KUŞKONMAZIN FAYDALARI

Türkiyemiz, adeta bir bitki cenneti ve bu bitkilerin de sayısız şifası var. Bu yazımızda anlatacağımız bitkimiz, kuşkonmaz. A,C,B,B1,B2,B3,B6, ve K vitaminleri açısından, son derece faydalı olan kuşkonmaz, bakın daha nelere faydalıymış. Hep birlikte görelim.
* Et sevmeyenler, yemesi yasak olanlar için iyi bir protein kaynağıdır.
* Kuşkonmaz lif, manganez, bakır, fosfor, potasyum içerir .
* Kalp hastalıklarına karşı çok faydalıdır.
* Kuşkonmazda yüksek miktarda bulunan folik asit bulunur.
* Mineral profili, içerdiği aktif aminoasitle birleşince diüretik bir etki oluşturur.
* Artirit, romatizma, adet dönemlerinde rahatlıkla tüketilebilir.
* Özellikle adet dönemlerinde vücutta oluşan ödemi söktürür.
* Bağırsaklar için oldukça faydalıdıre
* İnulin isimli özel bir karbonhidrat çeşidi içerir. Bu karbonhidrat kalın bağırsakta bulunan sağlığa iyi gelen bakteriler tarafından sindirilir. Beslenmemizde yeterli miktarda inulin bulunursa bu iyi bakterilerin gelişimi ve aktivitesi artar, bu da zararlı bakterilerin bağırsaklarımızda tutunmasını zorlaştırır.
* Hamileler ve bebek sahibi olmayı düşünenler bolcakuşkonmaz yemeli.
Özellikle hamile kalmayı düşünüyorsanız veya hamileliğin erken safhalarındaysanız kuşkonmazı öğünlerinizden eksik etmeyin. Çünkü içerdiği folik asit hücrelerin düzgün bölünmesi için gereklidir. Gebelikte yetersiz folat tüketiminin çeşitli doğuştan sakatlıklara yol açtığı belirlenmiştir.
* Böbrek ve gut hastaları, kuşkonmazı tüketmesi doğru olmaz.


Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken



CİLT İÇİN FAYDALI VİTAMİN VE MİNERALLER

Cilt zamanla esnekliğini kaybeder. Sizin ise, 20 li yaşalardan itibaren cilt bakımınızı düzenli yapıp ilk desteği vermeniz gerekir. Geriye kalanlar ise, düzenli ve sağlıklı bir beslenme, sigarasız bir hayat, çeşitli vitamin ve minarel desteğidir. Aşağıda verilmiş olan bir takım vitamin ve minareller cilt sağlığı açısısından son derece önemlidir.
* C Vitamini: Narenciye, kivide, orman meyvelerinde ve maydanozda bol miktarda bulunur. Kolojen yapı için gereklidir, cilt esnekliği sağlar.
* Çinko: Hücre ve deri yenileyici özelliği vardır. Kolojen yapı için çok önemlidir. Saçın beyazlamasını engeller. Kabak çekirdeği ,yumurta, kırmızı et, istiridye,fasulye, yatvuk, badem ve zencefil kökünde bulunur.
* Sülfür: Bağ dokularının yapılandırılmasına yardım eder. Lahana, brokoli, sarmısak ve soğan en zengin kaynaklarıdır.
* Silika: Salatalık, domates, dolmalık biber ve yulafta bol miktarda buluna silika, cilt esnekliğinin korunmasını sağlar ve kemikleri güçlendirir. Sağlıklı tırnaklar ve parlak saçların oluşmasını sağlar. .
* Magnezyum: Hücre zarlarındaki su pompalanmasını kontrol eder ve atıkların temizlenmesini sağlar. Aşırı tuz ve diğer toksinlerin neden olduğu fazla su tutulmasının önüne geçerek hücreyi rahatlatır. En iyi kaynak yeşil yapraklı sebzelerdir.
* Beta karoten: Havuçtan dolayı pek çoğumuzun tanıdığı beta karoten cildi güneş yanığına karşı korur. Havuç ve yeşil sebzelerde bulunur.

ELEMENTLER VE VİTAMİNLERİN VÜCUDUMUZA YARARLARI

Elementler ve vitaminler vücut ve zihin sağlığımız açısından hayati öneme sahiptir. Ama eksikliği kadar fazlası da zararlı olabilir. O yüzden herşeyin kararında olması en güzelidir. Peki Bu vitamin ve elementlerin ne işe yaradığını, Eksikliğinin nelere sebep olabileceğini biliyor muyuz? Gelin hep birliklte görelim.
BAKIR : Karaciğerde depolanan önemli minerallerden biridir. Dokuların yeniden oluşması için gereklidir. Demirden yararlanmayı sağlar ve C vitaminin kullanımı için gereklidir. Özellikle sinirler için önemlidir. Bakır her türlü hastalığa karşı koruyucudur.Eksikliğinde ; - Kalp hastalıkları ve kalp krizleri olur.- Kansızlık olur.- Sinir bozuklukları olur.- Cilt hastalıkları oluşur.
ÇİNKO: Bu mineral vücutta her şey için çok gereklidir. Vücudun sağlıklı kalabilmesi için, gelişmenin normal olması için ve vücudun kendi kendini yenilemesinde önemli rol oynar. Vücuttaki her hücrede ÇİNKO vardır. Kalp, beyin ve üreme sistemi için çok faydalıdır. Ayrıca hastalıklara karşı direnci artırır ve yaraları çabuk iyileştirir. Sürekli ve yeterli miktarda bu mineral alınınca rahatsızlıkların çoğu geçer. Eksikliğinde;- Saçlar dökülür ve vücut kıllarını kaybeder.- Sedef hastalığı ve ciltte akne sık görülür.- Tat ve koku hissi kaybolur.- Gözlerde katarakt oluşur.- Erkeklerde erken prostat büyümesi görülür.- Cinsel organların gelişmesi durur ve özellikle erkeklerde yumurtaların gelişmesi aksar.
DEMİR: Vücut için çok gerekli bir mineraldir. Demir büyümeye yardım eder ve hastalıklardan korunmayı sağlar. Ayrıca B vitaminlerinin kullanımını kolaylaştırıp, artırır. Kan ve bazı enzimlerin üretimi için gereklidir.Bu mineral özellikle kadınlar için çok önemlidir. Bilhassa regl kanamaları fazla olan hanımlarda kansızlığı giderir. Peklikte, solunum yetmezliğinde yorgunluğu gidermede çok faydalıdır. Demir eksikliğinin uzun süre çekilmesi KANSERE yol açabilir.Bağırsak parazitleri, tanenli gıdalar, mide ülseri, yiyeceklerden alınan demiri azaltır.
FOSFOR : Bu mineral vücuttaki bütün hücrelerde bulunur. Kemik ve diş yapısı, kalbin ahenkli çalışması ve böbrek fonksiyonları için gereklidir. Kalsiyum ve D vitamini olmadan Fosfor, Fosfor olmadan da B gurubu vitaminler işlevlerini yapamaz. Sinir sistemi ve bütün organların çalışmasını artırır ve genel güç kazandırır.
FLOR: Kalsiyum ve fosfor minerali ile kemiklerin normal ve sağlıklı olmasını sağlar. Kemik erimelerine, kırılmalara, diş minesinin oluşmasını sağlayıp, diş çürümelerini önler.
KALSİYUM : Vücut yapısının sağlıklı olabilmesi için gerekli minerallerden biridir. Bu mineral daha çok vücudumuzdaki kemiklerde bulunur. Özellikle vücuttaki demirin kullanımı ve alınan gıdaların hücre zarından geçebilmesi için gereklidir. Stres, Aspirin, fazla yağ alımı ve fazla şeker tüketimi vücuttaki kalsiyum miktarını azaltır.Bu mineral;- Romatizmayı giderir.- Kemik erimesini önler ve normal gelişmesini sağlar.- Kalbin ve akciğerin normal çalışmasını sağlar.- sinir sisteminin normal çalışmasını sağlar.- Kanın pıhtılaşmasını kolaylaştırır.
KÜKÜRT: Cilt, saç ve tırnakların sağlığı için gereklidir. solunum yolları, karaciğer ve alerjik rahatsızlıklar için çok önemlidir. Oksijen dengesinde ve beyin fonksiyonları için gereklidir.” B” gurubu vitaminlerin görevlerini iyi yapmalarını sağlar.
MAGNEZYUM : Vücudumuzun normal gelişmesini sağlar. Sinir sistemi üzerinde çok etkilidir. Kasları ve sinirleri gevşetir. Bu mineral stresi önleyici olarak bilinir. kandaki şekeri enerjiye dönüştürür. Bu mineral diğer minerallerin daha etkin şekilde kullanımını sağlar. Ayrıca çabuk yorulmayı, damarların sertleşmesini önleyip, tüm salgı bezelerinin sağlıklı çalışmasına faydalıdır.
MANGAN : Vücudumuzun tüm dokularında bulunan bu vitamin, kıkırdakların yenilenmesini sağlayarak ARTROZ’ u önler, ARTRİT’ i ve romatizmayı geçirir. Sinir sistemi içinde önemli olan bu mineral beyin ve kasların beslenmesi için gereklidir. “J (Cholıne) ve B1” vitamini ile çalışarak sindirim sistemine yardımcı olur. Şekerin vücutta enerjiye dönüşümünü sağlar. Bu mineral kadın ve erkeklerde üreme sistemi için çok önemlidir.
POTASYUM : Vücut için hayati minerallerden biridir. Vücutta su dengesinin sağlanmasına yardımcı olur ve gıdaların hücre içine geçişini kolaylaştırır. Bu mineral vücutta her gün tüketilir ve tekrar doldurulur. Sinir sistemi ve beyne oksijenin taşınmasında, kasların sağlıklı kalmasında, karaciğerin korunmasında, pekliğin giderilmesinde, çok önemlidir. Yeterli miktardan fazla alınması,tansiyonu yükseltir.
SELENYUM : Üreme sistemi için önemli olan bu mineral, “E” vitamini ile birlikte kanser ve tümör oluşmasını önler. Hücre koruyucusu olan bu mineral vakitsiz ihtiyarlamayı önler.
SİLİSYUM : - Bu mineral hücre zarlarını kuvvetlendirerek kanamaları önler.- Organların vakitsiz yaşlanmasını ve bozulmasını önler.- Beyin yorgunluğunu giderir.- Yaraların çabuk iyileşmesini sağlar.
SODYUM : Salgı bezlerinin çalışması için gerekli olan bu mineral, safra, pankreas, tükürük ve mide asidi salgıları için çok önemlidir. Ayrıca sinir ve kas fonksiyonları için gereklidir. Yeterince alınmazsa ; gelişmede bozukluk, kilo kaybı, mide ekşimesi görülür.
B 1 VİTAMİNİ ( THIAMINE ): Sinir sisteminin çalışmasını,oksijen almayı,gelişmeyi,kalp atışlarının düzenli olmasını ve karbonhidratların enerjiye dönüşmesine yardım ederek, şeker metabolizmasını sağlar.Sinirsel hastalıklarda, kasların zayıflamasında, zayıflamaları durdurup yeniden kilo almada, solunum yetersizliği, kabızlık ve iştahsızlıkta faydalıdır.
B 2 VİTAMİNİ ( RIBOFLAVİNE ): Karaciğerin normal çalışmasını ve yağ metabolizmasını sağlar. Protein ve karbonhidratların enerjiye dönüşmesini, kansızlığın giderilmesini, Alyuvarların yenilenmesini, antikorların oluşmasını ve dokuların yenilenmesini sağlar. Ayrıca göz sağlığı için çok önemlidir. Ağız içi ve dil iltihapları, gözün iltihaplanması, kızarması, ağrıması ve katarakt oluşmasını önlemede. Migrende,cilt rahatsızlıkları ve ince bağırsak iltihaplarında çok faydalıdır
B 3 VİTAMİNİ = PP ( NICOTNIAMIDE ) : B 3 Vitamini vücudumuzun, yağ, protein ve karbonhidratları enerjiye çevrilmesi ve şeker metabolizmasını sağlama, bağırsakları çalıştırma, sinir sistemini düzenleme,beyin fonksiyonlarını ayarlama ve cildin sağlığının korunmasında, ayrıca bitkinlik, uyuklama ve depresyonda çok faydalıdır.
B 6 VİTAMİNİ veya G VİTAMİNİ (PYRIDOXINE) : Bu vitamin diş sağlığının korunmasında,sinir sisteminde,kan hücrelerini artırarak kansızlığın giderilmesinde, İNSÜLİN ve ADRENALİN hormonlarının oluşmasında çok faydalıdır.Proteinlerin, yağların ve şekerli gıdaların sindirilmesine yardım eder. Kolesterolün düşmesine, vücudun direncini artırarak kansere karşı korur ve romatizma, astım,diyabete fayda sağlar. Eksik
liğinde
böbreklerde OKZALAT taşı oluşur.
B 9 VİTAMİNİ ( FOLİK ASİT ) : Alyuvarların oluşumunda ve proteinlerin enerjiye çevrilmesinde gerekli bir vitamindir. Karaciğer ile salgı bezelerinin çalışmasını sağlar. Saçların beyazlaşmasını ve dökülmesini, iktidarsızlığı, düşünceleri toplayamamayı önler ve giderir. Ayrıca hamilelikte anne ve çocuğun sıhhatini korur.
C VİTAMİNİ : Bu vitamin hücre ve dokuların dış etkenlerden korunmasını sağlar. Vücudun enfeksiyonlara karşı direncini artırarak şeker hastalarına, bahar yorgunluğuna, kemiklerin sertliğini muhafazaya ve nezleye karşı korur. Ayrıca kan damarlarını kuvvetlendirerek kanamaları durdurur. Vücudun tüm organlarının ve salgı bezlerinin sağlıklı bir şekilde görevlerini sürdürebilmeleri için bu vitamin gereklidir. Ayrıca menopozda, variste ve karaciğere faydalıdır.
E VİTAMİNİ : Bu vitamin vücudumuzda depolanır. E vitamini, C vitamini ve Selenyum minerali ile birlikte çalışarak toksinleri vücudumuzdan atma özelliği olan kıymetli bir vitamindir. Bu vitaminin eksikliğinde ;* Kanda kolesterol oranı artarak damar sertliğine neden olur.* Kalp ve kaslarda bozulmalara ,* Sinir bozuklukları ve beyinsel bozukluklara,* Ciltte ve saçlarda bozulmalara,* Vakitsiz yaşlanmalara ve cilt buruşukluklarına,* Kadın ve erkekte kısırlık ve iktidarsızlığa,* Gözde erken katarakta, göz önünde sinek uçuşmalarına neden olur.
OMEGA 3 ve OMEGA 6 : Ana rahminden başlayıp, yaşam süresince hücrelerin yapı taşını oluşturmakta ve bağışıklık sistemini güçlendirerek, kalp, kanser, romatizma, sedef ve egzama gibi hastalıklardan korur. Kolesterol ve trigliseridi dengeler, normal değerlerde kalmasını sağlar. Kanı inceltir ve damar tıkanıklığını önler. Tansiyonu düzenler, cildi güzelleştirir, yaşlanmayı geciktirir.

Anti aging vitaminler

Sağlıklı yaşamak ve birçok hastalığa yakalanmadan önüne geçebilmek için, anti aging vitaminlerin bir kısmını besinlerle, bir kısmını da hazır olarak almak gerekiyor. İşte uzun ve sağlıklı yaşamın sırrı: Anti aging vitaminler…

Vitaminler, yağda eriyenler ve suda eriyenler şeklinde ikiye ayrılır:

Yağda eriyenler (yağda erimemişlerse bağırsakta emilmezler)
A vitamini
D vitamini
E vitamini
K vitamini

Suda eriyenler
B vitaminleri
B1 (tiyamin)
B2 (riboflavin)
B3 (niasin)
B5 (pantotenikasit)
B6 (piridoksin)
B12 (siyanokobolamin)
Biyotin
Kolin
Folikasit
İnositol
Paraaminobenzoik asit
C vitamini

Yağda eriyen vitaminler

A Vitamini (yağlı yiyeceklerle alınması şart)
Diğer adıyla görme vitamini; embriyonun gelişmesi ve büyüme için gerekli hücrelerin çoğalmasını sağlar. Bronş, ağız, yemek borusu, mide, bağırsak ve vajina iç derisini (mokoza) korur. Aknelerin oluşmasını engeller. Aynı zamanda antioksidan olduğundan kanseri önlemede rol oynar.

Kaynakları
Balık, et, karaciğer, yumurta, süt ve peynir.

Günlük ihtiyaç 1 mgr.

Aşırısı
Yağda eriyen idrarla atılmaz. Karaciğerde nötralize edilir. Uzun zaman yüksek dozda alınırsa, iştahsızlık, deri kuruması, saç dökülmesi, kemik ağrıları olabilir.

D Vitamini

Ön maddesi deri altında bulunur. Güneş ışınlarının etkisiyle D vitaminine dönüşür. Bu vitamin, kalsiyum ve fosforun bağırsakta emilimi ve vücutta kullanımı için gereklidir. Kuvvetli kemik ve dişler, bu vitaminin kalsiyumu buralara yerleştirmesiyle olur.

Kaynakları
Karaciğer, balık, yumurta, tereyağı, peynir, mantar.

Günlük ihtiyaç 5 mgr.

Azlığı
Az kalsiyum ve fosfor alınmasına bağlı olarak kemiklerde yumuşama görülür.

Aşırısı
Bulantı ve kusma yapar. Böbreklere zarar verir.

Çocuklar için önemli:
Çocukların güneşin dik gelmediği saatlerde açık havada gezdirilmesi durumunda, deri altındaki ön madde D vitaminine dönüşür.

E Vitamini Dr. Kuşhan’ın kullandığı destekleyiciler

Ginkgo- biloba
Günde 1 kere 60 mgr. alıyor. Ginkgo- biloba, özellikle kan dolaşımını artırıyor. Unutkanlığı önlemek için de kullanılabilir.

Antioxidant
A vitamini 20.000 İ.U
E vitamini 400 İ.U
C vitamini 1.000 mgr.
Çinko 15 mgr.
Selenyum 5 mcg.

Hepsini tek kapsülde olmak üzere günde 1 tane alıyor. Serbest radikalleri nötralize eden vitamin ve mineral kombinasyonudur.

Coenzyme Q- 10
Günde 1 tane (50 mgr.) alıyor. Serbest radikalleri nötralize eden kuvvetli antioksidandır.

Selenyum
Günde 1 tane (100 mgr.), prostat kanserinden korunmak için alıyor.

Lycorin (likopen)
Günde 1 tane alıyor. Prostat kanserinden korunmak için değerli bir antioksidandır.

Exodex
Kalp-damar sağlığının korunmasında güçlü bir antioksidandır. Üzüm çekirdeği ekstresi ve kromyum içeriyor.

Aspirin
Kanı sulandırıp akışkanlığını artırmak için alıyor. Kanın pıhtılaşmasını önlüyor.

- Serbest radikallerin hücre zarındaki yağı oksitlenmesine ve böylece kanser oluşumuna engel olur.
- Kötü huylu (LDL) kolesterolün serbest radikaller vasıtasıyla oksitlenip damar çeperine çökerek sertliği (ateroskleroz) yapmasını engeller. Böylece yüksek tansiyon, kalp krizi, felç gibi hastalıklar önlenmiş olur.
- Bağışıklık ve savunma sistemini güçlendirir.

Azlığı
Yüksek tansiyon, kalp krizi, felç gibi hastalıkların erken yaşta gelişmesine neden olur.

Kaynakları:
Sızma yöntemiyle üretilmiş sıvı yağlarda ve bu yağların elde edildiği yiyecek maddelerinde bulunuyor.
100 gr. keten tohumunda 57 mgr.
100 gr. fındıkta 26 mgr.
100 gr. bademde 25 mgr.
100 gr. ayçiçeği yağında 50 mgr.
100 gr. mısır yağında 31 mgr.
100 gr. zeytinyağında 13 mgr. E vitamini bulunuyor.

Günlük ihtiyaç 15 mgr. civarındadır.

K Vitamini
Kanın pıhtılaşmasında görev alır. Minarellerin kemiklere yerleşmesi ve kemik tamiri için gereklidir.

Kaynakları
Lahana, ıspanak, brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, tam tahıl ürünleri, peynir, et karaciğer, bitkisel yağlar.

Günlük ihtiyaç 80 mikrogram.

Azlığı
Özellikle çocuk ve yaşlılarda görülebilir. Kanamalara neden olabilir. Dişlerin fırçalanması esnasında uzun süren kanamalar dikkati çeker. Bunun için çocuklara ve yaşlılara dışarıdan K vitamini takviyesi yapılmalı.

Suda eriyen vitaminler

B1 Vitamini (tiyamin)

Sinir ve kaslar için gerekli olan karbonhidratların sağlanması ve metabolize edilmesi için gereklidir. Kan dolaşımı ve beyin fonksiyonlarına yardımcı olur.

Kaynakları

Tahıl ürünleri ve kabuklu pirinç, ayçiçeği çekirdeği, yağsız et, balık ve bezelye.

Azlığı

Nadir olmakla beraber azlığı durumunda yorgunluk, iştahsızlık, konsantrasyon bozukluğu, el ve ayaklarda hissizlikle beraber, felç durumu ve ölüme de neden olabilen beriberi hastalığı görülür.

Aşırısı

İdrarla atıldığı için yan etkisi tespit edilmemiş.

B2 Vitamini (riboflavin)

Cilt, saç ve tırnakların oksijen kullanımı için gereklidir. Katarakt tedavisinde faydalıdır.

Kaynakları
Et, balık, kuruyemişler, karaciğer ve tahıllar ürünleri.

Günlük ihtiyaç 1,5-2 mikrogram.

Azlığı
Alkolik yaşlılarda bu vitamin azlığı nedeniyle deri lezyonları, yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğu görülür. Fazlası idrarla atılır.

B3 vitamini (niasin)

Sağlıklı bir beyin ve güzel bir cilt için gerekli bir vitamin. Metobolizmanın tüm safhalarında yer alır. Derin nemi ve mide, safra kesesi sıvılarının salgılanması için gerekli.

Kaynakları
Et, balık, kuruyemişler, karaciğer, tahıllar.

Günlük ihtiyaç 15 mgr.

Azlığı
Ağız ve bağırsak derisinde değişiklikler, baş ağrısı, baş dönmesi ve uykusuzluk.

B5 Vitamini (pantotenikasit)
Deri için ve saçların uzaması için gerekli vitamindir. Metabolizmanın tümüne iştirak eder. Yağ, karbonhidrat ve protein parçalanmasında rol alır. Kolesterol sentezinde yardımcı olur. Özellikle başta kortizon olmak üzere, böbrek üstü bezi hormonlarının üretimine yardımcı olur.

Kaynakları
Et, tavuk, balık, baklagiller, tam tahıl ürünleri, süt ve süt ürünleri.

Günlük ihtiyaç 6 mgr.

Azlığı
Doğada bol olduğu için çok nadir görülür.

B6 Vitamini (piridoksin)
Bebeklerin sağlıklı gelişmesi için gereklidir. Çocukların büyümesi, sinir sistemlerinin gelişmesi ve kan yapımı için bu vitamine ihtiyaçları vardır.

Kaynakları
Tavuk, et, balık, yumurta, sarısı, baklagiller ve tam tahıl ürünleri.

Günlük ihtiyaç 2 mgr.

Azlığı
Azlığı durumda göz ve kulak çerçevesinde deri değişiklikleri, ağız içi ve dudaklarda yaralar görülür. Ancak azlığına çok ender rastlanır.

B12 vitamini (siyanokobolamin)
Kan yapımı için gereklidir. Demirin kullanımını kolaylaştırır. Yağın yanmasını kolaylaştırır. Sinir sistemi, ağız ve boğaz derisinin yapımında rol alır.

Kaynakları
Balık, et, yumurta, tavuk ve peynir.

Günlük ihtiyaç 3 mikrogram.

Azlığı
Pek rastlanmıyor. Kansızlık, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu gibi durumlar özellikle vejetaryenlerde sık görülüyor.

Biotin
Saç, deri ve tırnakları güçlendiren, güzelleştiren vitamindir. Kan ve deri hücrelerinin üretimi için gereklidir.

Kaynakları
Yumurta, karaciğer, kuruyemişler, soya fasulyesi, tam tahıl ürünleri ve sebzeler.

Günlük ihtiyaç 30-100 mikrogram.

Azlığı
Nadiren görülür. Zayıf ve erken kırlaşmış saçlara ve kuru bir cilde neden olabilir.

İnositol
Damar sertliğini önlediğine inanılıyor. Bunu da kolesterolü düşürerek yapıyor. Saçların uzamasına yardımcı oluyor.

Azlığı
Damar sertliği ve saç dökülmesine neden olabilir.

Kaynakları
Tam tahıl ürünleri, bira mayası ve baklagiller.

Folik asit
Beyin fonksiyonları için hayati önemi vardır. Ana rahminde gelişmekte olan bebeğin beyin, sinir ve sinir sistemi gelişimi için bu vitamine ihtiyaç vardır. Kan hücrelerinin yapımı için de gereklidir.

Kaynakları
Karaciğer, yumurta, tam tahıl ürünleri, kuruyemişler, baklagiller, yeşil sebzeler ve süt ürünleri.

Günlük ihtiyaç: 300 mikrogram.

Azlığı
Kansızlığa neden olur. Ağızda yaralar, dudaklarda çatlaklar, ruhsal durumda değişmeler ve bellek zayıflığı görülebilir.


Menopoz Döneminde Kilo Artıyor!

İnsanların metabolizma hızı yaş ilerledikçe yavaşlar, vücuttaki kas miktarı azalarak yağ kütlesi artmaya başlar. Östörojen sentezi bu yaşlarda yaşanan menopoz nedeniyle de azaldığından vücut yağlarının dağılımı da bundan etkilenir.
40-50 yaş kadın beslenmesi ile ilgili bilgiler veren Anadolu Sağlık Merkezi’nden Diyetisyen Cemal Aytaç Ak’ın açıklamalarına göre kadınlarda genellikle kalça ve basenlerde biriken yağ kütlesi menopoz ile beraber karın bölgesinde birikme eğilimindedir ve bazen menopozun kadın üstünde olan psikolojik etkileri yemek yeme isteğini artırmaktadır. Yani bu yaşlarda özellikle karın bölgesinde yağlanmaya sebep olacak psikolojik ve fizyolojik faktörler kadının hayatına girmektedir. Menopozla birlikte kadınlarda tatlı yeme isteğininin artığını gösteren araştırmalar olmakla birlikte bu yaşlardaki hormon değişiklikleri ile kemik erimesi önemli risk olup günlük kalsiyum ihtiyacı da artmaktadır. Bu dönemde sağlıklı beslenmek için öncelikle aşağıdaki yiyeceklerin tüketiminin bırakılması gereklidir:

· Kızartmalar
· Salam, sosis, sucuk, pastırma ürünleri
· Şeker, şekerli tatlılar (pasta, çikolata vb), tatlı içecekler, meşrubatlar
· Kuruyemiş
· Sakatatlar
· Tuz ve tuzlu yiyecekler.
· İçeriği bilinmeyen hazır gıdalar

Bu yaşlardaki tatlı istediğinde artma meyve tüketilerek doyurulabilir. Özellikle kuru meyveler bu isteğinizi azaltacaktır. Beslenmemizle ilgili aşadakileri anlatılanları her yaşta olduğu gibi hayatımıza sokmalıyız:

· Mutlaka kahvaltı yapın. Sabah poğaça, börek türü yiyeceklerden uzak durun.
· Öğle ve akşam yemeklerinde sebze, sebze bulamıyorsanız mutlaka salata tüketin.
· İkindi ve gece öğünlerimizde meyve tüketmemiz önemlidir. Günde en az 3 porsiyon meyve alın.
· Yine günde en az 3 kase/su bardağı yoğurt veya süt tüketin.
· Ana öğünleri atlamayın. Atladığınızda, bunun şişmanlığa neden olacağını unutmayın.
· Günde en az 1 dilim peynir yiyin.