Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken
GÖZALTI TORBALARI VE MORLUKLARI İÇİN DOĞAL FORMÜL
Göz bakımı, güzelliğimizin önemli bir unsuru. Çünkü, güzel bir göz bakışın anlamını bile değiştirir. Düşünsenize; göz altlarında koyu renli mor halkalar oluşmuş, göz altları torbalanmış bir insanın bakışlarını. Son derece itici. Cilt bakımı yaprken göz altlarını da ihmal etmemek gerekir. Aşağıda vereceğimiz tari hem göz altı torbalarına, hem de göz altı morluklarına çok iyi geliyor.
GEREKLİ MALZEMELER :
1 yemek kaşığı aloe vera jeli
1 tatlı kaşığı patates suyu (Bir patatesi rendeledikten sonra, sıkıp, suyunu çıkarın)
1 tatlı kaşığı salatalık suyu
1 tatlı kaşığı limon suyu
1 tatlı kaşığı ıspanak (İnce ince kıyarak macun haline getirin)
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Bütün malzemeleri karıştırarak göz çevrenize uygulayın. 15 dk bekledikten sonra durulayarak çıkarın. Bu uygulamayı her gün yapmak morlukları ve şişkinliği azaltacaktır.
KOLESTEROL YÜKSEKLİĞİ
Türk Kardiyoloji Derneği’nin yaptığı araştırmalara göre ülkemizde 9 milyon kişinin kolesterol düzeyi sınır değerlerin üzerinde bulunuyor. Kalıtımsal olarak ülkemizde iyi kolesterol düzeyinin de düşük olması kalp hastalıkları açısından önemli bir risk yaratıyor.
Sağlık açısından kan kolesterol düzeyinin 200 mg/dl.’nin altında olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Ancak kolesterol içeriği fazla olan gıdalarla beslenilmesi, şişmanlık, hareketsizlik, stres, tiroid bezinin az çalışması, şeker, böbrek yetmezliği gibi hastalıklar, hormon, idrar söktürücü ve bazı tansiyon ilaçları kolesterol düzeyini artırıyor.
Fazla miktarda et, yağlı yemek ve hamur işlerinin tüketilmesinin kolesterol düzeyini artıracağına dikkat çekiliyor. Kurban Bayramı gibi et tüketiminin arttığı günlerde, özellikle diyet yapması gereken kronik sağlık sorunları olan kişiler için ciddi sağlık sorunları oluşabilmektedir. Bu dönemde, etin hem taze hem de yağ oranının fazla olması sorunu büyütüyor. Diğer taraftan bayram ziyaretlerinde etin yanında kandaki kolesterol oranını etkileyen hamur işi tatlılar, çikolatalar ikram ediliyor. Bunlara hareket azlığı da eklenince sağlık sorunlarının ortaya çıkma ihtimali artıyor. Özellikle kalp-damar hastalığı olanlarda, şeker ve böbrek hastalarında, ayrıca kolesterol tedavisi görenlerde vücudun dengesi bozuluyor. Şeker, tansiyon, kalp ilacı kullanan kişilerin bayramda ilaçlarını aksatmamalarını öneriyoruz.
Fazla miktarda kalorili ve yağlı yiyeceklerin tüketilmesinin neden olabileceği sağlık sorunlarının dikkate alınarak diyetin kontrol edilmesi gerekiyor. Günlük tüketilen et, hem yağsız olmalı hem de miktarı azaltılmalıdır. Etin yanından diğer hazmı zor ve tatlılardan kaçınılmalı. Tansiyon ve kalp problemi olanlar bir kereden bir şey olmaz dememeli, tuzsuz ve yağsız et tercih etmelidirler. Sebze ve meyve yemeye özen gösterilmeli. Bol su içilmeli. Bu sayede et ve hamur işi gıdaların tüketilmesi de azaltılmış olur. Ayrıca sağlık durumu iyi olanları da düzenli yürüyüş yapmayı ihmal etmemeliler.
Kolesterolün yüksek olmasının sakıncaları kan kolesterol düzeyindeki artış damar sertliğine neden olan başlıca faktörlerden biri. Damar sertliği de kalp hastalıklarının oluşumuna zemin hazırlıyor. Kolesterolün 200mg/dl’nin üzerinde olduğu kişilerde diğer risk faktörlerinin de olması bu süreci hızlandırıyor. Kolesterol yüksekliğinin yanısıra sigara içimi, şişmanlık, diyabet, tiroid bezi yetersizliği varsa risk ciddi olarak artıyor. İyi kolesterol seviyesinin düşüklüğü; az spor ve az yürüyüş yapmak da tehlikeyi büyütüyor. Bu nedenle fazla kiloların verilmesini, düzenli egzersiz yapılmasını, kolesterol düzeyi yüksek yiyeceklerden uzak durulmasını öneriyoruz.
ÖMRÜ UZATAN 7 GIDA
Ömrü Uzatan 7 Gıda
Badem, kahve, tarçın, patates, sebze çorbası, zeytinyağı, çay…
Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR), 2007�ye sağlıklı bir başlangıç yapmanız için, vücudu kanser, kalp krizi, Alzheimer ve diyabet gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyan besinlerin listesini açıkladı. Badem: Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.
Kahve: Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.
Tarçın: Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.
Patates: Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi’ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.
Sebze çorbası: Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.
Zeytinyağı: Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren �8oxodG� adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.
Çay: Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60′a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.
HAYIRSIZIN DÖNÜŞÜ
Evet bir hayırsız daha bugün aranıza dönüyor.Biliyorum suçluyum bloğumu ve sizleri ihmal ettim.Ama suçum neyse razıyım beni affedin ve yorumlarınız esirgemeyin lütfen.Aslında yazamamamın nedenleri var.Mesela evde tadilat vardı ve ustalar bilgisayar kablolarını da kopardılar.Bende bloğumla ve sizlerle bağlarımı koparmak zorunda kaldım.Sonra kzım zatüree oldu ve hergün onu iğneye götürüp özel olarak ilgilenmek zorundaydım.Ayrıca bir kaç kere diyete başlayıp 3. günü bozdum ve eskişsinden de daha çok yedim.Bu yüzden kendimi suçlu hissettim ve bir süre yazmama cezası verdim kendi kendime.Bu kadar mazeret yetmez diyorsanız yenilerini de bulmaya hazırım.Aslında bu blog adından dolayı bir diyet bloğu olduğu için diyet yapmadıkça yazmamın da anlamı yok diye düşündüm.Ama müsadenizle buraya ben arada hayatımdan da kesitler koymak istiyorum.Bütün hayatım diyet değil ki.Üstelik bu benim ilk bloğum ve dolayısıyla da en çok sevdiğim bloğum.Bu yüzden hayatımla ilgili şeyleri en çok bu bloğa yazmayı istemem doğal sanırım.
Bu arada bu bloglarım sayesinde yıllardır görüşemediğim ve Amerika’ya gittiği için izini kaybettiğim en sevdiğim üniversite arkadaşlarımdan biri olan (diğeri Gamze ) Aybike’ciğimin de izini buldum.Google’da benim adımla arattırınca Hürriyet’te “diyet kardeşleri” adı altında çıkıp medyatik olduğumuz(?) yazıma ulaşmış ve oradan da benim bloglarıma ulaşmış.Chatboxa mesaj bırakınca ben de ona mail attım ve artık sık sık mailleşiyoruz.Hatta telefonda bile görüştük.Artık onunda bir bloğu var üstelik.Yemek yapmayı çok sevdiği için bir mutfak bloğu açmış merak ederseniz işte adresi:AYBIKE’NIN MUTFAGINDAN.Girip gezmenizi tavsiye ederim.
Bu arada geçen haftalarda blogları gezerken çok üzücü bir haberle karşılaştım.Çok sevdiğim blog arkadaşlarımdan Dali‘nin babası vefat etmiş.Duyunca inanamadım ve hemen kendisine ulaştım.Hüseyin amca için dualarınızı eksik etmeyin.Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun inşallah.
Bu günlük bu kadar yeter sanırım bu üzücü haberden sonra yazacak daha fazla birşey bulamıyorum.Kendinize iyi bakın. 
BU HAFTANIN ÖZETİ!!
Birkaç gündür evde tadilat vardı.(Cumartesinden beri).bu yüzden bloğa post yazmaya pek vaktim olmadı.Bir de üstüne üstlük Kıbrıs’tan moralimi bozan bir haber alınca canım pek yazmak istemedi.Oğlum engelli, konuşamıyor ve Kıbrıs’ta özel bir okula gidiyor.Tabii annemlerin yanında yaşıyor.Cumartesi annemler markete girmişler ve onu gelmek istemediği için arabada bırakmışlar ama arabayı da kilitlemeyi ihmal etmemişler.Yaklaşık 10 dakika sonra döndükleri zaman arabanın kapısının açık oğlumun da arabada olmadığını görmüşler.Tabii deliye dönmüş ve adını çağırarak koşa koşa mahallede onu aramışlar.Yaklaşık yarım saat sonra umutlarını kesip polisi aramışlar ve oğlumu tarif edince de onun orada olduğunu öğrenmişler.Konuşamadığı için de birinin gelip onu aramasını bekliyorlarmış.Yolda iki delikanlının onu bulduğunu ve oraya getirip bıraktığını söylemişler.Annem tansiyon hastası bir de koşup onu aramış ve bulamayınca da fenalaşmış.Bana nasıl söyleyeceklerini düşünüyorlarmış.Allahtan ki bulundu.ama ya bulunmasaydı ya başına birşey gelseydi diye düşünmekten kendimi alamadım.Ve tabii moralim sıfırın da altına düştü.Bir de annem rahatsızlanınca iyice üzüldüm.Eh evde bir de ustalar var yani post yazmaya pek de mecalim yoktu.Neyse şimdi annem yavaş yavaş düzeliyor tabii ben de.Geç de olsa yazıp bunları sizinle paylaşmak istedim.
Bu arada moralim bozuk olduğu için başım sürekli ağrıyıp midem bulandı(tansiyonum fırlamış olabilir ama ölçtürmedim) ve diyete hiç uyamadım.Ama az yemeye gayret ettim.Kilo almamaışım ama sadece 100 gr.verebilmişim:-) Eşim moralim düzelsin diye bana bir adımsayar(pedometre ) almış.Daha doğrusu Becel’in promosyonuymuş ama margarine ihtiyacımız olmadığı halde hoşuna gidip almış.Radyolu ve saatli.Hem adımlarını sayıp kaç kilometre yürüdüğünü bulup yaktığın kaloriyi hesaplıyor hem de mesafe hesabı için kendi adım aralığını girebiliyorsun.Ayrıca kalori hesabı için kendi ağırlığını da girebiliyorsun.Ekstra olarak saat fonksiyonu da var.Bize yaklaşık olarak 8 YTL ‘ye geldi.Netten araştırdım emsalleri oldukça pahalı.Yürüdükçe bakıp kaç kalori yaktığımı hesaplayıp yediklerimi yakmışmıyım diye bakıyorum.Pazartesinden itibaren(inşallah diyorum) neler yediğimi ve yaklaşık olarak yaktığım kaloriyi buraya yazmayı düşünüyorum.Tabii sonucunda kaç kilo verdiğimi de.Takipte olun.:-))
BİR SÜRE ARA
Bloğumu bu süreler oldukça ihmal ettim biliyorum.Ama biraz daha ihmal etmek zorundayım çünkü yarın eşimin memleketine gidiyoruz ve orada internete bağlanmam pek mümkün olmayacak ama dönünce orada çektiğim resimleri ve yediğim içtiğim herşeyi sizlerle paylaşacağıma söz veriyorum.Orada diyet yapmam oldukça zor olacak çünkü kayınvalidem de görümcem de oldukça güzel hamur işleri yapıyorlar, özellikle de benim çok sevdiğim su böreği… İnşallah fazla bir kilo almadan kurtulurum diye umut ediyorum ama söz veremiyorum:-(En kısa zamanda sizlerle görüşebilmek umuduyla, şimdilik hoşçakalın:-(
Yukardaki resimde geçen hafta sonu gittiğimiz Kula belediye başkanının oğlunun sünnet düğününün kına gecesi bölümünden bir kesit.Yanımda adaşım ve onun kızkardeşi ve kocası var.Benim eşim ise kızımla birlikte görünen.(Bu arada tarih yanlış çünkü digital kameranın tarihini ayarlamamış eşim)
Kalori harcaminin sirlari
“Az yiyiyorum ama kilo veremiyorum” diyorsaniz iste size kalori yakmanin püf noktalari.
Organizma, alinan veya verilen kilolara kolayca uyum saglayip onu korumaya programlidir. Böylece siz diyet yapmaya basladiginizda organizmaniz eski kilonuzu korumak için kiyasiya bir mücadeleye girer. Birdenbire çok düsük kalorili bir beslenme aliskanligi edinirseniz, organizma inatla karsi çikarak bazal metabolizmayi uyarir. Yavas çalismaya baslayan metabolizma kilo verme sürecini yavaslatir. Bu nedenle saglikli kilo vermek istiyorsaniz, günlük kalori miktarini birdenbire degil, yavas yavas azaltin.
KASLARINIZI ÇALISTIRIN
Istatistiklere göre kasli kisilerin metabolizmasi daha hizli çalisiyor.
Bu nedenle kaslarinizi güçlendirecek sporlar yapin. Çünkü fiziki aktivitenin iki avantaji var: Biri kalorileri yakmasi, digeri kas kütlesini genisleterek yag kütlesinin azalmasini saglamasi.
PROTEINI IHMAL ETMEYIN
Et, balik, peynir, baklagil, yumurta, süt, peynir ve yogurt degerli birer protein kaynagidir. Aminoasit içeren bu besinler organizma için kaslari insa etmeye yarayan birer kiremit tasi gibidirler. Organizma bu aminoasitleri özümsemek için bol enerjiye, özellikle de karbonhidrat ya da yaglardan alinan enerjiye gereksinim duyar. Yani, proteinli besinler daha çok kalori yakilmasina neden olur. Ancak asiriya kaçmamaya özen göstermekte yarar var.
Asiri protein almak organizmayi, en çok da böbrekleri yorar. Dengeli bir diyette günlük kalori miktarinin yüzde 15-20’si kadar protein alinmalidir.
BOL BOL UYUYUN
Yorgun oldugunuz zaman metabolizma dahil tüm fiziksel islemlerde otomatik olarak bir yavaslama söz konusu olur. Iyi bir uyku organizmayi dinlendirir. Bunun için ön hazirlik yapmaniz sart. Hafif bir aksam yemegi yiyin. Hafif yemek hem iyi uyumanizi, hem de kilo almamanizi saglar. Aksam saatlerinde yavaslayan metabolizma, alinan kalorileri geregince yakamaz ve vücudun belli bölgelerinde biriktirir.
ÖGÜN ATLAMAYIN
Hele kahvaltiyi kesinlikle atlamayin. Günün bu ilk ögünü, sadece gün içinde enerjik olmanizi saglamakla kalmaz, gece boyunca uyuyan metabolizmayi da uyandirir. Eger kahvalti yapmazsaniz metabolizma uyanmadigi için kalori yakmayacaktir. Üstelik ögle ögününde çok acikmis olacaginizdan asiri besin almaniz içten bile degil. Organizmanin dogal ritmi için günde 3 ana ve 2 ara ögün yemelisiniz. Bu sistemle kaloriler birikmez aksine yakilir.
MEYVE VE SEBZE YIYIN
Aciktiginiz zaman atistirma tuzagina yakalanmamak için buzdolabinizda daima taze meyve ve sebze bulundurun. Maydanoz, havuç, salatalik ve domates gibi besinleri
yikayip dograyin. Üzerine limon suyu gezdirip ayri ayri cam kavanozlara
alin ve buzdolabinda saklayin.
30 DAKIKA SPOR YAPARAK NE KADAR KALORI HARCAYABILIRSINIZ?
Bisiklet
Hizli pedal çevirerek yarim saatte 260 kalori yakabilirsiniz. Ancak yavas giderseniz harcayacaginiz kalori miktari 90′a kadar inebilir.
Yüzme
Serbest yüzme ile 300 kalori harcarsiniz. Kelebek stili ile 450 kalori, sirtüstü 240 ve kurbagalamada 200 kalori harcarsiniz. Ideal olan yarim saatte tüm yüzme stillerini denemek.
Hafif kosu
Açik havada yarim saatlik bir kosu 300 kalorilik bir harcama demektir. Eger kosmayi sevmiyorsaniz, hizli yürümekle de bu kaloriyi harcayabilirsiniz.
Tenis
Yarim saatlik tenis ile 250 kalori harcayabilirsiniz. Ancak dikkat; çiftli tenis maçi yaparsaniz daha az yorulacaginizdan 50 kalori daha az harcamis olursunuz.
EV ISI YAPARAK NE KADAR KALORI HARCAYABILIRSINIZ?
Bulasik yikamak 35 kal.
Örgü örmek 40 kal.
Cam silmek 50 kal.
Ütü yapmak 60 kal.
Yemek pisirmek 60 kal.
Elektrikli süpürge ile süpürmek 100-150 kal.
Merdiven çikmak 200 kal.
MENOPOZDA SAĞLIKLI KALIN
Menopoz yaşamın normal bir döngüsüdür. Korkmaya ya da gözümüzde büyütmeye gerek yoktur.Çağımızda yaşlanma belirtilerini geciktirebileceğimiz, onları kontrol edebileceğimiz birçok yöntem biliyoruz. Bunları uygulama iradesini gösterecek kararlılığımız varsa, her dönemin ayrı bir güzelliği olduğunu fark edebiliriz. Böylece yaşamın tadını doyasıya çıkarabiliriz. Menopozun ilk âdet ile (menstruasyonla) birlikte başladığını söyleyen doktorlar vardır. Bu bakış açısı, insana umut da verebilir, umutsuzluk da. Ben daima umudu seçmeyi tercih ederim. Düşünün bir kere, kadınların adet gördüğü süre ortalama 30- 40 yıl kadardır. Az bir zaman değil! Ama elbette bir gün, menopoz belirtileri başlar. Kendimizi bırakırsak, fizyolojik ve psikolojik değişimler birbirini takip eder. Karar bizimdir, kendimizi salıvermeyi de, kontrolü ele almayı da seçebiliriz.
Erkek hormonları devrede
Hormon eksikliğinden daha önemlisi, hormon dengesi: Premenopoz ve menopoz kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteron seviyesinin düşmesiyle kendini gösterir. Ancak tek sorun, bu hormonların düşmesi değildir. Daha önemlisi, kadın vücudundaki hormon dengesinin bozulmasıdır. Birçok kadın, östrojen seviyesi azaldıkça, erkeklik hormonunun yükseldiğini fark eder. Menopozun hoşlanmadığımız yan etkilerinin bir kısmı bu nedenle baş gösterir.
Kadınlık hormonlarının seviyesi aşağı doğru inerken, her zaman aynı seviyede kalan erkek hormonları daha etkin bir duruma geçer. Çünkü erkeklik hormonlarının düşüşü yavaş bir seyir izler. Örneğin saçlarımız incelip seyrekleşmeye, yüzümüzde kıllar çıkmaya başlar. Özellikle çene ve dudağın üst kısmında. Adeta sakal ve bıyıkları hatırlatırcasına!
Ciltte değişim
Gittikçe azalan ve sonunda kaybolan östrojen ve progesteron yoksunluğu cildimizi çok etkiler. Cildimizi gergin tutan kollajen’in üretimi azalır, yağ bezleri yavaşlar, derimiz incelir, gevşer, esnekliğini kaybeder, kurur, güneşe karşı hassasiyeti artar. Korunmazsak yüzümüz lekelerle dolar, tırnak yapısı bozulur, saçlar incelip dökülür, yüzde kıllanma başlar.
Kendinizi izleyin
Her şeyden önce, hiçbir sorununuz olmasa dahi, 40 yaşından itibaren, bir doktor kontrolüne girmenizi ve her yıl hormonlarınızı ölçtürmeye başlamanızı öneririm. Her şey yolundaysa, moraliniz yükselir, kendinizin farkında olursunuz. Dengesizlikler oluyorsa, doktorunuz size çözümler önerir. Vücudunuzda olup bitenlerin farkında olmanız çok önemlidir. Emin olun hayata karşı duruşunuzda pek çok şey hormonlarınızla ilgilidir.
Hormon tedavisi
İster haplarla, ister deriye sürülen krem ve jeller ile veya plasterle olsun, hormon desteği almanın yararları çoktur. Sentetik olanları tartışmalıdır ama bio-identitic hormonlar harika sonuçlar yaratır. Östrojen tedavisi ciltteki kollajeni arttırarak, cildin kalınlığını ve gerginliğini korumasını sağlar. Ayrıca cildin nemli kalmasına, yağ salgısının normalleşmesine, direncinin artmasına ve dış etkenlerden korunmasına yardımcı olur. Menopozda hormon tedavisi tüm sıkıntıları hafifletir. Cildi korur, yaşlanmayı geciktirtir, sıcak basmalarını, kemik ve kas kaybını önler, sinirlilik, alınganlık, uykusuzluk gibi sorunları engeller, kalp hastalıklarından korur, kan dolaşımını düzenler, beynimizi yaşlanmaktan alıkoyar
Hormon almak istemiyorsanız
Haricen östrojen almanın yararları çok olmakla beraber, her bünyeye uygun değildir. Özellikle ailede meme veya rahim kanseri hikayesi olanlara hormon verilmez. Veya bazı insanlar hormon almak fikrinden hoşlanmaz. Bu durumdaki kadınlar, bitkisel östrojenlerden yararlanabilir.
Hormon alsanız da, almasanız da önce spor!
Hormon üretimini arttırmanın en etkili yolu, egzersiz yapmaktır. Fiziksel aktivite ve düzenli jimnastik, hormonlarımızı dengeler. Orta ve ileri yaşlarda egzersiz yapanlarla yapmayanlar arasındaki hormon seviyeleri, yüzde 40′a varan farklılıklar gösterebiliyor. Bu da cildinizden beyninize varıncaya kadar, sizi tümüyle canlandıran bir gençlik pınarından su içmek gibidir.
BİTKİSEL ALTERNATİFLER (Fitoestrojenler-bitkisel östrojenler)
Başta soya ürünleri olmak üzere, bazı gıdalarda ve tohumlarda ‘izoflavonlar’ bulunur. İzoflavonlar kadınlık hormonu olan estrojene çok benzeyen özellikler taşırlar. Östrojen seviyesi düşükse, vücuttaki östrojenin yerini alırlar, yüksek ise fazlasını bloke edebilirler. Düzenli olarak soya ürünleri, mercimek, bezelye, keten tohumu, kabak çekirdeği tüketerek doğal östrojenden yararlanabiliriz.
Evening Primrose Oil: Aynı adı taşıyan bitkinin tohumlarından elde edilen çok değerli bir yağdır. Gerek adet öncesi sıkıntıları, gerekse menopoz sorunlarını hafifletir. Cildi düzgünleştirir, saçları ve tırnakları güçlendirir.
O****-3: O****-3 çoklu doymamış yağların en önemlisidir. Hiç kuşkunuz olmasın, cildi gerginleştirir, ışıltısını artırır.
A-C ve E Vitamini: Bu antioksidan vitaminler ciltte mucizeler yaratır. Hücre oluşumunu sağlarlar, saçları ve mukoza dokusunu korurlar, yaşlanma sürecini geciktirirler. Özellikle C vitamini, ciltteki lekeleri azaltır, hücre yenilenmesini ve kollajen oluşumunu sağlar.
Menopoz Döneminde Cilt Bakımı Ve Kozmetik Tedavileri:
* SU İÇİN: Bu dönemde cildinizin suya olan ihtiyacı artar. Her şeyden önce bol bol su içmeyi ihmal etmeyin.
* GÜNEŞTEN KORUNUN: Menopozdan itibaren cilt inceldiği ve yapısı zayıfladığı için, güneşten korunmanız her zamankinden daha önemlidir. Yoksa yüzünüzün lekelerle dolması işten bile değildir. Cildinizin en iyi dostu, yüksek faktörlü bir güneşten koruyucudur.
* PEELİNG KONUSUNDA İHTİYATLI OLUN: Menopoz döneminde AHA ya da BHA içeren ürünlerle peeling yapmak isterseniz, öncelikle cilt tipinizi iyi bilmeniz gerekir. Bu tür ürünler incelen cildinizi tahriş edebilir. Öte yandan ilerleyen yaşlarda (Özellikle 70 yaşından sonra) cilt üzerinde oluşan ölü deri tabakasına ihtiyacınız olabilir
* KOLAJENİ ARTIRMAK İÇİN: Tahriş edici klasik cilt bakımlarına karşı ihtiyatlı olun. Cildi soymadan kollajeni arttıran yumuşak yöntemleri tercih edin. Örneğin bir ışık yöntemi olan Foto rejuvenation çok yararlıdır. Bu ‘cilt soyucu’ bir işlem değildir. Tam tersine, üst deriyi soymadan ve yaralara yol açmadan, kollajen dokunun yeniden düzenlenmesini, kalınlaşmasını sağlar.
* NEMLENDİRME: Bu dönemde içeriğinde yüzde 15-30 oranında yağ bulunan kremler kullanılabilir. Özellikle hayvansal ya da bitkisel yağlar içeren, mineral veya kollajen benzeri nemlendiriciler, kuru ciltleri rahatlatır. Gece kremlerinden yararlanın. Bu kremlerde vitaminler, yeşil çay, soya, Qenzim-10 veya östrojen bulunur.
* YUMUŞAK TEMİZLİK: Cildinizin temizliğine çok dikkat edin. Alkolsüz tonikler kullanın ve sabun çeşitlerinden uzak durmayı tercih edin. Kullandığınız tüm sabun, şampuan gibi temizlik malzemelerinin Ph 5.5 olanlarını tercih edin.
* OZON TERAPİ: Bu tedavi kanımızı aktive ederek bütün sistemi canlandırır. Vücudumuzdaki hormon ve enzim seviyelerinin düzelmesine yardımcı olur. Hiçbir yan etkisi yoktur. Genel olarak anti-aging ve özel olarak cildi geliştirmek için güvenle kullanılabilir. Çok kısa bir özet yapacak olursam, menopozdan korkmayın! Yaşam tarzınızı geliştirmek için hiçbir zaman geç değildir. Kendinize iyi bir doktor bulun, sporunuzu programlayın, beslenmenize özen gösterin, su için, O****-3 ve antioksidanlardan yararlanın, son olarak da size uygun kozmetik yaklaşımları göz ardı etmeyin! Çok özel bir engeliniz yoksa, hormon takviyelerine karşı önyargılı olmayın.
Ev Kadını Diyeti
Ev kadınları mutfakta geçirdikleri süre içinde sık sık atıştırmaktan ve kabul günlerinde tatlı ile hamur işlerini fazla yemekten şikayet ediyorlar. Bunu önlemenin en ideal yolu sağlıklı beslenmek. Günlük beslenme programı dengeli gıdalardan ve altı ayrı küçük öğünden oluşursa bu tür gereksiz atıştırmazlar olmaz.
Herşeyi yiyerek hem kilo verip, hem de sağlık kazanabilirsiniz. Bunu yanı sıra günde en az 8 bardak su içmeyi ihmal etmeyin. Ağzınıza attığınız her lokmayı uzun uzun çiğnemeye de özen gösterin.
Günlük 1600 kalori içeren bu diyeti uygularken çikolata, dondurma ve bisküvi ya da tart gibi keyif veren gıdalardan ödün vermiyorsunuz ancak miktara dikkat etmeniz şartıyla. Ayda 1 ile 3 kilo kadar verebilirsiniz. Eğer daha fazla kilo vermek istiyorsanız günlük ekmek miktarını iki dilime indirip, tatlı ve çikolata yerine yoğurt ve meyve yemelisiniz.
Pazartesi
Kahvaltı
1 bardak (250 gr) light süt, 2 dilim kızarmış ekmek
Ara
1 muz
Öğle
30 gr haşlanmış tavuk göğüs eti, 30 gr beyaz peynir, 1 domates, 2 siyah zeytin, 3 dal maydanoz, 1 çay kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 60 gr makarna; 300 gr limonlu karışık meyve salatası.
İkindi
1 dilim kavun
Akşam
1 domates, 30 gr ton balığı konservesi ve 60 gr pirinçle hazırlanmış pilav; 1 domates ilaveli150 gr roka salatası, 2 dilim kepekli ekmek.
Gece
125 gr meyve ilaveli light yoğurt
Salı
Kahvaltı
1 çay kaşığı bal ve 30 gr yulaf ezmesi ilaveli 1 bardak light süt
Ara
125 gr meyve ilaveli yoğurt
Öğle
3 domates ve 1 çay kaşığı zeytinyağı ile haşlanmış 300 gr taze fasulye, 1 katı yumurta, 2 dilim ekmek
İkindi
2 şeftali
Akşam
2 domates, 3 dal dereotu ilaveli 60 gr makarna, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli 200 gr ızgara sebze
Gece
120 gr dondurma
Çarşamba
Sabah
1 bardak (250 gr) light süt, 1 çay kaşığı bal, 2 dilim kızarmış ekmek
Ara
3-4 kayısı
Öğle
120 gr ızgara et, 3 haşlanmış patates
İkindi
1 elma
Akşam
100 gr soya fasulyesi, 60 gr havuç, 80 gr kabak, soğan ve nohut ilaveli karışık baklagil haşlama, 2 dilim kepekli ekmek
Gece
50 gr sade çikolata
Perşembe
Sabah
Elma, havuç ve salatalık karışımı 1 bardak meyve suyu; 1 fincan çay veya kahve
Ara
70 gr meyveli tart
Öğle
3 domates, 3 dal dereotu, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve 60 gr pirinç ilaveli pilav, limon suyu ilaveli roka salatası, 1 dilim ekmek
İkindi
1 muz
Akşam
150 gr ızgara balık, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli haşlanmış 2 patates, 1 dilim kepekli ekmek
Gece
125 gr meyve ilaveli yoğurt
Cuma
Sabah
1 çay kaşığı reçel, 2 dilim kızarmış ekmek, 1 bardak taze meyve suyu (elma, portakal veya havuç suyu olabilir)
Ara
1 kase meyve ilaveli light yoğurt
Öğle
50 gr haşlama et ve 4 dal maydanoz ilaveli 60 gr makarna, limonlu 200 gr yeşil salata
İkindi
2 şeftali
Akşam
100 gr beyaz peynir; 3 domates, 2 soğan, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve limon suyu ile hazırlanmış salata; 2 dilim kepekli ekmek
Gece
50 gr sade çikolata
Cumartesi
Sabah
1 bardak light süt, 3-4 diyet bisküvi
Ara
Elma, erik ve armut karışımı meyve suyu
Öğle
1 kabak, 1 domates ve 25 gr tavuk eti ilaveli 60 gr makarna, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli 200 gr ızgara sebze, 2 dilim ekmek
İkindi
3 kayısı
Akşam
120 gr ızgara balık, 1 çay kaşığı zeytinyağı ilaveli haşlanmış 2 patates
Gece
125 gr meyve ilaveli yoğurt
Pazar
Sabah
Müsli ilaveli 125 gr süzme yoğurt, 1 su bardağı (250 gr) taze meyve suyu
Ara
1 muz
Öğle
120 gr ızgara et; 1 domates, 1 çay kaşığı zeytinyağı ve 130 gr roka ilaveli salata
İkindi
2 top meyveli dondurma
Akşam
1 küçük sade pizza
Gece
2-3 incir
