Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken
Maydanoz-Limon Suyu Ne Yapar?
Zayıflama yöntemleri ve diyetler hakkında ağızdan ağza dolaşan, yıllardır uygulanan çeşitli yöntemler var. Ancak bunların bir kısmının bilimsel gerçeklerle yakından uzaktan ilgisi yok. JFK Hastanesi Beslenme Uzmanı Sedef Süsoy, zayıflamak isteyenlerin diyet ürünler, tatlandırıcılar ve sabahları aç karna içilen maydanoz suları ile ilgili yaptıkları yanlışlara dikkat çekerek, bu konudaki sorularımızı yanıtladı…
Yemekler nasıl pişirilmeli ki, kilo almaya davetiye çıkarılmasın?
“Kızartmalardan kaçınalım” diyoruz ama sadece haşlama mı sağlıklı? Sadece haşlama yemek zorunda değiliz. Yemeklerimizi fırında ızgarada ya da tencere yemeği olarak tüketebiliriz (sotelemeden). Ama kızartmalardan kaçınmak gerekiyor. Çünkü kızarttığımız her şey (et, sebze) yüksek oranda yağ çekiyor. Yani, yediğimiz yemekle birlikte bolca yağ içiyor gibi oluyoruz.
Yemeklerimizde hangi yağı kullanalım?
Zeytinyağı sağlıklı diye biliyoruz, ancak en az diğer yağlar kadar o da kalorili… Yemeklerimizde kullanacağımız yağ sıvı olmalı. Tereyağı ve margarinleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Sıvıyağı kullanırken de ölçüsüne dikkat etmeliyiz. Katı yağın da sıvı yağın da kalorisi aynıdır ve bir tatlı kaşığı yağ 45 kaloridir. Sıvıyağı kullanmanın en doğru yolu ise, zeytinyağı veya fındık yağından bir ölçü, diğer sıvıyağlardan da bir ölçü karıştırarak kullanmaktır. Böylece, yağ dengesini yakalamış oluruz.
Akşam yemekleri için ideal saat kaç? Daha sonra bir şey yenmemeli mi?
Akşam yemeği mümkün olduğu kadar erken saatlerde yenmelidir. Mesela 18.00 ile 19.30 arası olabilir. Daha sonrasında ise, sadece bir ara öğünle yemek yeme işlemi bitirilmelidir. Bu öğünde ise, kişiye göre bir meyve, süt vb hafif gıdalar tüketilebilir. Yatmadan en az iki saat önce tüm yeme işlemleri bitmelidir.
Ailede bir kişi diyet yapıyorsa, diğer fertler bu kişiye nasıl yardımcı olabilir? Herkes diyete göre mi beslenmeli?
Diyet yapmak ’sağlıklı beslenme’ anlamına gelir. Bu nedenle, evdeki herkes rahatlıkla diyete göre beslenebilir. Diyet için her zaman ‘kişiye özeldir’ deriz. Kişilerin yaşam tarzına, alışkanlıklarına göre düzenlenen bir diyette, ev halkı için fazla bir değişiklik olmayacaktır.
Damak zevkimizin ve beslenme alışkanlıklarımızın küçük yaşlarda şekillendiği göz önüne alınırsa, çocuklara tatlıyı sevdirmemek mi gerekir?
Ailenin beslenme şekli, çocuğun alışkanlıkları konusunda etkilidir. Çocukları tatlıyla ödüllendirmemek, tatlıya yöneltmemek gerekir. Hiç kimsenin doğrudan tatlıya ihtiyacı yoktur. Tatlıdan almamız gerektiğini savunduğumuz şekeri, ekmek veya ekmek yerine geçen karbonhidrat grubundan da alabiliriz.
Pek çok diyetin mönüsünde soda yer alıyor. Günlük soda tüketimi ne kadar olursa, zararlı değildir?
Açıkçası ben diyetlerde pek soda içilmesi taraftarı değilim. Çünkü sodadan aldığımız mineralleri sadece sağlıklı beslenerek de yeterli miktarda alabiliriz. Ayrıca, içerisinde bulunan yüksek orandaki sodyum (Na) yüzünden, fazla miktarda tüketilen soda ile vücutta fazla sodyum birikimi oluşabilir. Bu da tansiyon hastaları için istemediğimiz bir durumdur. Zaten toplumumuzda tuz tüketimi gereğinden fazla olduğu için ayrıca bir tuz yüklemesine gerek yoktur.
Pek çok kişi zayıflamak için aç karnına maydanoz suyu, limon suyu içiyor. Bu yöntemlerin bilimsel bir açıklaması, dayanağı var mı?
Kesinlikle yoktur. Maydanoz suyunun diüretik, yani idrar söktürücü olduğu bilinmektedir. İnsanlar vücutlarından idrar çıkışı olduğunda, şişkinlikleri azaldığı için zayıfladıklarına inanır. Limonun ise, bağırsakları çalıştırıcı etkisi vardır ama zayıflatıcı özelliği yoktur. Sabahları aç karnına içilen sıcak ya da soğuk suyun da zayıflatıcı özelliği yoktur.
Kişinin tuvalet alışkanlıkları kilosu üzerinde etkili midir? Kabızlık sorunu olanlar şişmanlıktan daha mı çok yakınır?
Kişinin tuvalet alışkanlığı kilosuna etkin olabilir. Kabızlık bazı metabolik hastalıkların göstergesi olabilir. Bu nedenle, bu hastalıklar tedavi edilmediğinde kabızlık devam eder ve metabolizma yavaşlar. Kilo verimi azalır.
Kişi kilo aldığı halde beden ölçüsünü koruyorsa, bu şişmanlık adına endişe edilecek bir durum değil midir?
Kilo alınıyorsa, beden ölçüsü önemli değildir. Beden hemen etkilenmeyebilir. Kilo alımı sadece bir işarettir. Dikkat edilmesi gerekir ve sebebi araştırılmalıdır. Yarım paket kepekli diyet bisküvi ince bir dilim ekmeğe eş değer
Diyet ürünler hakkında ne düşünüyorsunuz?
“Nasıl olsa diyet ürün… Kilo aldırmaz” düşüncesiyle gerekenden fazla tüketilebiliyorlar… Diyet ürünler sadece zengin lif kaynaklarıdır. Yani, yüksek miktarda kepek ya da yulaf içerirler. Ama bunun yanı sıra, az miktarda da olsa içlerinde yağ ve un bulunur. Yani, kısaca ekmek yerine geçerler. Diyet ürünler yenildiklerinde kilo verdirmez, sadece tokluk hissi yaratırlar. Örneğin, yarım paket diyet kepekli bisküvi bir ince dilim ekmeğe eşdeğerdir. Fazla tüketildiklerinde kilo yapabilirler.
Tatlandırıcı kullanımında bir sınırlama olması gerekli mi?
Tatlandırıcı kullanılarak içilen çay ile şekersiz içilen çay arasında kalori ve sağlığa yarar-zarar açısından bir fark var mı? Tatlandırıcı kullanımını ben pek önermiyorum. Çayı ve benzeri tüm içecekleri şekersiz içmek en sağlıklısı. Ama bazı kişiler ‘ben şekersiz yapamam’ derlerse, o zaman tatlandırıcı öneriyorum. Tatlandırıcı kullanımında tatlandırıcı maddenin türü çok önemlidir. Özellikle sakarin içeren tatlandırıcılar değil de, aspartam içeren tatlandırıcılar kullanılması önemlidir. Sizin formda kalma sırrınız ne? Nelere dikkat ediyorsunuz? Sağlıklı besleniyorum. Yani, kesinlikle öğün atlamıyorum, dengeli besleniyorum. Ara öğünlerde meyve tüketiyorum. Bol su içiyorum. Katkı maddesi içeren ve yağlı olan tüm yiyeceklerden uzak duruyorum.
Anında 5 Kilo Verdiriyor !
Ufacık bir dokunuşla 5 kilo vereceksiniz desek ne düşünürsünüz ?Hem de kalıcı bir şekilde ve oldukca güzel sonuçlar doğurarak…
Olduğunuzdan zayıf ve zarif görünmek için uygulayın :
Boy aynasının önüne geçin ve çıplak ayakla aynanın önünde dik bir şekil alın. Sırtınız duvara dayayarak durabildiğiniz kadar dik durmay deneyin. Vücudunuzu ne kadar esnetebilirseniz ve boyunuzu ne kadar daha uzunmuş gibi gösterebilirseniz bel bölgesinden o kadar kilo kaybetmiş gibi görünürsünüz.
Şayet gün boyunca bilgisayarın başındaysanız, hep koltukta dik oturmaya çalışın. Ayakta dururken de omuzlarınızı geride tutarak vücudunuzu çok fazla yamultmamaya çalışın. Bu duruş şekli omuzlarınızı dik ve daha geniş gösterecektir ve bel bölgenizin daha ince görünmesini sağlayacaktır. Ayrıca göğüs ve omuzların daha kaslı görünmesi daha fit bir imaja bürünmenizi sağlar. Sağlık açısından değerlendirdiğimizde de bu duruş boyun ve omuz ağrılarınıza da iyi gelecektir.
Ayaktayken hep dik durun ve karnınızı daima içeri çekin. Bu sayede karın kasları çok daha iyi çalışacak ve zaman içinde oluşabilecek sarkmaların önlenmesine yardımcı olacak. Aklınıza gelen her dakika karnınız içeride olsun. Kasıldıkça sertleşecektir.
Ayakta dururken poponuzu daima kasın. Bu sayede daha dik ve formda bir görünüm kazanacaksınız. Poponuzu sıkın ve dayanabildiğiniz kadar bu şekilde durun.
Eğer bu adımları gün içinde düzenli bir şekilde uygularsanız vücudunuz gayet güzel bir şekil alacaktır. Hatta uygulamaya başladığınız dakikadan itibaren 10 dakika içinde olduğunuz kilonun en az 5 kilo altında görünmeyi başarabileceksiniz
DR ENDER SARAÇTAN HEMOROİD HASTALARI İÇİN DOĞAL ÖNERİLER
KALP HASTALIKLARI İÇİN KULLANILABİLECEK ŞİFALI BİTKİLER
*Acı marul çiçekleri, toplanır, bol şekerle iyice karıştırılır, güneşte kurutulur. Elde edilen bu lezzetli ilaç kalp hastalıklarına iyi gelir ve kalbi kuvvetlendirir. Bu ilçtan günde 1-2 kahve kaşığı alınabilir.
*Anason, tohumlarını çiğnemek kalp çarpıntısını giderir.
*Cevizde ki yağın yapılan araştırmaların kolestrolü yükseltmeyip düşürdüğünü ortaya çıkardığından, kalp krizini önlemek için günde üç ceviz yemenin yaralı olduğu anlaşılmıştır.
*Erik, Erkeç otu kalbi kuvvetlendirir.
*Fındık, (günde bir avuç) tüketilmesi enfarktüsü önler. Haşhaş tohumları kalp hastalarına iyi etki eder.
*Karnabahar, kalp rahatsızlıklarına karşı etkilidir.
*Kedi otu, kalp atışlarını düzenleyicidir.
*Kekik, kalp çarpıntısını önler.
*Kereviz, üzüm, soğan, nar, kalp yorgunluğuna iyi gelir.
*Limon, melek otu, kalbi kuvvetlendirir.
*Lahanada, bulunan potasyum vücudun suyunu alarak kalp ve dolaşımı rahatlatır. Vücudun zehirini atmasını sağlar.
*Marul, sinirsel kalp çarpıntılarına iyi gelir.
KIRMIZI MERCİMEĞİN FAYDALARI
* Yüksek oranda lif içermesi nedeniyle mercimek, şeker hastaları için değerli bir besindir. Çünkü insülin ve kan şekerini düşürür.
* Yüksek lif içeriğiyle pekliğe iyi gelir ve kalın bağırsakların çalışmasını düzene sokar. Hemoroid ve diğer kalın bağırsak sorunlarında iyileştirici etkiler yapar.
* Mercimek, içerdiği yüksek orandaki demir ve folik asit nedeniyle kansızlığı önler.
* Zengin potasyum içermesi nedeniyle yüksek tansiyonu düşürücü etkiler yapar.
* Mercimek içerdiği maddelerle bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır.
die-or-diet

Bugün kendi hayatımı ele almanın vakti…
Artık insanların bana karşı yalancı bakışları ve sözlerine son vermemin vakti geldi.
Daha bir sene önce 51 kiloydum ki olmam gereken kilo 49.
Şimdi ise 65 kiloyum ve beni uzun süredir görmeyen insanların tepkileri beni sinir krizi eşiğine getirdi. Durmadan kilo almaya devam ediyorum… Ve artık dayanamıyorum. Eski resimlerime bakmaya, aynaya bakmaya, insanların yüzlerine bakmaya…
Harika bir vücudu olan insanlar doğuştan mı şanslıdır, yoksa herkes bunu başarabilir mi? Boy çok mu önemli? Bakınız Kylie Minogue ki kendisi 152 cm’lik bir afettir. 
Deneyeceğim.
Bugün, bu saate kadar sadece bir nescafe ve bol su içtim.
Her gün ne yiyip, içtiğimi yazacağım buraya. Tabii gireceğim krizleri(eminim sıkça olacak) ve herşeyi…
Mesela bugün için aklıma gelen bazı standartlar ki ileride kıyaslama için yazmam iyi olacak;
1. Kot pantolonlarımın içine giremiyorum.
2. İç çamaşırlarım bile rahatsız ediyor.
3. Göğüslerim kocaman oldu umarım zayıflayabildiğim gün sarkmış olmazlar.
4. Çatlaklarım son haddine gelmiştir zannediyorum zayıflayınca sorun olacaklar.
5. Nişan yüzüğüm parmağımı kangren yapacak.
6. Sadece eşofman giyebildiğim için dolabım sporcu dolabı gibi oldu.
7. Aseksüel oldum.
8. Canım hiçbirşey yapmak istemiyor.
9. Makyaj yapmayalı, saçıma başıma bakmayalı öyle uzun zaman oldu ki hatırlamıyorum bile…
…ve bu liste uzayıp gidecek.
Son olarak başlangıç bilgilerini yazmakta yarar var…
Boy: 160 cm.
Ağırlık: 65 kg.
Sibel Can Diyeti
İki hafta sonra yeni albümüyle hayranlarıyla buluşacak olan Sibel Can, 5 aydır özel beslenme rejimi uyguladı. Sanatçı obezite bilim doktoru Haluk Saçaklı’nın, “vücudun ihtiyacı olan bütün besin değerlerinin yeterli ve dengeli şekilde tüketilmes”ni öngören diyetiyle 5 ayda 9 kilo verdi. Sibel Can beslenme programında, ana öğünlerde 4 temel besin grubunu yan yana getirdi. Örneğin süt grubundan peyniri, et grubundan tavuk ve balığı, ekmek-tahıl grubundan ekmek ve pilavı, sebze grubundan sebze ve meyveyi birlikte tüketti. Bir diğer önemli nokta ise temel besinlerde renk farklılığının gözönünde tutulması oldu. Örneğin farklı renklerde olan et, sebze, ekmek, peynir ya da süt grubu aynı anda tüketildi.
Adet dönemi öncesi 3 gün
Uyanınca (1056 kalori): 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz.
Kahvaltı (Saat 07.00-09.00 arası): 4 kaşık müsli ya da yulaf ezmesi, 4 adet kuru kayısı-1 bardak diyet süt karışımı
Kuşluk (Saat 10.00-11.00 arası): 1 adet elma
Öğle (Saat 12.00-14.00 arası): 3 adet ızgara köfte, tavuk ya da balık, 300 gr. haşlanmış yeşil sebze, 1 ince dilim esmer ekmek
İkindi (Saat 16.00-17.00 arası): 1 adet orta boy haşlanmış patates
Akşam (Saat 18.00-20.00 arası): 1 porsiyon yeşil sebze çorbası, Yağsız hazırlanmış roka salatası, 5 adet (150 gr.) yağsız etten hazırlanmış ızgara köfte veya tavuk ya da balık
Gece (Saat 22.00): 1 adet elma
Yatarken: 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz.
Not: Günde 8-12 bardak su içiniz. Çay, kahve ve kolalı içecekler günlük su tüketimine dahil edilmez. Eğer tüketilecekse, tercihinizi yeşil çaydan yana kullanın. Ama her türlü bitki çayını suyun alternatifi olarak içebilirsiniz. Günde 3 kez ahududu ve adaçayı içmeye çalışılmalıdır. Ekmek tam buğday olmalı, baharatlı ve tuzlu besinlerden uzak durmalısınız. Kesinlikle tatlı ve çikolata tüketmeyin. (Bu kurallar tüm listeler için geçerlidir)
Adet dönemi sonrası 3 gün
Uyanınca (1492 kolori): 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz.
Kahvaltı (Saat 07.00-09.00 arası): 1 su bardağı diyet yoğurt, 1 ince dilim esmer ekmek, 1 çay kaşığı kırmızı meyve jölesi
Kuşluk (Saat 10.00-11.00 arası): 1 adet küçük boy muz
Öğle (Saat 12.00-14.00 arası): 5 porsiyon (150 gr.) diyet peynir grubu ilave edilmiş 2 su bardağı haşlanmış kepekli makarna., Yağsız hazırlanmış roka salatası
İkindi (Saat 16.00-17.00 arası): 1 ince dilim esmer ekmek, 1 çay kaşığı meyve jölesi
Akşam (Saat 18.00-20.00 arası): 300 gr. haşlanmış yeşil sebze, 5 adet (150 gr.) yağsız etten hazırlanmış ızgara köfte veya tavuk ya da balık
Gece (Saat 23:00): 1 adet elma
Yatarken: 1 bardak oda sıcaklığında su.
1302 kalorilik 1. tercih
Uyanınca: 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz, 1 porsiyon mevsim meyvesi
Kahvaltı (Saat 07.00-09.00 arası): 1 kibrit kutusu büyüklüğünde diyet peynir ya da 1 adet yumurta, 1 ince dilim esmer ekmek, Sınırsız söğüş domates, salatalık, yeşil sivri biber, marul, maydanoz vs., 4 adet yağsız siyah zeytin, 1 tatlı kaşığı süzme bal, Şekersiz açık limonlu siyah çay
Kuşluk (Saat 10.00-11.00 arası): 1 porsiyon mevsim meyvesi
Öğle (Saat 12.00-14.00 arası): 2 adet ızgara köfte (60 gr.), tavuk ya da balık, 1 ince dilim esmer ekmek, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış sınırsız mevsim salatası, 1 kibrit kutusu diyet peynir
İkindi (Saat 16.00-17.00 arası): Diyet kasar peynirli yağsız tost, Sınırsız söğüş domates, salatalık, yeşil sivribiber, marul, maydanoz vs., Şekersiz bitki çayı (ıhlamur, ada çayı vs.)
Akşam (Saat 18.00-20.00 arası): 1 kase yağsız karışık sebze çorbası, 1 tatlı Kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış sınırsız mevsim salatası, 1 ince dilim esmer ekmek, 1 kibrit kutusu büyüklüğünde diyet peynir
Gece (Saat 22.00): 1 porsiyon mevsim meyvesi, 1 adet kuru kayısı, 1 adet ceviz
Yatarken: 1 bardak oda sıcaklığında su.
1302 kalorilik 2. tercih
Uyanınca: 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz., 1 porsiyon mevsim meyvesi
Kahvaltı (Saat 07.00-09.00 arası): 1 kibrit kutusu büyüklüğünde diyet peynir ya da 1 adet yumurta, 1 ince dilim esmer ekmek, Sınırsız söğüş domates, salatalık, yeşil sivri biber, marul, maydanoz vs., 4 adet yağsız siyah zeytin, 1 tatlı kaşığı süzme bal, Şekersiz açık limonlu siyah çay
Kuşluk (Saat 10.00-11.00 arası): 1 porsiyon mevsim meyvesi
(Saat 12.00-14.00 arası): 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ye 90 gr. diyet peynir ya da tavuk veya diyet ton balığı ile hazırlanmış sınırsız mevsim salatası, 1 ince dilim esmer ekmek
İkindi (Saat 16.00-17.00 arası): 1 kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, 2 grisini ya da 1 porsiyon tahıl değişimi, Şekersiz bitki çayı (ıhlamur, ada çayı, kuşburnu vs.)
Akşam (Saat 18.00-20.00 arası): 1 kase yağsız karışık sebze çorbası, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış sınırsız mevsim salatası, 1 kibrit kutusu büyüklüğünde 30 gr. diyet peynir grubu ilave edilmiş, 1 su bardağı haşlanmış kepekli makarna
Gece (Saat 22.00): 1 porsiyon mevsim meyvesi, 1 adet kuru kayısı, 1 adet fındık
Yatarken: 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz.
Sibel’i zayıflatan Haluk Saçaklı: Azmetti başardı
3 yıldan bu yana çeşitli aralıklarla Sibel Can’a beslenme programı uygulayan Haluk Saçaklı, ünlü sanatçının zayıflamak için büyük bir azim gösterdiğini belirtti. Saçaklı, Sibel Can’ı uyguladığı rejimin sırlarını anlattı.
Sibel Hanım’ın diyet listesi neden tercihli?
Tercihli istediği için kendisine değişik yiyecek grupları olan listeler hazırladık. Hangisini istiyorsa onu uyguladı ama önemlisi, kahvaltıya hangisiyle başladıysa gün içinde de o listeyi devam ettirmesi oldu. Bu beslenme programı klasik diyetisyenlerin hazırladıklarından farklı. Çok fazla aç kalınmıyor.
Egzersiz yapmadan başarmak mümkün mü?
Maalesef değil. Öyle olunca koltuk altında sarkma, göğüste, bacak içinde yumuşama oluyor. Evet terazide değişiklik oluyor ama yumuşama olmaması için kaslanma şart. Bunun için egzersiz yapılmalı…
Sibel Can haftanın 5 günü yüzmüş. Bu imkanı bulamayanlar için ne önerirsiniz?
Bu Sibel Hanım’m tercihiydi, yüzmek istedi. En iyisi haftanın 5 günü birer saat yürümek.
Sibel Hanımı bu kez diyeti uygulamada başarılı oldu mu sizce?
Çok başarılı oldu. Daha önce hep 60 kiloda kalmıştı, şimdi 57′ye kadar indi. Zaten onun inmek istediği kilo buydu. Kilo vermekten öte bu kiloyu korumak da önemli. Ama bu kez hem eşine hem de bana söz verdi. ‘Dayanamıyorum’ dediği pilav, makarna ve dondurmayı tamamen kesti. ‘Yapacağım’ dedi ve yaptı. Bravo kendisine…
Bu diyette adet öncesi ve sonrası diye listeler var, bundan bahseder misiniz?
Tarihini önceden kestirebiliyorsak vücutta oluşan ödemi atmak için adet öncesi 3 gün diyetini uyguluyoruz. Adet bittikten sonra vücutta kan dolaşımıyla ilgili bir takım sorunlar oluşuyor, adet sonrası diyeti bunları engelliyor.
AKUPUNKTUR VE SİGARA BIRAKMA
Akupunkturla Sigara Bırakma Tedavisi
Akupunktur ile sigara nasıl bırakılabilir?
Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir?
Akupunktur ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir?
Sigarayı Neden Bırakalım?
Sigara neden zararlı?
Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?
Sigara içen bir kişiyi bırakmaya iten nedenler nelerdir?
Sigarayı bırakma yolları nelerdir?
Sigarayı bırakmak isteyenlerin yaşadığı tipik kaygı ve sorunlar nelerdir?
Akupunktur ile sigara nasıl bırakılabilir?
Yapmanız gereken tek şey sigarayı bırakmaya karar vermektir. Bu, insanın yaşamında alabileceği en önemli kararlardan biridir. Bu kararı verdikten sonra, akupunktur, size sigarayı bırakmanızda büyük kolaylık sağlayacaktır.
İnsanlarda serotonin ve endorfin adı verilen iki madde vardır. Bunlar beyinde bulunur ve rahatlık, hoşluk, keyif ve huzur gibi duygular ile ilgilidirler. Normalde insanlarda kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca ya da çikolata veya güzel bir tatlı yiyince, bir yeriniz acıyınca serotonin ve endorfin düzeyi yükselir. Ancak sigara içenlerde serotonin - endorfin salgılama işini sigara üstlendiğinden vücut otonomisini kaybetmiştir. Hani keyiflenince de, dertlenince de sigara içilir ya, işte, açıklaması budur.
Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin serotonin salgılama işini gerçekleştiremediğinden vücut oldukça zor anlar yaşar. Beyin ancak 72 saat sonra eski görevini yapmaya başlar.
Bu 72 saatlik süre içinde, hastanın yoksunluk belirtileri önlenirse, sigarayı bırakması çok kolaylaşır. Akupunktur ile tedavi, kişinin sigara içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetleri ortadan kaldırır. Böylece sigara içmemeye karar vermiş olan kişi, bunu hiç zorlanmadan başarır; çünkü, akupunktur tedavisi beyni yeniden sigaraya gerek duymadan serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve bundan sonra da beyin eski otonomisini kazanır.
Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir?
Üç gün üst üste 20 dk.lık 3 seans tedavi uygulanır. Toplam 1 saat süren bir tedavidir. Böylece 72 saatlik en zor geçen dönemde vücut kontrol altındadır. Daha sonra hastanın bağımlılık derecesiyle bağlantılı olarak ek seanslar yapılabilir, ama genellikle buna gerek kalmaz. Tedavi süresince tek bir sigara bile içilmemesi ve nikotin preparatları kullanılmaması gerekir. Aksi halde, başladığımız noktaya geri döneriz.
Akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir?
%90 - 95 gibi yüksek bir başarı oranı vardır.
Sigara neden zararlı?
Tütün kullanımı yaklaşık 200 yıl öncesine kadar gidiyor. İlk zamanlarda tütünün sağlığa iyi geldiği düşünülüyordu. Sigaranın zararları 1950’li yıllara kadar çok fazla bilinmiyordu. Ancak, daha sonraki yıllarda yapılan araştırmalar, sigaranın insan sağlığına gerçekten zararlı olduğunu ortaya çıkardı. Sigara dumanında sağlık açısından zararlı yüzlerce (bu sayı abartılmamıştır) madde bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse, bunların en çok bilinenlerinden birkaç tanesi ; amonyak, terebentin, kadmiyum, insektisitler, naftalin, aseton, arsenik, formal, hidrojen siyanür, radon, polenyum, deterjanlar…
Bunların bir çoğu kanserojendir. Ayrıca tütün ve sigaranın sarıldığı kağıdın yanmasından dolayı açığa çıkan maddeler ve katran da yine konserojen maddeler arasındadır.
Kalıp - Damar sağlığı açısından özellikle tehlikeli olan maddeler ise nikotin ve karbonmonoksittir. Nikotin kalp artışlarını hızlandırır, tansiyonu yükseltir, kan pıhtılaşmasını arttırır. Yani kalbin yükünü ve oksijen ihtiyacını arttırır. Bütün yanma olaylarında açığa çıkan zehirli bir gaz olan karbonmonoksit ise, kandaki oksijen ile birleşerek kanda bulunan oksijen miktarını düşürür. Sonuç olarak nikotin nedeniyle oksijene gereksinimi artmış olan kalp, kanda yeterli oksijeni bulamaz ve işi çok daha zorlaşır.
Sigara kullanımı ile doğrudan ilişkisi olduğu kanıtlanmış hastalıkları şöyle sıralıyalım: Ağız kanserleri, sindirim sistemi kanserleri, solunum sistemi kanserleri, akciğer hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, ülser, mesane kanseri.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada 1 milyar 100 milyon insan sigara içiyor. Erkekleri %47si, kadınların %12’si sigara tiryakisi. Ayrıca, son yıllarda sigara içen kadınların sayısında nispeten daha fazla bir artış olduğu gözlemlenmektedir. Bu da dünyaya yeni gelecek nesillerin sağlığını direkt olarak etkileyecektir. Son rakamlara göre, dünyada yılda 3 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmektedir.
Şimdi hemen yeri gelmişken önemli bir konuya değinmek gerekiyor. Örneğin; akciğer kanserinin sigaraya bağlı olarak meydana geldiği heryerde söyleniyor. Fakat siz daha geçen ay akciğer kanserinden ölen bir tanıdığınızın hiç sigara içmediğini biliyorsunuz ve uzmanların biraz fazla abarttığını düşünüyorsunuz. Bunun açıklaması şöyle: Akciğer kanserinin 4 türü vardır; hatta bunların da alt grupları vardır. Bunların içinde sigara kullanımı ile doğrudan ilgili olanlar (%60) zaten en sık görülen kanser türleridir. Sigara ile ilgisi olmayan ise, çok daha az oranda görülen bir kanser türüdür.
İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre günde 20 sigara’dan fazla içenlerin %40’ı, daha emeklilik yaşına gelmeden ölmektedir. Oysa sigara içmeyenlerde bu oran %15’dir.
Bir de pasif içici kavramı var. Sigarayı içen kişi, eğer filtreli sigara içiyorsa, bu filtre bir miktar zararlı maddenin geçişini engelleyebilir. Halbuki sigaranın ucundan havaya karışan duman hiçbir süzgeçten geçmediği için daha tehlikelidir. Yani uzun süre bu dumana maruz kalan ve pasif içici denilen kişiler de tehlike altındadır. Ayrıca unutmamak gerekir ki, sigarayı içen kişi de havaya yayılan bu dumanı yine solumaktadır. Sigara içilen evlerdeki küçük çocuklarımız bronşit ve zatürre gibi solunum yolu hastalıklarına daha sık yakalanırlar. Pasif içici olduklarından akciğer kanseri açısından risk grubundadırlar ve ileride sigara içmeye daha çok eğimli olurlar.
Özellikle gelişmiş ülkelerde kamuoyuna yansıyan bu sonuçlar ve alınan tedbirler sonucunda sigara kullanımı %50 ye varan oranlarda azaltılmıştır. ABD, İngiltere, Kanada bu konuda başarılı ülkeler arasındadır.
Öte yandan, aynı zamanda sigara üreticisi olan bu ülkeler, gelişmekte olan ülkelerde edindikleri pazarlarını büyütme çabası içindedirler.
Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?
20 dk sonra tansiyon ve nabız normale döner.
8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Kan oksijeni normal düzeye çıkar.
24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl sonra yarıya düşer.
48 saat sonra duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat ve koku duyusu düzelir. Cilt kendini yeniler.
72 saat sonra Akciğer kapasitesi artar, solunum rahatlar.
2 hafta sonra efor kapasitesi artar (Yürüme, merdiven çıkma…).
1-9 ay içinde akciğer hücreleri yenilenir. Akciğer hastalıkları (zatürre gibi) riski azaltır. Öksürük, nefes darlığı düzelir.
5 yıl sonra ağız, boğaz, yemek borusu kanserleri riski %50 azalır.
Pankreas, mesane, rahim kanseri riski azalır.
Sindirim sistemi ülseri riski azalır.
Sigara gebelikten önce ya da gebeliğin ilk 3 ayında bırakılırsa erken doğum riski ve düşük doğum kilolu bebek doğurma riski, içmeyenlerdeki düzeye iner.
Koroner kalp hastalığı riski sigaranın bırakılmasından 15 yıl sonra sigara içmeyenlerin düzeyine iner.
Aynı evde yaşayan küçük cocukla
r ve bebeklerin, solunum yolu hastalıklarına yakalanma riski azalır.
Sigara içen bir kişiyi bırakmaya iten nedenler nelerdir?
Sigaraya bağlı bir hastalığın ortaya çıkması.
Fiyatın pahalı gelmesi.
Sigaranın zararları hakkındaki yayınlar.
Çevresi tarafından bırakmaya yönelik teşvik, kınama.
Kapalı yerlerde sigara içiminin yasaklanması.
Gelişmiş ülkelerde sigaranın zararları hakkındaki yazılar, sigaranın fiyatı, kınama ve yasaklamalar etkili olmaktadır; ancak, bizim insanımızı bir hastalığın ortaya çıkması daha çok etkilemektedir. Örneğin, kalp krizi geçirmiş veya by-pass ameliyatı olmuş hastaların sigarayı bırakma oranları yüksektir ve başarılıdır.
Sigarayı bırakma yolları nelerdir?
Akupunktur,
Grup Terapisi,
Hipnoz,
Kişisel çaba ile bırakma,
Farmokolojik tedavi.
Sigarayı bırakmak isteyenlerin yaşadıkları tipik kaygı ve sorunlar nelerdir?
Sigarayı azaltmak mı, tamamen bırakmak mı? Yoksunluk belirtilerinin daha uzun sürmesine neden olur. Çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanır. Sigara miktarı yine arttırılır.
Ara ara sigara içmek: Vücuda tekrar nikotin etkisini hatırlatır. Zamanla düzenli olarak içmeye dönüşür. Halbuki sigara içilmemesine alışmak daha kolaydır.
Çevre baskısı: Sigarayı bırakanların çoğu çevresi tarafından adeta tekrar içmeye zorlanır. Bu, sigara içenlerin bir kişiyi daha kaybetmelerinden kaynaklanan ilginç bir psikolojik durumdur. Ancak kısa bir zaman içinde arkadaşlarınız da sigara içmediğinizi kabullenip sizi rahat bırakacaklardır.
Katran ve nikotin düzeyi düşük (light) sigara içmek: Bu durumda genellikle günlük sigara adedi arttırılarak eski nikotin düzeyi tutturulmaya çalışılır. Zaten “tehlikesiz sigara” yoktur.
Sorumluluğu başkasına yıkmak: Çoğu kişi sevdiği birisi onu desteklemezse sigarayy bırakmaktan kaçar. Hatta deneyip de başarısız olursa başkasını suçlar. Oysa sigarayı bırakmak öncelikle kişisel bir sorundur, mutlaka kendinize güvenmeyi başarmalısınız.
Şişmanlama korkusu: Gerçekte sigarayı bırakanların sadece 1/3’ü kilo alır ve bu fark gerçekte 3-4 kg. kadardır. Bundan daha fazla alınan kilolar kendine güvensizlikten kaynaklanan, sigarayı elde ve ağızda tutmak alışkanlığının yerini alan, abur cubur atıştırma alışkanlığıdır. Oysa, gerçekte sigarayı bırakmaktan dolayı ilk günlerde açılan iştah, kısa bir süre sonra normale döner.
Yoksunluk belirtileri: Şiddetli nikotin arayışı, gerginlik, kızgınlık, huzursuzluk, sinirlilik, uyku kalitesinin bozulması, iştah artışı ve benzeri belirtiler olabilir. Bu belirtiler geçicidir ve vücudun kendini onardığını gösterir. Örneğin, öksürük ve balgam artışı, solunum yollarındaki titrek tüylerin zehirli maddeleri atmak için görevlerini yerine getirmeye başlamasından kaynaklanır. Yoksunluk belirtileri sigara bırakanların 2/3’ünde görülür. Belirtiler, ilk 72 saat içinde şiddetlidir. 7-10 gün içinde azalarak ortadan kalkar.
Doğal Diyet
Diyet tedâvisi yüzlerce yildir tatbik edilmektedir. Geçen yillar boyunca büyük gelismelere sahne olan bu tedâvi, bugün tibbin ayrilmaz bir par çasi olmustur. Baslica bes çesit gidâ maddesi veya bunlarin metabolik ürünleri vücut için zarûrîdir. Bunlar proteinler, yaglar, karbonhidratlar, vitaminler ve bâzi minerallerdir. Günlük diyet bunlari kâfi miktarda ihtivâ etmelidir. Beslenme ve diyetetik mütehassislari yaptiklari arastirmalar netîcesinde dünyâda yaygin olarak tüketilen gidâlari gruplandirmislar ve besin degerlerini tespit etmislerdir. Bu gruplar süt grubu, et grubu, sebze-meyve ve tahil grubudur. Günlük olarak her gruptan belli miktar gidâ alinmasi gerekir. Bu kâideye dikkat edilmeyen pahali bir beslenme uygun ve dengeli bir beslenme olmayacagi gibi çok daha ucuza dengeli bir beslenme düzeni de kurulabilir. Tedâvi maksadiyla hekimin perhiz tavsiye ettigi kisiler için de bu kâideye uyulmalidir.
Seker hastaliginda perhiz: Perhiz ile tedâvi edilen en eski hastaliklardan birisi seker hastaligidir (Diabetes mellitus). Seker hastalarinin bünyesi kan sekeri seviyesinin asiri yükselmesini önleyemediginden, günlük gidâlarindaki karbonhidrat miktari uygun bir perhizle sinirlandirilir ve düzenli bir sekilde alinmasi saglanir. Böylece hastanin kan sekerinin asiri yükselmesi önlenir. Sismanlarda seker hastaliginin kontrolu daha zor oldugundan ayrica zayiflama perhizleri de tatbik edilir. Perhizden maksat hem karbonhidratlari kismak hem de yiyecek ve içecekten alinacak kalorinin hastanin ideal kilosu için belirlenen miktari asmayacak bir düzendir. Perhiz tedâvisine kâfi cevap vermeyen hastalarda perhize ilâveten ilâçlara da basvurulur.
Tuzsuz perhiz: Bu perhiz baslica karaciger sirozu, gebelik toksemisi (EPH sendromu), yüksek tansiyon, kalp yetmezligi, böbrek hastaliklarinda ve (kartizonlu, tuz tutucu veya terkibinde sodyum bulunan) ilâçlarla uzun süreli tedâvi görmesi îcâbeden hastalarda uygulanir. Esas îtibâriyle perhiz, tuzun içindeki sodyuma karsidir. Zîrâ sodyumun vücutta su tutma özelligi yukaridaki hastaliklari agirlastirir. Günlük hayatta en önemli sodyum kaynagi sofra tuzu oldugu için bu perhize tuzsuz perhiz denilegelmistir. Ancak tuzsuz perhizde olan hasta, hekimine danisarak sodyum ihtivâ eden gidâ ve ilâçlar hakkinda bilgi almalidir. Misâl olarak süt ve bâzi antiasit ilâçlar sodyum ihtivâ ederler.
Dogustan metabolik hastaliklarda perhiz: Bu hastaliklarda vücûdun kullanamadigi gidâ maddeleri günlük diyetten kismen veya tamâmen uzaklastirilir. Misâl olarak fenilketonüri hastaligi ile dogan çocuklarda, vücutta fenilalanin amino asidini normal yolla metabolize edecek fenilalanin hidroksilaz enzimi yoktur. Bu sebeble gidâlarla alinan fenilalanin ve bunun anormal metabolik ürünleri vücutta birikerek beyni harap eder. Bu hastaligin kontrolü için sâdece gelisme için zarûri olan miktarda fenilalanin ve normal miktarlarda diger amino asitleri ihtivâ eden endüstriyel gidâlar (mamalar) dogumdan îtibâren kullanilir. Yas ilerledikçe uygun perhizlerle normal gidâlara geçis mümkündür. Bu geçis tamâmen hekim kontrolünde yapilmaktadir.
