SİROZ İÇİN BİTKİSEL KÜR

Siroz, karaciğerde uzun zaman önce oluşmuş olan yaranın, karaciğerin görevini engellemesi sonucu meydana gelen bir karaciğer hastalığıdır. Karacğer vücudumuzu adeta temel direği gibidir. O yüzden de aşırı alkol ve nikotin tüketiminden kaçınmak gerekir. Siroz hastları için, bitkisel önerimiz ;
* Sabah ve akşam olmak üzere, günde 2 defa yemeklerden yarım saat önce, 250 ml suya, 1 silme çay kaşığı kurtpençesi bitkisi konularak hazırlanan bitki çayını, birer fincan içmeniz gerekecektir. Bu çay aynı zamanda nefes darlığını da yok eder.
* Beraberinde altı yudum eğir kökü çayı ve 2-3 fincan ısırgan çayı içilmelidir.
*Sabah ve öğleden sonra yatakta, ikişer saat sürecek kırkkilit buhar kompresleri yapılır.

KUŞKONMAZIN FAYDALARI

Türkiyemiz, adeta bir bitki cenneti ve bu bitkilerin de sayısız şifası var. Bu yazımızda anlatacağımız bitkimiz, kuşkonmaz. A,C,B,B1,B2,B3,B6, ve K vitaminleri açısından, son derece faydalı olan kuşkonmaz, bakın daha nelere faydalıymış. Hep birlikte görelim.
* Et sevmeyenler, yemesi yasak olanlar için iyi bir protein kaynağıdır.
* Kuşkonmaz lif, manganez, bakır, fosfor, potasyum içerir .
* Kalp hastalıklarına karşı çok faydalıdır.
* Kuşkonmazda yüksek miktarda bulunan folik asit bulunur.
* Mineral profili, içerdiği aktif aminoasitle birleşince diüretik bir etki oluşturur.
* Artirit, romatizma, adet dönemlerinde rahatlıkla tüketilebilir.
* Özellikle adet dönemlerinde vücutta oluşan ödemi söktürür.
* Bağırsaklar için oldukça faydalıdıre
* İnulin isimli özel bir karbonhidrat çeşidi içerir. Bu karbonhidrat kalın bağırsakta bulunan sağlığa iyi gelen bakteriler tarafından sindirilir. Beslenmemizde yeterli miktarda inulin bulunursa bu iyi bakterilerin gelişimi ve aktivitesi artar, bu da zararlı bakterilerin bağırsaklarımızda tutunmasını zorlaştırır.
* Hamileler ve bebek sahibi olmayı düşünenler bolcakuşkonmaz yemeli.
Özellikle hamile kalmayı düşünüyorsanız veya hamileliğin erken safhalarındaysanız kuşkonmazı öğünlerinizden eksik etmeyin. Çünkü içerdiği folik asit hücrelerin düzgün bölünmesi için gereklidir. Gebelikte yetersiz folat tüketiminin çeşitli doğuştan sakatlıklara yol açtığı belirlenmiştir.
* Böbrek ve gut hastaları, kuşkonmazı tüketmesi doğru olmaz.


Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken



Maydanoz-Limon Suyu Ne Yapar?

Zayıflama yöntemleri ve diyetler hakkında ağızdan ağza dolaşan, yıllardır uygulanan çeşitli yöntemler var. Ancak bunların bir kısmının bilimsel gerçeklerle yakından uzaktan ilgisi yok. JFK Hastanesi Beslenme Uzmanı Sedef Süsoy, zayıflamak isteyenlerin diyet ürünler, tatlandırıcılar ve sabahları aç karna içilen maydanoz suları ile ilgili yaptıkları yanlışlara dikkat çekerek, bu konudaki sorularımızı yanıtladı…

Yemekler nasıl pişirilmeli ki, kilo almaya davetiye çıkarılmasın?

“Kızartmalardan kaçınalım” diyoruz ama sadece haşlama mı sağlıklı? Sadece haşlama yemek zorunda değiliz. Yemeklerimizi fırında ızgarada ya da tencere yemeği olarak tüketebiliriz (sotelemeden). Ama kızartmalardan kaçınmak gerekiyor. Çünkü kızarttığımız her şey (et, sebze) yüksek oranda yağ çekiyor. Yani, yediğimiz yemekle birlikte bolca yağ içiyor gibi oluyoruz.

Yemeklerimizde hangi yağı kullanalım?

Zeytinyağı sağlıklı diye biliyoruz, ancak en az diğer yağlar kadar o da kalorili… Yemeklerimizde kullanacağımız yağ sıvı olmalı. Tereyağı ve margarinleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Sıvıyağı kullanırken de ölçüsüne dikkat etmeliyiz. Katı yağın da sıvı yağın da kalorisi aynıdır ve bir tatlı kaşığı yağ 45 kaloridir. Sıvıyağı kullanmanın en doğru yolu ise, zeytinyağı veya fındık yağından bir ölçü, diğer sıvıyağlardan da bir ölçü karıştırarak kullanmaktır. Böylece, yağ dengesini yakalamış oluruz.

Akşam yemekleri için ideal saat kaç? Daha sonra bir şey yenmemeli mi?

Akşam yemeği mümkün olduğu kadar erken saatlerde yenmelidir. Mesela 18.00 ile 19.30 arası olabilir. Daha sonrasında ise, sadece bir ara öğünle yemek yeme işlemi bitirilmelidir. Bu öğünde ise, kişiye göre bir meyve, süt vb hafif gıdalar tüketilebilir. Yatmadan en az iki saat önce tüm yeme işlemleri bitmelidir.

Ailede bir kişi diyet yapıyorsa, diğer fertler bu kişiye nasıl yardımcı olabilir? Herkes diyete göre mi beslenmeli?

Diyet yapmak ’sağlıklı beslenme’ anlamına gelir. Bu nedenle, evdeki herkes rahatlıkla diyete göre beslenebilir. Diyet için her zaman ‘kişiye özeldir’ deriz. Kişilerin yaşam tarzına, alışkanlıklarına göre düzenlenen bir diyette, ev halkı için fazla bir değişiklik olmayacaktır.

Damak zevkimizin ve beslenme alışkanlıklarımızın küçük yaşlarda şekillendiği göz önüne alınırsa, çocuklara tatlıyı sevdirmemek mi gerekir?

Ailenin beslenme şekli, çocuğun alışkanlıkları konusunda etkilidir. Çocukları tatlıyla ödüllendirmemek, tatlıya yöneltmemek gerekir. Hiç kimsenin doğrudan tatlıya ihtiyacı yoktur. Tatlıdan almamız gerektiğini savunduğumuz şekeri, ekmek veya ekmek yerine geçen karbonhidrat grubundan da alabiliriz.

Pek çok diyetin mönüsünde soda yer alıyor. Günlük soda tüketimi ne kadar olursa, zararlı değildir?

Açıkçası ben diyetlerde pek soda içilmesi taraftarı değilim. Çünkü sodadan aldığımız mineralleri sadece sağlıklı beslenerek de yeterli miktarda alabiliriz. Ayrıca, içerisinde bulunan yüksek orandaki sodyum (Na) yüzünden, fazla miktarda tüketilen soda ile vücutta fazla sodyum birikimi oluşabilir. Bu da tansiyon hastaları için istemediğimiz bir durumdur. Zaten toplumumuzda tuz tüketimi gereğinden fazla olduğu için ayrıca bir tuz yüklemesine gerek yoktur.

Pek çok kişi zayıflamak için aç karnına maydanoz suyu, limon suyu içiyor. Bu yöntemlerin bilimsel bir açıklaması, dayanağı var mı?

Kesinlikle yoktur. Maydanoz suyunun diüretik, yani idrar söktürücü olduğu bilinmektedir. İnsanlar vücutlarından idrar çıkışı olduğunda, şişkinlikleri azaldığı için zayıfladıklarına inanır. Limonun ise, bağırsakları çalıştırıcı etkisi vardır ama zayıflatıcı özelliği yoktur. Sabahları aç karnına içilen sıcak ya da soğuk suyun da zayıflatıcı özelliği yoktur.

Kişinin tuvalet alışkanlıkları kilosu üzerinde etkili midir? Kabızlık sorunu olanlar şişmanlıktan daha mı çok yakınır?

Kişinin tuvalet alışkanlığı kilosuna etkin olabilir. Kabızlık bazı metabolik hastalıkların göstergesi olabilir. Bu nedenle, bu hastalıklar tedavi edilmediğinde kabızlık devam eder ve metabolizma yavaşlar. Kilo verimi azalır.

Kişi kilo aldığı halde beden ölçüsünü koruyorsa, bu şişmanlık adına endişe edilecek bir durum değil midir?

Kilo alınıyorsa, beden ölçüsü önemli değildir. Beden hemen etkilenmeyebilir. Kilo alımı sadece bir işarettir. Dikkat edilmesi gerekir ve sebebi araştırılmalıdır. Yarım paket kepekli diyet bisküvi ince bir dilim ekmeğe eş değer

Diyet ürünler hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Nasıl olsa diyet ürün… Kilo aldırmaz” düşüncesiyle gerekenden fazla tüketilebiliyorlar… Diyet ürünler sadece zengin lif kaynaklarıdır. Yani, yüksek miktarda kepek ya da yulaf içerirler. Ama bunun yanı sıra, az miktarda da olsa içlerinde yağ ve un bulunur. Yani, kısaca ekmek yerine geçerler. Diyet ürünler yenildiklerinde kilo verdirmez, sadece tokluk hissi yaratırlar. Örneğin, yarım paket diyet kepekli bisküvi bir ince dilim ekmeğe eşdeğerdir. Fazla tüketildiklerinde kilo yapabilirler.

Tatlandırıcı kullanımında bir sınırlama olması gerekli mi?

Tatlandırıcı kullanılarak içilen çay ile şekersiz içilen çay arasında kalori ve sağlığa yarar-zarar açısından bir fark var mı? Tatlandırıcı kullanımını ben pek önermiyorum. Çayı ve benzeri tüm içecekleri şekersiz içmek en sağlıklısı. Ama bazı kişiler ‘ben şekersiz yapamam’ derlerse, o zaman tatlandırıcı öneriyorum. Tatlandırıcı kullanımında tatlandırıcı maddenin türü çok önemlidir. Özellikle sakarin içeren tatlandırıcılar değil de, aspartam içeren tatlandırıcılar kullanılması önemlidir. Sizin formda kalma sırrınız ne? Nelere dikkat ediyorsunuz? Sağlıklı besleniyorum. Yani, kesinlikle öğün atlamıyorum, dengeli besleniyorum. Ara öğünlerde meyve tüketiyorum. Bol su içiyorum. Katkı maddesi içeren ve yağlı olan tüm yiyeceklerden uzak duruyorum.


Şifalı Bitkilerle Zayıflama

Şişmanlık; alınan kalori miktarının,yakılan kaloriden daha fazla olması sonucu ortaya çıkan bir metabolizma bozukluğudur. Tıp dilinde “obesite” denilen şişmanlık:
* ihtiyaçtan fazla besin almak
* yeterince hareket etmemek
* tiroid veya diğer bezlerin çalışmasında görülen yetersizlikler,
* böbrek veya kalp hastalıkları
* ruhsal yapı
* soyaçekim”den, kaynaklanır.

Bilhassa,sırt,kol,bacakların üst kısımları,kalçalar ve karın bölgesinde aşırı derecede yağ birikir. Yüz ovalleşir; hareket etme kabiliyeti azalır. Dolaşım sisteminde de bozukluklar görülür.

İstatistiklere göre; şişmanların daha çabuk yaşlandıkları, şeker hastalığı, damar sertliği, kalp hastalıkları, karaciğer ve safrakesesi hastalıkları, tansiyon yüksekliği, akciğer hastalıkları, romatizmal hastalıklar ruhî veya sinirsel hastalıkların tehdidi altında bulundukları belirtilmektedir. Bu nedenle , şişmanlıktan kurtulmak için diyet ve beden hareketleri yapmak gerekir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir:

Reçete1:
Malzeme:limon,greyfurt,bal,su
Hazırlanışı:3 tane limon ile 2 tane greyfurt,kabukları soyulmadan inci ince kesilir. üzerine, 4 su bardağı su konulur.15 dakika kaynattıktan sonra 3 çorba kaşığı süzme bal ilave edilir.15 dakika daha kaynatıldıktan sonra porselen bir kaba süzülür.sabah akşam , birer su bardağı içilir.

Reçete2:
Malzeme:limon,şeker,su
Hazırlanışı:1 çay bardağı yeni sıkılmış limon suyuna 1 çorba kaşığı su ile 1 kahve kaşığı toz şeker konur.karıştırıldıktan sonra içilir.

Reçete3:
Malzeme:papatya,limon,su
Hazırlanışı:4 bardak kaynak suya,1 çorba kaşığı ufalanmış paptya ve kabukları soyulmadan doğranmış 1 limon konur.6 saat bekletildikten sonra süzülür.saat 10:00,15:00 ”de birer çay bardağı içilir.

Reçete4:
Malzeme:atkuyruğu(tilkikuyruğu,zemberekotu),su
Hazırlanışı:4 su bardağı kaynak suya 20 gram (1 çorba kaşığı) ufalanmış atkuyruğu konur. yarım saat bekletildikten sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür. saat 10:00,15:00 ve 21:00”de birer çay bardağı içilir.

Reçete5:
Malzeme:kiraz çöpü, su
Hazırlanışı:6 bardak suya 1 çay bardağı dolusu kiraz çöpü konur.12 saat bekletilir. sonra 15 dakika kaynatılır ve yarım saat bekletilir.süzüldükten sonra saat 10:00,15:00 ve 21:00”de birer çay bardağı içilir.

Reçete6:
Malzeme:biberiye(rosmarinus officinalis),su
Hazırlanışı:4 su bardağı saf sirkeye 1 avuç biberiye konur.10 gün bekletildikten sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür.sabah akşam birer çay bardağı içilir.

Reçete7:
Malzeme:kanavcıotu(adonis vernalis),su
Hazırlanışı:1 su bardağı sıcak suya 1 tatlı kaşığı ufalanmış kanavcıotu konur.20 dakika bekletildikten sonra süzülür. günde 3 kere birer çorba kaşığı içilir.

Reçete8:
Malzeme:kereviz,domates,havuç,su
Hazırlanışı:4 bardak suya 2 tane kerviz doğranır.15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. suyuna;1 su bardağı yeni sıkılmış domates suyu ile 1 su bardağı yeni sıkılmış havuç suyu konur.saat 10:00,15:00 ve 21:00”de birer çay bardağı içilir.

Reçete9:
Malzeme:mısır püskülü,su
Hazırlanışı:4 bardak suya 3 tutam mısır püskülü konur.15 dakik kaynatıldıktan sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür.günde 3 kere birer su bardağı içilir.

Reçete10:
Malzeme:ıspanak,mısırözü yağı,su
Hazırlanışı:1/2 kg ıspanak iyice temizlendikten sonra 4 bardak suya konup az haşlanır. süzüldükten sonra üzerine 3 çorba kaşığı mısırözü yağı konup yenir.

Reçete11:
Malzeme:marul tohumu,su
Hazırlanışı:4 bardak suya 1 tatlı kaşığı marul tohumu konur.5 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.günde 2 kere birer kahve fincanı içilir.

Reçete12:
Malzeme:limonsuyu,bal
Uygulanışı:
1 hafta boyunca her gün;1 kahve fincanı limonsuyuna 1 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
2. hafta,her gün; 1 çay bardağı limonsuyuna 1 çay bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
3. hafta, her gün; 1su bardağı limonsuyuna 1su bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
4. hafta, her gün; 1 çay bardağı limonsuyuna 1 çay bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
5. hafta, her gün; 1,5 kahve fincanı limonsuyuna 1,5 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
6. hafta, her gün; 1 kahve fincanı limonsuyuna 1 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.

Reçete13:
Malzeme:yoğurt, patates
Hazırlanışı:10 gün süreyle ,sadece yoğurt ve patates yenir.

Reçete14:
Malzeme:sarapna(smilax),su
Hazırlanışı:1 su bardağı sıcak suya 1 kahve kaşığı ufalanmış saparna konur.5 dakika bekletildikten sonra süzülüp içilir.

Reçete15:
Malzeme:aslandişi(karahindibâ),su
Hazırlanışı:4 bardak suya 4 çorba kaşığı ufalanmış aslandişi kökü konur.10 dakika kaynatıldıktan sonra temiz ve ince bir tülbentten süzülür. sabah akşam birer kahve fincanı içilir.

Reçete16:
Malzeme:enginar,akdiken(rhamnus),dulavratotu(arctium lappa),ayrıkotu(triticum repens),su
Hazırlanışı:4 bardak sıcak suya 1 avuç ufalanmış enginar yaprağı ,1 avuç akdiken çiçeği, 1 avuç dulavratotu yaprağı ve ufalanmış kökü,1 avuç ayrıkotu konur.ağzı kapatıldıktan sonra 1 saat bekletilir.
ayrı bir kapta ; 10 su bardağı su kaynatılır. daha önce hazırlanan karışım bu suyun içine süzülür.sonra temiz bir şişeye doldurulur.eritilmek istenen yerler, hergün bu suyla ovulur.

Reçete17:
Malzeme:deniz yosunu(moss)
Hazırlanışı:büyükçe bir kavanozu dolduracak kadar deniz yosunu toplanır.kavanozun ağzı kapalı olduğu halde 1 hafta bekletilir.hergün, bir parça alınıp, eritilmek istenen bölgelere sürülür.

Reçeteler uygulanırken dikkat edilmesi gereken hususlar:
* Reçetelerde verilen miktarları aşmayınız!
* Uygulamak üzere seçtiğiniz Reçeteyi 14 günden fazla kullanmayınız.
* Çabuk zayıflamak için aşırışığa kaçmayınız!
* Yavaş yavaş zayıflayınız!
* Her gün , hiç olmazsa yarım saat yürüyünüz!
* Bütün dertlerinizden sıyrılıp neşeli olmaya gayret ediniz!
* Yazın, fırsat buldukça yüzün; kışın kolayınıza gelen beden hareketlerini yapın!


PAMUK GİBİ YUMUŞAK VE PÜRÜZSÜZ ELLER İÇİN

El bakımını, çok ucuza mal etmek ve mükemmel sonuç almak mümkün. Limon, tam bir cilt dostu. Bu sebeple, elimizin altında ve mutfaklarımızda rahatlıkla bulabileceğimiz limondan mutlaka faydalanın diyoruz. Çünkü bol miktarda C vitamini içeren limon cildi yumuşatıyor ve besliyor. Ayrıca limon suyu el üzerinde oluşan lekeler için de son derece faydalı.Ölü hücreleri temizlemek için tam bir peeling görevi görüyor.
GEREKLİ MALZEMELER : Limon suyu ve zeytinyağı
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Üç damla zeytinyağıyla bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı hemen ellerinize sürün. Yarım saat bekledikten sonra bir parça pamukla ellerinizi silin, ardından da yıkayın. Çok fazla su ve deterjanla temas ettiğinizde veya elleriniz çok kuruduğunda mutlaka bu el maskesini uygulayın. Çok faydasını göreceksiniz.


DR ENDER SARAÇTAN HEMOROİD HASTALARI İÇİN DOĞAL ÖNERİLER

Hemoroid için daha önceki bir kaç yazımda sizlere bitkisel önerilerde bulunmuştum. Ama bu gün yani 27 Temmuz 2008 tarihinde Show Tv de Dr Ender Saraç’ın sunmuş olduğu Programda hemoroid hastalaarı için çok faydalı olabileceğine inandığın bir kaç öneri dinledim ve sizlerle de paylaşmak istedim.

Toz zerdeçal ; Toz zerdeçal aktarlarda çok rahatlıkla temin edebileceğiniz bir bitki. Pamak zerdeçal ve toz zerdeçal olara satılıyor. Çok ucuz. Dr Ender Saraçın söylediğine göre de  hemoroid için çok faydalıdır. Aktif maddesi kurkumindir. 1 silme tatlı kaşığı zerdeçal (~3 gram), ortalama 30-90 mg kurkumin içerir. 200 mg/gün’lük dozlarda (yaklaşık 2-4 silme tatlı kaşığı toz) zerdeçalın antienflamatuvar, antikanserojen ve antiaterojenik olduğu gösterilmiştir. Şimdiye kadar bilinen bir yan etkisi yoktur.

KARAHALLE: Şimdiye kadar adını hiç duymadığım bir bitki. Zaten internette de baktım böyle bir isim yok. Ender Saraçın ağzından bu bitkiyle ilgili öğrenebildiğim ; Bu bitki taş kadra sert olduğu. Kahve çekirdeğine benzer çekirdekleri var. 100-150 gr karahelleyi çok az miktarda sade veya sıvı yağ ile, kışık ateşte, sürekli karıştırmak suretiyle pişirin. Pişirilen karahelle çekirdikleri yumuşak bir kıvam alacaktır. Altını kapatıp, ılıyıncaya kadar bekleyin ve ılıyan çekirdekleri cam bir kavanozda saklayın. Hemoroid şikayetlerinizin yoğun olduğu günlerde, yemeklerden önce, günde 2-3 kez 1 adet çekirdeği çiğneyin.

KUŞBURNU : Kuş burnu sağlık açısından çok faydalı bir btki ama lapa şeklinde uygulandığında hemoroid hastalığına da oldukça faydalıymış. Kuşburnunu yıkayıp temizledikten sonra, pelte kıvamına gelinceye kadar pişirin. Elde ettiğiniz pelte ılıyınca, bu pelteyi makat bölgesine tampon yapacak şekilde koyun. Üzerine naylon kapatarak çamaşırınızı giyin ve oturun.

SÜLÜK TEDAVİSİ :Son dönemlerin gözde tedavilerinden. Aslında çok uzun yıllardır bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde uygulanan bir yöntem. Halk arasında çok yaygın olarak ismi geçiyor. Modern tıp da bu konu üzerinde çalışmalarını hızlandırmış ve olumlu sonuçlar almaya başlamış.

**Ama Dr Ender Saraç’ın dediği gibi eğer şikayetleriniz ve anal kanamanız çok yoğun ise; mutlaka ve mutlaka ilgili uzman hekime gidip tedavinizi almanız sizin sağlığınız açısından son derece öenemli bir konu unutmayın.**

KAKULENİN FAYDALARI

Oldukça keskin bir tat ve kokuya sahip olan kakule bitkisi, Ülkemize Hindisatndan gelmektedir. Ama, yetiştiği bölgeye göre, Seyhan kakulesi, Malalar kakulesi, Siyam kakulesi gibi isimler alır. Fakat önemli bir uyarıyı da atlamadan sizlere aktaralım. Kakule gebelerde ve emziren annelerde kullanılmamalıdır.
* Dizanteriyi tedavi eder.
* Bol idrar söktürür.
* Mideyi çalıştırır, gaz söktürür.
* Mide gazı dolayısı ile meydana gelen kalp rahatsızlığını önler.
* Mide bozukluğu sonucu meydana gelen Migreni geçirir.
* Akciğerler için antiseptiktir.
* Bronşite çok faydalıdır.
* Kakule, dövülerek toz haline geitirilip, buruna çekirlirse nezleyi keser.
* Ağız Kokusuna: Kakule Aktarlarda kapsül şeklinde bulunan (çekirdek kakule diye satılıyor olablilr) kakuleden yanınızda bulundurun ve gün içerisinde sakız gibi çiğneyin. Hem ferahlatır hem de ağız kokusunu giderir.
* Mide Bulantısı İçin: Mideniz bulandığında, kaynatacağınız nanenin içerisine bir tutam kakule atın ve daha sonra limon ve bal ilave ederek için. Bulantınız iyileşecektir
* İştahsızlık için: İştahsızlara Kaynatılmış kakule esmer şeker veya balla tatlandırılıp içildiğinde iştahsızlık probleminin çözümünde bir hayli yol almış olursunuz.
* Kakule, Nane ve kekikle beraber kaynatılıp içilen kakule hem mide yaralarına hem de midede oluşan gazların giderilmesinde faydalıdır.
* Zihin açmak için : Zihni güçlendirici etkisi vardır.

HİNDİBA KÖKÜ VE FAYDALARI

Hindiba bitkisi, çiçekleri,kökü,yaprakları ve dalları ile çok yönlü kullanılabilen bir bitkidir. İçeriğinde ;İnülin, früktoz, levüloz, laktusin ve kolin bulunur. Özellikle safra kesesi hastalıklarında faydalıdır. Diğer faydaları ise ;
FAYDALARI :
*Safra kesesi ve karaciğer hastalıklarında eşsizdir.
* Kronik karaciğer iltihabına şifa verdiği bilinmektedir.
* Şeker hastaları için tavsiye edilmektedir.
* Kendilerini sürekli yorgun ve halsiz hissedenler, bu bitkiyi içeren bir çayla 14 günlük kür uyguladıkları takdirde faydasını görebilirler.
* Kaşıntı, egzama gibi deri hastalıklarında kullanılır.
* Safra kesesi taşlarının ağrısız, sızısız düşmesine yardımcıdır.
* Karaciğer ve safra kesesini çalıştırır.
* İçindeki mineral tuzlarının kanı temizlemesiyle, gut ve romatizmaya karşı faydalıdır.
* Gudde şişkinliğini 3-4 hafta boyunca yapılacak bir kürle indirir.
* Sarılık ve dalak hastalıklarında aynı derecede faydalıdır.
* Köküyle hazırlanan çay, kanı temizler ve vücuttan fazla suyu atar, hazmı kolaylaştırır.

harika bir yazı:))

internette gezinirken komik bir yazı buldum.Paylaşmak istedim. İnsan dalga geçince gerçekten kendini kilolarına karşı daha rahat hissediyor.

Bu yazı http://www.sinancanan.net ‘ten alıntıdır. 2001 yılında yazdığı bu yazısıyla keyfimi yerine getirdiği için teşekkür ediyorum…

Merhaba,
Bu yazımda perhiz yaparak zayıflamayı bir türlü başaramayan okurlarım için Mezopotamyalı ünlü doktor Johhannes Bezdyrene tarafından özel hazırlanmış olan “5 günde 18 kilo vermeyi kim istemez? Tabii ki su aygırları!” adlı diyeti sunacağım. Bu diyet, kesinlikle iyi sonuç veriyor. Hatta bazı deneklerin bu perhiz listesini sadece okuduktan sonra 250 gram ilâ 3 kilogram arası ağırlık kaybettikleri, bu kaybın da özellikle istifra vasıtasıyla vuku bulduğu bildirilmiştir. Şimdi isterseniz, sözü fazla uzatmadan kiloları kısaltalım (Hıhahhahhah!):
5 GÜNDE 18 KİLO PERHİZİ
1. GÜN
Sabah kahvaltısı: Bir bardak su, yarım bardak daha su, sonra hala açsanız, bir saat kadar sonra bir bardak daha su.
Öğlen yemeği: Bu gün öğlen yemek yemek yasak. Ama iki bardaktan fazla olmamak kaydıyla su içebilirsiniz.
Akşam yemeği: İki bardak su ve yarım çay kaşığı diş macunu (tadı iğrenç olacağından yiyemezseniz, bir bardak daha su).
2. GÜN
Sabah kahvaltısı: En az kırk dakika haşlanmış çift sarılı yumurtanın kabuğu ve bir bardak su (iki damla limon damlatabilirsiniz). Ardından günlük egzersizlerinizi yapınız (135 şınav, 400 mekik, 300 takla ve binbeşyüz tur hızlı hızlı kendi çevrenizde dönme; sonuçta istifra edebilirsiniz ki, bu da arzu edilen bir durumdur).
Öğlen yemeği: Yarım kilo dana pirzolayı teflon tavada az miktarda su ilavesiyle ve yağsız olarak güzelce pişirdikten sonra, 0,2 gram kepek ekmeği kabuğunu, iyice pişmiş etin buharına 2 saniye tutarak yiyebilirsiniz. Ayrıca su içmeyi abartmayınız. En fazla yedi bardak içebilirsiniz.
Akşam yemeği: Dört adet maydanoz yaprağını, taze kaşar peynirinin ambalajına sararak tüketiniz. Zorlansanız da yapınız bunu. Sonra da bol bol su içiniz.3. GÜN
Sabah Kahvaltısı: Muhtemelen kalkmakta zorlanacağınız için, bu sabah kahvaltı etmeseniz de olur.
Öğlen yemeği: 10 dakika boyunca pişirdiğiniz bol zeytinyağlı imambayıldıya bakınız. Ama sakın dokunmayınız. Bayılırsanız, ayılıp 10 dakika daha bakınız. Ardından da bir bidon su içiniz.
Akşam yemeği: 1,5 gram kadar haşlanmış tavuk etini 3-5 kez çiğneyip hemen tükürünüz. Sakın ha yutmayınız!. Ve tabii ardından bir kaç damacana suyunuzu içiniz.
4. GÜN
Sabah kahvaltısı: İçtiğiniz sular ve besin yetmezliği dolayısıyla bozulan mesaneniz sayesinde, gece boyunca sadece yatağınızı değil, halıyı ve perdeleri dahî ıslatacağınız için, sabah saatlerini temizlikle geçireceksiniz. Yok eğer temizliğe takatim kalmadı diyorsanız, çarşafın kuru bir ucundan bir kaç santimetrekarelik bir bölümü yiyebilirsiniz.
Öğlen Yemeği: Olur da mutfağı bulabilirseniz, ısırgan otunu kaynar suya atıp, soğutmadan içmeyi deneyin. Bu, bütün yeme isteğinizi kesecektir. Isırgan otu yoksa bir avuç cam çivisi de aynı işi görür. Yalnız yutmasanız iyi olur.
Akşam yemeği: Bu akşam, vücudumuzdaki toksinlerin (zehirlerin) daha rahat atılabilmesi için en az üç adet müshil hapı içeceğiz. Tabii yanında en az iki varil suyumuzu unutmuyoruz. Müshil hapı yoksa hint yağı (en az 5 su bardağı) içiniz. Ardından istediğinizi yiyebilirsiniz, çok önemli değil.
5. GÜN
Sabah Kahvaltısı: Dün geceki akşam menüsünden sonra, bu sabah daha esaslı bir temizlik gerekecektir. Fakat ben size odadan hemen kaçmanızı tavsiye ederim (eğer gece boğulmamışsanız). Muhtemelen gideceğiniz yer de kenef olacaktır. Dolayısıyla bu sabah da kahvaltı edemeyeceksiniz.
Öğlen Yemeği: Eğer telefona ulaşacak gücünüz kalmışsa, muhtemelen öğlen saatlerinde size serum takılmış olacaktır. Bu günkü öğlen yemeğinizi de serumdaki bileşenler halledecektir, telaşlanmayın.
Akşam Yemeği: Akşamleyin muhtemelen sokakta olacaksınız (sizi hastaneye götüren ambulanstaki görevli, tüm ambulansı batırdığınız için sizi arabadan atmış olmalı). Yanınızda para olmadığı için hamburgerciye falan da gidemezsiniz. O yüzden ben size bol akan bir dere bulup kafayı daldırmanızı ve bol su içmenizi tavsiye ederim.
********
Evet, artık bu muhteşem perhizin sonuna geldiniz. Hala hayatta iseniz, yaklaşık 15-18 kilo vermiş olmanız gerekiyor. Muhtemelen bir ay içinde hastaneye yatmanız da gerekebilir. Ama amacımız kilo vermek olunca, her şeye değer doğrusu. Sizce de öyle değil mi?
(*) Kendisi aslında 121 kilo olan Dr. Bezdyrene, bu diyeti 15 gün boyunca uygulamış ve 21 kilo olarak bu hayata veda etmiştir. Bu diyet reçetesini ise ölmeden bir gün önce, yanında bulunan hemşirelerden birine tarif yoluyla yazdırmıştır.
Ruhu şâd olsun.