Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken



Maydanoz-Limon Suyu Ne Yapar?

Zayıflama yöntemleri ve diyetler hakkında ağızdan ağza dolaşan, yıllardır uygulanan çeşitli yöntemler var. Ancak bunların bir kısmının bilimsel gerçeklerle yakından uzaktan ilgisi yok. JFK Hastanesi Beslenme Uzmanı Sedef Süsoy, zayıflamak isteyenlerin diyet ürünler, tatlandırıcılar ve sabahları aç karna içilen maydanoz suları ile ilgili yaptıkları yanlışlara dikkat çekerek, bu konudaki sorularımızı yanıtladı…

Yemekler nasıl pişirilmeli ki, kilo almaya davetiye çıkarılmasın?

“Kızartmalardan kaçınalım” diyoruz ama sadece haşlama mı sağlıklı? Sadece haşlama yemek zorunda değiliz. Yemeklerimizi fırında ızgarada ya da tencere yemeği olarak tüketebiliriz (sotelemeden). Ama kızartmalardan kaçınmak gerekiyor. Çünkü kızarttığımız her şey (et, sebze) yüksek oranda yağ çekiyor. Yani, yediğimiz yemekle birlikte bolca yağ içiyor gibi oluyoruz.

Yemeklerimizde hangi yağı kullanalım?

Zeytinyağı sağlıklı diye biliyoruz, ancak en az diğer yağlar kadar o da kalorili… Yemeklerimizde kullanacağımız yağ sıvı olmalı. Tereyağı ve margarinleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Sıvıyağı kullanırken de ölçüsüne dikkat etmeliyiz. Katı yağın da sıvı yağın da kalorisi aynıdır ve bir tatlı kaşığı yağ 45 kaloridir. Sıvıyağı kullanmanın en doğru yolu ise, zeytinyağı veya fındık yağından bir ölçü, diğer sıvıyağlardan da bir ölçü karıştırarak kullanmaktır. Böylece, yağ dengesini yakalamış oluruz.

Akşam yemekleri için ideal saat kaç? Daha sonra bir şey yenmemeli mi?

Akşam yemeği mümkün olduğu kadar erken saatlerde yenmelidir. Mesela 18.00 ile 19.30 arası olabilir. Daha sonrasında ise, sadece bir ara öğünle yemek yeme işlemi bitirilmelidir. Bu öğünde ise, kişiye göre bir meyve, süt vb hafif gıdalar tüketilebilir. Yatmadan en az iki saat önce tüm yeme işlemleri bitmelidir.

Ailede bir kişi diyet yapıyorsa, diğer fertler bu kişiye nasıl yardımcı olabilir? Herkes diyete göre mi beslenmeli?

Diyet yapmak ’sağlıklı beslenme’ anlamına gelir. Bu nedenle, evdeki herkes rahatlıkla diyete göre beslenebilir. Diyet için her zaman ‘kişiye özeldir’ deriz. Kişilerin yaşam tarzına, alışkanlıklarına göre düzenlenen bir diyette, ev halkı için fazla bir değişiklik olmayacaktır.

Damak zevkimizin ve beslenme alışkanlıklarımızın küçük yaşlarda şekillendiği göz önüne alınırsa, çocuklara tatlıyı sevdirmemek mi gerekir?

Ailenin beslenme şekli, çocuğun alışkanlıkları konusunda etkilidir. Çocukları tatlıyla ödüllendirmemek, tatlıya yöneltmemek gerekir. Hiç kimsenin doğrudan tatlıya ihtiyacı yoktur. Tatlıdan almamız gerektiğini savunduğumuz şekeri, ekmek veya ekmek yerine geçen karbonhidrat grubundan da alabiliriz.

Pek çok diyetin mönüsünde soda yer alıyor. Günlük soda tüketimi ne kadar olursa, zararlı değildir?

Açıkçası ben diyetlerde pek soda içilmesi taraftarı değilim. Çünkü sodadan aldığımız mineralleri sadece sağlıklı beslenerek de yeterli miktarda alabiliriz. Ayrıca, içerisinde bulunan yüksek orandaki sodyum (Na) yüzünden, fazla miktarda tüketilen soda ile vücutta fazla sodyum birikimi oluşabilir. Bu da tansiyon hastaları için istemediğimiz bir durumdur. Zaten toplumumuzda tuz tüketimi gereğinden fazla olduğu için ayrıca bir tuz yüklemesine gerek yoktur.

Pek çok kişi zayıflamak için aç karnına maydanoz suyu, limon suyu içiyor. Bu yöntemlerin bilimsel bir açıklaması, dayanağı var mı?

Kesinlikle yoktur. Maydanoz suyunun diüretik, yani idrar söktürücü olduğu bilinmektedir. İnsanlar vücutlarından idrar çıkışı olduğunda, şişkinlikleri azaldığı için zayıfladıklarına inanır. Limonun ise, bağırsakları çalıştırıcı etkisi vardır ama zayıflatıcı özelliği yoktur. Sabahları aç karnına içilen sıcak ya da soğuk suyun da zayıflatıcı özelliği yoktur.

Kişinin tuvalet alışkanlıkları kilosu üzerinde etkili midir? Kabızlık sorunu olanlar şişmanlıktan daha mı çok yakınır?

Kişinin tuvalet alışkanlığı kilosuna etkin olabilir. Kabızlık bazı metabolik hastalıkların göstergesi olabilir. Bu nedenle, bu hastalıklar tedavi edilmediğinde kabızlık devam eder ve metabolizma yavaşlar. Kilo verimi azalır.

Kişi kilo aldığı halde beden ölçüsünü koruyorsa, bu şişmanlık adına endişe edilecek bir durum değil midir?

Kilo alınıyorsa, beden ölçüsü önemli değildir. Beden hemen etkilenmeyebilir. Kilo alımı sadece bir işarettir. Dikkat edilmesi gerekir ve sebebi araştırılmalıdır. Yarım paket kepekli diyet bisküvi ince bir dilim ekmeğe eş değer

Diyet ürünler hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Nasıl olsa diyet ürün… Kilo aldırmaz” düşüncesiyle gerekenden fazla tüketilebiliyorlar… Diyet ürünler sadece zengin lif kaynaklarıdır. Yani, yüksek miktarda kepek ya da yulaf içerirler. Ama bunun yanı sıra, az miktarda da olsa içlerinde yağ ve un bulunur. Yani, kısaca ekmek yerine geçerler. Diyet ürünler yenildiklerinde kilo verdirmez, sadece tokluk hissi yaratırlar. Örneğin, yarım paket diyet kepekli bisküvi bir ince dilim ekmeğe eşdeğerdir. Fazla tüketildiklerinde kilo yapabilirler.

Tatlandırıcı kullanımında bir sınırlama olması gerekli mi?

Tatlandırıcı kullanılarak içilen çay ile şekersiz içilen çay arasında kalori ve sağlığa yarar-zarar açısından bir fark var mı? Tatlandırıcı kullanımını ben pek önermiyorum. Çayı ve benzeri tüm içecekleri şekersiz içmek en sağlıklısı. Ama bazı kişiler ‘ben şekersiz yapamam’ derlerse, o zaman tatlandırıcı öneriyorum. Tatlandırıcı kullanımında tatlandırıcı maddenin türü çok önemlidir. Özellikle sakarin içeren tatlandırıcılar değil de, aspartam içeren tatlandırıcılar kullanılması önemlidir. Sizin formda kalma sırrınız ne? Nelere dikkat ediyorsunuz? Sağlıklı besleniyorum. Yani, kesinlikle öğün atlamıyorum, dengeli besleniyorum. Ara öğünlerde meyve tüketiyorum. Bol su içiyorum. Katkı maddesi içeren ve yağlı olan tüm yiyeceklerden uzak duruyorum.


DR ENDER SARAÇTAN HEMOROİD HASTALARI İÇİN DOĞAL ÖNERİLER

Hemoroid için daha önceki bir kaç yazımda sizlere bitkisel önerilerde bulunmuştum. Ama bu gün yani 27 Temmuz 2008 tarihinde Show Tv de Dr Ender Saraç’ın sunmuş olduğu Programda hemoroid hastalaarı için çok faydalı olabileceğine inandığın bir kaç öneri dinledim ve sizlerle de paylaşmak istedim.

Toz zerdeçal ; Toz zerdeçal aktarlarda çok rahatlıkla temin edebileceğiniz bir bitki. Pamak zerdeçal ve toz zerdeçal olara satılıyor. Çok ucuz. Dr Ender Saraçın söylediğine göre de  hemoroid için çok faydalıdır. Aktif maddesi kurkumindir. 1 silme tatlı kaşığı zerdeçal (~3 gram), ortalama 30-90 mg kurkumin içerir. 200 mg/gün’lük dozlarda (yaklaşık 2-4 silme tatlı kaşığı toz) zerdeçalın antienflamatuvar, antikanserojen ve antiaterojenik olduğu gösterilmiştir. Şimdiye kadar bilinen bir yan etkisi yoktur.

KARAHALLE: Şimdiye kadar adını hiç duymadığım bir bitki. Zaten internette de baktım böyle bir isim yok. Ender Saraçın ağzından bu bitkiyle ilgili öğrenebildiğim ; Bu bitki taş kadra sert olduğu. Kahve çekirdeğine benzer çekirdekleri var. 100-150 gr karahelleyi çok az miktarda sade veya sıvı yağ ile, kışık ateşte, sürekli karıştırmak suretiyle pişirin. Pişirilen karahelle çekirdikleri yumuşak bir kıvam alacaktır. Altını kapatıp, ılıyıncaya kadar bekleyin ve ılıyan çekirdekleri cam bir kavanozda saklayın. Hemoroid şikayetlerinizin yoğun olduğu günlerde, yemeklerden önce, günde 2-3 kez 1 adet çekirdeği çiğneyin.

KUŞBURNU : Kuş burnu sağlık açısından çok faydalı bir btki ama lapa şeklinde uygulandığında hemoroid hastalığına da oldukça faydalıymış. Kuşburnunu yıkayıp temizledikten sonra, pelte kıvamına gelinceye kadar pişirin. Elde ettiğiniz pelte ılıyınca, bu pelteyi makat bölgesine tampon yapacak şekilde koyun. Üzerine naylon kapatarak çamaşırınızı giyin ve oturun.

SÜLÜK TEDAVİSİ :Son dönemlerin gözde tedavilerinden. Aslında çok uzun yıllardır bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde uygulanan bir yöntem. Halk arasında çok yaygın olarak ismi geçiyor. Modern tıp da bu konu üzerinde çalışmalarını hızlandırmış ve olumlu sonuçlar almaya başlamış.

**Ama Dr Ender Saraç’ın dediği gibi eğer şikayetleriniz ve anal kanamanız çok yoğun ise; mutlaka ve mutlaka ilgili uzman hekime gidip tedavinizi almanız sizin sağlığınız açısından son derece öenemli bir konu unutmayın.**

KALP HASTALIKLARI İÇİN KULLANILABİLECEK ŞİFALI BİTKİLER

Kalp hastalıkları,kalp yorgunluğu,kalp krizini önelem ve diğer kalp ile ilgili hastalıklarda kullanılabilecek şifalı bilgiler ;
*Asma, vücut yağlanmasına, kalp ve böbrek rahatsızlıklarına karşı çok etkilidir.
*Acı marul çiçekleri, toplanır, bol şekerle iyice karıştırılır, güneşte kurutulur. Elde edilen bu lezzetli ilaç kalp hastalıklarına iyi gelir ve kalbi kuvvetlendirir. Bu ilçtan günde 1-2 kahve kaşığı alınabilir.
*Anason, tohumlarını çiğnemek kalp çarpıntısını giderir.
*Cevizde ki yağın yapılan araştırmaların kolestrolü yükseltmeyip düşürdüğünü ortaya çıkardığından, kalp krizini önlemek için günde üç ceviz yemenin yaralı olduğu anlaşılmıştır.
*Erik, Erkeç otu kalbi kuvvetlendirir.
*Fındık, (günde bir avuç) tüketilmesi enfarktüsü önler. Haşhaş tohumları kalp hastalarına iyi etki eder.
*Karnabahar, kalp rahatsızlıklarına karşı etkilidir.
*Kedi otu, kalp atışlarını düzenleyicidir.
*Kekik, kalp çarpıntısını önler.
*Kereviz, üzüm, soğan, nar, kalp yorgunluğuna iyi gelir.
*Limon, melek otu, kalbi kuvvetlendirir.
*Lahanada, bulunan potasyum vücudun suyunu alarak kalp ve dolaşımı rahatlatır. Vücudun zehirini atmasını sağlar.
*Marul, sinirsel kalp çarpıntılarına iyi gelir.
*Sarımsak, kandaki kolestrolü dengelediği için kalp krizi riskini azaltır.

Sibel Can Diyeti

İki hafta sonra yeni albümüyle hayranlarıyla buluşacak olan Sibel Can, 5 aydır özel beslenme rejimi uyguladı. Sanatçı obezite bilim doktoru Haluk Saçaklı’nın, “vücudun ihtiyacı olan bütün besin değerlerinin yeterli ve dengeli şekilde tüketilmes”ni öngören diyetiyle 5 ayda 9 kilo verdi. Sibel Can beslenme programında, ana öğünlerde 4 temel besin grubunu yan yana getirdi. Örneğin süt grubundan peyniri, et grubundan tavuk ve balığı, ekmek-tahıl grubundan ekmek ve pilavı, sebze grubundan sebze ve meyveyi birlikte tüketti. Bir diğer önemli nokta ise temel besinlerde renk farklılığının gözönünde tutulması oldu. Örneğin farklı renklerde olan et, sebze, ekmek, peynir ya da süt grubu aynı anda tüketildi.

Adet dönemi öncesi 3 gün

Uyanınca (1056 kalori): 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz.
Kahvaltı (Saat 07.00-09.00 arası): 4 kaşık müsli ya da yulaf ezmesi, 4 adet kuru kayısı-1 bardak diyet süt karışımı
Kuşluk (Saat 10.00-11.00 arası): 1 adet elma
Öğle (Saat 12.00-14.00 arası): 3 adet ızgara köfte, tavuk ya da balık, 300 gr. haşlanmış yeşil sebze, 1 ince dilim esmer ekmek
İkindi (Saat 16.00-17.00 arası): 1 adet orta boy haşlanmış patates
Akşam (Saat 18.00-20.00 arası): 1 porsiyon yeşil sebze çorbası, Yağsız hazırlanmış roka salatası, 5 adet (150 gr.) yağsız etten hazırlanmış ızgara köfte veya tavuk ya da balık
Gece (Saat 22.00): 1 adet elma
Yatarken: 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz.

Not: Günde 8-12 bardak su içiniz. Çay, kahve ve kolalı içecekler günlük su tüketimine dahil edilmez. Eğer tüketilecekse, tercihinizi yeşil çaydan yana kullanın. Ama her türlü bitki çayını suyun alternatifi olarak içebilirsiniz. Günde 3 kez ahududu ve adaçayı içmeye çalışılmalıdır. Ekmek tam buğday olmalı, baharatlı ve tuzlu besinlerden uzak durmalısınız. Kesinlikle tatlı ve çikolata tüketmeyin. (Bu kurallar tüm listeler için geçerlidir)

Adet dönemi sonrası 3 gün

Uyanınca (1492 kolori): 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz.
Kahvaltı (Saat 07.00-09.00 arası): 1 su bardağı diyet yoğurt, 1 ince dilim esmer ekmek, 1 çay kaşığı kırmızı meyve jölesi
Kuşluk (Saat 10.00-11.00 arası): 1 adet küçük boy muz
Öğle (Saat 12.00-14.00 arası): 5 porsiyon (150 gr.) diyet peynir grubu ilave edilmiş 2 su bardağı haşlanmış kepekli makarna., Yağsız hazırlanmış roka salatası
İkindi (Saat 16.00-17.00 arası): 1 ince dilim esmer ekmek, 1 çay kaşığı meyve jölesi
Akşam (Saat 18.00-20.00 arası): 300 gr. haşlanmış yeşil sebze, 5 adet (150 gr.) yağsız etten hazırlanmış ızgara köfte veya tavuk ya da balık
Gece (Saat 23:00): 1 adet elma
Yatarken: 1 bardak oda sıcaklığında su.

1302 kalorilik 1. tercih

Uyanınca: 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz, 1 porsiyon mevsim meyvesi
Kahvaltı (Saat 07.00-09.00 arası): 1 kibrit kutusu büyüklüğünde diyet peynir ya da 1 adet yumurta, 1 ince dilim esmer ekmek, Sınırsız söğüş domates, salatalık, yeşil sivri biber, marul, maydanoz vs., 4 adet yağsız siyah zeytin, 1 tatlı kaşığı süzme bal, Şekersiz açık limonlu siyah çay
Kuşluk (Saat 10.00-11.00 arası): 1 porsiyon mevsim meyvesi
Öğle (Saat 12.00-14.00 arası): 2 adet ızgara köfte (60 gr.), tavuk ya da balık, 1 ince dilim esmer ekmek, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış sınırsız mevsim salatası, 1 kibrit kutusu diyet peynir
İkindi (Saat 16.00-17.00 arası): Diyet kasar peynirli yağsız tost, Sınırsız söğüş domates, salatalık, yeşil sivribiber, marul, maydanoz vs., Şekersiz bitki çayı (ıhlamur, ada çayı vs.)
Akşam (Saat 18.00-20.00 arası): 1 kase yağsız karışık sebze çorbası, 1 tatlı Kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış sınırsız mevsim salatası, 1 ince dilim esmer ekmek, 1 kibrit kutusu büyüklüğünde diyet peynir
Gece (Saat 22.00): 1 porsiyon mevsim meyvesi, 1 adet kuru kayısı, 1 adet ceviz
Yatarken: 1 bardak oda sıcaklığında su.

1302 kalorilik 2. tercih

Uyanınca: 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz., 1 porsiyon mevsim meyvesi
Kahvaltı (Saat 07.00-09.00 arası): 1 kibrit kutusu büyüklüğünde diyet peynir ya da 1 adet yumurta, 1 ince dilim esmer ekmek, Sınırsız söğüş domates, salatalık, yeşil sivri biber, marul, maydanoz vs., 4 adet yağsız siyah zeytin, 1 tatlı kaşığı süzme bal, Şekersiz açık limonlu siyah çay
Kuşluk (Saat 10.00-11.00 arası): 1 porsiyon mevsim meyvesi
(Saat 12.00-14.00 arası): 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ye 90 gr. diyet peynir ya da tavuk veya diyet ton balığı ile hazırlanmış sınırsız mevsim salatası, 1 ince dilim esmer ekmek
İkindi (Saat 16.00-17.00 arası): 1 kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, 2 grisini ya da 1 porsiyon tahıl değişimi, Şekersiz bitki çayı (ıhlamur, ada çayı, kuşburnu vs.)
Akşam (Saat 18.00-20.00 arası): 1 kase yağsız karışık sebze çorbası, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış sınırsız mevsim salatası, 1 kibrit kutusu büyüklüğünde 30 gr. diyet peynir grubu ilave edilmiş, 1 su bardağı haşlanmış kepekli makarna
Gece (Saat 22.00): 1 porsiyon mevsim meyvesi, 1 adet kuru kayısı, 1 adet fındık
Yatarken: 1 bardak oda sıcaklığında su içiniz.

Sibel’i zayıflatan Haluk Saçaklı: Azmetti başardı

3 yıldan bu yana çeşitli aralıklarla Sibel Can’a beslenme programı uygulayan Haluk Saçaklı, ünlü sanatçının zayıflamak için büyük bir azim gösterdiğini belirtti. Saçaklı, Sibel Can’ı uyguladığı rejimin sırlarını anlattı.

Sibel Hanım’ın diyet listesi neden tercihli?
Tercihli istediği için kendisine değişik yiyecek grupları olan listeler hazırladık. Hangisini istiyorsa onu uyguladı ama önemlisi, kahvaltıya hangisiyle başladıysa gün içinde de o listeyi devam ettirmesi oldu. Bu beslenme programı klasik diyetisyenlerin hazırladıklarından farklı. Çok fazla aç kalınmıyor.

Egzersiz yapmadan başarmak mümkün mü?
Maalesef değil. Öyle olunca koltuk altında sarkma, göğüste, bacak içinde yumuşama oluyor. Evet terazide değişiklik oluyor ama yumuşama olmaması için kaslanma şart. Bunun için egzersiz yapılmalı…

Sibel Can haftanın 5 günü yüzmüş. Bu imkanı bulamayanlar için ne önerirsiniz?
Bu Sibel Hanım’m tercihiydi, yüzmek istedi. En iyisi haftanın 5 günü birer saat yürümek.

Sibel Hanımı bu kez diyeti uygulamada başarılı oldu mu sizce?
Çok başarılı oldu. Daha önce hep 60 kiloda kalmıştı, şimdi 57′ye kadar indi. Zaten onun inmek istediği kilo buydu. Kilo vermekten öte bu kiloyu korumak da önemli. Ama bu kez hem eşine hem de bana söz verdi. ‘Dayanamıyorum’ dediği pilav, makarna ve dondurmayı tamamen kesti. ‘Yapacağım’ dedi ve yaptı. Bravo kendisine…

Bu diyette adet öncesi ve sonrası diye listeler var, bundan bahseder misiniz?
Tarihini önceden kestirebiliyorsak vücutta oluşan ödemi atmak için adet öncesi 3 gün diyetini uyguluyoruz. Adet bittikten sonra vücutta kan dolaşımıyla ilgili bir takım sorunlar oluşuyor, adet sonrası diyeti bunları engelliyor.


AKUPUNKTUR VE SİGARA BIRAKMA

Akupunkturla Sigara Bırakma Tedavisi
Akupunktur ile sigara nasıl bırakılabilir?
Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir?
Akupunktur ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir?
Sigarayı Neden Bırakalım?
Sigara neden zararlı?
Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?
Sigara içen bir kişiyi bırakmaya iten nedenler nelerdir?
Sigarayı bırakma yolları nelerdir?
Sigarayı bırakmak isteyenlerin yaşadığı tipik kaygı ve sorunlar nelerdir?

Akupunktur ile sigara nasıl bırakılabilir?
Yapmanız gereken tek şey sigarayı bırakmaya karar vermektir. Bu, insanın yaşamında alabileceği en önemli kararlardan biridir. Bu kararı verdikten sonra, akupunktur, size sigarayı bırakmanızda büyük kolaylık sağlayacaktır.

İnsanlarda serotonin ve endorfin adı verilen iki madde vardır. Bunlar beyinde bulunur ve rahatlık, hoşluk, keyif ve huzur gibi duygular ile ilgilidirler. Normalde insanlarda kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca ya da çikolata veya güzel bir tatlı yiyince, bir yeriniz acıyınca serotonin ve endorfin düzeyi yükselir. Ancak sigara içenlerde serotonin - endorfin salgılama işini sigara üstlendiğinden vücut otonomisini kaybetmiştir. Hani keyiflenince de, dertlenince de sigara içilir ya, işte, açıklaması budur.

Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin serotonin salgılama işini gerçekleştiremediğinden vücut oldukça zor anlar yaşar. Beyin ancak 72 saat sonra eski görevini yapmaya başlar.
Bu 72 saatlik süre içinde, hastanın yoksunluk belirtileri önlenirse, sigarayı bırakması çok kolaylaşır. Akupunktur ile tedavi, kişinin sigara içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetleri ortadan kaldırır. Böylece sigara içmemeye karar vermiş olan kişi, bunu hiç zorlanmadan başarır; çünkü, akupunktur tedavisi beyni yeniden sigaraya gerek duymadan serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve bundan sonra da beyin eski otonomisini kazanır.

Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir?
Üç gün üst üste 20 dk.lık 3 seans tedavi uygulanır. Toplam 1 saat süren bir tedavidir. Böylece 72 saatlik en zor geçen dönemde vücut kontrol altındadır. Daha sonra hastanın bağımlılık derecesiyle bağlantılı olarak ek seanslar yapılabilir, ama genellikle buna gerek kalmaz. Tedavi süresince tek bir sigara bile içilmemesi ve nikotin preparatları kullanılmaması gerekir. Aksi halde, başladığımız noktaya geri döneriz.

Akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir?
%90 - 95 gibi yüksek bir başarı oranı vardır.

Sigara neden zararlı?
Tütün kullanımı yaklaşık 200 yıl öncesine kadar gidiyor. İlk zamanlarda tütünün sağlığa iyi geldiği düşünülüyordu. Sigaranın zararları 1950’li yıllara kadar çok fazla bilinmiyordu. Ancak, daha sonraki yıllarda yapılan araştırmalar, sigaranın insan sağlığına gerçekten zararlı olduğunu ortaya çıkardı. Sigara dumanında sağlık açısından zararlı yüzlerce (bu sayı abartılmamıştır) madde bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse, bunların en çok bilinenlerinden birkaç tanesi ; amonyak, terebentin, kadmiyum, insektisitler, naftalin, aseton, arsenik, formal, hidrojen siyanür, radon, polenyum, deterjanlar…
Bunların bir çoğu kanserojendir. Ayrıca tütün ve sigaranın sarıldığı kağıdın yanmasından dolayı açığa çıkan maddeler ve katran da yine konserojen maddeler arasındadır.
Kalıp - Damar sağlığı açısından özellikle tehlikeli olan maddeler ise nikotin ve karbonmonoksittir. Nikotin kalp artışlarını hızlandırır, tansiyonu yükseltir, kan pıhtılaşmasını arttırır. Yani kalbin yükünü ve oksijen ihtiyacını arttırır. Bütün yanma olaylarında açığa çıkan zehirli bir gaz olan karbonmonoksit ise, kandaki oksijen ile birleşerek kanda bulunan oksijen miktarını düşürür. Sonuç olarak nikotin nedeniyle oksijene gereksinimi artmış olan kalp, kanda yeterli oksijeni bulamaz ve işi çok daha zorlaşır.

Sigara kullanımı ile doğrudan ilişkisi olduğu kanıtlanmış hastalıkları şöyle sıralıyalım: Ağız kanserleri, sindirim sistemi kanserleri, solunum sistemi kanserleri, akciğer hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, ülser, mesane kanseri.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada 1 milyar 100 milyon insan sigara içiyor. Erkekleri %47si, kadınların %12’si sigara tiryakisi. Ayrıca, son yıllarda sigara içen kadınların sayısında nispeten daha fazla bir artış olduğu gözlemlenmektedir. Bu da dünyaya yeni gelecek nesillerin sağlığını direkt olarak etkileyecektir. Son rakamlara göre, dünyada yılda 3 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmektedir.
Şimdi hemen yeri gelmişken önemli bir konuya değinmek gerekiyor. Örneğin; akciğer kanserinin sigaraya bağlı olarak meydana geldiği heryerde söyleniyor. Fakat siz daha geçen ay akciğer kanserinden ölen bir tanıdığınızın hiç sigara içmediğini biliyorsunuz ve uzmanların biraz fazla abarttığını düşünüyorsunuz. Bunun açıklaması şöyle: Akciğer kanserinin 4 türü vardır; hatta bunların da alt grupları vardır. Bunların içinde sigara kullanımı ile doğrudan ilgili olanlar (%60) zaten en sık görülen kanser türleridir. Sigara ile ilgisi olmayan ise, çok daha az oranda görülen bir kanser türüdür.

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre günde 20 sigara’dan fazla içenlerin %40’ı, daha emeklilik yaşına gelmeden ölmektedir. Oysa sigara içmeyenlerde bu oran %15’dir.

Bir de pasif içici kavramı var. Sigarayı içen kişi, eğer filtreli sigara içiyorsa, bu filtre bir miktar zararlı maddenin geçişini engelleyebilir. Halbuki sigaranın ucundan havaya karışan duman hiçbir süzgeçten geçmediği için daha tehlikelidir. Yani uzun süre bu dumana maruz kalan ve pasif içici denilen kişiler de tehlike altındadır. Ayrıca unutmamak gerekir ki, sigarayı içen kişi de havaya yayılan bu dumanı yine solumaktadır. Sigara içilen evlerdeki küçük çocuklarımız bronşit ve zatürre gibi solunum yolu hastalıklarına daha sık yakalanırlar. Pasif içici olduklarından akciğer kanseri açısından risk grubundadırlar ve ileride sigara içmeye daha çok eğimli olurlar.
Özellikle gelişmiş ülkelerde kamuoyuna yansıyan bu sonuçlar ve alınan tedbirler sonucunda sigara kullanımı %50 ye varan oranlarda azaltılmıştır. ABD, İngiltere, Kanada bu konuda başarılı ülkeler arasındadır.

Öte yandan, aynı zamanda sigara üreticisi olan bu ülkeler, gelişmekte olan ülkelerde edindikleri pazarlarını büyütme çabası içindedirler.

Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?
20 dk sonra tansiyon ve nabız normale döner.
8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Kan oksijeni normal düzeye çıkar.
24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl sonra yarıya düşer.
48 saat sonra duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat ve koku duyusu düzelir. Cilt kendini yeniler.
72 saat sonra Akciğer kapasitesi artar, solunum rahatlar.
2 hafta sonra efor kapasitesi artar (Yürüme, merdiven çıkma…).
1-9 ay içinde akciğer hücreleri yenilenir. Akciğer hastalıkları (zatürre gibi) riski azaltır. Öksürük, nefes darlığı düzelir.
5 yıl sonra ağız, boğaz, yemek borusu kanserleri riski %50 azalır.
Pankreas, mesane, rahim kanseri riski azalır.
Sindirim sistemi ülseri riski azalır.
Sigara gebelikten önce ya da gebeliğin ilk 3 ayında bırakılırsa erken doğum riski ve düşük doğum kilolu bebek doğurma riski, içmeyenlerdeki düzeye iner.
Koroner kalp hastalığı riski sigaranın bırakılmasından 15 yıl sonra sigara içmeyenlerin düzeyine iner.
Aynı evde yaşayan küçük cocukla
r ve bebeklerin, solunum yolu hastalıklarına yakalanma riski azalır.

Sigara içen bir kişiyi bırakmaya iten nedenler nelerdir?
Sigaraya bağlı bir hastalığın ortaya çıkması.
Fiyatın pahalı gelmesi.
Sigaranın zararları hakkındaki yayınlar.
Çevresi tarafından bırakmaya yönelik teşvik, kınama.
Kapalı yerlerde sigara içiminin yasaklanması.

Gelişmiş ülkelerde sigaranın zararları hakkındaki yazılar, sigaranın fiyatı, kınama ve yasaklamalar etkili olmaktadır; ancak, bizim insanımızı bir hastalığın ortaya çıkması daha çok etkilemektedir. Örneğin, kalp krizi geçirmiş veya by-pass ameliyatı olmuş hastaların sigarayı bırakma oranları yüksektir ve başarılıdır.

Sigarayı bırakma yolları nelerdir?
Akupunktur,
Grup Terapisi,
Hipnoz,
Kişisel çaba ile bırakma,
Farmokolojik tedavi.

Sigarayı bırakmak isteyenlerin yaşadıkları tipik kaygı ve sorunlar nelerdir?
Sigarayı azaltmak mı, tamamen bırakmak mı? Yoksunluk belirtilerinin daha uzun sürmesine neden olur. Çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanır. Sigara miktarı yine arttırılır.
Ara ara sigara içmek: Vücuda tekrar nikotin etkisini hatırlatır. Zamanla düzenli olarak içmeye dönüşür. Halbuki sigara içilmemesine alışmak daha kolaydır.
Çevre baskısı: Sigarayı bırakanların çoğu çevresi tarafından adeta tekrar içmeye zorlanır. Bu, sigara içenlerin bir kişiyi daha kaybetmelerinden kaynaklanan ilginç bir psikolojik durumdur. Ancak kısa bir zaman içinde arkadaşlarınız da sigara içmediğinizi kabullenip sizi rahat bırakacaklardır.
Katran ve nikotin düzeyi düşük (light) sigara içmek: Bu durumda genellikle günlük sigara adedi arttırılarak eski nikotin düzeyi tutturulmaya çalışılır. Zaten “tehlikesiz sigara” yoktur.
Sorumluluğu başkasına yıkmak: Çoğu kişi sevdiği birisi onu desteklemezse sigarayy bırakmaktan kaçar. Hatta deneyip de başarısız olursa başkasını suçlar. Oysa sigarayı bırakmak öncelikle kişisel bir sorundur, mutlaka kendinize güvenmeyi başarmalısınız.
Şişmanlama korkusu: Gerçekte sigarayı bırakanların sadece 1/3’ü kilo alır ve bu fark gerçekte 3-4 kg. kadardır. Bundan daha fazla alınan kilolar kendine güvensizlikten kaynaklanan, sigarayı elde ve ağızda tutmak alışkanlığının yerini alan, abur cubur atıştırma alışkanlığıdır. Oysa, gerçekte sigarayı bırakmaktan dolayı ilk günlerde açılan iştah, kısa bir süre sonra normale döner.
Yoksunluk belirtileri: Şiddetli nikotin arayışı, gerginlik, kızgınlık, huzursuzluk, sinirlilik, uyku kalitesinin bozulması, iştah artışı ve benzeri belirtiler olabilir. Bu belirtiler geçicidir ve vücudun kendini onardığını gösterir. Örneğin, öksürük ve balgam artışı, solunum yollarındaki titrek tüylerin zehirli maddeleri atmak için görevlerini yerine getirmeye başlamasından kaynaklanır. Yoksunluk belirtileri sigara bırakanların 2/3’ünde görülür. Belirtiler, ilk 72 saat içinde şiddetlidir. 7-10 gün içinde azalarak ortadan kalkar.


İdeal kilo hesabında BKİ Yöntemi

İdeal kilonun hesaplanmasında türlü yöntemler var. Bunlardan biri de boyunuz ve kilonuzun ölçülerini kullanarak hesaplanan “Beden Kitle İndeksi” yani BKİ…

Marmara Üniversitesi (MÜ) Sağlık Eğitim Fakültesi Sağlık Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emel Alphan, zayıflık ve şişmanlığın enerji dengesizliği sorunları olduğunu belirterek, ”Beden kitle indeksinizi (BKİ) hesaplayarak ideal ağırlığınızı bulabilirsiniz” dedi.
Prof. Dr. Alphan, vücuttaki çeşitli faaliyetlerin enerji harcanmasını gerektirdiğini anlatarak, hayatın sürdürülebilmesi için bu faaliyetler kadar enerjinin harcanmasının zorunlu olduğunu belirtti.

Hareketin artıp sıklaşmasıyla kişinin enerji harcamasının da arttığını ifade eden Prof. Dr. Alphan, şunları söyledi:

”Günün önemli bölümünü evde veya büroda oturarak geçiren kadınlara yaşlarına göre 1650-1850 kalori yeterliyken, ağır iş yapan kadınlar günde 2600-2850 kalori almak zorundadır. İnsanın enerji gereksinimi yaşam şekliyle yakından ilgilidir. Büyüme sırasında, bebek ve çocukların enerji gereksinimleri büyüklerden daha fazladır. İlk yaşta vücut ağırlığının kilogramı (kg) başına 100 kalori alınması gerekirken, 7-9 yaşında bu 69-78 kalori düzeyine düşer. Yetişkinlikte ise, hafif işler yapan bir kadının kg’ı başına harcaması gereken enerji düzeyi 30-33 kaloridir.”

ENERJİ DENGESİNİN ÖNEMİ…
Prof. Dr. Alphan, ”insanların zayıf veya şişman olmalarının nedeninin alınan ile harcanan enerji arasındaki dengesizlikten” kaynaklandığını vurgulayarak, şu bilgileri verdi:

”Zayıflık ve şişmanlık enerji dengesizliği sorunlarıdır. İnsan harcadığı kadar enerji alırsa, vücut ağırlığını dengede tutar. Alınan enerji harcanan enerjiden çok olursa, fazladan tüketilen besin öğeleri yağa dönüşerek vücutta birikir ve şişmanlık oluşur. Alınan enerji harcanandan az olursa, vücutta biriken yağ harcanır ve zayıflık oluşur.

Enerji ihtiyacı, kişinin boyu, vücut ağırlığı, yaşı, cinsiyeti ve fiziksel aktivitesine göre hesaplanmalıdır. Şişmanlığın ölçülmesinde boy ve ağırlık ölçüleri kullanılarak çeşitli formüller geliştirilmiştir. Günümüzde en geçerli olan ölçüm beden kitle indeksidir (BKİ). BKİ; vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanır. BKİ’nizi hesaplayarak ideal ağırlığınızı bulabilirsiniz.”

Prof. Dr. Alphan, yaş ilerledikçe doğal olarak BKİ’de artış olabileceğini vurgulayarak, 19-24 yaşları arasında arzu edilen BKİ’nin 19-24 arasında bulunması gerekirken, 65 yaşın üzerinde 24-29 arasında tutulmasının uygun olduğunu söyledi.

Yaşlara göre uygun BKİ değerleri de şöyle:

Yaş BKİ
19-24 19-24
25-34 20-25
35-44 21-26
45-54 22-27
55-65 23-28
65+ 24-29

İdeal ağırlığı tespit etmek için BKİ formülünden yararlanılabileceğini kaydeden Prof. Dr. Emel Alphan, sözlerini şöyle tamamladı:

”İdeal ağırlık; kişinin yaşına göre ulaşması istenen BKİ değerinin, boy uzunluğunun metre cinsinden karesi ile çarpılmasıyla elde edilir. Bu formüle göre; 1.60 metre boyundaki bir kadının BKİ’sinin 24 olması isteniyorsa, bu kişinin ideal ağırlığı 24x(1.60)?= 61.4 kilogramdır.”


Pratik "zayıflayın"

Fazla kilolarından kurtulmak isteyenler bunu çok pratik yöntemlerle de başarabilirler. Aldığınız her lokmadan sonra kaşığınızı masaya geri koyun, yerken gazete okumayın

İnternet sayfaları, şişmanlık sorunu olan ve zayıflamak isteyenlere, ”Ağzınıza aldığınız her lokmadan sonra kaşığınızı elinizden masanın üzerine bırakınız. Yemek yerken gazete okumayın ve televizyon seyretmeyin” gibi pratik önerilerde bulunuyor.
Şişmanlık sorunu olan ve zayıflamak isteyenler, artık internet sayfalarından yararlanabiliyor. Şişmanlığın, fiziksel olarak, ömrü kısaltığı, hipertansiyon, kroner kalp hastalığı, solunum güçlüğü, horlama, kabızlık, göğüs ve rahim kanseri riskini arttırdığı belirtiliyor.

Öneriler…
İnternet sayfalarında, kilolarından şikayetçi olan ve zayıflamak isteyenlere faydalı olabilecek pratik önlemler ve tavsiyeler ise şöyle sıralanıyor:
”Patates, pirinç ya da makarna ile sebze ve salata bir öğün esas yemeği olmalı. Et ya da balık çok az miktarda alınmalı. Besin maddeleri satın alınırken yağsız olanları seçilmeli ve yağsız hazırlanmalıdır. Kepekli ve bitkisel ürünler tercih edilmelidir. Enerjisi az olan içecekler tercih edilmelidir. Ağzınıza aldığınız her lokmadan sonra kaşığı elinizden masaya bırakınız. Özellikle yavaş yiyiniz ve içiniz. İyice çiğneyiniz, yiyeceklerin tadına varmaya çalışınız. Küçük porsiyon yemek, küçük bir tabakta daha fazla görünür. Yemek esnasında asla gazete okumayın ve televizyon seyretmeyin.
İştahınız olmadığı halde kesinlikle artan yemekleri yemeyiniz. Haftada sadece bir kere vücut ağırlığınızı kontrol ediniz. Sadece yemeklerden sonra ve tok karnına alışveriş yapınız.” Her türlü sağlık sorunları ile ilgili bilgi ve önerilerin bulunduğu internet sayfaları şunlar:
” www.doktorum.net, www.sana.com.tr, www.tıp-rehber.com.”


Gözünüz belinizde olsun!

Bel bölgesindeki yağlanmanın çok tehlikeli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Vedat Sansoy, “Bel kalınlığının erkeklerde 102, kadınlarda ise 88 santimetreden fazla olması, kalp hastalığı riskini 1.5 kat artırıyor. Özellikle 40 yaşından sonra” diyor

ZAYIFLARKEN sağlığınızdan olmayın - 2
AYŞEGÜL AYDOĞAN

Kilolar arttıkça, vücuttaki yağlanma bölgeleri de değişiyor. Kalça, bel, basenler yavaş yavaş genişliyor. Ancak kaç kilo alındığından ya da kaç kilo fazlanız olduğundan çok, yağın nerede ve ne kadar biriktiği artık daha önemli.
Günümüzde obezite ve kalp hastalıkları riski denince, kabul edilen parametrelerin başında bel çevresi ölçümü geliyor. Konuyla ilgili sorularımızı Haseki Hastanesi Kardiyoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Vedat Sansoy yanıtladı.

5 risk faktörü arasında
Elma ve armut tipi şişmanlık nedir?
Yağın bedenin alt bölümlerinde, basen ve kalçada toplanmasına jinoid yani armut tipi şişmanlık, yağın bel çevresinde toplanmasına ise android yani elma tipi şişmanlık diyoruz. Özellikle elma tipi şişmanların kesinlikle zayıflamasını öneriyoruz.

Bel çevresi son yıllarda neden önem kazandı?
Bel çevresi, kalp hastalıkları riskini belirleyen metabolik sendrom dediğimiz 5 risk faktöründen biri. Kolesterol, sigara gibi bilinen kalp hastalıkları nedenleri, bugün kabul edilen riskler arasında yer almıyor.

Nedir bu riskler?
Bel çevresinin erkeklerde 102, kadınlarda 88 santimetreden yüksek olması, HDL kolesterolün 40′ın altında olması, trigliserid değerinin 150′nin üzerinde olması, kan basıncının 140 - 90′ın üzerinde olması ve açlık kan şekerinin 110′un üzerinde olması. Tüm bunlar kalp hastalığı riskini artırıyor.

Kolesterol de artıyor
Beldeki yağlanma neden kalp hastalıkları riskini belirliyor?
Bel çevresindeki yağ, iç organları tutuyor. Riskli olan bu. Bel çevresi bu değerlerin üstünde çıkan kişilerde kalp ve damar hastalıkları riski 1.5 kat artıyor. Bel çevresi yüksek saptananlarda tansiyon ve kolesterol değerleri de daha yüksek.

Kimler bel çevresini ölçmeli?
Aslında herkes ölçmeli diyoruz ama özellikle 40 yaşın üstündeki kişiler mutlaka bel ölçüsünü bilmeli.

Kolesterol önemini yitirdi mi?
Önemini yitirmedi ama şöyle bir durum olabilir. Kişinin kolesterolü normal çıkabilir. Buna karşılık bel çevresinde yağlanma oranı fazladır, dolayısıyla bu kişi risk grubundadır.

Türklerin bel çevresi ne durumda?
Türk Erişkinlerinde Kalp Hastalığı ve Risk Faktörleri Sıklığı Taraması Çalışması’na göre Türkiye’de özellikle kadınların beli giderek kalınlaşıyor.

AÇ KALMADAN AYDA 10 KİLO VERİN!

KAHVALTI

Çay, kahve vs. (Şekersiz)
2 kibrit kutusu peynir (60 gram)
Salata
1 ince dilim ekmek (30 gram)
ÖĞLE

3 köfte kadar et, tavuk, balık (90 gram = 1 porsiyon)
Salata
1 ince dilim ekmek
Veya
1 kâse çorba
Salata
1 ince dilim ekmek
Veya
1 adet kaşarlı yağsız tost ve çay - kahve (şekersiz)
SAAT 17.00′DE

2 porsiyon meyve
veya 2 adet galeta

AKŞAM

5 - 6 yemek kaşığı sebze yemeği
Salata
1 ince dilim ekmek
Gece boyunca 2 porsiyon meyve

NOT: Bu diyetin birinci haftasında günde yarım su bardağı yoğurt istenildiği zaman yenebilir. Ayran, cacık olarak da kullanılabilir. İkinci haftada yoğurt kullanılmaz. Diyeti uygulayan erkekler günlük porsiyon miktarlarını 1/2 oranı kadar artırabilirler.

Türk kadınları obezite sınırında

Türkiye’de özellikle kadınların, Avrupa’daki hemcinslerine oranla daha şişman olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sansoy, şunları söyledi: “Beden Kitle Endeksi değerlerine göre Avrupa’daki erkeklerde yüzde 14-15 olarak saptanan obezite değerleri, Türk erkeklerinde de aynı. Ancak kadınlarda, Batı ve Kuzey Avrupa kadınlarının yüzde 13- 14′ü Güney ve Doğu Avrupa kadınlarının yüzde 25-30′u obezken, bu oran Türk kadınında yüzde 47.”

Sadece yüzde 5 kilo kaybıyla…

Kiloyla ilişkili hastalık riskini,
Kan basıncını,
Kan şekerini,
Kandaki kolesterol ve trigliseridleri,
Ve erken ölüm riskini azaltmış olursunuz.

>Belinizi düzenli olarak ölçün
BEL ÖLÇÜSÜ ERKEK (cm) KADIN (cm)
Normal 94′ten küçük 80′den küçük
Risk düzeyi orta 95 - 102 80 - 88
Risk düzeyi yüksek 102′den büyük 88′den büyük

Sişmanlık riskini en iyi ortaya koyan Beden Kitle İndeksi (BKİ), kilogram olarak vücut ağırlığının, boyun metre cinsinden karesine bölünerek hesaplanıyor. Örneğin 70 kg. ağırlığında, boyu 1.60 cm. olan birinin BKİ’si şöyle hesaplanır: 70 / (1.60 x 1.60) = 27.34 kg/m2′dir.

Zayıf 18.5 kg/m2′den küçük
Normal (Sağlıklı) 18.5 - 24.9 kg/m2
Fazla kilolu 25.0 - 29.9 kg/m2
Obez 30 - 39.9 kg/m2
Morbid obez 40 kg/m2′den büyük

Sofrada nelere dikkat etmeli?

Kızartmalardan uzak durun.
Ekmeğe tereyağı sürmeyin.
Sosları yemeğinizden ayrı olarak isteyin.
Yağsız sebzeleri tercih edin.
Kremalı soslu yiyecekleri seçmeyin.
Bol su için.
Tatlı yerine, sık yemediğiniz bir meyveyi deneyin.
Bir öğünde fazla yerseniz, bir sonraki öğünü sadece peynir ve salata ya da yoğurt ve salata ile geçiştirin.

(Roche Diyet ve Aktivite Önerileri broşüründen yararlanılmıştır.)

SAĞLIKLI YAŞAMIN SIRRI BU PİRAMİTTE

ŞEKER
Orta seçim: Pekmez, bal, reçel, marmelat, sebze ve meyveli tatlılar.
Sakınılması gereken: Çikolatalı ve tereyağı eklenmiş ağır tatlılar.

YAĞ:
En iyi seçim: Bitkisel sıvı yağlar (zeytinyağı, soya, mısırözü, ayçiçeği), zeytin. İyi seçim: Omega 3 / Omega 6 içeren margarin, fındık fıstık, ceviz.
Orta seçim: Fıstık ezmesi, soya sosu, mayonez.
Sakınılması gereken: Tereyağı, içyağ, sadeyağ, katı margarin, şekerli fındık, fıstık ezmeleri.
(1 porsiyonda olması gereken miktar: 5 adet zeytin, 1 tatlı kaşığı sıvıyağ, 1 tatlı kaşığı Omega 3 / Omega 6 içeren margarin, 5 - 6 fındık, 3 ceviz.)

SÜT - YOĞURT:
İyi seçim: Yağı alınmış veya azaltılmış süt, yoğurt, çökelek, lor, yağsız veya az yağlı sütten yapılan dondurma ve sütlü tatlılar.
Sakınılması gereken: Tam yağlı süt, yoğurt, yağlı peynirler, kremadan yapılan dondurma.
(Günde 2 - 3 porsiyon. 1 porsiyon miktarı; 1 su bardağı süt, 1 su bardağı yoğurt.)

ET - ET ÜRÜNLERİ:
En iyi seçim: Balık, tavuk, hindinin derisiz beyaz eti. İyi seçim: Tavuk ve hindinin derisiz siyah eti, yağsız kuzu eti. Sakınılması gereken: Sakatatlar, yağlı et, kızartılmış etler, tavuk derisi. (Günde 2-3 porsiyon. Porsiyon miktarı 30 gram tavuk, balık, dana, hindi eti, 30 gr. peynir.)

SEBZELER:
En iyi seçim: Yeşillikler, lahana, pırasa, karnabahar, domates.
İyi seçim: Tüm taze sebzeler.
(Günde 3 - 5 porsiyon. 1 porsiyon miktarı; 4 çorba kaşığı pişmiş sebze, 1 orta boy havuç, 4 çorba kaşığı bezelye.)

MEYVELER:
En iyi seçim: Portakal, mandalina.
İyi seçim: Avokado dışında tüm meyveler.
(Günde 3 - 4 porsiyon. 1 porsiyon miktarı; 1 küçük boy elma, 1 küçük boy armut, 1 orta boy şeftali, 1 orta boy portakal, 3 - 4 adet kayısı veya erik.)

TAHILLAR, KURUBAKLAGİLLER
İyi seçim: Kepekli ekmek, buğday unu ekmeği, çavdar ekmeği, yulaf ekmeği, bulgur pilavı, zeytinyağlı kuru baklagil, bulgur sebze karışımı yemekler. Orta seçim: Sıvıyağ
la pişmiş pirinç pilavı, makarna, mantı, beyaz ekmek, yağsız kraker. Sakınılması gereken: Yağ ve şeker içeren her türlü unlu ürünler, bisküvi, krakerler. (Günde 6 - 11 porsiyon. 1 porsiyon miktarı; 1 ince dilim kepekli ekmek, 1 kepçe çorba, 2 çorba kaşığı bulgur pilavı, 2 çorba kaşığı pirinç pilavı, 2 çorba kaşığı makarna, 4 çorba kaşığı kurubaklagil, 1/2 haşlanmış mısır, 1 küçük patates, 1 çay bardağı leblebi.)
(Türkiye Diyetisyenler Derneği’nin broşüründen alınmıştır.)


Aç dolaşırken de kilo alabilirsiniz!

Türk Kalp Vakfı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Özbay, “Birkaç kilo vermek uğruna yetersiz ya da dengesiz beslenenler kilo alır, vücutları yağlanır” diyor

ZAYIFLARKEN sağlığınızdan olmayın - 1
AYŞEGÜL AYDOĞAN

Günümüzde her 100 kişiden 30′u kilo vermekle uğraşıyor. Zayıflama çabaları, kimi zaman ilaçlar, kimi zaman da diyet reçeteleri nedeniyle öldürücü boyutlara ulaşabiliyor. Öyle ki uzmanların 200 diyetten “sadece 20’si sağlıklı” dediği diyet reçeteleri kadar, piyasada dolaşan ilaçlar da ölüm saçıyor. Fazla kilolar, her ne kadar estetik yönden rahatsız etse de asıl sağlık açısından büyük bir sorun. Tıpta “obezite” olarak adlandırılan şişmanlık, son birkaç yıldır hastalık olarak kabul ediliyor.
Dizi yazımızda kilolarınızdan kurtulmak için sağlıklı diyet örnekleri ve önerilerini birlikte bulacaksınız.

7 besin grubu da olmalı
Yeterli ve dengeli beslenmenin sağlıklı zayıflamanın ilk kuralı olduğunu söyleyen Türk Kalp Vakfı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Sumru Özbay, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı:

Yeterli ve dengeli beslenmenin formülü nedir?
Yedi tür besin grubunu içeren beslenme, dengeli beslenmedir. Bu besin gruplarını süt ve yoğurt grubu, peynir ve yumurta grubu, et, tavuk, balık grubu, sebzeler ve meyveler, kurubaklagiller, ekmekler ve yağlar olarak ayırıyoruz. Bu yedi tip besinin, vücudun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri karşılaması için her öğünde mutlaka tüketilmesi gerekli.

Peki yetersiz ve dengesiz beslenmenin sonucu…
Kilo almaya başlama ve yağlanma.

Vücutta daha çok hangi bölgeler yağlanmaya elverişli?
Erkek göbeklenir çünkü…
Kadın ve erkek vücudunda yağlanma bölgeleri bellidir. Genelde sırtta, belde, basende, omuz ve göğüs çevresinde, kalçada, karında yağlanmalar görülmekte. Sıklıkla bu bölgeleri üç kısma ayırabiliriz. Birincisi koltuk altından göğüslere doğru olan kısım, ikincisi karın, üçüncü kısım ise basen ve kalçalar. Baldır ve üst bacak kısmı, bir diğer bölgeyi oluşturur. Bunun dışında özellikle erkeklerde görülen, alkole bağlı şişmanlıklarda mide genişlemesi, mide üzerindeki yağ birikiminin de çok fazla olduğunu görüyoruz.

adın ve erkek arasında ne fark var?
Erkeklerde daha çok bira türü mayalı içkilerden kaynaklanan göbek yağlanması meydana geliyor. Bu nadiren kadınlarda da görülebilir. Kadınlarda ise kalça, baldır ve karın bölgesinde şişmanlık oluyor.

Günde 1 saat yürüyün
Formda kalmak için en etkili spor hangisi?
Kesinlikle yürüyüş. Günde bir saat kadar yürüyüş yapılmalı. Düz yol yürüyüşü baldır bacak yağlanmaları ve selülitlerden kurtulmak için birebir. Yürüyüş 1.5 - 2 ayda etkisini gösterir. Kişi aynı miktarda yemek yiyerek, fakat yürüyüş yaparak yılda 10 kilo verebilir. Ama bırakmamak şartıyla… Bırakıldığında vücutta adeta balon gibi kilo almalar görülür. Kişi diyetle 5 - 6 kilo vererek bir beden küçülürken, yürüyüş yaparak iki beden küçülebilir.

Hangi besin kaç kalori?

Kalorisi en yüksek olan besin grubu yağlar. Bir gram yağ 9.3 kalori, bir gram karbonhidrat 4.3 kalori, bir gram protein ise 4.1 kalori…
PROTEİNLER: Proteinlerin kilo yapmada etkileri azdır. Günlük protein ihtiyacı 25 - 30 gramdır. Bir porsiyon et (6 köfte, 8 - 10 istavrit veya tekir, 3 - 4 dilim palamut veya kalkan balığı), kahvaltıda alınacak bir kibrit kutusu peynir veya bir yumurta, gün içinde bir su bardağı süt veya yoğurt, günlük 25 - 30 gram olan protein ihtiyacını karşılar. Kaslarda oksijenlenmeyi arttırarak, dinçlik ve zindelik verdiği için haftalık 14 öğün yemeğin en az 3 - 4 öğününün kırmızı etten oluşması çok faydalıdır.

Meyvedeki şeker önemli
KARBONHİDRATLAR: Bu besinlerden alınan kalori, enerji olarak mutlaka harcanmalı. Günlük aktiviteler karbonhidratlı gıdalardan karşılanmalı. Vücudun direkt şeker ihtiyacını karşılaması açısından meyvelerdeki meyve şekeri fruktozun önemli yeri var.
YAĞLAR: Her türlü yiyecekle çok kolay alınır. Doku ve organlar üzerinde birikir, damar sertliğine, kasık fıtığına, yüksek tansiyona yol açar. Süt yoğurt grubunda, et, tavuk, balıkta bulunur, yemeklere konulan yağlarla vücuda alınır.

Tatile çıkmadan bu diyeti yapın
3 hafta içinde 5 kilo verin

KAHVALTI

Çay (şekersiz)
1 kibrit kutusu peynir (30 gram)
1 tatlı kaşığı bal veya reçel
Salata
2 ince dilim ekmek (60 gram)
ÖĞLE

5 köfte kadar et, tavuk ya da balık (150 gram = 1.5 porsiyon)
Salata
1 ince dilim ekmek

VEYA

5 - 6 yemek kaşığı sebze yemeği (etli veya etsiz, susuz)
Yarım su bardağı yoğurt (125 gram)
Salata
2 ince dilim ekmek

SAAT 15.00′TE

1 porsiyon meyve (12 kiraz, 3 kayısı, bir orta boy karpuzun ya da kavunun sekizde biri, 1 elma, yarım muz, 10 yeşil erik, 6 tane yeni dünya, 1 incir, 1 orta boy armut’tan biri)

DİKKAT!

Erkekler bu diyeti uygularken günlük porsiyon miktarlarını 1/2 kadar artırmalıdır.
Salatalarda domates, salatalık, maydanoz, marul, havuç, turp, kıvırcık, roka, semizotu istenildiği miktarda kullanılabilir.

10 altın kural

1 Yemek yaparken ölçülerinizi küçültün. Daha az miktarda yemek yapın.
2 Alışverişe gitmeden önce bir liste hazırlayıp listeye sadık kalın.
3 Kendi siparişiniz olmayan yemekten yemeyin.
4 Yemeğinizi bitirir bitirmez sofradan kalkın.
5 Artan yemekleri içi görünmeyen kaplarda saklayın.
6 Yemeğinize konsantre olun, yemek yerken televizyon seyretmeyin, kitap gazete okumayın.
7 Şişmanlatıcı gıdaları kesinlikle evde bulundurmayın.
8 Tatlıya başlamadan önce biraz bekleyin ve hâlâ gerçekten aç olup olmadığınıza karar verin.
9 Her öğünde bol miktarda su için. (Günde en az 1.5 litre)
10 Bir şeyler atıştırmak istediğinizde sizi oyalayacak uğraşılar bulun.

Nasıl daha az yersiniz?

Küçük porsiyonları tercih edin.
Küçük bir tabak kullanın.
Daha yavaş yemek yiyin.
Tam olarak doyduğunuzda değil, açlığınız geçtiğinde yemeği bırakın.
Yemeğin servis tabağını masaya koymayın.
Yemek için küçük, salata için büyük tabak kullanın.
Yemeğe başlamadan önce 2 bardak su için.

Verdiğiniz her kilo 8000 kaloriye eşit

1 kilogram = 8000 kaloridir. 1 kilo verebilmek için yemeklerle aldığınızın dışında 8 bin kalori daha yakmanız gerekmektedir. Buna göre, günlük kalori ihtiyacınızı karşılamak için yemeklerle aldığınız enerjiyi 600 kalori azaltırsanız, haftada yarım kilo ve 6 ayda yaklaşık 13 kilo verirsiniz.
Kilo kaybı haftada 1 kiloyu geçmemelidir. Önerilen, haftada 0.5 - 1 kilo vermektir. Yavaş ve istikrarlı kilo kaybı daha sağlıklıdır.