Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken



PÜRÜZSÜZ VE SIKI BİR CİLT İÇİN ZEYTİNYAĞI

Saf zeytinyağı her açıdan tam bir mucizedir ve sık sık bunu duyarız. Kalp sağlığımızı korumaktan tutn da cilt güzelliğine kadar pek çok işe yarar. Bu yazımızda sıkı ve pürüzsüz bir cilt için zeytinyağının kullanımını anlatmak istiyoruz.
Eğer; pürüzsüz, sıkı ve harika bir cilde sahip olmak istiyorsanzı mutlaka ve mutlaka zeytinyağını kullanmaznız gerekir. Zeytünyağı adeta doğal bir anti-aging gibidir.
Eğer cildiniz allerjik ve kuru bir cilt ise; duştan sonra tüm vücudunuzu saf zeytin yağı ile nemlendirebiirsiniz. Tabi bütün ciltler için de uygun bir bakım önerisidir. Hatırlatalım.


PÜRÜZSÜZ VE SIKI BİR CİLT İÇİN ZEYTİNYAĞI

Saf zeytinyağı her açıdan tam bir mucizedir ve sık sık bunu duyarız. Kalp sağlığımızı korumaktan tutn da cilt güzelliğine kadar pek çok işe yarar. Bu yazımızda sıkı ve pürüzsüz bir cilt için zeytinyağının kullanımını anlatmak istiyoruz.
Eğer; pürüzsüz, sıkı ve harika bir cilde sahip olmak istiyorsanzı mutlaka ve mutlaka zeytinyağını kullanmaznız gerekir. Zeytünyağı adeta doğal bir anti-aging gibidir.
Eğer cildiniz allerjik ve kuru bir cilt ise; duştan sonra tüm vücudunuzu saf zeytin yağı ile nemlendirebiirsiniz. Tabi bütün ciltler için de uygun bir bakım önerisidir. Hatırlatalım.


KARA LAHANANIN FAYDALARI

Karadeniz yöresinin en meşhur yiyeceklerinden bir tanesidir karalahana. Hani hep duyarız kara lahan dolması falan diye. İşte o kara lahana sağlık açısından çok faydalı bir yiyecek.Turpgillerden iri yapraklı bir bitki olan, kara lahana, familyasından iri ve kalın yapraklı bir bitki olan karalahan, yurdumuzun bütün bölgelerinde yetişir. Pek çok çeşiti olan karalahananın en çok bilinen çeşitleri ;Kemer lahanası, Batman lahanası, köse lahanası, Brüksel lahanası ve kara lahanadır.
* Lahana C vitamini bakkımından zengindir.
* Yapısında kükürt bulunur. Kükürt solunum sistemi ve oksijen dengesini korumak açısından önemli bir maddedir.
* Çiğ olarak yemek veya sıkarak suyunu içmek daha faydalıdır.
* Kansızlığı giderir.
* İdrar söktürür.
* Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar.
* Mide ve bağırsak yaralarını yumuşatır. ,
* Kabızlığı giderir.
* Kandaki şeker miktarını düşürür. Şeker hastaları için oldukça faydalıdır.
*Vücudu hastalıklara ve kansere karşı korur.
* Göğüs ucu çatlaklarını giderir.
* Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir.
* Astımda faydalıdır.
*Romatizma, siyatik, lumbago ve Apsede yararlıdır.
*Ses kısıklığını giderir.
* İştah açar.
* Guatr (troid) hastalığı olanlar yememelidir.

Açlığa DayanabilmeK

Özelikle diyete başladığınız zaman, tatlı gıdalara karşı duyulan özlemi bilirsiniz, insanda olağanüstü bir istek uyandırır. Bu isteği bastırmak için size beş öneride bulunacağım:

· Açlık hissini duyar duymaz hemen bir şeyler atıştırmaya kalkmayın ve on dakika bekleyiniz. Belki bu süre içinde ortaya çıkan o açlık arzusunun önüne geçmiş veya açlık durumunuz herhangi bir gıda almadan da azalmış olacaktır.

· Bu durumda hemen bir bardak su içiniz. Mideniz dolduğunda doyma refleksi sayesinde açlık hissinizi kandırmış olacaksınız. Mide dolduğu için açlığı daha iyi tolere edebilirsiniz.

· Yanınızda limon varsa bir dilim kesip suyunu içiniz.İçilen bir dilim limon suyu açlık hissini azaltacaktır.

· Büyük öğünler yerine daha sık aralıklarla az gıda yiyiniz. Doyma dorumu beyinde kontrol edilen bir merkez sayesinde yapılmaktadır. Ara öğünleri zevk alarak bekleyiniz.

· Açlık hissinden uzak durmanın diğer bir şekli ise hareket halinde olmaktır. Sadece kalorinin sınırlanması ile olan bir diyet uzun vadede başarılı olamaz. Onun için kalorinin sınırlanmasının yanı sıra aynı zamanda egzersiz yapmak ve hareket halinde olmak bir o kadar önemlidir.

Hareketlilik paralelinde verilen kilolar kalıcı olarak verilmiş olan kilolardır


GLİSEMİK İNDEKSE GÖRE DİYET

Bu aralar havaların sıcak olmasındanmıdır nedir herhalde bahar dolayısyla da yaz yaklaştı diye tvde hangi kanalı açsam bir diyetisyen konuşuyor:”Böyle yaparsanız kilo verirsiniz.Bunları bunları yemeniz lazım”.Eh bende onlardan geri kalmayayım dedim ve deryalı günler’de çıkan diyetisyenin (adamın adını unuttum:-() verdiği GLİSEMİK İNDEKSe dayalı diyeti sizlere buraya yazayım dedim.Uygulanması oldukça kolaya benziyor(tabii henüz denemedim)Her gün nohut yiyeceksiniz diye de bir kural yok benzer şeyleri verilen miktarda yiyebilirsiniz.en kısa zamanda sıkı bir diyete başlamam lazım(Bu lafı çok duyduk dediğinizi duyar gibi oluyorum)Bu yüzden yıllık olağan diyet araştırmalarıma başlamış bulunuyorum.Hepimize hayırlı uğurlu olsun.Her türlü yardımınız takdir edilir.Sağlıkla kalın:-)
GLİSEMİK İNDEKSE GÖRE DİYET
Kahvaltı:
1 adet haşlanmış veya pişirilmiş yumurta
1 su bardağı az yağlı süt
1 dilim az yağlı peynir
tatlı kırmızı biber kabuklu domates ve salatalık
1-2 dilim kepek ekmeği
Öğle:
1 kase az yağlı yoğurt ile hazılanmış cacık veya sade yoğurt
peynir veya ızgara tavuk etiyle hazırlanmış bol salata
1 avuç içi kadar ceviz
İkindi:
1 orta boy yeşil elma veya bir orta boy armut
Akşam
1 tabak etli nohut
3 yemek kaşığı bulgur pilavı
1 ince dilim ekmek
salata(az yağ eklenmiş)
yatarken:
1 su bardağı az yağlı süt

(NOT:Daha önce glisemik indeksle ilgili bir yazı yazmıştım.İlgilenenler için linki:Zayıflamanın yeni formülü: GI Diyeti


SİVİLCESİZ BİR HAYAT MÜMKÜN MÜ ?

Güzelliğimizin adeta düşmanı olan hatta gençlik dönemlerimizde sinir krizi geçirmemize neden olan sivilcelerden kurtulmak ve sivilcesiz bir hayat yaşamak mümkün. Bir çoğunuzun Peki nasıl olacak bu söylediğiniz dediğini duyar gibiyim. Farklı türdeki sivilcelerin tedavisi için pek çok seçenek var. Uygun tedaviyle başarılı sonuç alabilmek mümkün.
Ergenlik çağına giren gençlerin ortak sorunu sivilcelerdir. Ergenliğin doğal sonuçlarından biri olan sivilcelerin önüne geçebilmek için doğru bakımı uygulamak ve akneleri sıkmamak gerekiyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden cilt hastalıkları uzmanı Dr. Mehmet Coşkun Acay, ergenlik sivilceleri ve korunma yolları ile ilgili bilgi verdi.
Sivilce nedir? Nasıl oluşur? ‘Sivilce’ adıyla bildiğimiz akne, en sık rastlanan cilt problemlerindendir. Tüm populasyonun yüzde 60’ının hayatının bir döneminde akne görülebilir. Bunların yüzde 5’i ise tedaviye dirençli ya da zor tedavi edilebilen akne olabilir. Akne, derimizde bulunan yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Normalde, bu bezlerin salgıladığı yağın deri yüzeyine çıkarak atılması gerekir. Ancak ergenlik döneminde yağ bezi daha fazla yağ salgılar. Bu yağın deri yüzeyine geçişini sağlayan kanal da yoğunlaşmış bir yağ kütlesi nedeniyle tıkanır.
Neden bazı ciltlerde daha fazla olur?Yağlı ciltlerde ve kalıtımsal olarak bazı bireylerde akne eğilimi artar.
Ergenlikte sivilcelerin ne kadarını normal saymalı, hangi koşullarda bir uzmana başvurmalı? Akne, ister hafif ister ciddi olsun mutlaka hekimin vereceği bilgiler doğrultusunda kontrollü biçimde tedavi edilmelidir. Unutmayın ki tedavi edilemeyecek akne yoktur. Ancak farklı türde ve şiddette aknenin tedavisi için farklı seçenekler vardır ve tedavinin başarılı olabilmesi için uygun olanının seçilmesi esastır. Bu nedenle hekiminizin önerilerine sıkı sıkıya uymak gerekir.
Sivilceleri engellemek için ergenlerin yapabilecekleri bir şeyler var mı? Cilt temizliği başta gelen unsurdur. Hatalı kozmetik ürünlerden kaçınmak, deri tipine uygun kozmetik seçimi önemlidir.
Sivilceyi koparmayın
Sivilceler bir kere çıktıktan sonra gençler nelere dikkat etmeli?Günde iki kez su ve uygun ürünle yüz yıkamaya dikkat etmek, yüz kozmetiklerinin seçimine dikkat etmek, sivilceyi koparmaktan kaçınmak, uygun güneş ürünlerini kullanmak gerekir.
Depresyona yol açabilir
Aileye düşen görevler nelerdir? Çocuklarının tedavi protokollerine uyumunu sağlamak, şiddetli akne olgularında yüzde 10 depresyon eğilimi gözlenebildiğinden psikolojik destek vermek, sivilcelerle oynamanın engellenmesi ailelere düşen görevlerdir. (Kaynak : Hürriyet Gazetesi Sağlık Bölümü)


Kalori harcaminin sirlari

“Az yiyiyorum ama kilo veremiyorum” diyorsaniz iste size kalori yakmanin püf noktalari.

Organizma, alinan veya verilen kilolara kolayca uyum saglayip onu korumaya programlidir. Böylece siz diyet yapmaya basladiginizda organizmaniz eski kilonuzu korumak için kiyasiya bir mücadeleye girer. Birdenbire çok düsük kalorili bir beslenme aliskanligi edinirseniz, organizma inatla karsi çikarak bazal metabolizmayi uyarir. Yavas çalismaya baslayan metabolizma kilo verme sürecini yavaslatir. Bu nedenle saglikli kilo vermek istiyorsaniz, günlük kalori miktarini birdenbire degil, yavas yavas azaltin.

KASLARINIZI ÇALISTIRIN

Istatistiklere göre kasli kisilerin metabolizmasi daha hizli çalisiyor.
Bu nedenle kaslarinizi güçlendirecek sporlar yapin. Çünkü fiziki aktivitenin iki avantaji var: Biri kalorileri yakmasi, digeri kas kütlesini genisleterek yag kütlesinin azalmasini saglamasi.

PROTEINI IHMAL ETMEYIN

Et, balik, peynir, baklagil, yumurta, süt, peynir ve yogurt degerli birer protein kaynagidir. Aminoasit içeren bu besinler organizma için kaslari insa etmeye yarayan birer kiremit tasi gibidirler. Organizma bu aminoasitleri özümsemek için bol enerjiye, özellikle de karbonhidrat ya da yaglardan alinan enerjiye gereksinim duyar. Yani, proteinli besinler daha çok kalori yakilmasina neden olur. Ancak asiriya kaçmamaya özen göstermekte yarar var.

Asiri protein almak organizmayi, en çok da böbrekleri yorar. Dengeli bir diyette günlük kalori miktarinin yüzde 15-20’si kadar protein alinmalidir.

BOL BOL UYUYUN

Yorgun oldugunuz zaman metabolizma dahil tüm fiziksel islemlerde otomatik olarak bir yavaslama söz konusu olur. Iyi bir uyku organizmayi dinlendirir. Bunun için ön hazirlik yapmaniz sart. Hafif bir aksam yemegi yiyin. Hafif yemek hem iyi uyumanizi, hem de kilo almamanizi saglar. Aksam saatlerinde yavaslayan metabolizma, alinan kalorileri geregince yakamaz ve vücudun belli bölgelerinde biriktirir.

ÖGÜN ATLAMAYIN

Hele kahvaltiyi kesinlikle atlamayin. Günün bu ilk ögünü, sadece gün içinde enerjik olmanizi saglamakla kalmaz, gece boyunca uyuyan metabolizmayi da uyandirir. Eger kahvalti yapmazsaniz metabolizma uyanmadigi için kalori yakmayacaktir. Üstelik ögle ögününde çok acikmis olacaginizdan asiri besin almaniz içten bile degil. Organizmanin dogal ritmi için günde 3 ana ve 2 ara ögün yemelisiniz. Bu sistemle kaloriler birikmez aksine yakilir.

MEYVE VE SEBZE YIYIN

Aciktiginiz zaman atistirma tuzagina yakalanmamak için buzdolabinizda daima taze meyve ve sebze bulundurun. Maydanoz, havuç, salatalik ve domates gibi besinleri
yikayip dograyin. Üzerine limon suyu gezdirip ayri ayri cam kavanozlara
alin ve buzdolabinda saklayin.

30 DAKIKA SPOR YAPARAK NE KADAR KALORI HARCAYABILIRSINIZ?

Bisiklet
Hizli pedal çevirerek yarim saatte 260 kalori yakabilirsiniz. Ancak yavas giderseniz harcayacaginiz kalori miktari 90′a kadar inebilir.

Yüzme
Serbest yüzme ile 300 kalori harcarsiniz. Kelebek stili ile 450 kalori, sirtüstü 240 ve kurbagalamada 200 kalori harcarsiniz. Ideal olan yarim saatte tüm yüzme stillerini denemek.

Hafif kosu
Açik havada yarim saatlik bir kosu 300 kalorilik bir harcama demektir. Eger kosmayi sevmiyorsaniz, hizli yürümekle de bu kaloriyi harcayabilirsiniz.

Tenis
Yarim saatlik tenis ile 250 kalori harcayabilirsiniz. Ancak dikkat; çiftli tenis maçi yaparsaniz daha az yorulacaginizdan 50 kalori daha az harcamis olursunuz.

EV ISI YAPARAK NE KADAR KALORI HARCAYABILIRSINIZ?

Bulasik yikamak 35 kal.
Örgü örmek 40 kal.
Cam silmek 50 kal.
Ütü yapmak 60 kal.
Yemek pisirmek 60 kal.
Elektrikli süpürge ile süpürmek 100-150 kal.
Merdiven çikmak 200 kal.


İştahınızı azaltmak elinizde!

Diyet yapmak isteyip, iştahına engel olamayanlara öneriler…

Uzmanlara göre, yeme isteğinin kontrol altında tutulması, atıştırma krizinden kurtulmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelinmesi, bol bol su içilmesi, yiyeceklerin iyice çiğnenmesi ve güç gerektiren egzersizlerin yapılması gerekiyor.

Beynin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmeye yol açan kimyasal maddeler salgıladığını belirten uzmanlar, “Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna sebep olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız, tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun sebebi kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz” ifadelerini kullanıyor.

Gün içinde sık ve az öğünler yemenin, iştahın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu olduğunu kaydeden uzmanlar, şöyle devam ediyor:

“Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü, sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli tokluk hissi sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmenin, daha az miktarlarla yetinmeyi sağladığını bildiriyor. Sürekli aynı yemeği yeme, özellikle tadı hoşa gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmasının iptal olmasına yol açıyor. Ve bu sebeple de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz” tavsiyesinde bulunuyor.”

Su içmenin, kişinin kendisini tok hissetmesi açısından önemli olduğunun da altını çizen uzmanlar, ayrıca vücut susuz kaldığında, çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderdiğini belirten uzmanlar, bol su içmenin, beden su istediği zamanlarda yemeğe yönelmeyi engelleyeceğini kaydediyor. Uzmanlar, yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmanın, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geldiğini ifade ediyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusunun da tatmin olduğunu vurgulayan uzmanlar, “Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj” ifadesini kullanıyor.

Uzmanlar, egzersizler zorlaştıkça vücut ısısının arttığını ve daha fazla kalori yakmaya başlandığını, bu durumun da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahın bastırılmasına sebep olduğunu bildiriyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmanın en mantıklısı olduğunu belirten uzmanlar, şöyle devam ediyor: “Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.”


Kış aylarında nasıl beslenmeliyiz?

Kış mevsimine hazırlandığımız şu günlerde metabolizmamızı da koruma altına almalı ve bağışıklık sistemimizi güçlendirmeliyiz. Bunun için “yeterli ve dengeli” beslenilmelidir. Her yaş grubunda hastalıklardan korunabilmek için kış aylarında beslenme şeklimiz çok önemlidir. Özellikle enfeksiyonlara karşı daha duyarlı olan çocuklar, gebeler ve yaşlılar için beslenme daha da önem taşır. Yeterli ve dengeli beslenme gün içinde her besin grubundan yeterli miktarda almakla sağlanır. Böylece ihtiyacımız olan protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineralleri sağlamış oluruz.

Vitaminler bağışıklık sistemimizi güçlendirecektir:
Kış aylarında metabolizmayı güçlendirmek için antioksidant olarak da görev yapan A ve C vitaminlerinden yeteri kadar almak gerekir. Bu vitaminler bağışıklık sistemimizi güçlendirerek hastalıklara karşı daha dirençli olmamızı sağlar. Bu aylarda bolca bulunan turunçgiller, havuç, brokoli, kabak, brüksel lahanası, yeşil biber, karnabahar, mandalina, maydonoz, roka, tere ve meyvaların tüketilmesi ile bu vitaminleri sağlayabiliriz. Bunun yanında taze sıkılmış meyve suları da vücudumuzun gribal enfeksiyonlara karşı korunmasında etkili olacaktır. Burada önemli olan meyve sularının içilmeden hemen önce sıkılmasıdır. Meyve suları bekletildiğinde C vitamin hızla kaybolur. Çünkü bu vitamin ısı, ışık gibi etmenlerden kolayca etkilenir. Ayrıca soğuk kış günlerinde çay, kahve içmek yerine bitki çayları veya c vitamin yönünden zengin olan kuşburnu çayı tercih edilebilir. Yemeklerde veya öğün aralarında yenen bol miktardaki salata da bize bu vitaminleri sağlayacaktır. C vitamini kaybını önlemek için salatalar da meyve suları gibi yenmeden hemen önce hazırlanmalıdır.

Yazın bol miktarda tükettiğimiz salata kış aylarında da vazgeçilmez yiyeceklerimizden olmalı, yine sebze yemekleri de kış aylarında bolca tüketilmelidir. Bağışıklık sistemimizi güçlendirerek hastalıklara karşı daha dirençli olmamızı sağlayan A vitamini ise en çok karaciğer, süt ve yumurta sarısında,sarı ve yeşil yapraklı sebzelerde ( havuç,domates) ve meyvelerde ( kayısı , portakal) bulunur.

Sonbaharda ve soğuk kış günlerinde yenen balık da içerdiği yağ asidinden dolayı bağışıklık sistemimizin kuvvetlenmesine yardımcı olacaktır.

Kış mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinden biri de kuru baklagillerdir. Kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagiller iyi birer protein kaynağıdır. Proteinden zengin olduğu kadar olduğu kadar, iyi bir posa kaynağı olan kuru baklagilleri haftada 1-2 kez tüketmekte fayda vardır.

Beslenmenin her zaman olduğu gibi bu dönemlerde de göz ardı edilmemesi gerektiğini bir kez daha anlıyoruz. Dolayısıyla bize düşen, metabolizmamızı en doğru ve en iyi şekilde korumak ve güçlendirmektir. Sağlıklı bir kış geçirmeniz dileğiyle!