HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI VE FAYDALARI

Hindistan cevizi çok amaçlı kullanılabilen bir meyve. Meyvesi, kabukları ve lifleri çeşitli şekillerde değerlendirilerek faydada sağlıyor. Birde hindistan cevizi yağı varki, o da ayrıca sağlık açısından faydalı.
HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞININ FAYDALARI ;Hindistan cevisi yağı, Myristicin içerir.
*Hazım kolaylaştırıcı bulantı ve kusmayı giderici etkiye sahiptir.
* İltihaplanmaya karşı etkili olması nedeni ile haricen eklem ve kas ağrılarına romatizmaya karşı kullanılır.
* Fiziksel yorgunluğu giderici etkiye sahiptir.
* Saç dökülmesinde etkilidir.
* Ayrıca pastalarda esans olarak kullanılır.
KULLANIM ŞEKLİ :2-3 Damla bir fincan suya damlatarak kullanılır. Uygulanacak yere defne sabunu ile temizlenir. Bol miktarda yedirilerek tatbik edilir. Ayakta oluşan mantar hastalıklarında da sürülerek kaşıntı önlenir. Masaj yapılarak cilt altında toplanan yağ ve toksit maddelerin terlemeyle birlikte dışarı atılmasını sağlar.
UYARI: Gebelikte kullanılmaz.
Yeri gelmişken sizlere, hindistancevizi yağı ile evde yapılabilecek bir el krem tafide verelim.
GEREKLİ MALZEMELER ;
15 gr. hindistan cevizi yağı, 7.5 gr.vazelin, 15 gr. bal
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Tüm malzemeyi iyice birbirine karıştırın. Malzemelerin iyice karışması için, bu işlemi kabı sıcak suya oturtarak yapabilirsiniz. Elde ettiğiniz karışımı, saklamak için kavanoza aktarın ve el kremi olarak ihtiyaç duyduğunuz zaman kullanın.

İdeal kilo hesabında BKİ Yöntemi

İdeal kilonun hesaplanmasında türlü yöntemler var. Bunlardan biri de boyunuz ve kilonuzun ölçülerini kullanarak hesaplanan “Beden Kitle İndeksi” yani BKİ…

Marmara Üniversitesi (MÜ) Sağlık Eğitim Fakültesi Sağlık Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emel Alphan, zayıflık ve şişmanlığın enerji dengesizliği sorunları olduğunu belirterek, ”Beden kitle indeksinizi (BKİ) hesaplayarak ideal ağırlığınızı bulabilirsiniz” dedi.
Prof. Dr. Alphan, vücuttaki çeşitli faaliyetlerin enerji harcanmasını gerektirdiğini anlatarak, hayatın sürdürülebilmesi için bu faaliyetler kadar enerjinin harcanmasının zorunlu olduğunu belirtti.

Hareketin artıp sıklaşmasıyla kişinin enerji harcamasının da arttığını ifade eden Prof. Dr. Alphan, şunları söyledi:

”Günün önemli bölümünü evde veya büroda oturarak geçiren kadınlara yaşlarına göre 1650-1850 kalori yeterliyken, ağır iş yapan kadınlar günde 2600-2850 kalori almak zorundadır. İnsanın enerji gereksinimi yaşam şekliyle yakından ilgilidir. Büyüme sırasında, bebek ve çocukların enerji gereksinimleri büyüklerden daha fazladır. İlk yaşta vücut ağırlığının kilogramı (kg) başına 100 kalori alınması gerekirken, 7-9 yaşında bu 69-78 kalori düzeyine düşer. Yetişkinlikte ise, hafif işler yapan bir kadının kg’ı başına harcaması gereken enerji düzeyi 30-33 kaloridir.”

ENERJİ DENGESİNİN ÖNEMİ…
Prof. Dr. Alphan, ”insanların zayıf veya şişman olmalarının nedeninin alınan ile harcanan enerji arasındaki dengesizlikten” kaynaklandığını vurgulayarak, şu bilgileri verdi:

”Zayıflık ve şişmanlık enerji dengesizliği sorunlarıdır. İnsan harcadığı kadar enerji alırsa, vücut ağırlığını dengede tutar. Alınan enerji harcanan enerjiden çok olursa, fazladan tüketilen besin öğeleri yağa dönüşerek vücutta birikir ve şişmanlık oluşur. Alınan enerji harcanandan az olursa, vücutta biriken yağ harcanır ve zayıflık oluşur.

Enerji ihtiyacı, kişinin boyu, vücut ağırlığı, yaşı, cinsiyeti ve fiziksel aktivitesine göre hesaplanmalıdır. Şişmanlığın ölçülmesinde boy ve ağırlık ölçüleri kullanılarak çeşitli formüller geliştirilmiştir. Günümüzde en geçerli olan ölçüm beden kitle indeksidir (BKİ). BKİ; vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanır. BKİ’nizi hesaplayarak ideal ağırlığınızı bulabilirsiniz.”

Prof. Dr. Alphan, yaş ilerledikçe doğal olarak BKİ’de artış olabileceğini vurgulayarak, 19-24 yaşları arasında arzu edilen BKİ’nin 19-24 arasında bulunması gerekirken, 65 yaşın üzerinde 24-29 arasında tutulmasının uygun olduğunu söyledi.

Yaşlara göre uygun BKİ değerleri de şöyle:

Yaş BKİ
19-24 19-24
25-34 20-25
35-44 21-26
45-54 22-27
55-65 23-28
65+ 24-29

İdeal ağırlığı tespit etmek için BKİ formülünden yararlanılabileceğini kaydeden Prof. Dr. Emel Alphan, sözlerini şöyle tamamladı:

”İdeal ağırlık; kişinin yaşına göre ulaşması istenen BKİ değerinin, boy uzunluğunun metre cinsinden karesi ile çarpılmasıyla elde edilir. Bu formüle göre; 1.60 metre boyundaki bir kadının BKİ’sinin 24 olması isteniyorsa, bu kişinin ideal ağırlığı 24x(1.60)?= 61.4 kilogramdır.”


Pratik "zayıflayın"

Fazla kilolarından kurtulmak isteyenler bunu çok pratik yöntemlerle de başarabilirler. Aldığınız her lokmadan sonra kaşığınızı masaya geri koyun, yerken gazete okumayın

İnternet sayfaları, şişmanlık sorunu olan ve zayıflamak isteyenlere, ”Ağzınıza aldığınız her lokmadan sonra kaşığınızı elinizden masanın üzerine bırakınız. Yemek yerken gazete okumayın ve televizyon seyretmeyin” gibi pratik önerilerde bulunuyor.
Şişmanlık sorunu olan ve zayıflamak isteyenler, artık internet sayfalarından yararlanabiliyor. Şişmanlığın, fiziksel olarak, ömrü kısaltığı, hipertansiyon, kroner kalp hastalığı, solunum güçlüğü, horlama, kabızlık, göğüs ve rahim kanseri riskini arttırdığı belirtiliyor.

Öneriler…
İnternet sayfalarında, kilolarından şikayetçi olan ve zayıflamak isteyenlere faydalı olabilecek pratik önlemler ve tavsiyeler ise şöyle sıralanıyor:
”Patates, pirinç ya da makarna ile sebze ve salata bir öğün esas yemeği olmalı. Et ya da balık çok az miktarda alınmalı. Besin maddeleri satın alınırken yağsız olanları seçilmeli ve yağsız hazırlanmalıdır. Kepekli ve bitkisel ürünler tercih edilmelidir. Enerjisi az olan içecekler tercih edilmelidir. Ağzınıza aldığınız her lokmadan sonra kaşığı elinizden masaya bırakınız. Özellikle yavaş yiyiniz ve içiniz. İyice çiğneyiniz, yiyeceklerin tadına varmaya çalışınız. Küçük porsiyon yemek, küçük bir tabakta daha fazla görünür. Yemek esnasında asla gazete okumayın ve televizyon seyretmeyin.
İştahınız olmadığı halde kesinlikle artan yemekleri yemeyiniz. Haftada sadece bir kere vücut ağırlığınızı kontrol ediniz. Sadece yemeklerden sonra ve tok karnına alışveriş yapınız.” Her türlü sağlık sorunları ile ilgili bilgi ve önerilerin bulunduğu internet sayfaları şunlar:
” www.doktorum.net, www.sana.com.tr, www.tıp-rehber.com.”


SUYUN HAYATIMIZDAKİ YERİ VE SAĞLIK AÇISINDAN ÖNEMİ

Su temel yaşam kaynaklarımızdan birtanesi. Son dönemlerde su sıkıntısı yaşıyoruz ve hayat kaynaklarımızı tüketiyoruz. Su sağlık açısından son derece önemli ve diyet yapan kişilerin listesinin başında geliyor. En önemli konulardan bir tanesi susamadan su içme alışkanlığı edinmek. Su organik olmadığından bedende yağa dönüşmez. Metabolizma sonucu oluşan atıkların bedenden dışarı atılmasına yardımcı olur. Su içildiğinde midede tokluk duygusu geliştiğinden yeme isteğini azaltır. Açlık duygusu oluştuğunda enerji değeri olan yiyecek, içecek atıştırma yerine su içmek daha olumlu bir davranıştır. Su, içerdiği kalsiyum, magnezyum gibi minerallerle sağlığın korunmasına yardımcı olur. Boya uygun beden ağırlığının korunması sağlıklı yaşamın temel koşullarındandır.Uygun ağırlığın korunmasında beden hareketini artırmak zorunludur. Günümüzde obezite sorununun yaygınlaşmasında en önemli faktörlerden biri hareketsizlik, diğeri enerjisi yoğun yiyecek ve içecek tüketmektir. Beden hareketinin artması metabolizmayı hızlandırdığından bedenden su kaybını da artırır. Kaybolan suyu yerine koymak için hareketli bireyler daha çok su içmek zorundadırlar.
Zayıflama diyetinde besin alımının azalmasına bağlı olarak kabızlık görülebilir. Bu gibi durumda birey yatağının başında su bulundurarak yataktan kalkınca içebilir. Bu uygulama bağırsak hareketini artırır.Suyun yemek sırasında ya da aralarda içilmesi farketmez. Sabah saat 07.00’den gece 23.00’e kadar olan zaman diliminde 2’şer saat ara ile bir bardak su içilmesi günlük su ihtiyacını karşılar.
Uzun süre harcanandan çok enerji alımı şişmanlıkla sonuçlanır. Şişmanlık estetik yönünden daha çok sağlığı olumsuz etkilediğinden şişman bireyin uygun ağırlığına inmesi gerekmektedir. Şişmanlık kısa sürede oluşmadığına göre enerji değeri yüksek yağlı, şekerli, unlu besinler sınırlanarak ve beden hareketi artırılarak haftada 0.5-1.0 kg zayıflamak mümkündür. Beden hareketi arttığı için su ihtiyacı da artar. Günlük 2.5 litre su alımı gerekir. Zayıflamak isteyen birey yürüyüş gibi fiziksel aktivite sırasında yanında su şişesi bulundurmalı, susama isteği olmasa bile su içmelidir.Mineral içeriği yüksek maden suyu iyi bir seçenektir. Düşük enerjili diyetle alınan maden suyu kalsiyum ve magnezyum gibi önemli minerallere olan gereksinmenin karşılanmasına yardımcı olur.

Kalori harcaminin sirlari

“Az yiyiyorum ama kilo veremiyorum” diyorsaniz iste size kalori yakmanin püf noktalari.

Organizma, alinan veya verilen kilolara kolayca uyum saglayip onu korumaya programlidir. Böylece siz diyet yapmaya basladiginizda organizmaniz eski kilonuzu korumak için kiyasiya bir mücadeleye girer. Birdenbire çok düsük kalorili bir beslenme aliskanligi edinirseniz, organizma inatla karsi çikarak bazal metabolizmayi uyarir. Yavas çalismaya baslayan metabolizma kilo verme sürecini yavaslatir. Bu nedenle saglikli kilo vermek istiyorsaniz, günlük kalori miktarini birdenbire degil, yavas yavas azaltin.

KASLARINIZI ÇALISTIRIN

Istatistiklere göre kasli kisilerin metabolizmasi daha hizli çalisiyor.
Bu nedenle kaslarinizi güçlendirecek sporlar yapin. Çünkü fiziki aktivitenin iki avantaji var: Biri kalorileri yakmasi, digeri kas kütlesini genisleterek yag kütlesinin azalmasini saglamasi.

PROTEINI IHMAL ETMEYIN

Et, balik, peynir, baklagil, yumurta, süt, peynir ve yogurt degerli birer protein kaynagidir. Aminoasit içeren bu besinler organizma için kaslari insa etmeye yarayan birer kiremit tasi gibidirler. Organizma bu aminoasitleri özümsemek için bol enerjiye, özellikle de karbonhidrat ya da yaglardan alinan enerjiye gereksinim duyar. Yani, proteinli besinler daha çok kalori yakilmasina neden olur. Ancak asiriya kaçmamaya özen göstermekte yarar var.

Asiri protein almak organizmayi, en çok da böbrekleri yorar. Dengeli bir diyette günlük kalori miktarinin yüzde 15-20’si kadar protein alinmalidir.

BOL BOL UYUYUN

Yorgun oldugunuz zaman metabolizma dahil tüm fiziksel islemlerde otomatik olarak bir yavaslama söz konusu olur. Iyi bir uyku organizmayi dinlendirir. Bunun için ön hazirlik yapmaniz sart. Hafif bir aksam yemegi yiyin. Hafif yemek hem iyi uyumanizi, hem de kilo almamanizi saglar. Aksam saatlerinde yavaslayan metabolizma, alinan kalorileri geregince yakamaz ve vücudun belli bölgelerinde biriktirir.

ÖGÜN ATLAMAYIN

Hele kahvaltiyi kesinlikle atlamayin. Günün bu ilk ögünü, sadece gün içinde enerjik olmanizi saglamakla kalmaz, gece boyunca uyuyan metabolizmayi da uyandirir. Eger kahvalti yapmazsaniz metabolizma uyanmadigi için kalori yakmayacaktir. Üstelik ögle ögününde çok acikmis olacaginizdan asiri besin almaniz içten bile degil. Organizmanin dogal ritmi için günde 3 ana ve 2 ara ögün yemelisiniz. Bu sistemle kaloriler birikmez aksine yakilir.

MEYVE VE SEBZE YIYIN

Aciktiginiz zaman atistirma tuzagina yakalanmamak için buzdolabinizda daima taze meyve ve sebze bulundurun. Maydanoz, havuç, salatalik ve domates gibi besinleri
yikayip dograyin. Üzerine limon suyu gezdirip ayri ayri cam kavanozlara
alin ve buzdolabinda saklayin.

30 DAKIKA SPOR YAPARAK NE KADAR KALORI HARCAYABILIRSINIZ?

Bisiklet
Hizli pedal çevirerek yarim saatte 260 kalori yakabilirsiniz. Ancak yavas giderseniz harcayacaginiz kalori miktari 90′a kadar inebilir.

Yüzme
Serbest yüzme ile 300 kalori harcarsiniz. Kelebek stili ile 450 kalori, sirtüstü 240 ve kurbagalamada 200 kalori harcarsiniz. Ideal olan yarim saatte tüm yüzme stillerini denemek.

Hafif kosu
Açik havada yarim saatlik bir kosu 300 kalorilik bir harcama demektir. Eger kosmayi sevmiyorsaniz, hizli yürümekle de bu kaloriyi harcayabilirsiniz.

Tenis
Yarim saatlik tenis ile 250 kalori harcayabilirsiniz. Ancak dikkat; çiftli tenis maçi yaparsaniz daha az yorulacaginizdan 50 kalori daha az harcamis olursunuz.

EV ISI YAPARAK NE KADAR KALORI HARCAYABILIRSINIZ?

Bulasik yikamak 35 kal.
Örgü örmek 40 kal.
Cam silmek 50 kal.
Ütü yapmak 60 kal.
Yemek pisirmek 60 kal.
Elektrikli süpürge ile süpürmek 100-150 kal.
Merdiven çikmak 200 kal.


MENOPOZDA SAĞLIKLI KALIN

 Menopoz yaşamın normal bir döngüsüdür. Korkmaya ya da gözümüzde büyütmeye gerek yoktur.
Çağımızda yaşlanma belirtilerini geciktirebileceğimiz, onları kontrol edebileceğimiz birçok yöntem biliyoruz. Bunları uygulama iradesini gösterecek kararlılığımız varsa, her dönemin ayrı bir güzelliği olduğunu fark edebiliriz. Böylece yaşamın tadını doyasıya çıkarabiliriz. Menopozun ilk âdet ile (menstruasyonla) birlikte başladığını söyleyen doktorlar vardır. Bu bakış açısı, insana umut da verebilir, umutsuzluk da. Ben daima umudu seçmeyi tercih ederim. Düşünün bir kere, kadınların adet gördüğü süre ortalama 30- 40 yıl kadardır. Az bir zaman değil! Ama elbette bir gün, menopoz belirtileri başlar. Kendimizi bırakırsak, fizyolojik ve psikolojik değişimler birbirini takip eder. Karar bizimdir, kendimizi salıvermeyi de, kontrolü ele almayı da seçebiliriz.
Erkek hormonları devrede
Hormon eksikliğinden daha önemlisi, hormon dengesi: Premenopoz ve menopoz kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteron seviyesinin düşmesiyle kendini gösterir. Ancak tek sorun, bu hormonların düşmesi değildir. Daha önemlisi, kadın vücudundaki hormon dengesinin bozulmasıdır. Birçok kadın, östrojen seviyesi azaldıkça, erkeklik hormonunun yükseldiğini fark eder. Menopozun hoşlanmadığımız yan etkilerinin bir kısmı bu nedenle baş gösterir.
Kadınlık hormonlarının seviyesi aşağı doğru inerken, her zaman aynı seviyede kalan erkek hormonları daha etkin bir duruma geçer. Çünkü erkeklik hormonlarının düşüşü yavaş bir seyir izler. Örneğin saçlarımız incelip seyrekleşmeye, yüzümüzde kıllar çıkmaya başlar. Özellikle çene ve dudağın üst kısmında. Adeta sakal ve bıyıkları hatırlatırcasına!
Ciltte değişim
Gittikçe azalan ve sonunda kaybolan östrojen ve progesteron yoksunluğu cildimizi çok etkiler. Cildimizi gergin tutan kollajen’in üretimi azalır, yağ bezleri yavaşlar, derimiz incelir, gevşer, esnekliğini kaybeder, kurur, güneşe karşı hassasiyeti artar. Korunmazsak yüzümüz lekelerle dolar, tırnak yapısı bozulur, saçlar incelip dökülür, yüzde kıllanma başlar.
Kendinizi izleyin
Her şeyden önce, hiçbir sorununuz olmasa dahi, 40 yaşından itibaren, bir doktor kontrolüne girmenizi ve her yıl hormonlarınızı ölçtürmeye başlamanızı öneririm. Her şey yolundaysa, moraliniz yükselir, kendinizin farkında olursunuz. Dengesizlikler oluyorsa, doktorunuz size çözümler önerir. Vücudunuzda olup bitenlerin farkında olmanız çok önemlidir. Emin olun hayata karşı duruşunuzda pek çok şey hormonlarınızla ilgilidir.
Hormon tedavisi
İster haplarla, ister deriye sürülen krem ve jeller ile veya plasterle olsun, hormon desteği almanın yararları çoktur. Sentetik olanları tartışmalıdır ama bio-identitic hormonlar harika sonuçlar yaratır. Östrojen tedavisi ciltteki kollajeni arttırarak, cildin kalınlığını ve gerginliğini korumasını sağlar. Ayrıca cildin nemli kalmasına, yağ salgısının normalleşmesine, direncinin artmasına ve dış etkenlerden korunmasına yardımcı olur. Menopozda hormon tedavisi tüm sıkıntıları hafifletir. Cildi korur, yaşlanmayı geciktirtir, sıcak basmalarını, kemik ve kas kaybını önler, sinirlilik, alınganlık, uykusuzluk gibi sorunları engeller, kalp hastalıklarından korur, kan dolaşımını düzenler, beynimizi yaşlanmaktan alıkoyar
Hormon almak istemiyorsanız
Haricen östrojen almanın yararları çok olmakla beraber, her bünyeye uygun değildir. Özellikle ailede meme veya rahim kanseri hikayesi olanlara hormon verilmez. Veya bazı insanlar hormon almak fikrinden hoşlanmaz. Bu durumdaki kadınlar, bitkisel östrojenlerden yararlanabilir.
Hormon alsanız da, almasanız da önce spor!
Hormon üretimini arttırmanın en etkili yolu, egzersiz yapmaktır. Fiziksel aktivite ve düzenli jimnastik, hormonlarımızı dengeler. Orta ve ileri yaşlarda egzersiz yapanlarla yapmayanlar arasındaki hormon seviyeleri, yüzde 40′a varan farklılıklar gösterebiliyor. Bu da cildinizden beyninize varıncaya kadar, sizi tümüyle canlandıran bir gençlik pınarından su içmek gibidir.
BİTKİSEL ALTERNATİFLER (Fitoestrojenler-bitkisel östrojenler)
Başta soya ürünleri olmak üzere, bazı gıdalarda ve tohumlarda ‘izoflavonlar’ bulunur. İzoflavonlar kadınlık hormonu olan estrojene çok benzeyen özellikler taşırlar. Östrojen seviyesi düşükse, vücuttaki östrojenin yerini alırlar, yüksek ise fazlasını bloke edebilirler. Düzenli olarak soya ürünleri, mercimek, bezelye, keten tohumu, kabak çekirdeği tüketerek doğal östrojenden yararlanabiliriz.
Evening Primrose Oil: Aynı adı taşıyan bitkinin tohumlarından elde edilen çok değerli bir yağdır. Gerek adet öncesi sıkıntıları, gerekse menopoz sorunlarını hafifletir. Cildi düzgünleştirir, saçları ve tırnakları güçlendirir.
O****-3: O****-3 çoklu doymamış yağların en önemlisidir. Hiç kuşkunuz olmasın, cildi gerginleştirir, ışıltısını artırır.
A-C ve E Vitamini: Bu antioksidan vitaminler ciltte mucizeler yaratır. Hücre oluşumunu sağlarlar, saçları ve mukoza dokusunu korurlar, yaşlanma sürecini geciktirirler. Özellikle C vitamini, ciltteki lekeleri azaltır, hücre yenilenmesini ve kollajen oluşumunu sağlar.
Menopoz Döneminde Cilt Bakımı Ve Kozmetik Tedavileri:
* SU İÇİN: Bu dönemde cildinizin suya olan ihtiyacı artar. Her şeyden önce bol bol su içmeyi ihmal etmeyin.
* GÜNEŞTEN KORUNUN: Menopozdan itibaren cilt inceldiği ve yapısı zayıfladığı için, güneşten korunmanız her zamankinden daha önemlidir. Yoksa yüzünüzün lekelerle dolması işten bile değildir. Cildinizin en iyi dostu, yüksek faktörlü bir güneşten koruyucudur.
* PEELİNG KONUSUNDA İHTİYATLI OLUN: Menopoz döneminde AHA ya da BHA içeren ürünlerle peeling yapmak isterseniz, öncelikle cilt tipinizi iyi bilmeniz gerekir. Bu tür ürünler incelen cildinizi tahriş edebilir. Öte yandan ilerleyen yaşlarda (Özellikle 70 yaşından sonra) cilt üzerinde oluşan ölü deri tabakasına ihtiyacınız olabilir
* KOLAJENİ ARTIRMAK İÇİN: Tahriş edici klasik cilt bakımlarına karşı ihtiyatlı olun. Cildi soymadan kollajeni arttıran yumuşak yöntemleri tercih edin. Örneğin bir ışık yöntemi olan Foto rejuvenation çok yararlıdır. Bu ‘cilt soyucu’ bir işlem değildir. Tam tersine, üst deriyi soymadan ve yaralara yol açmadan, kollajen dokunun yeniden düzenlenmesini, kalınlaşmasını sağlar.
* NEMLENDİRME: Bu dönemde içeriğinde yüzde 15-30 oranında yağ bulunan kremler kullanılabilir. Özellikle hayvansal ya da bitkisel yağlar içeren, mineral veya kollajen benzeri nemlendiriciler, kuru ciltleri rahatlatır. Gece kremlerinden yararlanın. Bu kremlerde vitaminler, yeşil çay, soya, Qenzim-10 veya östrojen bulunur.
* YUMUŞAK TEMİZLİK: Cildinizin temizliğine çok dikkat edin. Alkolsüz tonikler kullanın ve sabun çeşitlerinden uzak durmayı tercih edin. Kullandığınız tüm sabun, şampuan gibi temizlik malzemelerinin Ph 5.5 olanlarını tercih edin.
* OZON TERAPİ: Bu tedavi kanımızı aktive ederek bütün sistemi canlandırır. Vücudumuzdaki hormon ve enzim seviyelerinin düzelmesine yardımcı olur. Hiçbir yan etkisi yoktur. Genel olarak anti-aging ve özel olarak cildi geliştirmek için güvenle kullanılabilir. Çok kısa bir özet yapacak olursam, menopozdan korkmayın! Yaşam tarzınızı geliştirmek için hiçbir zaman geç değildir. Kendinize iyi bir doktor bulun, sporunuzu programlayın, beslenmenize özen gösterin, su için, O****-3 ve antioksidanlardan yararlanın, son olarak da size uygun kozmetik yaklaşımları göz ardı etmeyin! Çok özel bir engeliniz yoksa, hormon takviyelerine karşı önyargılı olmayın.

8 DAKİKADA İDEAL KİLO

 Jorge Cruise Amerika’da milyonlarca insanın hiç kaçırmadan izlediği televizyon programı “Sabahları 8 Dakika” nın yaratıcısı. Fakat Cruise kendini iyi bir vücuda sahip olmaya adamış “bay vücutlardan” biri değil. Her sabah 8 dakikalık bir egzersiz ve doğru beslenme programıyla sadece 4 haftada forma girmeyi öneren bir uzman.
Fazla kilolu olmaktan utanmanın ne demek olduğunu biliyorum çünkü yaşadım” diyen Jorge Cruise küçüklüğünden beri sağlıklısız bir hayat sürmüş: “Enerjim yoktu, her gün baş ağrıları çekiyordum ve ciddi astım rahatsızlığım vardı.” Haftalarca mide ağrısı çeken, bol bol su ve bitki çayları içen, yemek yiyemeyen ve hızla kilo kaybetmeye başlayan Jorge Cruise, ağrısı artıp acilen hastaneye kaldırıldığında apandisitinin patladığını öğrenmiş. Bu olaydan sonra yeme alışkanlıklarını kökten değiştirmiş.
“Fazla süt ürünü ve kırmızı et yemeyi bıraktım, işlenmiş gıdalardan tam tahıllara ve sebzelere geçiş yaptım, bol su içmeye, soya ürünleri yemeye başladım. Bir gün baş ağrılarımın ve astımımın kesildiğini fark ettim. Kendimi sağlıklı ve enerjik hissediyordum” diyen Cruise şimdi insanların sağlıklı olmalarına ve bunu korumalarına yardım etmek istiyor. Jorge Cruise yaşamını başka insanlara en iyi ve en verimli kilo verme bilgilerini öğretmeye adamış.
Program nasıl uygulanacak?
28 günde kilo vermek ve ideal kiloya ulaşmak için mucizeler vaad eden “Sabahları 8 Dakika” programı üç temel kurala dayanıyor:
Heyecan formunuz
Sabahları 8 Dakika uygulamasından önce yapacağınız günlük “Uyanma konuşması”yla kendi iç motivasyonunuzu yaratacaksınız. Bu size yeni yaşam biçiminizi sevme konusunda kendinizi motive etmeniz için gerekli olan heyecanı sağlayacak.
Bu konuşma sırasında kilo verme hedeflerinizi saptayın, bu kilolardan kurtulmak için yeni ikna yolları keşfedin. Kendinizi olumsuz düşünen birinden olumlu düşünen biri haline dönüştürün. Nefes alma şeklinizi değiştirerek gizli bir enerji kaynağı yaratın, hareketlerinizi değiştirmek için gözünüzde canlandırma gücünden yararlanın.
Sahip olduğunuzu bilmediğiniz zamanı ortaya çıkarın, bir saniye içinde ruh halinizi düzeltin, özgüveninizi ortaya çıkarın. Ayrıca sabahları yapacağınız uyanma konuşmasına ek olarak programın bir başka öğesi de “Günlük”. Bu bölümde; kaydettiğiniz ilerlemeyi, yaptığınız atılımları ve yaşamınızda sizi mutlu kılan şeyleri yazmak yeterli.
Fiziksel formunuz
Programın temelinde kendisini kanıtlamış “iki süper hızlı hareket” yer alıyor. Bunlar günde sadece 8 dakika zaman alıyor, fakat muhteşem sonuçlar veriyor. Bu iki güçlendirme hareketi, hergün metabolizmanızı hızlandırmanıza, form kazanmanıza ve yağlarınızı mümkün olduğunca etkili şekilde yakmanıza yardımcı oluyor.
Beslenme alışkanlıklarınız
Takip etmesi son derece kolay olan “yağ yiyin forma girin” beslenme programı kişide yemekten yoksun bırakılma duygusu uyandırmıyor. Bu programda, hemen her diyette söylendiği gibi, sadece omega yağlarını yemek zorunda değilsiniz. Yemeklerinizde her türlü yağı, hatta tereyağı gibi doymuş yağları bile kullanabilirsiniz. Ayrıca mısır yağı veya hoşlandığınız diğer yağları da kullanabilirsiniz. Sadece bunları az miktarda kullanmaya dikkat edin. Ama yine de unutmayın ki, omega yağlarını ne kadar fazla kullanırsanız, o kadar daha az yemek yiyecek, yediklerinizden keyif alacak, metabolizmanızı hızlandıracak, hastalıkları engelleyecek ve kendinizi daha mutlu hissedeceksiniz.
Ketentohumu yağı kullanın
Ketentohumu yağı kullanmanız gereken yağların başında geliyor. Sabahları ekmeğinize reçel sürmek yerine, ketentohumu yağı kullanın (Bunun erimiş tereyağı olduğunu düşünebilirsiniz). Bu tostunuzun daha lezzetli olmasını ve kendinizi daha uzun süre tok hissetmenizi sağlayacaktır. Sebzelerinizin üzerinde sos kullanmak yerine öğlen veya akşam öğünlerinde bir çay kaşığı ketentohumu yağı kullanın. Aşırı yemek yemenizi engellemek için akşam yemeğinden 1 saat önce bir çay kaşığı ketentohumu yağı karıştırılmış bir kase yağsız yoğurt veya soya yoğurdu yiyin. Pişirdikten sonra bir çay kaşığı ketentohumu yağı katarak çorbanızı daha doyurucu, yağ yakıcı bir dost haline getirin. Metabolizmanızı harekete geçirecek ve çorbanızın lezzetini artıracaktır

Zayıflama Tedavisi

Günümüzün hızla yayılan hastalıkları arasında yer alan obezite (şişmanlık) her yaştan bireyler için ciddi bir sağlık problemidir. Araştırmalar gösteriyor ki şişmanlık, istemek ya da kendine hakim olamamak kadar basit bir sorun değildir. Nedeni tam olarak kesinleşmese de genetik, metabolik, biyokimyasal, kültürel ve psikososyal faktörlerin sebep olduğu bir hastalıktır. Bazı kişiler kilolu ya da şişman olmaya herkesten biraz daha fazla eğilimlidir.

Çünkü hemen kilo almaya genetik ve biyolojik olarak yatkınlıkları vardır. Ancak ülkemizde ve dünyada obezitenin son 20-30 yılda hızla artmasının sebebi genetikten çok yaşam tarzı değişikliği ve beslenme alışkanlığımızla daha fazla ilgilidir.

Denge sağlıklı yaşam kliniğine gelen fazla kilolu hastaların, önce muayene ve tahlilleri yapılarak fazla kilolarının sebebi araştırılır. Daha sonra doktor, diyetisyen, psikolog ve spor eğitmeni tarafından kişiye özel bir tedavi programı hazırlanarak hastanın bu kilolardan kurtulması sağlanır.

Obezite nedir?
Obezite ya da halk arasında bilinen adıyla şişmanlık,vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Obezite nasıl ölçülür?
Obezite için en yaygın kullanılan ölçüm, beden (vücut) kitle indeksi (BKİ=VKİ) ya da İngilizce adıyla “Body Mass Index” (BMİ) ve bel çevresi ölçümüdür.

BMI değeri ve anlamı
BMİ, vücut ağırlığının (kg), boyun karesine (m2) bölünmesi ile hesaplanır. Bu değer yaş ve cinsiyetten bağımsızdır. Bununla beraber, BMİ çocuklarda, hamile kadınlarda ve çok adaleli kişilerde doğru sonuç vermeyebilir, bu nedenle bu kişilerde kullanılması uygun değildir.

BMI nasıl hesaplanır?
Örneğin ağırlığınız 75 kg, boyunuz ise 1.60 m’dir. Buna göre BMİ değeriniz:BMI değeri18.5 kg/m2’nin altında olanlar; zayıf
18.5-24.9 kg/m2 arasında olanlar; normal kilolu
25-29.9 kg/m2 arasında olanlar; fazla kilolu
30-39.9 kg/m2 arasında olanlar; obez /şişman)
40 kg/m2’nin üzerinde olanlar;
ileri derecede obez olarak tanımlanmaktadır.

Bel çevresi ölçümü ve anlamı
Vücutta toplam yağ miktarı önemli olmakla beraber, yağın nerede biriktiği daha önemlidir. Karın çevresinde yağ birikimi, iç organlardaki yağlanmayı gösterdiğinden kalça ve vücudun diğer bölgelerindeki yağ birikimlerinden daha fazla sağlık risklerine neden olur.Bel çevresi ile sağlık riski arasındaki ilişki

Artmış risk

Yüksek risk

Erkek

94 cm

102 cm

Kadın

80 cm

88 cm

Obezitenin sebepleri nelerdir?
Araştırmalar göstermektedir ki şişmanlık; istemek ya da kendine hakim olamamak kadar basit bir problem değildir. Sebebi tam olarak kesinleşmese de genetik, metabolik, biyokimyasal, kültürel ve psiko sosyal faktörlerin sebep olduğu bir hastalıktır. Bazı bireyler kilolu ya da şişman olmaya meyillidir. Çünkü hemen kilo almaya genetik ve biyolojik yatkınlıkları vardır.
Ancak ülkemizde ve dünyada obezitenin son 20-30 yılda çok hızlı artmasının sebebi genetikten çok yaşam tarzı değişikliği ve beslenme alışkanlığımızla daha fazla ilgilidir.

Günlük kalori ihtiyacımız nasıl hesaplanır?
Günlük kalori gereksinimimiz şu formülle hesaplanır:Erkekler için kg x 30 – Kadınlar için kg x 25.Diyelim ki 80 kg olan bir erkeğin günlük kalori gereksinimi 80 x 30 = 2400 kcal.
Kadınlar için 80 x 25 = 2000 kcal’dır.Bu kcal kadar kalori alan bireyler kilolarını korur. Daha az kalori aldıklarında zayıflar, daha çok kalori aldıklarında şişmanlarlar. Normal kalori aldıklarında fiziksel aktivite yapıp daha fazla enerji harcarlarsa zayıflarlar.

Obezite risk faktörleri nelerdir?
Yeme Alışkanlığı: çok yemek, fast-food yemekler, yağlı, kızartmalı, soslu yemekler, cips, çekirdek gibi çerezler ve tatlılarHareketsiz Yaşam: normal kalori alınsa dahi bu kaloriler yakılmazsa şişmanlık oluşur. Günde 5 saat veya daha fazla TV seyredenlerde obezite gelişme riski günde 2 saat veya altında seyredenlere oranla 5 kat daha fazladır.Genetik: Eğer kilo problemleri olan bir aileden geliyorsanız sizinde kilolu olma ihtimaliniz %25-30 daha fazladırPsikolojik faktörler: Bazı insanlar mutsuz, stresli ve sıkıntılı olduklarında aşırı yemek yeme eğilimde olurlar. Katı diyetler sonrası da kişilerde aşırı yemek yeme isteği gözlenir.Yaş: Yaş ilerledikçe metabolizma hızı ve kas kütlesi azaldığından ilerleyen yaşlarda insanlar kilo almaya meyilli olurlar.Cins: Erkeklerde kas kütlesi kadınlara göre daha fazladır. Erkekler istirahat halinde bile kadınlardan %20 fazla kalori harcarlar. Bu sebepten dolayı kadınlarda obezite riski daha yüksektir.Hamilelik: her hamilelikte kadınlar kilo alırlar. Bu kilolar doğumdan sonra kalıcı hale gelebilir.İlaçlar: kortikostreoidler ve trisilik antidepresan gibi bazı ilaçlar kilo almaya sebep olabilirler.Bazı Hastalıklar: hipotiroidi, cushing gibi bazı hastalıklar kilo aldırabilirler.

İdeal Kilo nedir?

İdeal kilo yoktur. Herkesin duygusal ve sosyal gereksinimlerine yanıt veren sağlığı için uygun olan ulaşılabilir kilosu vardır.

Obezitenin sebep olduğu fiziksel ve psikolojik problemler nelerdir?

Kalp hastalıkları (angina, kalp krizi v.b.)
Tip 2 diyabet (şeker hastalığı)
Hipertansiyon
İnme(felç)
Çeşitli kanserler (rahim, meme, prostat)
Kanda yağ ve kolestrol artması
Safrakesesi hastalıkları ve taşı
Uyku apnesi ve diğer solunum problemleri
Azalmış fertilite, adet düzensizlikleri
Osteoartrit (eklemlerde kireçlenme)
Tüm nedenlerle ölüm riskinde artış
Duygusal stres
Toplumsal dışlanma
Sosyal takıntı, saplantı

Yüzde 5-10 oranında kilo kaybının yararları nelerdir?
Aşırı kiloya bağlı hastalık riskini azaltır.
Kan basıncını düşürür.
Diyabetiniz varsa kan glikoz düzeyinizi indirir.
Kolestrol ve trigliserid seviyesini aşağı çeker.
Diğer hastalıklara bağlı ölüm riskini azaltır.
Kendinizi iyi hissetmenizi ve iyi görünmenizi sağlar
Kilo verebildiğinizi ve kilonuzu koruyabildiğinizi gösterir.

Nasıl sağlıklı kilo verebilirim?
Doğal ve bilimsel yöntemlerle kilo vermenin, kilonuzu korumanın yolu yaşama biçiminizi değiştirmekten geçer. Hayat tarzınızda ve beslenme alışkanlıklarınızda yapacağınız kalıcı değişiklikler hiç de zor değildir. Yüzlerce diyet, kilo verme programı, pek çok yöntem hızlı ve kolay kilo vermeyi vaat eder. Bu yöntemleri kullanan kişiler kısa zamanda anlamlı oranda kilo kaybedebilirler fakat en kısa zamanda verdikleri kilonun daha fazlasını geri almaya başlarlar. Anlamlı oranda kilo verip bunu korumak için hayat tarzınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı kalıcı şekilde değiştirmeniz gerekir. Doğal olan yollardan şaşmamalı, FDA tarafından onaylanmamış hiçbir ilacı ve ürünü kullanmamalısınız.

Sağlıklı ve kalıcı kilo vermek için;

-Anlaşma yapın
Sağlıklı kilonuza ulaşmak ve bunu korumak yaşam boyu anlaşma ve konsantrasyon, zaman ve efor gerektirir. Kalıcı değişikliklere ve bunları doğru sebepler için yapmaya hazır olduğunuzdan emin olun.Kimse size dışardan kilo verdiremez. Aslında dışardan özellikle yakınlarınız tarafından yapılan baskılar sonucu durum daha da kötüleşebilir. Kendinize iyilik etmek için diyet ve egzersizi sizin istemeniz gerekir.Kilo ile ilgili yaşam tarzı değişikliklerini yapmayı planlarken, önce hayatınızdaki mevcut diğer problemleri çözmeye çalışın. Alışkanlıklarınızı değiştirmek, belirgin zihinsel ve fiziksel enerji gerektirir.Onun için hayatınızda evliliğiniz ya da para durumu ile ilgili başka büyük problemler olmadığından emin olun. Zamanlama başarının anahtarıdır. Hayatınızda ciddi kilo vermek için mücadele verebilecek bir noktada olmalısınız.Aklınızdan çıkarmayın ki ne kadar hazır olursanız olun kaçınmanız gereken yiyecekler yiyebilir ve aşırıya kaçabilirsiniz. Vazgeçip başa dönmek yerine bunun olup bittiğini kabul edin ve diyetinize devam edin. Mükemmel olmayı değil daha enerjik ve sağlıklı olmayı hedefleyin. Hiçbir zaman vazgeçmeyin. Egzersiz yapmak için zaman bulamama gibi bahaneleri bırakıp nasıl daha fazla egzersiz yapabilirim diye düşünün. (merdivenleri yürüyerek çıkmak ya da otomobilinizi uzağa park etmek gibi.

-Başkalarından destek alın
Sonuçta, sadece siz kendiniz kilo verme konusunda kendinize yardım edebilirsiniz. O zaman kendi davranışlarınızın sorumluluğunu almalısınız. Fakat bu her şeyi tek başınıza yapmanız anlamına gelmez. Arkadaş veya ailenizden destek alın.Sizin için en iyisini istediklerini bildiğiniz ve sizi cesaretlendirecek kişileri seçin. Sizi destekleyen kişiler sizin duygu ve düşüncelerinizi dinleyebilmeli. Sizi cesaretlendirmeli ve hatta sizle egzersiz yapmak için zaman ayırabilmeli, daha sağlıklı bir yaşam için önceliklerinizi paylaşmalı. İdeal destekleyici kişi kilo verme programına da katılan kişidir. Bazı kişiler diyetisyen veya kişisel çalıştırıcı gibi profesyonel destekte, bazıları da kilo verme organizasyonlarındaki grup desteğinden fayda görür. Bir gruba katılıyorsanız oradan kazancınız sizin verdiğinizle doğru orantılıdır. Aktif olarak katılmanız halinde destek, cesaret, yalnız olmadığınızı hissetme ve özel kaygılarınıza yardımcı öneriler gibi grubun potansiyel ödüllerinden faydalanırsınız.

-Gerçekçi bir hedef belirleyin
Yeme ve egzersiz planınızdan ne beklediğinizi düşünürken gerçekçi olun. Sağlıklı kilo verme yavaş ve istikrarlı olur. Haftada 1-2 kilo vermeye çalışın. Daha hızlı kilo vermek demek yağ yerine su veya kas dokusundan kaybetmek demektir. 6 ayda mevcut kilonuzun % 10 u hedeflenmelidir. Sonraki 3 ay içinde bu kiloyu korumalı bir problem yaşanmıyorsa 2. hedef belirlenmelidir.20 kg vermek gibi sonuca yönelik amaçlar yerine az yemek ve egzersiz yapmak gibi uygulamaya yönelik hedefler belirleyin. Alışkanlıklarınızı değiştirmek kilo vermenin anahtarıdır. Hedeflerinizin gerçekçi, size özel ve ölçülebilir olduğundan emin olun. Haftanın 5 günü günde yarım saat yürümek gibi. Geçmişteki kilo verme çabalarınızdan farklı olarak, alışkanlıklarınızı dereceli olarak değiştiren bir strateji belirleyin. Kesin bir başlama tarihi belirleyin. Nerede ve ne sıklıkla egzersiz yapacağınızı planlayın. Bol su, meyve ve sebze, hububat ve balık içeren gerçekçi bir yeme planı hazırlayın. Bir defter tutun ve bu deftere yaptığınız ve yediğiniz her şeyi not alın. Olası engeller bulun ve bunlarla başa çıkma yöntemleri geliştirin.

-Sağlıklı besinlerden zevk almayı öğrenin
Zayıflama çayları, diyet hapları, popüler diyetler ve garip bileşimler uzun dönemli kilo kontrolü ve sağlıklı bir yaşam için çözüm değildir.Onun yerine nasıl çok çeşitli sağlıklı besinler yiyebileceğinizi öğrenin.Sizin için sağlıklı bir kiloyu amaçlayan yeni bir yeme stili, alınan toplam kalorinin azaltılması hedeflenmelidir. Fakat kalorileri eksiltmek yemekten alınan tadı, tatmini ve yemek hazırlama süresini azaltmak demek değildir. Aldığınız kaloriyi azaltmanın yolu bitki ağırlıklı beslenmedir. Meyve sebze ve hububat gibi. Hedefinize ulaşırken damak tadından ve beslenmeden ödün vermemek için çeşitlilik yaratın. Yağı eksiltme üzerine uğraşırsanız kalorileri azaltmak daha kolay olur. Yukarıda belirttiğimiz formül ile günlük kalori ihtiyacınızı hesaplayın. Toplam kalori üzerinden %15-20 az kalori almak 6 ayda sizi anlamlı derecede zayıflatır. Çok düşük kalorili diyetler sağlıklı bir uzun dönem stratejisi olamazlar. Kadınlar için günde 1200 kalori, erkekler için ise 1400 kaloriden azı genellikle önerilmez. Aldığınız kalori çok düşükse sağlık için alınan tüm besinleri almama riski doğar. Herhangi bir kilo verme programına başlamadan önce en iyisi bir uzmana danışmaktır. Uzman bireysel ihtiyaçlarınıza dayanarak sağlıklı ve güvenli yiyecek seçeneklerini belirlemek için size yardımcı olacaktır.

-Aktif olun ve aktif kalın
Tek başına diyet yapmak size kilo verdirebilir. Günlük diyetinizden 250 kalori kısmak sizin ayda 1 kg vermenizi sağlar. 8000 kalori 1 kg a eşittir. Buna haftada 30 dak. Yürüyüş eklerseniz kilo verme oranınız 2 katına çıkar. Bununla birlikte egzersizin başka birçok faydası vardır. Ne kadar kalori yaktığınız aktivitenizin sıklığına süresine ve yoğunluğuna bağlıdır. Kilo vermenin en iyi yollarından biri haftanın 3 veya daha fazla gününde 30 dakikadan fazla süreli aerobik egzersiz, koşma, bisiklet gibi egzersizler yapmaktır. Ağır kaldırma v.b. gibi egzersizler yaşlanmayla birlikte gelen kas kaybını önlemeye yardımcı olur. Kas dokusu daha fazla kalori yaktığı için kas kütlesi sağlıklı kiloya ulaşmada çok önemlidir. Ne kadar fazla yağsız kas kütleniz varsa o kadar fazla kalori yakabilirsiniz demektir. Egzersize yavaş yavaş başlayıp dereceli olarak süresini ve yoğunluğunu arttırın. Ürüme, yüzme, bisiklet ve koşama ideal seçeneklerdir. Ayrıca yalnız mı yoksa başkalarıyla mı egzersiz yapacağınıza karar verin. Genelde bir arkadaş bulmak sizi programa bağlı kalmaya teşvik eder. Düzenli ve programlı bir aerobik yağ kaybetmede en iyi olsa da her türlü ekstra hareket kalori yakmanıza yardımcı olur. Yaşam tarzı aktiviteleri günümüz içerisine daha kolay uyarlanabilir. Gün içerisinde fiziksel aktivitelerinizi arttıracak yollar düşünün.

-Yaşam tarzınızı değiştirin
Birçok hafta ya da birkaç ay sağlıklı besinler yemek ya da egzersiz yapmak yeterli değildir. Bu davranışlarınızı hayatınızın geneline uyarlamanız gerekir. Bunun için öncelikle kilolu olmanıza sebep olan davranışlarınızı değiştirmelisiniz. Yaşam tarzı değişiklikleri, yeme alışkanlıkları ve günlük rutininizi dürüst olarak gözden geçirmekle başlayın. Yeme alışkanlıklarınızı değiştirmek için kendinize hangi psikolojik şartlar altında yeme isteğinizin tetiklendiğini sorun (sıkıntı, depresyon, stress, toplumsal baskı) yeme tarzınıza, alışveriş yapma alışkanlıklarınıza dikkat edin. Sizi tetikleyen durumları tespit edip onları ortadan kaldırmaya çalışın. En azından fazla etkilenmemeye gayret edin. Kilo verme konusunda kişisel hedeflerinizi belirledikten sonra geçmişinizde bu çabalarınızı sabote eden etkenleri gözden geçirin ve aynı tuzaklara düşmemeye çalışın. Başlangıçta engellerle karşılaşabilirsiniz. Ama tamamen vazgeçmek yerine tekrar deneme yoluna gidin. Unutmayın hayatınızı değiştirmeyi planlıyorsunuz ve bu bir anda olmaz. Sağlıklı yaşam tarzınıza uyduğunuz takdirde sonuç almanız kaçınılmazdır.

Fiziksel Aktivite sağlığını nasıl etkiler?
Aktif yaşam tarzı her insan için faydalıdır. Aşağıda bu yaralardan bazılarını göreceksiniz:

1. Kalp hastalığı ya da felç nedeniyle gelen ölüm riskini azaltır.
2. Kalp, hipertansiyon, kalınbağırsak kanseri ve diyabet oluşumu riskini azaltır.
3. Yüksek tansiyonu düşürür.
4. Kemik, kas ve eklemlerimizi sağlamlaştırır. Dolayısıyla Osteoporozu (kemik erimesi) önler.
5. Depresyonu önler ve mutlu olmanızı sağlar.
6. Stresle en iyi başa çıkma yoludur.
7. Kilonuzun kontrol altında tutulmasını sağlar.
8. Kemikleri güçlendirdiğinden ileriki yaşlarda yaşanan düşme ve kemik kırılması riskini azaltır.
9. Meme kanseri riskini azaltır.
10. Eklem şişlikleri ve artrite bağlı diğer rahatsızlıkları önler.
11. Size enerji verir ve gün içinde canlı hissetmenizi sağlar.
12. Daha iyi ve kaliteli bir uyku uyumanıza sebep olur.
13. Kesinlikle daha fit ve güzel görünmenizi sağlar.

Obezitenin İlaçla Tedavisi:
Obezite tedavisinde etkinliği kanıtlanmış FDA tarafından onaylanmış 2 ilaç vardır :
Sibutramin (Reductil)
Bazal metabolizmayı attırır, iştahı azaltır. Ağız kuruluğu ve kabızlık yapabilir. Koroner arter hastalığı ve hipertansiyonu olanlarda tavsiye edilmez. Orlistat (Xenical)
Bağırsaklardan yağ emilimini eksilterek alınan kalori miktarını azaltır. Sistematik emilimi yoktur. Karın ağrısı, gaz ve ishal yapabilir.


Hipertansiyon lulara Dash Diyeti

Doğru besinleri doğru miktarlarda tüketerek yüksek tansiyonunuzu dengeleyebilirsiniz. Her besin vücudumuz için gerekli olan birbirinden farklı unsurları içerir. Eğer doğru besinler seçilir ve doğru miktarlarda tüketilirse, vücudun ihtiyacı olan besin öğeleri sağlandığı gibi bazı sağlık sorunlarının çözümüne de yardımcı olunabilir: Doğru beslenerek tansiyonunuzu da düşürebilirsiniz.

Son 5 yıldır ABD’de yaygın şekilde uygulanan ve yetkili sağlık kurumu NIH tarafından da onaylanan ‘‘hipertansiyon tedavisine diyetsel yaklaşım’’ örneği bir beslenme biçimi ile (DASH-Dietary Approach to Stop Hypertension) kan basıncını düşürmede başarılı olunabileceği anlaşılmaktadır. Bu diyet yüksek tansiyon sorunu olanda ilaç tedavisinin yanında, beslenmeyle de kan basıncının dengede tutulabileceğinin kanıtıdır.

DASH diyetinin temel yaklaşımı yağı azaltılmış, sebze ve meyve içeriği bol, süt ürünleri sınırlı bir beslenme alışkanlığıdır. Bu diyetle yüksek kan basıncı; kilo kaybı, tuz ve alkol sınırlaması gibi faktörlerden bağımsız olarak düşmektedir. Bu diyet (posa) lif, potasyum, kalsiyum ve magnezyum yönünden zengindir. Orta düzeyde protein ihtiva eder.

KOLESTEROLÜ DE AZALTIYOR

DASH diyeti sadece kan basıncını değil kolesterolü de düşürmektedir. American Journal Clinical of Nutrional dergisinde yayınlanan bir çalışmada DASH diyeti ile LDL’nin (kötü kolesterol) yüzde 10 civarında düşebileceği gösterilmiştir. Birçok gözlem DASH diyetini uygulayanlarda kan basıncı ile birlikte kolesterolün de düştüğünü göstermektedir. Özellikle ailesinde hipertansiyon sorunu olan hipertansiyon adayı kişilerde kilo kontrolü ve fiziksel aktivite arttırımı yapılmasa bile düzenli tuz kısıtlaması ve DASH diyeti tatbiki kan basıncı ve LDL kolesterol yüksekliği ile etkin bir mücadele sağlayabilmektedir. Tuz kısıtlaması ile ifade edilmek istenen günlük sodyum alımının 1500 gram ve altında tutulmasıdır. DASH diyeti uygularken alkol kullanmamalı, en çok 1-2 bardak kırmızı şarapla sınırlamalısınız.

DASH diyeti ile günde ortalama 2000 kalori alınmaktadır. Kalori ihtiyacı daha fazla veya daha az ise porsiyonlar arttırılıp azaltılabilir. Kan basıncı yüksekliği ile birlikte kilo kaybı arzulanıyorsa porsiyonların büyüklüğü ayarlanarak günlük kalori alımı 1400-1500 kalori civarında tutulabilir. DASH diyeti ve tuz kısıtlaması ile birlikte eğer düzenli egzersiz programı da uygulanabilirse kilo kaybı ve kan basıncı kontrolü daha da kolaylaşacaktır.

HATIRLAYIN

İlaç almadan da kan basıncınızı düşürebilirsiniz

Kilo verin.

Daha çok egzersiz yapın.

Alkol tüketiminizi azaltın.

Tuzu sınırlayın.

Potasyumu arttırın.

Stres düzeyinizi düşürün.

Sigarayı bırakın.

Daha çok balık yiyin.

HİPERTANSİYON DESTEKLERİNDEN FAYDALANIN

Sarmısak (Garlic)

Coenyzme Q-10

Calcium-Magnesium

Hawthorn

Fish oil

HİPERTANSİYONDAN KORKMAYIN

Unutmamalısınız! Kan basıncı yüksekliği sağlıklı yaşamı tehdit eden en önemli sorunlardan biridir. Herhangi bir belirti vermeden kalbinizde, böbreklerinizde, gözlerinizde ve beyninizde ciddi hasarlara, geri dönüşü olmayan zararlara sebep olabilir. Yüksek kan basıncına bağlı belirtiler ortaya çıktığında (kalp yetmezliği, felçler, göz kanamaları, böbrek yetmezliği) çoktan iş işten geçmiş olabilir. Bu nedenle kan basıncınızı dikkatle izleyiniz. Doktorunuzun uyarılarını mutlaka dikkate alınız. Hipertansiyon kontrol edilebilen bir hastalıktır.

ÖRNEK DASH DİYETİ

SABAH KAHVALTISI

1 çay bardağı portakal suyu

1 su bardağı yağsız süt ile 1 çorba kaşığı kahvaltı gevreği

1 orta boy muz

Serbest miktarda çiğ sebze (domates, salatalık, yeşil biber vb. 1 çay kaşığı zeytinyağı konabilir)

1 ince dilim kepek ekmeği (1 tatlı kaşığı reçelli)

ÖĞLE YEMEĞİ

Tavuklu salata (tavuğun göğüs etinden yapılmış olmalı)

Çiğ sebze (3-4 çubuk havuç ve kereviz, 2 adet turp, marul)

1 su bardağı yağsız yoğurt

1 dilim kepek ekmeği

1 orta boy elma

AKŞAM YEMEĞİ

1 adet büyük boy ızgara balık

4 yemek kaşığı esmer pirinçten yapılmış pilav veya entegre makarna

Haşlanmış brokoli ve domates

Ispanak veya semizotu salatası (1 tatlı kaşığı zeytinyağı, domates, salatalık, yeşil soğan, yeşil biber ilavesiyle)

1 dilim kepek ekmeği

2 parmak kalınlığında 1 dilim kavun

ARALAR

1 meyve veya 4 adet kuru kayısı veya karışık tuzsuz kuruyemiş (1/2 su bardağı)

1 MEYVE NE OLABİLİR?

1 küçük boy elma

3 adet kayısı

1 orta boy muz

1/2 orta boy greyfurt veya 1 orta boy portakal

14 adet vişne

1 büyük boy mandalina

15 iri üzüm

12 adet çilek

5 adet erik

1 orta boy armut

1/8 orta boy kavun veya karpuz

DASH diyeti yaparken nelere dikkat edeceksiniz?

Salatada tuz yasak, sirke ve limon serbesttir. 1 çay kaşığı zeytinyağı eklenebilir. Tavuk derisiz ve beyaz etinden olmalıdır.

Yemeğinizi küçük lokmalar halinde yiyin.

Pilav, sebze gibi karbonhidratları ana yemeğinizle aynı tabağa koyun.

Eti tek parça halinde tabağınıza koyun.

Aralarda veya tatlı yapımında kullanmak için meyveleri veya düşük yağlı, düşük kalorili besinleri tercih edin (şekersiz jelatin gibi).

Kaynak : Hürriyet