Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken
KOLESTEROL YÜKSEKLİĞİ
Türk Kardiyoloji Derneği’nin yaptığı araştırmalara göre ülkemizde 9 milyon kişinin kolesterol düzeyi sınır değerlerin üzerinde bulunuyor. Kalıtımsal olarak ülkemizde iyi kolesterol düzeyinin de düşük olması kalp hastalıkları açısından önemli bir risk yaratıyor.
Sağlık açısından kan kolesterol düzeyinin 200 mg/dl.’nin altında olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Ancak kolesterol içeriği fazla olan gıdalarla beslenilmesi, şişmanlık, hareketsizlik, stres, tiroid bezinin az çalışması, şeker, böbrek yetmezliği gibi hastalıklar, hormon, idrar söktürücü ve bazı tansiyon ilaçları kolesterol düzeyini artırıyor.
Fazla miktarda et, yağlı yemek ve hamur işlerinin tüketilmesinin kolesterol düzeyini artıracağına dikkat çekiliyor. Kurban Bayramı gibi et tüketiminin arttığı günlerde, özellikle diyet yapması gereken kronik sağlık sorunları olan kişiler için ciddi sağlık sorunları oluşabilmektedir. Bu dönemde, etin hem taze hem de yağ oranının fazla olması sorunu büyütüyor. Diğer taraftan bayram ziyaretlerinde etin yanında kandaki kolesterol oranını etkileyen hamur işi tatlılar, çikolatalar ikram ediliyor. Bunlara hareket azlığı da eklenince sağlık sorunlarının ortaya çıkma ihtimali artıyor. Özellikle kalp-damar hastalığı olanlarda, şeker ve böbrek hastalarında, ayrıca kolesterol tedavisi görenlerde vücudun dengesi bozuluyor. Şeker, tansiyon, kalp ilacı kullanan kişilerin bayramda ilaçlarını aksatmamalarını öneriyoruz.
Fazla miktarda kalorili ve yağlı yiyeceklerin tüketilmesinin neden olabileceği sağlık sorunlarının dikkate alınarak diyetin kontrol edilmesi gerekiyor. Günlük tüketilen et, hem yağsız olmalı hem de miktarı azaltılmalıdır. Etin yanından diğer hazmı zor ve tatlılardan kaçınılmalı. Tansiyon ve kalp problemi olanlar bir kereden bir şey olmaz dememeli, tuzsuz ve yağsız et tercih etmelidirler. Sebze ve meyve yemeye özen gösterilmeli. Bol su içilmeli. Bu sayede et ve hamur işi gıdaların tüketilmesi de azaltılmış olur. Ayrıca sağlık durumu iyi olanları da düzenli yürüyüş yapmayı ihmal etmemeliler.
Kolesterolün yüksek olmasının sakıncaları kan kolesterol düzeyindeki artış damar sertliğine neden olan başlıca faktörlerden biri. Damar sertliği de kalp hastalıklarının oluşumuna zemin hazırlıyor. Kolesterolün 200mg/dl’nin üzerinde olduğu kişilerde diğer risk faktörlerinin de olması bu süreci hızlandırıyor. Kolesterol yüksekliğinin yanısıra sigara içimi, şişmanlık, diyabet, tiroid bezi yetersizliği varsa risk ciddi olarak artıyor. İyi kolesterol seviyesinin düşüklüğü; az spor ve az yürüyüş yapmak da tehlikeyi büyütüyor. Bu nedenle fazla kiloların verilmesini, düzenli egzersiz yapılmasını, kolesterol düzeyi yüksek yiyeceklerden uzak durulmasını öneriyoruz.
ŞİFA VEREN BİTKİ ÇAYLARI
Kış aylarının vazgeçilmez içeceği şüpesizki çaydır.
Isırgan: Isırgan, birçok rahatsızlığa iyi gelen ve sonbahardan ilkbaharın sonuna kadar bahçelerde bol miktarda yetişen bir ottur. Özellikle metabolizma rahatsızlıklarına, mide, bağırsak, böbrek, romatizma ve gut hastalıklarına iyi gelir. Ayrıca nefrit, sarılık, idrar yolları taşları ve özellikle kansere karşı günde 3-4 fincan ısırganotu çayı çok yararlıdır. Isırgan çayını hazırlamak için kişi başına bir tatlı kaşığı kuru veya bir avuç taze ısırganotu yeterlidir.
Zencefil: Ayurveda ve Çin Tıbbında 5 bin yıldır kullanılan zencefil, ısıtıcı bir ottur. Özellikle metabolizma rahatsızlıklarında temizleyici, düzenleyici ve canlandırıcı bir etkiye sahip. Ayrıca faranjitte, ishal, gaz gibi durumlarda, kan dolaşımını artırmak için, kas hastalıklarında ve romatizmal ağrılarda kullanılıyor. Soğuk algınlıklarında çayını içebilir, öksürük için zencefil-zerdeçal-bal karışımını sabah ve akşam aç karnına şurup niyetine kullanabilirsiniz. Zencefil canlandırıcı olduğu için akciğerleri temizler, gazı önler ve terlemeyi artırarak cildin de temizlenmesini sağlar.
Adaçayı: Antibiyotik ilaç görevi gören adaçayı diş eti rahatsızlıklarında ve boğaz ağrılarında çok yararlıdır. Sinir bozukluğu, baş dönmesi, titremeye iyi gelir ve menopoz döneminde karşılaşılan terlemeyi durdurur. Ayrıca dolaşım sistemi hastalıklarında, tansiyon düşüklüğünde, sindirim sistemi bozukluklarında, psikolojik rahatsızlıklarda, halsizlikte, sinir hastalıklarında da kullanılır. Özellikle boğaz ve ağız içi iltihaplarında günde birkaç defa adaçayıyla hazırlanıp soğutulmuş çayla gargara yapın, iyi geldiğini göreceksiniz.
sinameki :Memleketimizde çok kullanılan müshil ilâcıdır. Kolit ve spastik kabızlıkta kullanılmaz.
Elma: Elma, besin değeri dışında nefes darlığı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur, lifli olduğu için bağırsakları temizler, karaciğerinden şikayet edenler, romatizmalılar ve hatta şeker hastaları bile elmadan faydalanabilirler. Elma yatıştırıcı, uyku vericidir, başağrılarına iyi gelir. Taze elma suyu cilde sürüldüğünde dokuları sağlamlaştırır ve teni güzelleştirir. İlkbaharda toplanan elma çiçekleri kurutularak sonbahar ve kış aylarında kaynatılır ve göğse ve öksürüğe iyi gelecek bir şurup elde edilir. Kurutulmuş elma parçalarından çay yapabileceğiniz gibi kabuğuyla küçük parçalara böldüğünüz elmaları kaynatarak içine isterseniz limon ve portakal koyarak çay olarak tüketebilirsiniz.
Melissa :Yapraklar yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik etkilere sâhiptir. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığına faydalıdır. Baş dönmesi ve kulak çınlaması gibi şikayetleri keser. Hazımsızlık, baş ağrısı ve migrende de faydalıdır. Daha çok çay hâlinde kullanılır
KURUYEMİŞLER VE FAYDALARI
KEPEĞE KARŞI ISIRGANOTU
Başta kanser olmak üzere, kansızlık, böbrek taşı, romatizma, varis gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılan ısırganotu, sorunlu saçların da ilacı. Isırganotu, sağlığımız üzerindeki yararlarının yanı sıra; ergenlik sivilcelerini yok ediyor, saçları canlandırıyor dökülmesini önlüyor, sıkılaştırıyor ve kepeği gideriyor.1- Yarım litre taze kaynatılmış su içine, 5 poşet ısırganotu çayını ilave edin. Kabın ağzını kapatın ve 5-10 dakika demlendirip, soğutun. Elde ettiğiniz bu infüzyonu saçlarınızı yıkayıp duruladıktan sonra durulama suyu olarak kullanın. Saç diplerine yapacağınız masaj, zaman içinde saç kaybını önler, saçları güçlendirir ve kepek oluşumuna engel olur. Ayrıca bu infüzyonu tonik olarak kullandığınızda cildiniz de sıkılaşır.
2- 100 gram dulavrat otu kökü, 100 gram ısırganotu kökü ve 60 gram simsir ağacı yaprağını iki litre sirke içine bırakın. Bitkileri sekiz gün sıcak bir yerde dinlendirdikten sonra süzün. Elde edeceğiniz sıvıyla kafa derisine masaj yapın. Düzenli olarak yapacağınız masaj sayesinde saçlarınız kısa zamanda eski gücüne kavuşacak.
3- Kepeğe karşı 2 bardak dolusu kaynar derecedeki suya 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış hindiba çiçeği(sarı saçlara), veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış ısırganotu yaprağı(kumraldan esmere kadar) ekleyin ve soğuyana kadar demlenmeye bırakın. Sonra süzün ve saçlarınızı durulanırken, kafa derisine de hafif masaj yapın.
4. Kafa derisi kaşıntısına karşı ¼ litre elma sirkesi kaynama derecesine kadar ısıtın (ama kaynatmayın) ve içine 1 avuç dolusu ısırganotu yaprağı ekleyin. 15 dakika demlendikten sonra süzün, saçlarınızı bu suyla durulayın ve kafa derisine masaj yapılır.
Zayıflama Tedavisi
Günümüzün hızla yayılan hastalıkları arasında yer alan obezite (şişmanlık) her yaştan bireyler için ciddi bir sağlık problemidir. Araştırmalar gösteriyor ki şişmanlık, istemek ya da kendine hakim olamamak kadar basit bir sorun değildir. Nedeni tam olarak kesinleşmese de genetik, metabolik, biyokimyasal, kültürel ve psikososyal faktörlerin sebep olduğu bir hastalıktır. Bazı kişiler kilolu ya da şişman olmaya herkesten biraz daha fazla eğilimlidir.
Çünkü hemen kilo almaya genetik ve biyolojik olarak yatkınlıkları vardır. Ancak ülkemizde ve dünyada obezitenin son 20-30 yılda hızla artmasının sebebi genetikten çok yaşam tarzı değişikliği ve beslenme alışkanlığımızla daha fazla ilgilidir.
Denge sağlıklı yaşam kliniğine gelen fazla kilolu hastaların, önce muayene ve tahlilleri yapılarak fazla kilolarının sebebi araştırılır. Daha sonra doktor, diyetisyen, psikolog ve spor eğitmeni tarafından kişiye özel bir tedavi programı hazırlanarak hastanın bu kilolardan kurtulması sağlanır.
Obezite nedir?
Obezite ya da halk arasında bilinen adıyla şişmanlık,vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.
Obezite nasıl ölçülür?
Obezite için en yaygın kullanılan ölçüm, beden (vücut) kitle indeksi (BKİ=VKİ) ya da İngilizce adıyla “Body Mass Index” (BMİ) ve bel çevresi ölçümüdür.
BMI değeri ve anlamı
BMİ, vücut ağırlığının (kg), boyun karesine (m2) bölünmesi ile hesaplanır. Bu değer yaş ve cinsiyetten bağımsızdır. Bununla beraber, BMİ çocuklarda, hamile kadınlarda ve çok adaleli kişilerde doğru sonuç vermeyebilir, bu nedenle bu kişilerde kullanılması uygun değildir.
BMI nasıl hesaplanır?
Örneğin ağırlığınız 75 kg, boyunuz ise 1.60 m’dir. Buna göre BMİ değeriniz:BMI değeri18.5 kg/m2’nin altında olanlar; zayıf
18.5-24.9 kg/m2 arasında olanlar; normal kilolu
25-29.9 kg/m2 arasında olanlar; fazla kilolu
30-39.9 kg/m2 arasında olanlar; obez /şişman)
40 kg/m2’nin üzerinde olanlar;
ileri derecede obez olarak tanımlanmaktadır.
Bel çevresi ölçümü ve anlamı
Vücutta toplam yağ miktarı önemli olmakla beraber, yağın nerede biriktiği daha önemlidir. Karın çevresinde yağ birikimi, iç organlardaki yağlanmayı gösterdiğinden kalça ve vücudun diğer bölgelerindeki yağ birikimlerinden daha fazla sağlık risklerine neden olur.Bel çevresi ile sağlık riski arasındaki ilişki
Artmış risk
Yüksek risk
Erkek
94 cm
102 cm
Kadın
80 cm
88 cm
Obezitenin sebepleri nelerdir?
Araştırmalar göstermektedir ki şişmanlık; istemek ya da kendine hakim olamamak kadar basit bir problem değildir. Sebebi tam olarak kesinleşmese de genetik, metabolik, biyokimyasal, kültürel ve psiko sosyal faktörlerin sebep olduğu bir hastalıktır. Bazı bireyler kilolu ya da şişman olmaya meyillidir. Çünkü hemen kilo almaya genetik ve biyolojik yatkınlıkları vardır.
Ancak ülkemizde ve dünyada obezitenin son 20-30 yılda çok hızlı artmasının sebebi genetikten çok yaşam tarzı değişikliği ve beslenme alışkanlığımızla daha fazla ilgilidir.
Günlük kalori ihtiyacımız nasıl hesaplanır?
Günlük kalori gereksinimimiz şu formülle hesaplanır:Erkekler için kg x 30 – Kadınlar için kg x 25.Diyelim ki 80 kg olan bir erkeğin günlük kalori gereksinimi 80 x 30 = 2400 kcal.
Kadınlar için 80 x 25 = 2000 kcal’dır.Bu kcal kadar kalori alan bireyler kilolarını korur. Daha az kalori aldıklarında zayıflar, daha çok kalori aldıklarında şişmanlarlar. Normal kalori aldıklarında fiziksel aktivite yapıp daha fazla enerji harcarlarsa zayıflarlar.
Obezite risk faktörleri nelerdir?
Yeme Alışkanlığı: çok yemek, fast-food yemekler, yağlı, kızartmalı, soslu yemekler, cips, çekirdek gibi çerezler ve tatlılarHareketsiz Yaşam: normal kalori alınsa dahi bu kaloriler yakılmazsa şişmanlık oluşur. Günde 5 saat veya daha fazla TV seyredenlerde obezite gelişme riski günde 2 saat veya altında seyredenlere oranla 5 kat daha fazladır.Genetik: Eğer kilo problemleri olan bir aileden geliyorsanız sizinde kilolu olma ihtimaliniz %25-30 daha fazladırPsikolojik faktörler: Bazı insanlar mutsuz, stresli ve sıkıntılı olduklarında aşırı yemek yeme eğilimde olurlar. Katı diyetler sonrası da kişilerde aşırı yemek yeme isteği gözlenir.Yaş: Yaş ilerledikçe metabolizma hızı ve kas kütlesi azaldığından ilerleyen yaşlarda insanlar kilo almaya meyilli olurlar.Cins: Erkeklerde kas kütlesi kadınlara göre daha fazladır. Erkekler istirahat halinde bile kadınlardan %20 fazla kalori harcarlar. Bu sebepten dolayı kadınlarda obezite riski daha yüksektir.Hamilelik: her hamilelikte kadınlar kilo alırlar. Bu kilolar doğumdan sonra kalıcı hale gelebilir.İlaçlar: kortikostreoidler ve trisilik antidepresan gibi bazı ilaçlar kilo almaya sebep olabilirler.Bazı Hastalıklar: hipotiroidi, cushing gibi bazı hastalıklar kilo aldırabilirler.
İdeal Kilo nedir?
İdeal kilo yoktur. Herkesin duygusal ve sosyal gereksinimlerine yanıt veren sağlığı için uygun olan ulaşılabilir kilosu vardır.
Obezitenin sebep olduğu fiziksel ve psikolojik problemler nelerdir?
Kalp hastalıkları (angina, kalp krizi v.b.)
Tip 2 diyabet (şeker hastalığı)
Hipertansiyon
İnme(felç)
Çeşitli kanserler (rahim, meme, prostat)
Kanda yağ ve kolestrol artması
Safrakesesi hastalıkları ve taşı
Uyku apnesi ve diğer solunum problemleri
Azalmış fertilite, adet düzensizlikleri
Osteoartrit (eklemlerde kireçlenme)
Tüm nedenlerle ölüm riskinde artış
Duygusal stres
Toplumsal dışlanma
Sosyal takıntı, saplantı
Yüzde 5-10 oranında kilo kaybının yararları nelerdir?
Aşırı kiloya bağlı hastalık riskini azaltır.
Kan basıncını düşürür.
Diyabetiniz varsa kan glikoz düzeyinizi indirir.
Kolestrol ve trigliserid seviyesini aşağı çeker.
Diğer hastalıklara bağlı ölüm riskini azaltır.
Kendinizi iyi hissetmenizi ve iyi görünmenizi sağlar
Kilo verebildiğinizi ve kilonuzu koruyabildiğinizi gösterir.
Nasıl sağlıklı kilo verebilirim?
Doğal ve bilimsel yöntemlerle kilo vermenin, kilonuzu korumanın yolu yaşama biçiminizi değiştirmekten geçer. Hayat tarzınızda ve beslenme alışkanlıklarınızda yapacağınız kalıcı değişiklikler hiç de zor değildir. Yüzlerce diyet, kilo verme programı, pek çok yöntem hızlı ve kolay kilo vermeyi vaat eder. Bu yöntemleri kullanan kişiler kısa zamanda anlamlı oranda kilo kaybedebilirler fakat en kısa zamanda verdikleri kilonun daha fazlasını geri almaya başlarlar. Anlamlı oranda kilo verip bunu korumak için hayat tarzınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı kalıcı şekilde değiştirmeniz gerekir. Doğal olan yollardan şaşmamalı, FDA tarafından onaylanmamış hiçbir ilacı ve ürünü kullanmamalısınız.
Sağlıklı ve kalıcı kilo vermek için;
-Anlaşma yapın
Sağlıklı kilonuza ulaşmak ve bunu korumak yaşam boyu anlaşma ve konsantrasyon, zaman ve efor gerektirir. Kalıcı değişikliklere ve bunları doğru sebepler için yapmaya hazır olduğunuzdan emin olun.Kimse size dışardan kilo verdiremez. Aslında dışardan özellikle yakınlarınız tarafından yapılan baskılar sonucu durum daha da kötüleşebilir. Kendinize iyilik etmek için diyet ve egzersizi sizin istemeniz gerekir.Kilo ile ilgili yaşam tarzı değişikliklerini yapmayı planlarken, önce hayatınızdaki mevcut diğer problemleri çözmeye çalışın. Alışkanlıklarınızı değiştirmek, belirgin zihinsel ve fiziksel enerji gerektirir.Onun için hayatınızda evliliğiniz ya da para durumu ile ilgili başka büyük problemler olmadığından emin olun. Zamanlama başarının anahtarıdır. Hayatınızda ciddi kilo vermek için mücadele verebilecek bir noktada olmalısınız.Aklınızdan çıkarmayın ki ne kadar hazır olursanız olun kaçınmanız gereken yiyecekler yiyebilir ve aşırıya kaçabilirsiniz. Vazgeçip başa dönmek yerine bunun olup bittiğini kabul edin ve diyetinize devam edin. Mükemmel olmayı değil daha enerjik ve sağlıklı olmayı hedefleyin. Hiçbir zaman vazgeçmeyin. Egzersiz yapmak için zaman bulamama gibi bahaneleri bırakıp nasıl daha fazla egzersiz yapabilirim diye düşünün. (merdivenleri yürüyerek çıkmak ya da otomobilinizi uzağa park etmek gibi.
-Başkalarından destek alın
Sonuçta, sadece siz kendiniz kilo verme konusunda kendinize yardım edebilirsiniz. O zaman kendi davranışlarınızın sorumluluğunu almalısınız. Fakat bu her şeyi tek başınıza yapmanız anlamına gelmez. Arkadaş veya ailenizden destek alın.Sizin için en iyisini istediklerini bildiğiniz ve sizi cesaretlendirecek kişileri seçin. Sizi destekleyen kişiler sizin duygu ve düşüncelerinizi dinleyebilmeli. Sizi cesaretlendirmeli ve hatta sizle egzersiz yapmak için zaman ayırabilmeli, daha sağlıklı bir yaşam için önceliklerinizi paylaşmalı. İdeal destekleyici kişi kilo verme programına da katılan kişidir. Bazı kişiler diyetisyen veya kişisel çalıştırıcı gibi profesyonel destekte, bazıları da kilo verme organizasyonlarındaki grup desteğinden fayda görür. Bir gruba katılıyorsanız oradan kazancınız sizin verdiğinizle doğru orantılıdır. Aktif olarak katılmanız halinde destek, cesaret, yalnız olmadığınızı hissetme ve özel kaygılarınıza yardımcı öneriler gibi grubun potansiyel ödüllerinden faydalanırsınız.
-Gerçekçi bir hedef belirleyin
Yeme ve egzersiz planınızdan ne beklediğinizi düşünürken gerçekçi olun. Sağlıklı kilo verme yavaş ve istikrarlı olur. Haftada 1-2 kilo vermeye çalışın. Daha hızlı kilo vermek demek yağ yerine su veya kas dokusundan kaybetmek demektir. 6 ayda mevcut kilonuzun % 10 u hedeflenmelidir. Sonraki 3 ay içinde bu kiloyu korumalı bir problem yaşanmıyorsa 2. hedef belirlenmelidir.20 kg vermek gibi sonuca yönelik amaçlar yerine az yemek ve egzersiz yapmak gibi uygulamaya yönelik hedefler belirleyin. Alışkanlıklarınızı değiştirmek kilo vermenin anahtarıdır. Hedeflerinizin gerçekçi, size özel ve ölçülebilir olduğundan emin olun. Haftanın 5 günü günde yarım saat yürümek gibi. Geçmişteki kilo verme çabalarınızdan farklı olarak, alışkanlıklarınızı dereceli olarak değiştiren bir strateji belirleyin. Kesin bir başlama tarihi belirleyin. Nerede ve ne sıklıkla egzersiz yapacağınızı planlayın. Bol su, meyve ve sebze, hububat ve balık içeren gerçekçi bir yeme planı hazırlayın. Bir defter tutun ve bu deftere yaptığınız ve yediğiniz her şeyi not alın. Olası engeller bulun ve bunlarla başa çıkma yöntemleri geliştirin.
-Sağlıklı besinlerden zevk almayı öğrenin
Zayıflama çayları, diyet hapları, popüler diyetler ve garip bileşimler uzun dönemli kilo kontrolü ve sağlıklı bir yaşam için çözüm değildir.Onun yerine nasıl çok çeşitli sağlıklı besinler yiyebileceğinizi öğrenin.Sizin için sağlıklı bir kiloyu amaçlayan yeni bir yeme stili, alınan toplam kalorinin azaltılması hedeflenmelidir. Fakat kalorileri eksiltmek yemekten alınan tadı, tatmini ve yemek hazırlama süresini azaltmak demek değildir. Aldığınız kaloriyi azaltmanın yolu bitki ağırlıklı beslenmedir. Meyve sebze ve hububat gibi. Hedefinize ulaşırken damak tadından ve beslenmeden ödün vermemek için çeşitlilik yaratın. Yağı eksiltme üzerine uğraşırsanız kalorileri azaltmak daha kolay olur. Yukarıda belirttiğimiz formül ile günlük kalori ihtiyacınızı hesaplayın. Toplam kalori üzerinden %15-20 az kalori almak 6 ayda sizi anlamlı derecede zayıflatır. Çok düşük kalorili diyetler sağlıklı bir uzun dönem stratejisi olamazlar. Kadınlar için günde 1200 kalori, erkekler için ise 1400 kaloriden azı genellikle önerilmez. Aldığınız kalori çok düşükse sağlık için alınan tüm besinleri almama riski doğar. Herhangi bir kilo verme programına başlamadan önce en iyisi bir uzmana danışmaktır. Uzman bireysel ihtiyaçlarınıza dayanarak sağlıklı ve güvenli yiyecek seçeneklerini belirlemek için size yardımcı olacaktır.
-Aktif olun ve aktif kalın
Tek başına diyet yapmak size kilo verdirebilir. Günlük diyetinizden 250 kalori kısmak sizin ayda 1 kg vermenizi sağlar. 8000 kalori 1 kg a eşittir. Buna haftada 30 dak. Yürüyüş eklerseniz kilo verme oranınız 2 katına çıkar. Bununla birlikte egzersizin başka birçok faydası vardır. Ne kadar kalori yaktığınız aktivitenizin sıklığına süresine ve yoğunluğuna bağlıdır. Kilo vermenin en iyi yollarından biri haftanın 3 veya daha fazla gününde 30 dakikadan fazla süreli aerobik egzersiz, koşma, bisiklet gibi egzersizler yapmaktır. Ağır kaldırma v.b. gibi egzersizler yaşlanmayla birlikte gelen kas kaybını önlemeye yardımcı olur. Kas dokusu daha fazla kalori yaktığı için kas kütlesi sağlıklı kiloya ulaşmada çok önemlidir. Ne kadar fazla yağsız kas kütleniz varsa o kadar fazla kalori yakabilirsiniz demektir. Egzersize yavaş yavaş başlayıp dereceli olarak süresini ve yoğunluğunu arttırın. Ürüme, yüzme, bisiklet ve koşama ideal seçeneklerdir. Ayrıca yalnız mı yoksa başkalarıyla mı egzersiz yapacağınıza karar verin. Genelde bir arkadaş bulmak sizi programa bağlı kalmaya teşvik eder. Düzenli ve programlı bir aerobik yağ kaybetmede en iyi olsa da her türlü ekstra hareket kalori yakmanıza yardımcı olur. Yaşam tarzı aktiviteleri günümüz içerisine daha kolay uyarlanabilir. Gün içerisinde fiziksel aktivitelerinizi arttıracak yollar düşünün.
-Yaşam tarzınızı değiştirin
Birçok hafta ya da birkaç ay sağlıklı besinler yemek ya da egzersiz yapmak yeterli değildir. Bu davranışlarınızı hayatınızın geneline uyarlamanız gerekir. Bunun için öncelikle kilolu olmanıza sebep olan davranışlarınızı değiştirmelisiniz. Yaşam tarzı değişiklikleri, yeme alışkanlıkları ve günlük rutininizi dürüst olarak gözden geçirmekle başlayın. Yeme alışkanlıklarınızı değiştirmek için kendinize hangi psikolojik şartlar altında yeme isteğinizin tetiklendiğini sorun (sıkıntı, depresyon, stress, toplumsal baskı) yeme tarzınıza, alışveriş yapma alışkanlıklarınıza dikkat edin. Sizi tetikleyen durumları tespit edip onları ortadan kaldırmaya çalışın. En azından fazla etkilenmemeye gayret edin. Kilo verme konusunda kişisel hedeflerinizi belirledikten sonra geçmişinizde bu çabalarınızı sabote eden etkenleri gözden geçirin ve aynı tuzaklara düşmemeye çalışın. Başlangıçta engellerle karşılaşabilirsiniz. Ama tamamen vazgeçmek yerine tekrar deneme yoluna gidin. Unutmayın hayatınızı değiştirmeyi planlıyorsunuz ve bu bir anda olmaz. Sağlıklı yaşam tarzınıza uyduğunuz takdirde sonuç almanız kaçınılmazdır.
Fiziksel Aktivite sağlığını nasıl etkiler?
Aktif yaşam tarzı her insan için faydalıdır. Aşağıda bu yaralardan bazılarını göreceksiniz:
1. Kalp hastalığı ya da felç nedeniyle gelen ölüm riskini azaltır.
2. Kalp, hipertansiyon, kalınbağırsak kanseri ve diyabet oluşumu riskini azaltır.
3. Yüksek tansiyonu düşürür.
4. Kemik, kas ve eklemlerimizi sağlamlaştırır. Dolayısıyla Osteoporozu (kemik erimesi) önler.
5. Depresyonu önler ve mutlu olmanızı sağlar.
6. Stresle en iyi başa çıkma yoludur.
7. Kilonuzun kontrol altında tutulmasını sağlar.
8. Kemikleri güçlendirdiğinden ileriki yaşlarda yaşanan düşme ve kemik kırılması riskini azaltır.
9. Meme kanseri riskini azaltır.
10. Eklem şişlikleri ve artrite bağlı diğer rahatsızlıkları önler.
11. Size enerji verir ve gün içinde canlı hissetmenizi sağlar.
12. Daha iyi ve kaliteli bir uyku uyumanıza sebep olur.
13. Kesinlikle daha fit ve güzel görünmenizi sağlar.
Obezitenin İlaçla Tedavisi:
Obezite tedavisinde etkinliği kanıtlanmış FDA tarafından onaylanmış 2 ilaç vardır :
Sibutramin (Reductil)
Bazal metabolizmayı attırır, iştahı azaltır. Ağız kuruluğu ve kabızlık yapabilir. Koroner arter hastalığı ve hipertansiyonu olanlarda tavsiye edilmez. Orlistat (Xenical)
Bağırsaklardan yağ emilimini eksilterek alınan kalori miktarını azaltır. Sistematik emilimi yoktur. Karın ağrısı, gaz ve ishal yapabilir.
Yaz sıcaklarında serinleten diyet haberleri
Bebek beslenmesinde yeni trend: Gelecek için beslenmek
Türkiye’de bebekler 1 yaşına gelmeden, tuzlu, yağlı ve salçalı yemeklerle tanışıyor. Bu da gelecekte onları yüksek tansiyon ve şişmanlık riskiyle karşı karşıya bırakıyor
23.06.2007 Akşam gazetesi’nde haberin devamı
Sağlıklı yaşam için ‘diyet’ yapmak zorunda değilsiniz, sadece aşağıdaki beslenme stratejilerini alışkanlık haline getirmeniz yeterli
Belinizin incelmesi ve düz bir karın için günde 3000 kalorinin altına inmemelisiniz. Günlük olarak alması gereken kalori miktarından daha az kalori ile beslenenlerin, obezite ile karşılaşma riski diğerlerinden 2,5 kat daha fazla.. Bu nedenle yiyecekleri doğru şekilde seçmeniz oldukça önemli..
29.06.2007 Vatan gazetesi’nde haberin devamı
Midede genişleyen hap obezlere umut oldu!
Midenin içinde genişleyerek bir tenis topu büyüklüğüne ulaşan zayıflama hapı geliştirildi
Daily Mirror’ın haberine göre, bu sayede hasta kendini iki saat boyunca
tok hissediyor.
29.06.2007 Vatan gazetesi’nde haberin devamı
48 saatlik jet diyet !
Yaz yaklaşırken fazla kilolarınızdan mı dertlisiniz? O zaman bu diyet tam size göre !
The sun gazetesi sağlık servisi tarafından hazırlanan diet programı 2 gün içerisinde etkisini göstermeye başlıyor.
26.06.2007 Vatan gazetesi’nde haberin devamı
Noter huzurunda 2 beden zayıfladı
Kilolarından şikayet eden Yeliz Ceylan, 13 günde nasıl 2 beden inceldi?
… 13 gün boyunca iş çıkışı, Lut Gölü’nden çıkarılan inceltici tuzu, sıcak su dolu çay baydardağında eriterek vücuduna sürüp termal şortu giyerek koşu bandında 1 saat yürüyüş yaptı.
26.06.2007 Vatan gazetesi’nde haberin devamı
Her gün tansiyon ilacı içen yılda 10 kilo alıyor
Uzun süreli kullanılan tansiyon, diyabet ve romatizma ilaçları kilo aldırıyor.
25.06.2007 Vatan gazetesi’nde haberin devamı
Sağlıklı beslenme de sağlıksız olabilir
Bir damla kanla gıda duyarlılık testi yaptırarak hangi besinlerin sizin için yararlı, hangi besinlerin zararlı olduğunu anlayabilirsiniz
Alman bilimadamlarının geliştirdiği ve yaklaşık 2 yıldır Türkiye’de olan ImuPro300 adı verilen kan testiyle hangi besin maddelerinin bünyemize uyumlu, hangilerinin uyumsuz olduğu ortaya çıkıyor.
25.06.2007 Vatan gazetesi’nde haberin devamı
İştahınızı kapatın!
Bu yiyeceklerle hem aç kalmadan kilo veriyor, hem de kendinizi sürekli tok hissediyorsunuz
20.06.2007 Vatan gazetesi’nde haberin devamı
Yağ aldırmanın yeni yolu: Islak liposuction
SON yıllarda liposuction yöntemindeki en önemli gelişmenin ‘ıslak liposuction’ olduğunu söyleyen Acıbadem Bakırköy Hastanesi’nden Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Atilla Arıncı, “Bu yöntemde liposuction yapılacak bölgelere özel cihazlarla bazı özel solüsyonlar veriyoruz. Ardından o bölgeyi şişirip yağları sıvıyla birlikte geri alarak kanamanın en alt düzeyde tutulmasını sağlıyoruz” dedi.
21.06.2007 Akşam gazetesi’nde haberin devamı
Zayıflatırken öldüren ilaç!
2006’da Fransız ilaç firması Sanofi-Aventis tarafından piyasaya çıkan ve en çok satılan zayıflama ilaçlarından olan Acomplia isimli hap, depresyon ve intihara sürükleyici güdüler uyandırdığı iddiaları nedeniyle yasaklanma aşamasına geldi.
16.06 2007 Akşam gazetesi’nde haberin devamı
Ev kadını diyeti
Herşeyi yiyerek hem kilo verip, hem de sağlık kazanabilirsiniz. Bunu yanı sıra günde en az 8 bardak su içmeyi ihmal etmeyin. Ağzınıza attığınız her lokmayı uzun uzun çiğnemeye de özen gösterin.
Hürriyet gazetesi’nde haberin devamı
Sadece diyet yetmiyor
Sağlıklı bir kiloda olmak istiyorsanız önce vücudunuza giren ve çıkan kalorileri kontrol etmeye çalışın.
12.06.2007 Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU’nun Hürriyet Gazetesi’ndeki yazısının devamı
Yaz kalorilerinden kaçının!
Yaz aylarında ter kaybı ve hareketsizlik yüzünden meşrubat, dondurma gibi kalorisi yüksek besinlerin aşırı tüketimi şişmanlığa neden oluyor.
28.06.2007 Milliyet gazetesi’nde haberin devamı
Diyet tarifleri için kolları sıvayın!
Tatil planlarının yapıldığı şu günlerde az kalorili yiyeceklerden oluşan menünüze, diyet yemek ve tatlılar eklemek ister misiniz?
27.06.2007 Milliyet gazetesi’nde haberin devamı
Obezitede ürküten tablo
Gerek dünyada gerek Türkiye’de obezitenin görülme sıklığı artıyor. Bu, obeziteye bağlı başka hastalıkların da artacağı anlamına geliyor.
25.06.2007 Taylan Kümeli’nin Milliyet gazetesi’ndeki köşe yazısının devamı
Modern çağın hastalığı: Metabolik sendrom
Bel çevresinin artması, tansiyonun yükselmesi, insüline duyarlılığın azalması… Bunlar hareketsiz yaşamın sonucu olarak ortaya çıkan metabolik sendromun belirtileri.
24.06.2007 Star gazetesi’nde haberin devamı
Lida daidai hua zayıflama yosun hapları… reductil… sibutramin
Lida daidai hua zayıflama yosun hapları… dikkat tehlike! başlıklı yazımıza gelen bir yorumu yazılanlardan herkesin öğreneceği çok şey olduğunu düşündüğüm için ben yorum eklemeden buraya alıntılıyorum…
ben şuanda 3.gün”lida” hapı kullanıyorum,internetten satın aldım.ve korkuyorum çünkü 2.gece uyumuyorum uykum hiç yok kendimi çok garip hissediyorum sarhoşuğun ötesi birşey.kendi sesim sanki yabancı geliyor bana.evet bu ürünü alırken biliyordum ki içinde ot mot yok ,sibutramin var.bir kaç yıl önce reduktil kullandım ki onun içinde de 15mg sibutramin vardır ama bu belirtilerin hiç birini yaşamadım.reduktil 110ytl ama “lida”38 ytl yani benim salakkça yaptım hesabım şuydu nasıl olsa sibutramin kullanıcam sadece fiyat farkı var. ama korkuyla hissediyorum ki “lida” içinde herhalde çok yuksek bir doz var.lütfen bana yardım edin ne yapmam gerek?herhalde yarından itibaren artık bu zehiri kullanmayacam artık .ama yinede birşeyler yapmamız lazım .bence bu çok tehlikeli bir hap yani “reduktil” bunun yanında çiçek kalır. birde bir kaçtane eczanede satıldığını gördüm bu ilacı.eğer beni duyan biri varsa lütfen cevap verin.bu hapın içinde ne var tam olarak öğrenmek istiyorum çünkü çok kötüyum ama eşime de söyleyemiyorum(gizli kullanıyorum).yani bu hapı nereye götürmem lazım,bu hapı bana satan site sorumlu mu?eğer allah korusun bana veya benim gibi kullananlara bir şey olursa bunun hesapı kime sormamız lazım?lütfen acil yardım edin…hapının kutusundan zaten reçete filan diye bir şey yok. çince yazılı küçük bir kıad parçası var. hapların de zehirli bir yeşil rengi var.sadece 3. gün kullanıyorum ama artık çok pişmanım.sibutramini yuksek dozların nelere yol açtığını biraz önce nette bulup okudum ve tüylerim diken diken oldu.birde ben en azından artık biliyordum içinde sibutramin olduğunu peki o zavallı insanlar hangiler “100% natural bitkisel” haberleri bile olmadan bu zehiri kullanıyorlar?! zayıflatıyor mu bu hap?bilemiyorum …evet hiç bir şey iyemiyorum bir lokma bile ama su da içemiyorum ağız kuruluğum da dedikleri gibi bende yok.artık bilmek de istemiyorum ama yinede ne var bu hap içinde tam olarak öğrenmek istiyorum ,herkez öğrensin.kendimi zehirliyorsam 3 gündür en azında bileyim neyle.tekrarSOS diyorum .lütfen…
Yanıtım burada
Lida daidai hua zayıflama yosun hapları… dikkat tehlike!

LİDA DAİDAİ HUA JİAO NANG… yan etkileri… zararları…
Lida daidai hua… dikkat tehlike! Kanada, Almanya, İsviçre, İrlanda, Hong Kong satışını yasaklıyor.
Lida kolay ve çabuk kilo kaybı sağlayan, Çin kökenli bitkilerden elde edilen bir besin desteği olarak takdim ediliyor. Ancak görülüyor ki, Lida Reductil ve Meridia gibi ilaçların etken maddesi olan Sibutramin içeriyor.
Sağlık için yarattığı çok önemli riskler de, kullanıcılarının Lida’nın içeriğinde bu maddenin varlığını bilmemelerinden kaynaklanıyor.
Sibutramin, açlık duygusunu azaltmak üzere merkezi sinir sistemine etki eden bir kimyasal molekül. Ancak, doktor reçetesi ile ve tıbbi kontrol altında kullanılması gereken bir ilaç, çünkü uygun olmayan bir kullanım sonucu kalp ve damar sisteminde, gastro-intestinal sistemde, merkezi sinir sisteminde, deride, duysal organlarda ağır yan etkilere yol açabiliyor.
Ve özellikle, başka ilaçlarla birlikte (bazı anti depresanlar, bazı migren ilaçları, öksürük, nezle tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar…) alındığında dikkatli ve hassas olmak gerekiyor.
Sibutramin’in önde gelen rahatsız edici etkileri, kan basıncında artış ve kalp ritminde hızlanma oluyor. Bu iki parametrenin tedavi süresince düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor, özellikle Sibutramin uygulamasının ilk 3 ayı boyunca, ayda en az 2 kez kontrol öneriliyor. Kalp çarpışlarında dakikada, eskiye göre 10 sayılık bir yükseliş ya da tansiyonun 1 değerinde (örneğin 13′den 14′e) artışı Sibutramin tedavisinin sonlandırılmasını gerektiriyor.
LİDA Daidai Hua Jiao Nang eczanelerde satılmıyor, ancak İnternet’te ya da bazı dükkanlarda el altından satıldığı biliniyor.
Bir de üstelik bir süredir devam eden ateşli bir çekişme forumlarda izlenebiliyor: bazı haplar sahteymiş, yani tehlikeliymiş… orijinal kutuları bulup almak gerekirmiş… sahtelerine dikkat etmek gerekirmiş…
Herkesin kendi malını satmaya çalışırken, diğerlerini kolayca karaladığı ve bize şarlatanca ve sahte gelen bu tartışmadan akılda tutulması gereken sağlık için yaratabildiği tüm riskler göz önüne alındığında bu ürünün kullanılmamasında yarar olduğu!!!
Bilirsiniz biz hekimler (maalesef aramızdan az sayıda bazıları ot püsür pazarlamacılığına soyunsa da) hastalarımızı hep uyarırız, aman yasal ve otoritelerin kontrolünden geçmiş ilaç ve ürünler dışındakileri sağlığınız için kullanırken azami dikkat gösterin, diye. Ve bazen şaşırırız, elektrik süpürgesi alırken bunca ince eleyip sık dokuyan, insanların bazıları nasıl olur da, iş kilo kaybına gelince birden saflaşıp, neredeyse kendilerine her söylenene inanır hale gelirler, her masala kanarlar, diye.
Pek de uzaklarda değil, daha 1990′lı yıllarda yaşanan trajik “inceltici Çin bitkileri” skandalını anımsatmak isteriz. Günümüzde hâlâ uzmanların aklını kurcalayan bir konu var: acaba o günlerde satılan zayıflama kokteyllerinde, açıklanan Çin bitki tozları dışında İsomeride de (günümüzde satışı yasak olan bir amfetamin çeşidi) var mıydı, yoksa bir hata sonucu isim ve içerikleri benzeşen 2 Çin bitkisi birbirine mi karıştı?
Ama kesin olarak bilinen, bu tozları kullanan birçok Fransız, Belçikalı, İngiliz,Alman, Amerikalı… ve hatta Çinli, Japon genç kadında ağır böbrek yetmezlikleri görüldüğü. İçlerinden bazılarına böbrek grefi yapılmak zorunda kalınmış, bazıları hemodiyaliz sayesinde hayatta kalabiliyor ama bazıları ise idrar yolları kanserlerine yakalanmış ve ölümler olmuş…
Umut edelim ki, böylesi ağır ve kötü sonuçlar Lida kullanımı ile ortaya çıkmasın… Dünyanın birçok ülkesi ayağa kalkmış, yurttaşlarını uyarıyor. Bu ürünün içinde bulunan Sibutramin’in mutlaka doktor kontrolü altında kullanılması gerekiyor ve İnternet yoluyla satılan Lida sağlığınızda ağır hasarlar yol açabilir, diye. Bilmekte fayda var!!!
Alman Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı (BMAS) uyarı yayımlamış…
Santé Canada LİDA’nın ve Sibutramin ile Çin bitkileri içeren diğer iki ürünün (FAT BURNING ve REDUCE WEIGHT) kullanılmamasını tavsiye ediyor…
Swissmedic, İrlanda Tıp Konseyi (IMB) da uyarılarda bulunmuş ve sağlığa zararlı ve içinde Li Da Dai Dai Hua Jiao Nang’ın da bulunduğu birçok ürünün listesini yayımlamış…
Hong Kong Sağlık Bakanlığı Jacaranda, Queenmer FAT LOSS ve Li Da Dai Dai Hua Jiao Nang gibi Asya kökenli ürünlerin içinde Sibutramin var ve bu ürünler kayıtlı değil, diyor. Kullanmakta olanlara hemen bırakmalarını söylüyor…
Lüksemburg Sağlık Bakanlığı ve Belçika İlaçlar Genel Müdürlüğü (DMG) Li Da’nın İnternet’te satışa arzıile ilgili uyarılar yayımlamış…
Fransa Sağlık Bakanlığı kaygılarını belirtiyor ve Sibutramin’in eczanede hazırlanan preparatlarda kullanımı ile iligli soruştura kararı alıyor.
FDA (Food and Drug Administration- A.B.D.) İnternet’te Asya bitkileri kökenli tehlikeli ürünlerin serbest satışı konusunda uyarılar yayımlıyor…
Peki ya ülkemizde…
Aktarlarda, İnternet’te kolayca bu ürün satın alınabiliyor…
Aslında pek şaşırmıyoruz, çünkü reçeteli satılması gereken lisanslı, yasal zayıflama ilaçları da… kolaylıkla, örneğin apartman görevlisine “git oğlum, bana şu ilacı al” denildiğinde… ya da belki de daha kötüsü diyetisyen tavsiyesi ile satın alınıp kullanılabiliyor…
Şaşırmıyoruz… sadece üzülüyoruz…
Rimonabant… İlerleme Yok, Xenical, Reductil… Uzun Vadede Etkileri Bilinmiyor
Son günlerde gazete ve dergilere yansıyan ilgi çekici bir haberin başlığı:
“Zayıflama ilaçlarının uzun vadedeki güvenilirlikleri bilinmiyor.”
Kanada’lı araştırmacılar Dr. Raj Padwal ve Dr. Sumit Majumdar, obeziteyle mücadelede kullanılan ilaçların, güvenilirlikleri ve etkilerine ilişkin verilerin eksikliğini tespit ettikleri ve Lancet dergisinde yayımlanan makalelerini hazırlamak için, şu anda piyasada olan iki molekül (sibutramin ve orlistat, ilaç isimleriyle ilki Reductil-Meridia, ikincisi ise Xenical-Zelium… ülkelere göre aynı ilacın isimleri değişebiliyor) ile ilgili son 6 yılda yapılmış araştırmaları değerlendirmiş ve makaleleri gözden geçirmişler; Kuzey Amerika’da (FDA-Amerikan Gıda ve İlaç Konseyi henüz onayını vermiş değil) piyasada olmayan ancak bazı Avrupa ülkelerinde satışa sunulmuş olan Rimonabant molekülü (ilaç ismi Acomplia) üzerine de aynı türde bir çalışma yürütmüşler.
“Hekimlerin güvenli ve bilinçli olarak hastalarına bu ilaçları yazabilmeleri için, gerekli olan bu moleküllerin uzun vadedeki etkileri üzerine veriler yeterli değil, hekimlerin ilaçların beklenen yararlar-alınan riskler konusunda bilinçli davranabilmelerini sağlayacak araştırmalar gerekli ” sonucuna varan Kanada’lı 2 doktor, bu ilaçların geniş ölçüde kullanılmasından önce, obezite’ye bağlı hastalık ve ölümleri önemli oranda azalttıklarının klinik araştırmalarla desteklenmesi gerekir, diyorlar.
Bu araştırmayı yorumlayan Yale Üniversite’si Tıp Fakülte’sinden Dr. David L. Katz’ın sözcükleri de kayda değer: “Kilo kaybı için kullanılan ilaçların tarihçesi cesaret verici değil. Şimdiye dek FDA tarafından onaylanmış olan iki ilacın büyük bir etkinlikleri yok ve potansiyel ciddi yan etkilere sahipler ve ancak alınmaya devam edildikleri sürece etki gösterebiliyorlar… İlaç tedavisini obeziteye karşı kullanarak, insan metabolizmasının temel faaliyelerini yeniden yönlendirmeye çabalıyoruz. Olağanüstü yüklü bir toksisite ve yan etkiler faturası ödemeden başarabileceğimizi sanmıyorum.”
Hemen hemen aynı günlerde, çok saygın ve bağımsız Fransız Prescrire dergisi redaktörleri de, zayıflamada kullanılan ilaçların “çok göreceli” etkinlikleri üzerine eğilmişler ve yayımladıkları “Rimonabant ile ilerleme yok” başlıklı kısa bir yazıda şunları okuyabiliyoruz:
“Erişkin obezlerde, rimonabantın başlıca yararı yılda 4-5 kiloluk bir kayıp, ilaç tedavisi durdurulduğunda, süratle başlangıç kilosuna dönülüyor, ve tüm bunlar istenmeyen etkilerin bedelini ödeyerek gerçekleşiyor… psişik (anksiyete, depresyon), nörolojik (baş dönmesi hisleri) ve sindirim sistemi (bulantılar, kusmalar) istenmeyen etkileri ortaya çıkıyor.”
Bizim görüşümüzü biliyorsunuz… zayıflamanın ne ilaçla ne de başka bir yöntemle bedene dayatılamayacağını düşünüyor, deneyimlerimizle her geçen gün yeniden öğreniyoruz. Ve biraz da sevinerek, ne zaman uzun süreye yayılan, ciddi bilimsel araştırmalar yapılsa bu görüşlerimiz destekler doğrultuda sonuçlar verdiğini gözlemliyoruz… Ve bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyoruz… ne bugün, ne de yarın bedeni ruhsal veya bedensel (ne yazık ki çoğu zaman ikisi birden) ağır zararlara uğratmadan insanları zayıflatacak bir molekül yok, olması da mümkün değil!

