LİMON KABUĞUNDAN GELEN ŞİFA

Limon yaz olsun, kış olsun sürekli elimizin altında bulunan bir C vitamini deposudur. Limonatası serinletir, ekşiliği salatalarımıza ve yemeklerimize tat katar. Soğuk algınlığında faydalıdır, çayımızı lezzetlendirir. Kan sulandırır, tansiyonu düşürür. Bunlar bilinen yönleri. Esas bilinmeyen yönü yani şifası kabuğundaymış meğer. Bakın limon kabundaki şifalar neymiş ?
* D- Limonene içeriğinden dolayı cilt kanserine karşı koruyucudur.
* Tümor gelişimini engeller.
* Karaciğere faydalıdır.
* Safra kesesine iyi gelir.
* Kalbi rahatlatlatır.
* Yumurtalık kanseri riskini düşürür.
* Mide asitini giderir.
* Balgam söktürür.

İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN İNCİR VE KEÇİBOYNUZU KÜRÜ

Bu iki kürün en önemli özelliği nedir biliyor musunuz? Her ikisininde sperm artırıcı özelliği var. Erkeklerin 20-25 gün boyunca bu kürü uygulaması sperm sayılarını artıracak ve tabiki bebek sahihibi olma şansını da. Kürlerimizi verelim.
KEÇİBOYNUZU KÜRÜ : 6-7 adet keçiboynuzunu yarım lt suda 6 dakika kaynatın. Sabah akşam aç karnıza suyunu için. Bu kür aynı zamanda akciğer ödemi, akciğer kanseri, allerjik astım gibi hastalıklarada çok faydalıdır. 20 gün uygulanacak.
İNCİR KÜRÜ : 8-9 adet kuru inciri iyice yıkayın. Yarım litre suda kaynatttıktan sonra sabah akşam, aç karnına suyunu için. İncir kürü erkeklerde sperm sayısını artırdığı gibi kadınlarda doğurganlığı da artırır.* Bu kürleri 20-25 gün uygulamanız gerekecektir. 20 gün uygulanacak.

KALP SAĞLIĞIMIZI KORUYAN MUCİZE BESİNLER

Ne kadar doğal beslenirsek, o kadar sağlıklı yaşarız. Özellikle kolesterolümüzü dengede tutmak çok önemli. Bunun için de bazı besinleri daha sık tüketmeliyiz. Kolesterolümüzü kontrol altına almak kap sağlığımıza da yatırım anlamına geliyor. Kalp sağlığımızı koruyan mucize besinlerden bahsedelim biraz.
FINDIK- CEVİZ : Akdeniz tipi beslenmenin önemli bileşenlerinden olan tekli doymamış yağ asitleri ile çinko, lif ve magnezyumun yanı sıra damarları koruyan E vitamini içerir. Ceviz ayrıca kalbi koruyucu omega-3 adlı yağ asitlerini de ihtiva eder.
DOMATES : İçerdiği likopen etkisiyle güçlü bir antioksidan olup, kan damarlarını koruyucu etkiye sahiptir. Domates suyu ve salçası da aynı bileşenleri içerir.
BALIK : Haftada 2 kez balık tüketilmesi, kalp hastalıklarından korunmada önemli bir silah olan omega-3’ün alınması için yeterlidir. Balıkta bulunan omega-3, kan hücrelerinin birbirine yapışması ile pıhtılaşmayı engeller.
YEŞİL ÇAY : Kalp sağlığı için koruyucu bir içecektir. İçerdiği antioksidan maddeler sayesinde, kolesterolün damarlarda birikmesini ve damarların tıkanmasını önler.
ÜZÜM : Özellikle çekirdeğiyle birlikte tüketilen siyah üzüm, içerdiği kuvvetli antioksidanlar sayesinde, kalp hastalıklarından korunmada etkilidir. Üzümü çekirdeği ile yiyemeyenler için konsantre edilmiş üzüm ekstreleri de bulunmaktadır.
SOĞAN VE SARIMSAK : Kan sulandırıcı etkisi vardır, kolesterolün damarlara zarar vermesini engelleyen bazı bileşenleri içerir.

DR ENDER SARAÇTAN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ KUVVETLENDİREN ÖNERİLER

Dr Ender Saraç, Kış mevsiminin yaklaştığı şu günlerde en çok hitiyacımız olan şeyi önerdi. Hastalıklara karşı, bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmeyi. Hemen önerilerimizi anlatmaya başlayalım
* Ekmek mayası mantarından elde edilen, beta glukan hapı bağışıklık sistemini besler ve kuvvetlendirir.
* Günde 1 tablet çinko hapı bağışıklık sistemi için iyidir.
* Sarı kantaron otu hapı stresle başa çıkmanız için çok faydalıdır. Çünkü stres bağışıklık sistemini çöekertir.
* Ozon terapisi çok faydalıdır. İlk etapta haftada 2 defa 10 seans, arekasındanda ayda 1 defa yaptırılabilir.
* Ada çayı için ve gargara olarak kullanın.
* Ekinezya hapları çok faydalıdır. 3 Hafta kullanılması uygundur.
* Günde 1-1,5 tatlı kaşığı zencefil tüketin.

KUŞKONMAZIN FAYDALARI

Türkiyemiz, adeta bir bitki cenneti ve bu bitkilerin de sayısız şifası var. Bu yazımızda anlatacağımız bitkimiz, kuşkonmaz. A,C,B,B1,B2,B3,B6, ve K vitaminleri açısından, son derece faydalı olan kuşkonmaz, bakın daha nelere faydalıymış. Hep birlikte görelim.
* Et sevmeyenler, yemesi yasak olanlar için iyi bir protein kaynağıdır.
* Kuşkonmaz lif, manganez, bakır, fosfor, potasyum içerir .
* Kalp hastalıklarına karşı çok faydalıdır.
* Kuşkonmazda yüksek miktarda bulunan folik asit bulunur.
* Mineral profili, içerdiği aktif aminoasitle birleşince diüretik bir etki oluşturur.
* Artirit, romatizma, adet dönemlerinde rahatlıkla tüketilebilir.
* Özellikle adet dönemlerinde vücutta oluşan ödemi söktürür.
* Bağırsaklar için oldukça faydalıdıre
* İnulin isimli özel bir karbonhidrat çeşidi içerir. Bu karbonhidrat kalın bağırsakta bulunan sağlığa iyi gelen bakteriler tarafından sindirilir. Beslenmemizde yeterli miktarda inulin bulunursa bu iyi bakterilerin gelişimi ve aktivitesi artar, bu da zararlı bakterilerin bağırsaklarımızda tutunmasını zorlaştırır.
* Hamileler ve bebek sahibi olmayı düşünenler bolcakuşkonmaz yemeli.
Özellikle hamile kalmayı düşünüyorsanız veya hamileliğin erken safhalarındaysanız kuşkonmazı öğünlerinizden eksik etmeyin. Çünkü içerdiği folik asit hücrelerin düzgün bölünmesi için gereklidir. Gebelikte yetersiz folat tüketiminin çeşitli doğuştan sakatlıklara yol açtığı belirlenmiştir.
* Böbrek ve gut hastaları, kuşkonmazı tüketmesi doğru olmaz.


KEPEKLERE KARŞI KEKİK SUYU

Saçtaki kepeklenmenin nedenleri çok farklıdır. Öncelikle kepeklenmenin sebeplerini anlatalım. Hormonal dengesizlikler, sağlık sorunları, fazla terleme, yetersiz temizlik, hijyen kurallarına uymama, alerjik hassasiyetler, yorgunluk ve duygusal strestir. Fazla oranda şeker, yağ veya nişasta tüketimi ve dengesiz beslenme de kepek yapar. Tabi bu arada çok fazla miktarda ve kaltesiz jöle,sprey kullanımı da kepeklenmede önemli bir etkendir. Saç kepeklerinden kurtulmak ve iyi bir saç bakımı yapmak için size önerimiz kekik suyu.
GEREKLİ MALZEMLER :
* 4 kaşık kuru kekik (kaşık tepeleme dolu olacak)
* 2 su bardağı su
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Çelik veya porselen bir demlikte, Kekiği suyun içinde 10 dak. kaynatın. Süzgeçten geçirdikten sonra, soğumaya bırakın. Elde ettiğiniz kekik suyunu, yeni şampuanlayıp duruladığınız saçınıza yavaşça dökerken, yumuşak hareketlerle iyice ovalayıp kafa derinize ulaşmasını sağlayın. Saçınızda bir tabaka bırakmayacağı için durulamanıza gerek yok.

İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN SAÇ BAKIIM KÜRLERİ

Dönem dönem, saç sorunları hepimiz yaşamışızdır. Saçlarda aşırı dökülme, kepeklenme, aşırı yağlanma, gibi sorunlar bizi adeta çılgına çevirir. Hele bir de kelleşmeye başlamışsak yandığımızın resmidir. İbrahim saraçoğlundan tüm bu sorunlar için tamamen bitkisel ve kolayca uygulanabilecek bakım önerileri sunuyoruz.
KELLİK VE SAÇ DÖKÜLMELERİ İÇİN : Yağlanan saçlar daha çok dökülür ve yerine yenileri çıkmazsa kelliğe sebep olur. Kellik için en iyi ilaçlardan bir tanesi, sarımsaktır. Sarımsak dökülmüş olan saçlarınızın yeniden çıkmasına yardımcı oacaktır.
YAĞLI SAÇLAR İÇİN LAVANTA KÜRÜ : Bir tutam lavanta 3 su bardağı (750 Ml) suyun içinde 7-8 dakika kaynatılır. Saçlarınızı daha önceden temizlemiş olmanız gerekir.Elde ettiğiniz lavanta suyuyla saçlarınızı yıkayıp 30 dakiak bekletin. sonra duru su ile yıkayın.
KEPEKLİ SAÇLAR İÇİN ISIRGAN OTU KÜRÜ : 1 tutam ısırgan otunu 750 ml suyu ile 3 dakika kaynatın. Temiz saçlarınızı bu su ile yıkayın. 30 dakika bekletip yıkayın.

Sık Sık İç

Sık Sık İç
İçecekte serin, leziz ve sağlıklı bir alternatif arıyorsanız, bardaklarınızı taze sıkılmış meyva sularıyla doldurun ama “Neymiş bu kadar bahsedilen bu yararlar?” diyorsanız, önce okuyun.

Meyve suları hepimizin çok tükettiği içeceklerdir. Peki meyve sularının özelliklerini ve içeriklerini biliyor muyuz? İşte meyve sularının içlerinde taşıdıkları maddeler…

Kayısı Suyu
Kayısı başta A vitamini olmak üzere, B3 vitami ile demir, magnezyum, potasyum ve fosfor ihtiva eder. Kayısıda bol miktarda bulunan Betakaroten, kanserin,özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcıdır. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır. Kayısı, doğal lif açısından çok zengin bir meyvedir. Lifli bir meyve olduğundan bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir. Kansızlığı önler, kan yapımına yardımcı olur,cildi ve saçı canlı tutma özelliği vardır.

Vişne Suyu
Vişnede A vitamini, potasyum bulunur. Ferahlatıcı ve serinletici etkisi çok yüksek olan bir meyvedir. Şeker oranı kirazınkinden düşük olduğu için daha az kalori içerir. Diyareyi keser,idrar söktürücü özelliği vardır. Ateş düşürür,susuzluğu giderir. Ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizler. Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar.

Şeftali Suyu
Şeftali,A, B3 ve C vitaminleriyle, folik asit, betakaroten, potasyum içerir. Vücutta A vitamini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Kalp ve kansere karşı korur. Şeftali hazmı kolaylaştırarak sindirim sistemine yardımcı olur. Böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar, İdrar sökücüdür. Gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Antioksidan özelliğiyle toksit maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir.

Elma Suyu
Elma B3 ve E vitamini, potasyum ve bol miktarda pektin içerir. Elma Kan şekerini kontrol altında tutar. Baş ağrısına iyi gelir, Böbreklerin temizlenmesine yarar. Kolesterolü düşürür. Bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar. Elma suyu yemeklerde içildiğinde , alınan yağların vücutta birikmesine engel olur. Bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde etkin rol oynar. Romatizma, gut ve mide rahatsızlıklarının (Gastrit, Ülser) panzehiridir. Elma suyunun içindeki bitki besinleri, kalp ve akciğer kanseri rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır. Damar sertliğini önler, kan basıncını düşürerek tansiyonun yükselmesine engel olur.

Üzüm Suyu
Uzmanların sağlık iksiri olarak adlandırdıkları üzüm suyunun bir diğer adı da bitkisel süttür. Bileşimindeki zengin vitamin ve minarel maddeler vücudun günlük ihtiyacını karşılayabilecek özelliktedir. Bol miktarda A ve C vitaminleri, mineraller en çok da demir ile potasyum içerir. Vücut tarafından kolayca özümsenen basit şekerleri sayesinde yüksek enerji kaynağıdır. İçerdiği Diyet lifleri sayesinde bağırsakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü özelliği ile organizmayı toksinlerden arındırıp temizler. Antioksidan özellikli olduğu için cildin yaşlanmasını geciktiriyor. Kan yapıcı özelliğinin yanı sıra romatizma ve mafsal ağrılarına iyi gelen üzüm suyu, kalp sistemini düzenler, bedensel ve zihinsel yorgunlukları giderir.

Domates Suyu
Domates içerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile, insan sağlığı için oldukça yararlı bir sebzedir. Domates suyunda bol miktarda bulunan likopen adlı madde kısır erkeklerde sperm yoğunluğunu ve hareketliliğini arttırarak kısırlığı önler ve Prostat kanserine yakalanma riskini azaltır. Bir C vitamini olan domateste bulunan likopen grip virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu grip ve nezleden korur. Aynı zamanda domates suyunda bol miktarda bulunan likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir maddedir. Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir. Kan basıncının düşürülmesinde etkilidir. Bir bardak domates suyuna bir adet çiğ yumurta kırın, sistein adlı bir tür protein içeren bu karışım vücuttaki zehirli maddelerin bir an önce dışarı atılmasını sağlar.


Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken



Maydanoz-Limon Suyu Ne Yapar?

Zayıflama yöntemleri ve diyetler hakkında ağızdan ağza dolaşan, yıllardır uygulanan çeşitli yöntemler var. Ancak bunların bir kısmının bilimsel gerçeklerle yakından uzaktan ilgisi yok. JFK Hastanesi Beslenme Uzmanı Sedef Süsoy, zayıflamak isteyenlerin diyet ürünler, tatlandırıcılar ve sabahları aç karna içilen maydanoz suları ile ilgili yaptıkları yanlışlara dikkat çekerek, bu konudaki sorularımızı yanıtladı…

Yemekler nasıl pişirilmeli ki, kilo almaya davetiye çıkarılmasın?

“Kızartmalardan kaçınalım” diyoruz ama sadece haşlama mı sağlıklı? Sadece haşlama yemek zorunda değiliz. Yemeklerimizi fırında ızgarada ya da tencere yemeği olarak tüketebiliriz (sotelemeden). Ama kızartmalardan kaçınmak gerekiyor. Çünkü kızarttığımız her şey (et, sebze) yüksek oranda yağ çekiyor. Yani, yediğimiz yemekle birlikte bolca yağ içiyor gibi oluyoruz.

Yemeklerimizde hangi yağı kullanalım?

Zeytinyağı sağlıklı diye biliyoruz, ancak en az diğer yağlar kadar o da kalorili… Yemeklerimizde kullanacağımız yağ sıvı olmalı. Tereyağı ve margarinleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Sıvıyağı kullanırken de ölçüsüne dikkat etmeliyiz. Katı yağın da sıvı yağın da kalorisi aynıdır ve bir tatlı kaşığı yağ 45 kaloridir. Sıvıyağı kullanmanın en doğru yolu ise, zeytinyağı veya fındık yağından bir ölçü, diğer sıvıyağlardan da bir ölçü karıştırarak kullanmaktır. Böylece, yağ dengesini yakalamış oluruz.

Akşam yemekleri için ideal saat kaç? Daha sonra bir şey yenmemeli mi?

Akşam yemeği mümkün olduğu kadar erken saatlerde yenmelidir. Mesela 18.00 ile 19.30 arası olabilir. Daha sonrasında ise, sadece bir ara öğünle yemek yeme işlemi bitirilmelidir. Bu öğünde ise, kişiye göre bir meyve, süt vb hafif gıdalar tüketilebilir. Yatmadan en az iki saat önce tüm yeme işlemleri bitmelidir.

Ailede bir kişi diyet yapıyorsa, diğer fertler bu kişiye nasıl yardımcı olabilir? Herkes diyete göre mi beslenmeli?

Diyet yapmak ’sağlıklı beslenme’ anlamına gelir. Bu nedenle, evdeki herkes rahatlıkla diyete göre beslenebilir. Diyet için her zaman ‘kişiye özeldir’ deriz. Kişilerin yaşam tarzına, alışkanlıklarına göre düzenlenen bir diyette, ev halkı için fazla bir değişiklik olmayacaktır.

Damak zevkimizin ve beslenme alışkanlıklarımızın küçük yaşlarda şekillendiği göz önüne alınırsa, çocuklara tatlıyı sevdirmemek mi gerekir?

Ailenin beslenme şekli, çocuğun alışkanlıkları konusunda etkilidir. Çocukları tatlıyla ödüllendirmemek, tatlıya yöneltmemek gerekir. Hiç kimsenin doğrudan tatlıya ihtiyacı yoktur. Tatlıdan almamız gerektiğini savunduğumuz şekeri, ekmek veya ekmek yerine geçen karbonhidrat grubundan da alabiliriz.

Pek çok diyetin mönüsünde soda yer alıyor. Günlük soda tüketimi ne kadar olursa, zararlı değildir?

Açıkçası ben diyetlerde pek soda içilmesi taraftarı değilim. Çünkü sodadan aldığımız mineralleri sadece sağlıklı beslenerek de yeterli miktarda alabiliriz. Ayrıca, içerisinde bulunan yüksek orandaki sodyum (Na) yüzünden, fazla miktarda tüketilen soda ile vücutta fazla sodyum birikimi oluşabilir. Bu da tansiyon hastaları için istemediğimiz bir durumdur. Zaten toplumumuzda tuz tüketimi gereğinden fazla olduğu için ayrıca bir tuz yüklemesine gerek yoktur.

Pek çok kişi zayıflamak için aç karnına maydanoz suyu, limon suyu içiyor. Bu yöntemlerin bilimsel bir açıklaması, dayanağı var mı?

Kesinlikle yoktur. Maydanoz suyunun diüretik, yani idrar söktürücü olduğu bilinmektedir. İnsanlar vücutlarından idrar çıkışı olduğunda, şişkinlikleri azaldığı için zayıfladıklarına inanır. Limonun ise, bağırsakları çalıştırıcı etkisi vardır ama zayıflatıcı özelliği yoktur. Sabahları aç karnına içilen sıcak ya da soğuk suyun da zayıflatıcı özelliği yoktur.

Kişinin tuvalet alışkanlıkları kilosu üzerinde etkili midir? Kabızlık sorunu olanlar şişmanlıktan daha mı çok yakınır?

Kişinin tuvalet alışkanlığı kilosuna etkin olabilir. Kabızlık bazı metabolik hastalıkların göstergesi olabilir. Bu nedenle, bu hastalıklar tedavi edilmediğinde kabızlık devam eder ve metabolizma yavaşlar. Kilo verimi azalır.

Kişi kilo aldığı halde beden ölçüsünü koruyorsa, bu şişmanlık adına endişe edilecek bir durum değil midir?

Kilo alınıyorsa, beden ölçüsü önemli değildir. Beden hemen etkilenmeyebilir. Kilo alımı sadece bir işarettir. Dikkat edilmesi gerekir ve sebebi araştırılmalıdır. Yarım paket kepekli diyet bisküvi ince bir dilim ekmeğe eş değer

Diyet ürünler hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Nasıl olsa diyet ürün… Kilo aldırmaz” düşüncesiyle gerekenden fazla tüketilebiliyorlar… Diyet ürünler sadece zengin lif kaynaklarıdır. Yani, yüksek miktarda kepek ya da yulaf içerirler. Ama bunun yanı sıra, az miktarda da olsa içlerinde yağ ve un bulunur. Yani, kısaca ekmek yerine geçerler. Diyet ürünler yenildiklerinde kilo verdirmez, sadece tokluk hissi yaratırlar. Örneğin, yarım paket diyet kepekli bisküvi bir ince dilim ekmeğe eşdeğerdir. Fazla tüketildiklerinde kilo yapabilirler.

Tatlandırıcı kullanımında bir sınırlama olması gerekli mi?

Tatlandırıcı kullanılarak içilen çay ile şekersiz içilen çay arasında kalori ve sağlığa yarar-zarar açısından bir fark var mı? Tatlandırıcı kullanımını ben pek önermiyorum. Çayı ve benzeri tüm içecekleri şekersiz içmek en sağlıklısı. Ama bazı kişiler ‘ben şekersiz yapamam’ derlerse, o zaman tatlandırıcı öneriyorum. Tatlandırıcı kullanımında tatlandırıcı maddenin türü çok önemlidir. Özellikle sakarin içeren tatlandırıcılar değil de, aspartam içeren tatlandırıcılar kullanılması önemlidir. Sizin formda kalma sırrınız ne? Nelere dikkat ediyorsunuz? Sağlıklı besleniyorum. Yani, kesinlikle öğün atlamıyorum, dengeli besleniyorum. Ara öğünlerde meyve tüketiyorum. Bol su içiyorum. Katkı maddesi içeren ve yağlı olan tüm yiyeceklerden uzak duruyorum.