DR ENDER SARAÇTAN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ KUVVETLENDİREN ÖNERİLER

Dr Ender Saraç, Kış mevsiminin yaklaştığı şu günlerde en çok hitiyacımız olan şeyi önerdi. Hastalıklara karşı, bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmeyi. Hemen önerilerimizi anlatmaya başlayalım
* Ekmek mayası mantarından elde edilen, beta glukan hapı bağışıklık sistemini besler ve kuvvetlendirir.
* Günde 1 tablet çinko hapı bağışıklık sistemi için iyidir.
* Sarı kantaron otu hapı stresle başa çıkmanız için çok faydalıdır. Çünkü stres bağışıklık sistemini çöekertir.
* Ozon terapisi çok faydalıdır. İlk etapta haftada 2 defa 10 seans, arekasındanda ayda 1 defa yaptırılabilir.
* Ada çayı için ve gargara olarak kullanın.
* Ekinezya hapları çok faydalıdır. 3 Hafta kullanılması uygundur.
* Günde 1-1,5 tatlı kaşığı zencefil tüketin.

Sık Sık İç

Sık Sık İç
İçecekte serin, leziz ve sağlıklı bir alternatif arıyorsanız, bardaklarınızı taze sıkılmış meyva sularıyla doldurun ama “Neymiş bu kadar bahsedilen bu yararlar?” diyorsanız, önce okuyun.

Meyve suları hepimizin çok tükettiği içeceklerdir. Peki meyve sularının özelliklerini ve içeriklerini biliyor muyuz? İşte meyve sularının içlerinde taşıdıkları maddeler…

Kayısı Suyu
Kayısı başta A vitamini olmak üzere, B3 vitami ile demir, magnezyum, potasyum ve fosfor ihtiva eder. Kayısıda bol miktarda bulunan Betakaroten, kanserin,özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcıdır. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır. Kayısı, doğal lif açısından çok zengin bir meyvedir. Lifli bir meyve olduğundan bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir. Kansızlığı önler, kan yapımına yardımcı olur,cildi ve saçı canlı tutma özelliği vardır.

Vişne Suyu
Vişnede A vitamini, potasyum bulunur. Ferahlatıcı ve serinletici etkisi çok yüksek olan bir meyvedir. Şeker oranı kirazınkinden düşük olduğu için daha az kalori içerir. Diyareyi keser,idrar söktürücü özelliği vardır. Ateş düşürür,susuzluğu giderir. Ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizler. Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar.

Şeftali Suyu
Şeftali,A, B3 ve C vitaminleriyle, folik asit, betakaroten, potasyum içerir. Vücutta A vitamini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Kalp ve kansere karşı korur. Şeftali hazmı kolaylaştırarak sindirim sistemine yardımcı olur. Böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar, İdrar sökücüdür. Gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Antioksidan özelliğiyle toksit maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir.

Elma Suyu
Elma B3 ve E vitamini, potasyum ve bol miktarda pektin içerir. Elma Kan şekerini kontrol altında tutar. Baş ağrısına iyi gelir, Böbreklerin temizlenmesine yarar. Kolesterolü düşürür. Bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar. Elma suyu yemeklerde içildiğinde , alınan yağların vücutta birikmesine engel olur. Bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde etkin rol oynar. Romatizma, gut ve mide rahatsızlıklarının (Gastrit, Ülser) panzehiridir. Elma suyunun içindeki bitki besinleri, kalp ve akciğer kanseri rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır. Damar sertliğini önler, kan basıncını düşürerek tansiyonun yükselmesine engel olur.

Üzüm Suyu
Uzmanların sağlık iksiri olarak adlandırdıkları üzüm suyunun bir diğer adı da bitkisel süttür. Bileşimindeki zengin vitamin ve minarel maddeler vücudun günlük ihtiyacını karşılayabilecek özelliktedir. Bol miktarda A ve C vitaminleri, mineraller en çok da demir ile potasyum içerir. Vücut tarafından kolayca özümsenen basit şekerleri sayesinde yüksek enerji kaynağıdır. İçerdiği Diyet lifleri sayesinde bağırsakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü özelliği ile organizmayı toksinlerden arındırıp temizler. Antioksidan özellikli olduğu için cildin yaşlanmasını geciktiriyor. Kan yapıcı özelliğinin yanı sıra romatizma ve mafsal ağrılarına iyi gelen üzüm suyu, kalp sistemini düzenler, bedensel ve zihinsel yorgunlukları giderir.

Domates Suyu
Domates içerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile, insan sağlığı için oldukça yararlı bir sebzedir. Domates suyunda bol miktarda bulunan likopen adlı madde kısır erkeklerde sperm yoğunluğunu ve hareketliliğini arttırarak kısırlığı önler ve Prostat kanserine yakalanma riskini azaltır. Bir C vitamini olan domateste bulunan likopen grip virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu grip ve nezleden korur. Aynı zamanda domates suyunda bol miktarda bulunan likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir maddedir. Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir. Kan basıncının düşürülmesinde etkilidir. Bir bardak domates suyuna bir adet çiğ yumurta kırın, sistein adlı bir tür protein içeren bu karışım vücuttaki zehirli maddelerin bir an önce dışarı atılmasını sağlar.


Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken



SUNA DUMANKAYADAN CİLT LEKELERİ İÇİN SÜPER ÇÖZÜM

Cildinizdeki lekeler sinirlerinizi bozuyor değil mi ? Üstelik yaz mevsiminde de çoğalıyorlar ve daha kötü görünüyorlar. Peki ne yapmak lazım? Suna Dumankayanın önerilerine kulak vermek lazım. Cilt lekelerinden kurtulmak için Suna Dumankayadan 3 ayrı önerimiz mevcut.
*1. ÖNERİ : Yumurta akı ve rendelenmiş limon kabuğu krem kıvamına gelinceye kadar karıştırılarak yoğrulur. Hazırlanan bu kremden, ban­yodan bir saat önce masaj yapılarak cilde sürülür.
* 2. ÖNERİ : Eşit miktarda elma suyu ile limon suyu karıştırılır. Hazırlanan bu karışıma zeytinyağı ve süt ilâve edilerek kaynatılır. Elde edilen bu karışım soğuduktan sonra cilde masaj yapılarak sürülür.
* 3. ÖNERİ : Rendelenen havuçtan elde edilen su, killi toprak ile karıştırılır. Hazırlanan bu karışım zeytinyağı ile karıştırılarak merhem kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Bu karışımdan tedavi süresince, gün aşırı lekeli cilde sürülür.

FESLEĞENİN (REYHAN) FAYDALARI-ZARARLARI

Fesleğen genellikle ılıman bölgelerde yetişen ve mutfağımızda sıkça baharat olarak kullandığımzı bir bitkidir. Halk arsında çoğunlukla reyhan olarak bilinir. Fesleğenden çıkarılan yağ parfüm ve haşare lacı yapımında kullanılır. Fesleğen Estragol adı verilen bir madde içerir ve bu madde kanser tetikleyici bir maddedir. O yüzden fazla miktarda tüketilmesi zararlıdır. Çünkü fazla miktarda fesleğen tüketimi vücutta etken maddenin depolanmasına neden olabilir. Ama bunun dışında bazı faydaları da mevcuttur.
* Asabiyetten ileri gelen genel güçsüzlüğe, sindirim bozukluğuna, uykusuzluğa ve migrene karşı etkilidir.
* Özellikle sindirimi kolaylaştırıcı özelliği sayesinde hazımsızlık çekenlerin baş ilâcıdır. Aynı zamanda sinir hastalarına, iyi uyuyamayan çocuklara, baş dönmesi çeken yetişkinlere, bağırsak sorunlarından yakınanlara, öksürüğe, anjin ya da boğmacalılara verilir.
* Fesleğenin kaynatılmasıyla elde edilen su süzüldükten sonra, arı sokmasında enfekte olan yere sürülerek ağrıyı hafifletir.
* Ağızda oluşan yaralar ve pamukçuk ağız banyosu yoluyla tedavi edilir.
* Sütü gelmeyen ya da az gelen kadınların süt verimini çoğaltmak için de kullanılır.
* Farklı bir özelliği de sivrisinek ve tahtakurusu gibi haşaratları kokusu sayesinde kaçırmasıdır.
* Mutfakta tazesi veya kurusu kullanılır.
* Çorbalara, domates, patlıcan, kabak, mantar yemeklerine, salatalara, hamur işlerine katılır.

KALP HASTALIKLARI İÇİN KULLANILABİLECEK ŞİFALI BİTKİLER

Kalp hastalıkları,kalp yorgunluğu,kalp krizini önelem ve diğer kalp ile ilgili hastalıklarda kullanılabilecek şifalı bilgiler ;
*Asma, vücut yağlanmasına, kalp ve böbrek rahatsızlıklarına karşı çok etkilidir.
*Acı marul çiçekleri, toplanır, bol şekerle iyice karıştırılır, güneşte kurutulur. Elde edilen bu lezzetli ilaç kalp hastalıklarına iyi gelir ve kalbi kuvvetlendirir. Bu ilçtan günde 1-2 kahve kaşığı alınabilir.
*Anason, tohumlarını çiğnemek kalp çarpıntısını giderir.
*Cevizde ki yağın yapılan araştırmaların kolestrolü yükseltmeyip düşürdüğünü ortaya çıkardığından, kalp krizini önlemek için günde üç ceviz yemenin yaralı olduğu anlaşılmıştır.
*Erik, Erkeç otu kalbi kuvvetlendirir.
*Fındık, (günde bir avuç) tüketilmesi enfarktüsü önler. Haşhaş tohumları kalp hastalarına iyi etki eder.
*Karnabahar, kalp rahatsızlıklarına karşı etkilidir.
*Kedi otu, kalp atışlarını düzenleyicidir.
*Kekik, kalp çarpıntısını önler.
*Kereviz, üzüm, soğan, nar, kalp yorgunluğuna iyi gelir.
*Limon, melek otu, kalbi kuvvetlendirir.
*Lahanada, bulunan potasyum vücudun suyunu alarak kalp ve dolaşımı rahatlatır. Vücudun zehirini atmasını sağlar.
*Marul, sinirsel kalp çarpıntılarına iyi gelir.
*Sarımsak, kandaki kolestrolü dengelediği için kalp krizi riskini azaltır.

BAĞIRSAK SORUNLARI VE BAĞIRSAK DÜZENSİZLİĞİ İÇİN BİTKİSEL ÖNERİLER

Bağırsak enfeksiyonlarının yoğun olduğu, bir mevim içindeyiz. Bu konuda dikkatli davranıp gereken tedaviyi almak şart. Bol sıvı,ayran,maden suyu gibi doğal destekler ile de sıvı ve element kaybını yerine koymöak gerekir.
Bir de pek çok kişinin yaşadığı bağırsak düzensizliği ve sindirim sorunu gündemde. Bu iki sorun için bitkisel çözümler arayanlara, bir kaç öneri ;
Anason çayı, hazımı kolaylaştırır ve bağırsak gazlarını yok eder.
Ardıç meyveleri, bağırsak gazlarını önler.
Armut, bağırsakları yumuşatır.
Asma çubuklarından çıkan sıvı, bağırsak kanamalarına karşı kullanılır. Bazı yerlerde bu sıvı göz damlası olarak da kullanılır.
Ayva, bağırsağı kuvvetlendirir.
Bamya, sindirim sistemini düzenler, bağırsakları yumuşatarak kabızlığı önler.
Biberiye çayı, mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir. Safra kesesi salgısını çoğaltır.
Bira mayası, hazımsızlık ve bağırsak zorluklarına karşı etkilidir. Ayrıca bağırsaklarda çürüyen besinlerin oluşturduğu zehirli maddeleri zararsız hale getirir. Bağırsak iltihabına, iyi gelir. İki üç kahve kaşığı bira mayası bir bardak suya karıştırılarak günlük olarak tüketilebilir.
Fasulye, bağırsak temizler.
Havuç tohumlarından yapılan şurup, mide ve bağırsak gazlarını, kanamalarını ve iltihaplarını önler.
Isırgan otu özü, metobolizma rahatsızlıklarının yanı sıra bağırsak, mesane, böbrek, dalak hastalıklarına iyi gelir.
Kabak çekirdeği, bağırsak kurtlarını düşürücü, zehirli olmayan önemli bir tedavi maddesidir.
Büyüklerin 700 gram, küçüklerin ise 400 gram kabak çekirdeğini aç karnına yemeleri gerekmektedir. Ayrıca; çekirdekleri yedikten 2-3 saat sonra bir çay bardağı hint yağı içmek istenen sonuç açısından etkilidir.
Kavun, bağırsakları yumuşatır.
Kekik, bağırsak parazitlerine iyi gelir.
Kimyon, karın ağrısına, mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir.
Lahana, çiğ olarak yenildiğinde sindirim sistemi rahatsızlıklarına, bağırsak tıkanıklığına, bağırsak tembelliğine, bağırsak kurtlarına iyi gelir.
Lavanta çiçeği çayı, bağırsak gazlarını yok eder.
Melisa, bağırsak ağrılarına çok iyi gelir.
Nar, kabuğu bağırsak kurtları ve solucanları düşürücü etki yapar.
Nohut, bağırsakları yumuşatır.
Salep, bağırsak tembelliğine iyi gelir.
Semizotu, bağırsakları yumuşatır.
Tarçın ağacı yapraklarından ve kabuklarından elde edilen tarçın yağı, bağırsakları düzenler. Hazmı kolaylaştırır, ağrıları dindirir, mide kramplarını giderir.
Tarhunotu, limon, elma, incir domates, Bağırsak enfeksiyonlarına iyi gelir.

harika bir yazı:))

internette gezinirken komik bir yazı buldum.Paylaşmak istedim. İnsan dalga geçince gerçekten kendini kilolarına karşı daha rahat hissediyor.

Bu yazı http://www.sinancanan.net ‘ten alıntıdır. 2001 yılında yazdığı bu yazısıyla keyfimi yerine getirdiği için teşekkür ediyorum…

Merhaba,
Bu yazımda perhiz yaparak zayıflamayı bir türlü başaramayan okurlarım için Mezopotamyalı ünlü doktor Johhannes Bezdyrene tarafından özel hazırlanmış olan “5 günde 18 kilo vermeyi kim istemez? Tabii ki su aygırları!” adlı diyeti sunacağım. Bu diyet, kesinlikle iyi sonuç veriyor. Hatta bazı deneklerin bu perhiz listesini sadece okuduktan sonra 250 gram ilâ 3 kilogram arası ağırlık kaybettikleri, bu kaybın da özellikle istifra vasıtasıyla vuku bulduğu bildirilmiştir. Şimdi isterseniz, sözü fazla uzatmadan kiloları kısaltalım (Hıhahhahhah!):
5 GÜNDE 18 KİLO PERHİZİ
1. GÜN
Sabah kahvaltısı: Bir bardak su, yarım bardak daha su, sonra hala açsanız, bir saat kadar sonra bir bardak daha su.
Öğlen yemeği: Bu gün öğlen yemek yemek yasak. Ama iki bardaktan fazla olmamak kaydıyla su içebilirsiniz.
Akşam yemeği: İki bardak su ve yarım çay kaşığı diş macunu (tadı iğrenç olacağından yiyemezseniz, bir bardak daha su).
2. GÜN
Sabah kahvaltısı: En az kırk dakika haşlanmış çift sarılı yumurtanın kabuğu ve bir bardak su (iki damla limon damlatabilirsiniz). Ardından günlük egzersizlerinizi yapınız (135 şınav, 400 mekik, 300 takla ve binbeşyüz tur hızlı hızlı kendi çevrenizde dönme; sonuçta istifra edebilirsiniz ki, bu da arzu edilen bir durumdur).
Öğlen yemeği: Yarım kilo dana pirzolayı teflon tavada az miktarda su ilavesiyle ve yağsız olarak güzelce pişirdikten sonra, 0,2 gram kepek ekmeği kabuğunu, iyice pişmiş etin buharına 2 saniye tutarak yiyebilirsiniz. Ayrıca su içmeyi abartmayınız. En fazla yedi bardak içebilirsiniz.
Akşam yemeği: Dört adet maydanoz yaprağını, taze kaşar peynirinin ambalajına sararak tüketiniz. Zorlansanız da yapınız bunu. Sonra da bol bol su içiniz.3. GÜN
Sabah Kahvaltısı: Muhtemelen kalkmakta zorlanacağınız için, bu sabah kahvaltı etmeseniz de olur.
Öğlen yemeği: 10 dakika boyunca pişirdiğiniz bol zeytinyağlı imambayıldıya bakınız. Ama sakın dokunmayınız. Bayılırsanız, ayılıp 10 dakika daha bakınız. Ardından da bir bidon su içiniz.
Akşam yemeği: 1,5 gram kadar haşlanmış tavuk etini 3-5 kez çiğneyip hemen tükürünüz. Sakın ha yutmayınız!. Ve tabii ardından bir kaç damacana suyunuzu içiniz.
4. GÜN
Sabah kahvaltısı: İçtiğiniz sular ve besin yetmezliği dolayısıyla bozulan mesaneniz sayesinde, gece boyunca sadece yatağınızı değil, halıyı ve perdeleri dahî ıslatacağınız için, sabah saatlerini temizlikle geçireceksiniz. Yok eğer temizliğe takatim kalmadı diyorsanız, çarşafın kuru bir ucundan bir kaç santimetrekarelik bir bölümü yiyebilirsiniz.
Öğlen Yemeği: Olur da mutfağı bulabilirseniz, ısırgan otunu kaynar suya atıp, soğutmadan içmeyi deneyin. Bu, bütün yeme isteğinizi kesecektir. Isırgan otu yoksa bir avuç cam çivisi de aynı işi görür. Yalnız yutmasanız iyi olur.
Akşam yemeği: Bu akşam, vücudumuzdaki toksinlerin (zehirlerin) daha rahat atılabilmesi için en az üç adet müshil hapı içeceğiz. Tabii yanında en az iki varil suyumuzu unutmuyoruz. Müshil hapı yoksa hint yağı (en az 5 su bardağı) içiniz. Ardından istediğinizi yiyebilirsiniz, çok önemli değil.
5. GÜN
Sabah Kahvaltısı: Dün geceki akşam menüsünden sonra, bu sabah daha esaslı bir temizlik gerekecektir. Fakat ben size odadan hemen kaçmanızı tavsiye ederim (eğer gece boğulmamışsanız). Muhtemelen gideceğiniz yer de kenef olacaktır. Dolayısıyla bu sabah da kahvaltı edemeyeceksiniz.
Öğlen Yemeği: Eğer telefona ulaşacak gücünüz kalmışsa, muhtemelen öğlen saatlerinde size serum takılmış olacaktır. Bu günkü öğlen yemeğinizi de serumdaki bileşenler halledecektir, telaşlanmayın.
Akşam Yemeği: Akşamleyin muhtemelen sokakta olacaksınız (sizi hastaneye götüren ambulanstaki görevli, tüm ambulansı batırdığınız için sizi arabadan atmış olmalı). Yanınızda para olmadığı için hamburgerciye falan da gidemezsiniz. O yüzden ben size bol akan bir dere bulup kafayı daldırmanızı ve bol su içmenizi tavsiye ederim.
********
Evet, artık bu muhteşem perhizin sonuna geldiniz. Hala hayatta iseniz, yaklaşık 15-18 kilo vermiş olmanız gerekiyor. Muhtemelen bir ay içinde hastaneye yatmanız da gerekebilir. Ama amacımız kilo vermek olunca, her şeye değer doğrusu. Sizce de öyle değil mi?
(*) Kendisi aslında 121 kilo olan Dr. Bezdyrene, bu diyeti 15 gün boyunca uygulamış ve 21 kilo olarak bu hayata veda etmiştir. Bu diyet reçetesini ise ölmeden bir gün önce, yanında bulunan hemşirelerden birine tarif yoluyla yazdırmıştır.
Ruhu şâd olsun.


ZAYIFLAMAK İÇİN HANGİ YOL SEÇİLMELİ

Obezite, yani şişmanlık tedavisinin günümüzde doktorları, klinikleri, diyetisyenleri, zayıflama ilaçları, şok diyetleri, diyet yiyecek ve içecekleri, aletleri, edavatı…
ile milyar dolarlık dev bir sektör olmasına hiç de şaşırmamalı. Çünkü, dünyada hem çok fazla kilosu ve çok fazla parası olan milyonlarca insan var, hem de bu fazlalıklara göz dikmiş çok fazla akılları olan insanlar. Amaç, karında, göbekte, kalçalardakilerle beraber cüzdan ve ceplerdeki fazlalıkları uygun şekilde gidermektir. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, diyetleri Mynet okurları için yazdı.

EN İYİSİ ŞİŞMANLAMAMAK
Zayıflamanın türlü çeşitli yolları var. Hangisini seçelim diye soruyorsanız, en iyisi hiç şişmanlamamak derim. Esas önemli olan, her besinden yiyerek hayat boyu dengeli beslenmeyi bir alışkanlık haline getirebilmektir. Başka bir deyişle, yemek için değil, yaşamak için yemeyi öğrenmeliyiz. Çünkü, bir kere hem yerleşmiş yağ dokusunu kaybetmek çok zordur ve hem de kısa zamanda bin bir emekle, zahmetle verilen kilolar genellikle daha kısa zamanda üstelik de fazlasıyla geri alınır.

TERAZİLERLE DOST OLMALI
Kimse zorla zayıflatılamaz. Önce şişmanları, şişman olduklarına, bunun bir hastalık olduğuna ve zayıflamaları gerektiğine inandırmak gerekir. Zira, pek çok obez terazilerden hiç hoşlanmaz, fazla kilolu olduğunu da genellikle kabul etmez.

YEDİĞİMİ ÇOCUK YEMEZ
Şişmanların en büyük bahanelerinden biri de “Su içsem yarıyor” dur. Hiç de fazla yemedikleri halde kilo almaktan veya verememekten yakınanlar bütün yedikleri ve içtiklerini kaydederlerse, kabahatin suda olmadığını kolayca anlarlar. Bunlar, “abur-cuburları”yiyecek ve içecekten saymayanlardır.

PAZARTESİ DİYETLERİNDEN VAZGEÇMELİ
Birçok insan her pazartesi veya her aybaşı sabahı diyete başlar, ancak daha o akşam veya en geç ertesi gün de vazgeçer. Çünkü, insanlar çok kısa zamanda, yediklerinden fazla kısmadan ‘kolayca’ zayıflamayı isterler. Hatta, mümkün olsa da bir düğmeye basılıp fazla kilolar birden kaybolsa çok iyi olacaktır.

SİHİRLİ BİR DİYET YOK
Bir kere şuna emin olun ki, öyle birkaç haftada bilmem kaç kilo verdiren ‘şok diyetler’ yararsız olduğu gibi, sağlık için de çok risklidir. Belki bunlarla kısa sürede kilo verilebilir, ama diyet bırakılınca eski kilolar hemencecik fazlasıyla geri alınır. Bu tür diyetlerde kaybedilen yağ değil, kas dokusudur.
Aç kalarak ve kendi başına yapılan diyetlerle de zayıflamak genellikle imkânsızdır. Çektiğiniz eziyet yanınıza kâr kalır.

EN İYİ DİYET HANGİSİ
Şişmanlarda bu fazlalıklar olduğu sürece onlara göz diken yeni birileri mutlaka çıkacaktır. En iyi diyet, bir doktor ve diyetisyen tarafından kişiye özel olarak hazırlanan diyettir. Kilo vermekte hiç aceleci olunmamalıdır. İdeal bir diyette, vücudun ihtiyacı olan her tür besin olmalı, ancak miktarı ve kalorisi düşük tutulmalıdır. Esas önemli olan verilen kiloların bir daha geri alınmamasıdır. İnsanı aç ve hâlsiz bırakan rejimlere itibar edilmemelidir.

PAHALI DİYET ÜRÜNLERE KANMAMALI
Diyet veya ‘light’ adı altında satılan çikolatalar, reçeller, kekler, bisküviler… gerçekten çok pahalıdır. Bunların yerine kalorisi düşük olan alternatifler bulmak her zaman mümkündür. Bu pahalı ürünlerin tek faydası, cebinizde yiyeceğe verecek para bırakmamam yoluyla kilo vermenize katkıda bulunmasıdır. Diyetisyenlerin vizitelerinin de çok yüksek olmasının bir nedeni de budur zaten.

PARASI OLAN DA AÇ, OLMAYAN DA
Bu dünya bir tuhaf.
Gençken parası olmadığından… bulamadığından yiyemeyen insanlar, paraları pulları olduğunda ise, bu sefer de kilo almamak ya da fazla kilolarını verebilmek için aç bilaç gezmek zorunda kalıyorlar.
Sonuçta, parası olan da aç, cebi delik olan da.


Açlığa DayanabilmeK

Özelikle diyete başladığınız zaman, tatlı gıdalara karşı duyulan özlemi bilirsiniz, insanda olağanüstü bir istek uyandırır. Bu isteği bastırmak için size beş öneride bulunacağım:

· Açlık hissini duyar duymaz hemen bir şeyler atıştırmaya kalkmayın ve on dakika bekleyiniz. Belki bu süre içinde ortaya çıkan o açlık arzusunun önüne geçmiş veya açlık durumunuz herhangi bir gıda almadan da azalmış olacaktır.

· Bu durumda hemen bir bardak su içiniz. Mideniz dolduğunda doyma refleksi sayesinde açlık hissinizi kandırmış olacaksınız. Mide dolduğu için açlığı daha iyi tolere edebilirsiniz.

· Yanınızda limon varsa bir dilim kesip suyunu içiniz.İçilen bir dilim limon suyu açlık hissini azaltacaktır.

· Büyük öğünler yerine daha sık aralıklarla az gıda yiyiniz. Doyma dorumu beyinde kontrol edilen bir merkez sayesinde yapılmaktadır. Ara öğünleri zevk alarak bekleyiniz.

· Açlık hissinden uzak durmanın diğer bir şekli ise hareket halinde olmaktır. Sadece kalorinin sınırlanması ile olan bir diyet uzun vadede başarılı olamaz. Onun için kalorinin sınırlanmasının yanı sıra aynı zamanda egzersiz yapmak ve hareket halinde olmak bir o kadar önemlidir.

Hareketlilik paralelinde verilen kilolar kalıcı olarak verilmiş olan kilolardır