolları nelerdir?
Sigarayı bırakmak isteyenlerin yaşadığı tipik kaygı ve sorunlar nelerdir?

Akupunktur ile sigara nasıl bırakılabilir?
Yapmanız gereken tek şey sigarayı bırakmaya karar vermektir. Bu, insanın yaşamında alabileceği en önemli kararlardan biridir. Bu kararı verdikten sonra, akupunktur, size sigarayı bırakmanızda büyük kolaylık sağlayacaktır.

İnsanlarda serotonin ve endorfin adı verilen iki madde vardır. Bunlar beyinde bulunur ve rahatlık, hoşluk, keyif ve huzur gibi duygular ile ilgilidirler. Normalde insanlarda kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca ya da çikolata veya güzel bir tatlı yiyince, bir yeriniz acıyınca serotonin ve endorfin düzeyi yükselir. Ancak sigara içenlerde serotonin - endorfin salgılama işini sigara üstlendiğinden vücut otonomisini kaybetmiştir. Hani keyiflenince de, dertlenince de sigara içilir ya, işte, açıklaması budur.

Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin serotonin salgılama işini gerçekleştiremediğinden vücut oldukça zor anlar yaşar. Beyin ancak 72 saat sonra eski görevini yapmaya başlar.
Bu 72 saatlik süre içinde, hastanın yoksunluk belirtileri önlenirse, sigarayı bırakması çok kolaylaşır. Akupunktur ile tedavi, kişinin sigara içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetleri ortadan kaldırır. Böylece sigara içmemeye karar vermiş olan kişi, bunu hiç zorlanmadan başarır; çünkü, akupunktur tedavisi beyni yeniden sigaraya gerek duymadan serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve bundan sonra da beyin eski otonomisini kazanır.

Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir?
Üç gün üst üste 20 dk.lık 3 seans tedavi uygulanır. Toplam 1 saat süren bir tedavidir. Böylece 72 saatlik en zor geçen dönemde vücut kontrol altındadır. Daha sonra hastanın bağımlılık derecesiyle bağlantılı olarak ek seanslar yapılabilir, ama genellikle buna gerek kalmaz. Tedavi süresince tek bir sigara bile içilmemesi ve nikotin preparatları kullanılmaması gerekir. Aksi halde, başladığımız noktaya geri döneriz.

Akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir?
%90 - 95 gibi yüksek bir başarı oranı vardır.

Sigara neden zararlı?
Tütün kullanımı yaklaşık 200 yıl öncesine kadar gidiyor. İlk zamanlarda tütünün sağlığa iyi geldiği düşünülüyordu. Sigaranın zararları 1950’li yıllara kadar çok fazla bilinmiyordu. Ancak, daha sonraki yıllarda yapılan araştırmalar, sigaranın insan sağlığına gerçekten zararlı olduğunu ortaya çıkardı. Sigara dumanında sağlık açısından zararlı yüzlerce (bu sayı abartılmamıştır) madde bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse, bunların en çok bilinenlerinden birkaç tanesi ; amonyak, terebentin, kadmiyum, insektisitler, naftalin, aseton, arsenik, formal, hidrojen siyanür, radon, polenyum, deterjanlar…
Bunların bir çoğu kanserojendir. Ayrıca tütün ve sigaranın sarıldığı kağıdın yanmasından dolayı açığa çıkan maddeler ve katran da yine konserojen maddeler arasındadır.
Kalıp - Damar sağlığı açısından özellikle tehlikeli olan maddeler ise nikotin ve karbonmonoksittir. Nikotin kalp artışlarını hızlandırır, tansiyonu yükseltir, kan pıhtılaşmasını arttırır. Yani kalbin yükünü ve oksijen ihtiyacını arttırır. Bütün yanma olaylarında açığa çıkan zehirli bir gaz olan karbonmonoksit ise, kandaki oksijen ile birleşerek kanda bulunan oksijen miktarını düşürür. Sonuç olarak nikotin nedeniyle oksijene gereksinimi artmış olan kalp, kanda yeterli oksijeni bulamaz ve işi çok daha zorlaşır.

Sigara kullanımı ile doğrudan ilişkisi olduğu kanıtlanmış hastalıkları şöyle sıralıyalım: Ağız kanserleri, sindirim sistemi kanserleri, solunum sistemi kanserleri, akciğer hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, ülser, mesane kanseri.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada 1 milyar 100 milyon insan sigara içiyor. Erkekleri %47si, kadınların %12’si sigara tiryakisi. Ayrıca, son yıllarda sigara içen kadınların sayısında nispeten daha fazla bir artış olduğu gözlemlenmektedir. Bu da dünyaya yeni gelecek nesillerin sağlığını direkt olarak etkileyecektir. Son rakamlara göre, dünyada yılda 3 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmektedir.
Şimdi hemen yeri gelmişken önemli bir konuya değinmek gerekiyor. Örneğin; akciğer kanserinin sigaraya bağlı olarak meydana geldiği heryerde söyleniyor. Fakat siz daha geçen ay akciğer kanserinden ölen bir tanıdığınızın hiç sigara içmediğini biliyorsunuz ve uzmanların biraz fazla abarttığını düşünüyorsunuz. Bunun açıklaması şöyle: Akciğer kanserinin 4 türü vardır; hatta bunların da alt grupları vardır. Bunların içinde sigara kullanımı ile doğrudan ilgili olanlar (%60) zaten en sık görülen kanser türleridir. Sigara ile ilgisi olmayan ise, çok daha az oranda görülen bir kanser türüdür.

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre günde 20 sigara’dan fazla içenlerin %40’ı, daha emeklilik yaşına gelmeden ölmektedir. Oysa sigara içmeyenlerde bu oran %15’dir.

Bir de pasif içici kavramı var. Sigarayı içen kişi, eğer filtreli sigara içiyorsa, bu filtre bir miktar zararlı maddenin geçişini engelleyebilir. Halbuki sigaranın ucundan havaya karışan duman hiçbir süzgeçten geçmediği için daha tehlikelidir. Yani uzun süre bu dumana maruz kalan ve pasif içici denilen kişiler de tehlike altındadır. Ayrıca unutmamak gerekir ki, sigarayı içen kişi de havaya yayılan bu dumanı yine solumaktadır. Sigara içilen evlerdeki küçük çocuklarımız bronşit ve zatürre gibi solunum yolu hastalıklarına daha sık yakalanırlar. Pasif içici olduklarından akciğer kanseri açısından risk grubundadırlar ve ileride sigara içmeye daha çok eğimli olurlar.
Özellikle gelişmiş ülkelerde kamuoyuna yansıyan bu sonuçlar ve alınan tedbirler sonucunda sigara kullanımı %50 ye varan oranlarda azaltılmıştır. ABD, İngiltere, Kanada bu konuda başarılı ülkeler arasındadır.

Öte yandan, aynı zamanda sigara üreticisi olan bu ülkeler, gelişmekte olan ülkelerde edindikleri pazarlarını büyütme çabası içindedirler.

Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?
20 dk sonra tansiyon ve nabız normale döner.
8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Kan oksijeni normal düzeye çıkar.
24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl sonra yarıya düşer.
48 saat sonra duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat ve koku duyusu düzelir. Cilt kendini yeniler.
72 saat sonra Akciğer kapasitesi artar, solunum rahatlar.
2 hafta sonra efor kapasitesi artar (Yürüme, merdiven çıkma…).
1-9 ay içinde akciğer hücreleri yenilenir. Akciğer hastalıkları (zatürre gibi) riski azaltır. Öksürük, nefes darlığı düzelir.
5 yıl sonra ağız, boğaz, yemek borusu kanserleri riski %50 azalır.
Pankreas, mesane, rahim kanseri riski azalır.
Sindirim sistemi ülseri riski azalır.
Sigara gebelikten önce ya da gebeliğin ilk 3 ayında bırakılırsa erken doğum riski ve düşük doğum kilolu bebek doğurma riski, içmeyenlerdeki düzeye iner.
Koroner kalp hastalığı riski sigaranın bırakılmasından 15 yıl sonra sigara içmeyenlerin düzeyine iner.
Aynı evde yaşayan küçük cocukla
r ve bebeklerin, solunum yolu hastalıklarına yakalanma riski azalır.

Sigara içen bir kişiyi bırakmaya iten nedenler nelerdir?
Sigaraya bağlı bir hastalığın ortaya çıkması.
Fiyatın pahalı gelmesi.
Sigaranın zararları hakkındaki yayınlar.
Çevresi tarafından bırakmaya yönelik teşvik, kınama.
Kapalı yerlerde sigara içiminin yasaklanması.

Gelişmiş ülkelerde sigaranın zararları hakkındaki yazılar, sigaranın fiyatı, kınama ve yasaklamalar etkili olmaktadır; ancak, bizim insanımızı bir hastalığın ortaya çıkması daha çok etkilemektedir. Örneğin, kalp krizi geçirmiş veya by-pass ameliyatı olmuş hastaların sigarayı bırakma oranları yüksektir ve başarılıdır.

Sigarayı bırakma yolları nelerdir?
Akupunktur,
Grup Terapisi,
Hipnoz,
Kişisel çaba ile bırakma,
Farmokolojik tedavi.

Sigarayı bırakmak isteyenlerin yaşadıkları tipik kaygı ve sorunlar nelerdir?
Sigarayı azaltmak mı, tamamen bırakmak mı? Yoksunluk belirtilerinin daha uzun sürmesine neden olur. Çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanır. Sigara miktarı yine arttırılır.
Ara ara sigara içmek: Vücuda tekrar nikotin etkisini hatırlatır. Zamanla düzenli olarak içmeye dönüşür. Halbuki sigara içilmemesine alışmak daha kolaydır.
Çevre baskısı: Sigarayı bırakanların çoğu çevresi tarafından adeta tekrar içmeye zorlanır. Bu, sigara içenlerin bir kişiyi daha kaybetmelerinden kaynaklanan ilginç bir psikolojik durumdur. Ancak kısa bir zaman içinde arkadaşlarınız da sigara içmediğinizi kabullenip sizi rahat bırakacaklardır.
Katran ve nikotin düzeyi düşük (light) sigara içmek: Bu durumda genellikle günlük sigara adedi arttırılarak eski nikotin düzeyi tutturulmaya çalışılır. Zaten “tehlikesiz sigara” yoktur.
Sorumluluğu başkasına yıkmak: Çoğu kişi sevdiği birisi onu desteklemezse sigarayy bırakmaktan kaçar. Hatta deneyip de başarısız olursa başkasını suçlar. Oysa sigarayı bırakmak öncelikle kişisel bir sorundur, mutlaka kendinize güvenmeyi başarmalısınız.
Şişmanlama korkusu: Gerçekte sigarayı bırakanların sadece 1/3’ü kilo alır ve bu fark gerçekte 3-4 kg. kadardır. Bundan daha fazla alınan kilolar kendine güvensizlikten kaynaklanan, sigarayı elde ve ağızda tutmak alışkanlığının yerini alan, abur cubur atıştırma alışkanlığıdır. Oysa, gerçekte sigarayı bırakmaktan dolayı ilk günlerde açılan iştah, kısa bir süre sonra normale döner.
Yoksunluk belirtileri: Şiddetli nikotin arayışı, gerginlik, kızgınlık, huzursuzluk, sinirlilik, uyku kalitesinin bozulması, iştah artışı ve benzeri belirtiler olabilir. Bu belirtiler geçicidir ve vücudun kendini onardığını gösterir. Örneğin, öksürük ve balgam artışı, solunum yollarındaki titrek tüylerin zehirli maddeleri atmak için görevlerini yerine getirmeye başlamasından kaynaklanır. Yoksunluk belirtileri sigara bırakanların 2/3’ünde görülür. Belirtiler, ilk 72 saat içinde şiddetlidir. 7-10 gün içinde azalarak ortadan kalkar.


Beş dakikada 10 kilo zayıf görünün!

Bu hilelerle 5 dakikada 10 kilo birden zayıflamış görüneceksiniz. İşte sırrı!
Beş dakikada 10 kilo zayıf görünün
Küçük hileler deyip geçmeyin… Bu hilelerle 5 dakikada 10 kilo birden zayıflamış görüneceksiniz. İşte sırrı!

Küçük hileler deyip geçmeyin… Yanlış seçimlerle kilonuza kilo katmayın. Küçük bir makyaj ve kıyafet hilesi ile ince görünmenin keyfini yaşayın.

Aylardır, hatta yıllardır çabalıyorsunuz, ama siz çabaladıkça sanki işler daha da zorlaşıyor. Tartıda gramları fark edebiliyorsunuz belki, ama aynaya bakınca iş değişiyor. Belki de artık kilolar o kadar önemli değil, ama hani şu uzun zamandır beklediğiniz davet var ya işte o yaklaşıyor.

Ve siz ne olursa olsun herkesi şaşırtmak istiyorsunuz. Evet, kararlısınız. Ne olursa olsun zayıf görüneceksiniz. Peki, hala bir türlü kurtulamadığınız şu fazlalıklarla mı? Sakin olun ve arkanıza yaslanın. Çünkü çabalarınızın karşılığını artık alacaksınız. Vücudunuzda, saçınızda, makyajınızda, kıyafetlerinizde uygulayacağınız birkaç hile sizi yüzde yüz daha ince gösterecek. Davette düşmanlarınızı çatlatmaya hazır olun, çünkü siz bile hayrete düşeceksiniz…

1. ADIM KIYAFET

Renkler
Koyu renklerin zayıflattığını unutmayın. Renk uyumu olan kıyafetler seçin. Tek bir renk giyerseniz daha ince görünürsünüz. Modası geçmeyen siyahı ve asker yeşilini kullanabilirsiniz. Koyu renkleri vücudunuzun alt kısmına giyin, böylelikle daha ince görünürsünüz.

Desenler
Giyeceğiniz kıyafette büyük şekiller olmamasına dikkat edin. Küçük şekiller her zaman sizi ince gösterir. Üstünüze büyük şekillerden ve geometrik desenlerden oluşan giysiler giymeyin. Enine çizgiler yerine, boyuna çizgileri tercih edin.

Etek
Etek boyu seçimi çok önemlidir. Etek boyu sizi vezir de edebilir rezil de. Yanlış yaptığınız bir seçim sizi olduğunuzdan daha kilolu gösterir. Dizde biten etekleri ya da uzun etekleri tercih etmelisiniz. Diz üstündeki etekler, dikkati kalın olan üst bacaklara çekerler.

Pantolon
Diz altında biten kapri pantolonları giyebilirsiniz. Pantolonlarda cep seçimine dikkat edin. Çünkü cepsiz pantolonlar kalçalarınızı daha büyük gösterir. Cepli pantolonlar ise kalçadaki fazlalıkları kapatmada yararlı her zaman yararlı olur.

2. ADIMVÜCUT

Ten rengi
Yanık ten her zaman daha sağlıklı ve zayıf bir görüntü yaratır. Eğer hala bronzlaşmadıysanız bronzlaştırıcı pudra ve kremlerle teninizi koyulaştırın.

Bacaklar
Bacaklarınızın ince ve seksi
görünmesini istiyorsanız önüne ve arkasına vücut yağı sürün. Bacağınızın daha uzun ve ince olduğunu göreceksiniz…

Eller
Parmaklarınız kısa ve tombul diye üzülmeyin, çünkü bunun da bir çaresi var. Ojenizi sürerken tırnaklarınızın kenarlarında boşluk bırakın. Artık daha ince görünüyorlar değil mi?

3. ADIM MAKYAJ
Makyaj yaparken elmacık kemiklerinizin altına koyu tonlarda allık sürmeyi tercih edin. Yüzünüzü daha zayıf gösterecektir. Gözlerinizin üst kapağının dışına siyah göz kalemi sürün. Alt kısmına ise göz kalemi çekmeyin, aksi halde gözleriniz daha küçük görünür. Gözlerinizin büyük görünmesi yüzünüzün de zayıf görünmesini sağlar. Ayrıca mutlaka kirpiklerinizi kıvırıp maskara sürün.

Kaşlar
Eğer iri bir yüze sahipseniz, kalın kaşlar yüzünüzde daha fazla yer kaplayacağı için daha ince görünürsünüz. Kaşlarınız ince ise bu yüzünüzü daha iri gösterecektir.

4. ADIM SAÇ

İnce görünmek için en önemli adımlardan biri de saçlar. Topuzlar ya da atkuyrukları yuvarlak yüz hatlarını uzatır. Eğer kakülleriniz varsa kesinlikle yuvarlak fön çektirmeyin. Yüzünüz olduğundan daha şişman görünür. Boynunuzun kısa olmasından yakınıyorsanız, saçlarınızı arkada toplayın ve omuzlarınızın görünmesini sağlayın. Vücudunuzun üst kısmı daha uzun görünecektir. Unutmayın küçük hileler her zaman işe yarar, özellikle de saçlarda.

5. ADIM AYAKKABI

Boyunuz uzun da olsa yüksek topuklu ayakkabılar giyin. Bu silüetinizi daha ince gösterecektir. Çünkü alçak topuklar sizi kilolu ve kısa boylu gösterir. Ayrıca ayakkabıda bilekten bağlı modeller her ne kadar seksi olsalar da bacak boyunuzu kısa gösterir. Bacaklarınızın ve genel görünümünüzün olduğundan daha ince görünmesi için bilekten bağlı olmayan modelleri seçin. Doğru seçimlerin ne kadar işe yaradığını göreceksiniz.

Muzaffer Kuşkan’la Diyet Dergisi


Pratik "zayıflayın"

Fazla kilolarından kurtulmak isteyenler bunu çok pratik yöntemlerle de başarabilirler. Aldığınız her lokmadan sonra kaşığınızı masaya geri koyun, yerken gazete okumayın

İnternet sayfaları, şişmanlık sorunu olan ve zayıflamak isteyenlere, ”Ağzınıza aldığınız her lokmadan sonra kaşığınızı elinizden masanın üzerine bırakınız. Yemek yerken gazete okumayın ve televizyon seyretmeyin” gibi pratik önerilerde bulunuyor.
Şişmanlık sorunu olan ve zayıflamak isteyenler, artık internet sayfalarından yararlanabiliyor. Şişmanlığın, fiziksel olarak, ömrü kısaltığı, hipertansiyon, kroner kalp hastalığı, solunum güçlüğü, horlama, kabızlık, göğüs ve rahim kanseri riskini arttırdığı belirtiliyor.

Öneriler…
İnternet sayfalarında, kilolarından şikayetçi olan ve zayıflamak isteyenlere faydalı olabilecek pratik önlemler ve tavsiyeler ise şöyle sıralanıyor:
”Patates, pirinç ya da makarna ile sebze ve salata bir öğün esas yemeği olmalı. Et ya da balık çok az miktarda alınmalı. Besin maddeleri satın alınırken yağsız olanları seçilmeli ve yağsız hazırlanmalıdır. Kepekli ve bitkisel ürünler tercih edilmelidir. Enerjisi az olan içecekler tercih edilmelidir. Ağzınıza aldığınız her lokmadan sonra kaşığı elinizden masaya bırakınız. Özellikle yavaş yiyiniz ve içiniz. İyice çiğneyiniz, yiyeceklerin tadına varmaya çalışınız. Küçük porsiyon yemek, küçük bir tabakta daha fazla görünür. Yemek esnasında asla gazete okumayın ve televizyon seyretmeyin.
İştahınız olmadığı halde kesinlikle artan yemekleri yemeyiniz. Haftada sadece bir kere vücut ağırlığınızı kontrol ediniz. Sadece yemeklerden sonra ve tok karnına alışveriş yapınız.” Her türlü sağlık sorunları ile ilgili bilgi ve önerilerin bulunduğu internet sayfaları şunlar:
” www.doktorum.net, www.sana.com.tr, www.tıp-rehber.com.”


Aç dolaşırken de kilo alabilirsiniz!

Türk Kalp Vakfı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Özbay, “Birkaç kilo vermek uğruna yetersiz ya da dengesiz beslenenler kilo alır, vücutları yağlanır” diyor

ZAYIFLARKEN sağlığınızdan olmayın - 1
AYŞEGÜL AYDOĞAN

Günümüzde her 100 kişiden 30′u kilo vermekle uğraşıyor. Zayıflama çabaları, kimi zaman ilaçlar, kimi zaman da diyet reçeteleri nedeniyle öldürücü boyutlara ulaşabiliyor. Öyle ki uzmanların 200 diyetten “sadece 20’si sağlıklı” dediği diyet reçeteleri kadar, piyasada dolaşan ilaçlar da ölüm saçıyor. Fazla kilolar, her ne kadar estetik yönden rahatsız etse de asıl sağlık açısından büyük bir sorun. Tıpta “obezite” olarak adlandırılan şişmanlık, son birkaç yıldır hastalık olarak kabul ediliyor.
Dizi yazımızda kilolarınızdan kurtulmak için sağlıklı diyet örnekleri ve önerilerini birlikte bulacaksınız.

7 besin grubu da olmalı
Yeterli ve dengeli beslenmenin sağlıklı zayıflamanın ilk kuralı olduğunu söyleyen Türk Kalp Vakfı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Sumru Özbay, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı:

Yeterli ve dengeli beslenmenin formülü nedir?
Yedi tür besin grubunu içeren beslenme, dengeli beslenmedir. Bu besin gruplarını süt ve yoğurt grubu, peynir ve yumurta grubu, et, tavuk, balık grubu, sebzeler ve meyveler, kurubaklagiller, ekmekler ve yağlar olarak ayırıyoruz. Bu yedi tip besinin, vücudun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri karşılaması için her öğünde mutlaka tüketilmesi gerekli.

Peki yetersiz ve dengesiz beslenmenin sonucu…
Kilo almaya başlama ve yağlanma.

Vücutta daha çok hangi bölgeler yağlanmaya elverişli?
Erkek göbeklenir çünkü…
Kadın ve erkek vücudunda yağlanma bölgeleri bellidir. Genelde sırtta, belde, basende, omuz ve göğüs çevresinde, kalçada, karında yağlanmalar görülmekte. Sıklıkla bu bölgeleri üç kısma ayırabiliriz. Birincisi koltuk altından göğüslere doğru olan kısım, ikincisi karın, üçüncü kısım ise basen ve kalçalar. Baldır ve üst bacak kısmı, bir diğer bölgeyi oluşturur. Bunun dışında özellikle erkeklerde görülen, alkole bağlı şişmanlıklarda mide genişlemesi, mide üzerindeki yağ birikiminin de çok fazla olduğunu görüyoruz.

adın ve erkek arasında ne fark var?
Erkeklerde daha çok bira türü mayalı içkilerden kaynaklanan göbek yağlanması meydana geliyor. Bu nadiren kadınlarda da görülebilir. Kadınlarda ise kalça, baldır ve karın bölgesinde şişmanlık oluyor.

Günde 1 saat yürüyün
Formda kalmak için en etkili spor hangisi?
Kesinlikle yürüyüş. Günde bir saat kadar yürüyüş yapılmalı. Düz yol yürüyüşü baldır bacak yağlanmaları ve selülitlerden kurtulmak için birebir. Yürüyüş 1.5 - 2 ayda etkisini gösterir. Kişi aynı miktarda yemek yiyerek, fakat yürüyüş yaparak yılda 10 kilo verebilir. Ama bırakmamak şartıyla… Bırakıldığında vücutta adeta balon gibi kilo almalar görülür. Kişi diyetle 5 - 6 kilo vererek bir beden küçülürken, yürüyüş yaparak iki beden küçülebilir.

Hangi besin kaç kalori?

Kalorisi en yüksek olan besin grubu yağlar. Bir gram yağ 9.3 kalori, bir gram karbonhidrat 4.3 kalori, bir gram protein ise 4.1 kalori…
PROTEİNLER: Proteinlerin kilo yapmada etkileri azdır. Günlük protein ihtiyacı 25 - 30 gramdır. Bir porsiyon et (6 köfte, 8 - 10 istavrit veya tekir, 3 - 4 dilim palamut veya kalkan balığı), kahvaltıda alınacak bir kibrit kutusu peynir veya bir yumurta, gün içinde bir su bardağı süt veya yoğurt, günlük 25 - 30 gram olan protein ihtiyacını karşılar. Kaslarda oksijenlenmeyi arttırarak, dinçlik ve zindelik verdiği için haftalık 14 öğün yemeğin en az 3 - 4 öğününün kırmızı etten oluşması çok faydalıdır.

Meyvedeki şeker önemli
KARBONHİDRATLAR: Bu besinlerden alınan kalori, enerji olarak mutlaka harcanmalı. Günlük aktiviteler karbonhidratlı gıdalardan karşılanmalı. Vücudun direkt şeker ihtiyacını karşılaması açısından meyvelerdeki meyve şekeri fruktozun önemli yeri var.
YAĞLAR: Her türlü yiyecekle çok kolay alınır. Doku ve organlar üzerinde birikir, damar sertliğine, kasık fıtığına, yüksek tansiyona yol açar. Süt yoğurt grubunda, et, tavuk, balıkta bulunur, yemeklere konulan yağlarla vücuda alınır.

Tatile çıkmadan bu diyeti yapın
3 hafta içinde 5 kilo verin

KAHVALTI

Çay (şekersiz)
1 kibrit kutusu peynir (30 gram)
1 tatlı kaşığı bal veya reçel
Salata
2 ince dilim ekmek (60 gram)
ÖĞLE

5 köfte kadar et, tavuk ya da balık (150 gram = 1.5 porsiyon)
Salata
1 ince dilim ekmek

VEYA

5 - 6 yemek kaşığı sebze yemeği (etli veya etsiz, susuz)
Yarım su bardağı yoğurt (125 gram)
Salata
2 ince dilim ekmek

SAAT 15.00′TE

1 porsiyon meyve (12 kiraz, 3 kayısı, bir orta boy karpuzun ya da kavunun sekizde biri, 1 elma, yarım muz, 10 yeşil erik, 6 tane yeni dünya, 1 incir, 1 orta boy armut’tan biri)

DİKKAT!

Erkekler bu diyeti uygularken günlük porsiyon miktarlarını 1/2 kadar artırmalıdır.
Salatalarda domates, salatalık, maydanoz, marul, havuç, turp, kıvırcık, roka, semizotu istenildiği miktarda kullanılabilir.

10 altın kural

1 Yemek yaparken ölçülerinizi küçültün. Daha az miktarda yemek yapın.
2 Alışverişe gitmeden önce bir liste hazırlayıp listeye sadık kalın.
3 Kendi siparişiniz olmayan yemekten yemeyin.
4 Yemeğinizi bitirir bitirmez sofradan kalkın.
5 Artan yemekleri içi görünmeyen kaplarda saklayın.
6 Yemeğinize konsantre olun, yemek yerken televizyon seyretmeyin, kitap gazete okumayın.
7 Şişmanlatıcı gıdaları kesinlikle evde bulundurmayın.
8 Tatlıya başlamadan önce biraz bekleyin ve hâlâ gerçekten aç olup olmadığınıza karar verin.
9 Her öğünde bol miktarda su için. (Günde en az 1.5 litre)
10 Bir şeyler atıştırmak istediğinizde sizi oyalayacak uğraşılar bulun.

Nasıl daha az yersiniz?

Küçük porsiyonları tercih edin.
Küçük bir tabak kullanın.
Daha yavaş yemek yiyin.
Tam olarak doyduğunuzda değil, açlığınız geçtiğinde yemeği bırakın.
Yemeğin servis tabağını masaya koymayın.
Yemek için küçük, salata için büyük tabak kullanın.
Yemeğe başlamadan önce 2 bardak su için.

Verdiğiniz her kilo 8000 kaloriye eşit

1 kilogram = 8000 kaloridir. 1 kilo verebilmek için yemeklerle aldığınızın dışında 8 bin kalori daha yakmanız gerekmektedir. Buna göre, günlük kalori ihtiyacınızı karşılamak için yemeklerle aldığınız enerjiyi 600 kalori azaltırsanız, haftada yarım kilo ve 6 ayda yaklaşık 13 kilo verirsiniz.
Kilo kaybı haftada 1 kiloyu geçmemelidir. Önerilen, haftada 0.5 - 1 kilo vermektir. Yavaş ve istikrarlı kilo kaybı daha sağlıklıdır.