Sık Sık İç

Sık Sık İç
İçecekte serin, leziz ve sağlıklı bir alternatif arıyorsanız, bardaklarınızı taze sıkılmış meyva sularıyla doldurun ama “Neymiş bu kadar bahsedilen bu yararlar?” diyorsanız, önce okuyun.

Meyve suları hepimizin çok tükettiği içeceklerdir. Peki meyve sularının özelliklerini ve içeriklerini biliyor muyuz? İşte meyve sularının içlerinde taşıdıkları maddeler…

Kayısı Suyu
Kayısı başta A vitamini olmak üzere, B3 vitami ile demir, magnezyum, potasyum ve fosfor ihtiva eder. Kayısıda bol miktarda bulunan Betakaroten, kanserin,özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcıdır. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır. Kayısı, doğal lif açısından çok zengin bir meyvedir. Lifli bir meyve olduğundan bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir. Kansızlığı önler, kan yapımına yardımcı olur,cildi ve saçı canlı tutma özelliği vardır.

Vişne Suyu
Vişnede A vitamini, potasyum bulunur. Ferahlatıcı ve serinletici etkisi çok yüksek olan bir meyvedir. Şeker oranı kirazınkinden düşük olduğu için daha az kalori içerir. Diyareyi keser,idrar söktürücü özelliği vardır. Ateş düşürür,susuzluğu giderir. Ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizler. Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar.

Şeftali Suyu
Şeftali,A, B3 ve C vitaminleriyle, folik asit, betakaroten, potasyum içerir. Vücutta A vitamini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Kalp ve kansere karşı korur. Şeftali hazmı kolaylaştırarak sindirim sistemine yardımcı olur. Böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar, İdrar sökücüdür. Gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Antioksidan özelliğiyle toksit maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir.

Elma Suyu
Elma B3 ve E vitamini, potasyum ve bol miktarda pektin içerir. Elma Kan şekerini kontrol altında tutar. Baş ağrısına iyi gelir, Böbreklerin temizlenmesine yarar. Kolesterolü düşürür. Bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar. Elma suyu yemeklerde içildiğinde , alınan yağların vücutta birikmesine engel olur. Bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde etkin rol oynar. Romatizma, gut ve mide rahatsızlıklarının (Gastrit, Ülser) panzehiridir. Elma suyunun içindeki bitki besinleri, kalp ve akciğer kanseri rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır. Damar sertliğini önler, kan basıncını düşürerek tansiyonun yükselmesine engel olur.

Üzüm Suyu
Uzmanların sağlık iksiri olarak adlandırdıkları üzüm suyunun bir diğer adı da bitkisel süttür. Bileşimindeki zengin vitamin ve minarel maddeler vücudun günlük ihtiyacını karşılayabilecek özelliktedir. Bol miktarda A ve C vitaminleri, mineraller en çok da demir ile potasyum içerir. Vücut tarafından kolayca özümsenen basit şekerleri sayesinde yüksek enerji kaynağıdır. İçerdiği Diyet lifleri sayesinde bağırsakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü özelliği ile organizmayı toksinlerden arındırıp temizler. Antioksidan özellikli olduğu için cildin yaşlanmasını geciktiriyor. Kan yapıcı özelliğinin yanı sıra romatizma ve mafsal ağrılarına iyi gelen üzüm suyu, kalp sistemini düzenler, bedensel ve zihinsel yorgunlukları giderir.

Domates Suyu
Domates içerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile, insan sağlığı için oldukça yararlı bir sebzedir. Domates suyunda bol miktarda bulunan likopen adlı madde kısır erkeklerde sperm yoğunluğunu ve hareketliliğini arttırarak kısırlığı önler ve Prostat kanserine yakalanma riskini azaltır. Bir C vitamini olan domateste bulunan likopen grip virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu grip ve nezleden korur. Aynı zamanda domates suyunda bol miktarda bulunan likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir maddedir. Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir. Kan basıncının düşürülmesinde etkilidir. Bir bardak domates suyuna bir adet çiğ yumurta kırın, sistein adlı bir tür protein içeren bu karışım vücuttaki zehirli maddelerin bir an önce dışarı atılmasını sağlar.


Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken



Maydanoz-Limon Suyu Ne Yapar?

Zayıflama yöntemleri ve diyetler hakkında ağızdan ağza dolaşan, yıllardır uygulanan çeşitli yöntemler var. Ancak bunların bir kısmının bilimsel gerçeklerle yakından uzaktan ilgisi yok. JFK Hastanesi Beslenme Uzmanı Sedef Süsoy, zayıflamak isteyenlerin diyet ürünler, tatlandırıcılar ve sabahları aç karna içilen maydanoz suları ile ilgili yaptıkları yanlışlara dikkat çekerek, bu konudaki sorularımızı yanıtladı…

Yemekler nasıl pişirilmeli ki, kilo almaya davetiye çıkarılmasın?

“Kızartmalardan kaçınalım” diyoruz ama sadece haşlama mı sağlıklı? Sadece haşlama yemek zorunda değiliz. Yemeklerimizi fırında ızgarada ya da tencere yemeği olarak tüketebiliriz (sotelemeden). Ama kızartmalardan kaçınmak gerekiyor. Çünkü kızarttığımız her şey (et, sebze) yüksek oranda yağ çekiyor. Yani, yediğimiz yemekle birlikte bolca yağ içiyor gibi oluyoruz.

Yemeklerimizde hangi yağı kullanalım?

Zeytinyağı sağlıklı diye biliyoruz, ancak en az diğer yağlar kadar o da kalorili… Yemeklerimizde kullanacağımız yağ sıvı olmalı. Tereyağı ve margarinleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Sıvıyağı kullanırken de ölçüsüne dikkat etmeliyiz. Katı yağın da sıvı yağın da kalorisi aynıdır ve bir tatlı kaşığı yağ 45 kaloridir. Sıvıyağı kullanmanın en doğru yolu ise, zeytinyağı veya fındık yağından bir ölçü, diğer sıvıyağlardan da bir ölçü karıştırarak kullanmaktır. Böylece, yağ dengesini yakalamış oluruz.

Akşam yemekleri için ideal saat kaç? Daha sonra bir şey yenmemeli mi?

Akşam yemeği mümkün olduğu kadar erken saatlerde yenmelidir. Mesela 18.00 ile 19.30 arası olabilir. Daha sonrasında ise, sadece bir ara öğünle yemek yeme işlemi bitirilmelidir. Bu öğünde ise, kişiye göre bir meyve, süt vb hafif gıdalar tüketilebilir. Yatmadan en az iki saat önce tüm yeme işlemleri bitmelidir.

Ailede bir kişi diyet yapıyorsa, diğer fertler bu kişiye nasıl yardımcı olabilir? Herkes diyete göre mi beslenmeli?

Diyet yapmak ’sağlıklı beslenme’ anlamına gelir. Bu nedenle, evdeki herkes rahatlıkla diyete göre beslenebilir. Diyet için her zaman ‘kişiye özeldir’ deriz. Kişilerin yaşam tarzına, alışkanlıklarına göre düzenlenen bir diyette, ev halkı için fazla bir değişiklik olmayacaktır.

Damak zevkimizin ve beslenme alışkanlıklarımızın küçük yaşlarda şekillendiği göz önüne alınırsa, çocuklara tatlıyı sevdirmemek mi gerekir?

Ailenin beslenme şekli, çocuğun alışkanlıkları konusunda etkilidir. Çocukları tatlıyla ödüllendirmemek, tatlıya yöneltmemek gerekir. Hiç kimsenin doğrudan tatlıya ihtiyacı yoktur. Tatlıdan almamız gerektiğini savunduğumuz şekeri, ekmek veya ekmek yerine geçen karbonhidrat grubundan da alabiliriz.

Pek çok diyetin mönüsünde soda yer alıyor. Günlük soda tüketimi ne kadar olursa, zararlı değildir?

Açıkçası ben diyetlerde pek soda içilmesi taraftarı değilim. Çünkü sodadan aldığımız mineralleri sadece sağlıklı beslenerek de yeterli miktarda alabiliriz. Ayrıca, içerisinde bulunan yüksek orandaki sodyum (Na) yüzünden, fazla miktarda tüketilen soda ile vücutta fazla sodyum birikimi oluşabilir. Bu da tansiyon hastaları için istemediğimiz bir durumdur. Zaten toplumumuzda tuz tüketimi gereğinden fazla olduğu için ayrıca bir tuz yüklemesine gerek yoktur.

Pek çok kişi zayıflamak için aç karnına maydanoz suyu, limon suyu içiyor. Bu yöntemlerin bilimsel bir açıklaması, dayanağı var mı?

Kesinlikle yoktur. Maydanoz suyunun diüretik, yani idrar söktürücü olduğu bilinmektedir. İnsanlar vücutlarından idrar çıkışı olduğunda, şişkinlikleri azaldığı için zayıfladıklarına inanır. Limonun ise, bağırsakları çalıştırıcı etkisi vardır ama zayıflatıcı özelliği yoktur. Sabahları aç karnına içilen sıcak ya da soğuk suyun da zayıflatıcı özelliği yoktur.

Kişinin tuvalet alışkanlıkları kilosu üzerinde etkili midir? Kabızlık sorunu olanlar şişmanlıktan daha mı çok yakınır?

Kişinin tuvalet alışkanlığı kilosuna etkin olabilir. Kabızlık bazı metabolik hastalıkların göstergesi olabilir. Bu nedenle, bu hastalıklar tedavi edilmediğinde kabızlık devam eder ve metabolizma yavaşlar. Kilo verimi azalır.

Kişi kilo aldığı halde beden ölçüsünü koruyorsa, bu şişmanlık adına endişe edilecek bir durum değil midir?

Kilo alınıyorsa, beden ölçüsü önemli değildir. Beden hemen etkilenmeyebilir. Kilo alımı sadece bir işarettir. Dikkat edilmesi gerekir ve sebebi araştırılmalıdır. Yarım paket kepekli diyet bisküvi ince bir dilim ekmeğe eş değer

Diyet ürünler hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Nasıl olsa diyet ürün… Kilo aldırmaz” düşüncesiyle gerekenden fazla tüketilebiliyorlar… Diyet ürünler sadece zengin lif kaynaklarıdır. Yani, yüksek miktarda kepek ya da yulaf içerirler. Ama bunun yanı sıra, az miktarda da olsa içlerinde yağ ve un bulunur. Yani, kısaca ekmek yerine geçerler. Diyet ürünler yenildiklerinde kilo verdirmez, sadece tokluk hissi yaratırlar. Örneğin, yarım paket diyet kepekli bisküvi bir ince dilim ekmeğe eşdeğerdir. Fazla tüketildiklerinde kilo yapabilirler.

Tatlandırıcı kullanımında bir sınırlama olması gerekli mi?

Tatlandırıcı kullanılarak içilen çay ile şekersiz içilen çay arasında kalori ve sağlığa yarar-zarar açısından bir fark var mı? Tatlandırıcı kullanımını ben pek önermiyorum. Çayı ve benzeri tüm içecekleri şekersiz içmek en sağlıklısı. Ama bazı kişiler ‘ben şekersiz yapamam’ derlerse, o zaman tatlandırıcı öneriyorum. Tatlandırıcı kullanımında tatlandırıcı maddenin türü çok önemlidir. Özellikle sakarin içeren tatlandırıcılar değil de, aspartam içeren tatlandırıcılar kullanılması önemlidir. Sizin formda kalma sırrınız ne? Nelere dikkat ediyorsunuz? Sağlıklı besleniyorum. Yani, kesinlikle öğün atlamıyorum, dengeli besleniyorum. Ara öğünlerde meyve tüketiyorum. Bol su içiyorum. Katkı maddesi içeren ve yağlı olan tüm yiyeceklerden uzak duruyorum.


Şifalı Bitkilerle Zayıflama

Şişmanlık; alınan kalori miktarının,yakılan kaloriden daha fazla olması sonucu ortaya çıkan bir metabolizma bozukluğudur. Tıp dilinde “obesite” denilen şişmanlık:
* ihtiyaçtan fazla besin almak
* yeterince hareket etmemek
* tiroid veya diğer bezlerin çalışmasında görülen yetersizlikler,
* böbrek veya kalp hastalıkları
* ruhsal yapı
* soyaçekim”den, kaynaklanır.

Bilhassa,sırt,kol,bacakların üst kısımları,kalçalar ve karın bölgesinde aşırı derecede yağ birikir. Yüz ovalleşir; hareket etme kabiliyeti azalır. Dolaşım sisteminde de bozukluklar görülür.

İstatistiklere göre; şişmanların daha çabuk yaşlandıkları, şeker hastalığı, damar sertliği, kalp hastalıkları, karaciğer ve safrakesesi hastalıkları, tansiyon yüksekliği, akciğer hastalıkları, romatizmal hastalıklar ruhî veya sinirsel hastalıkların tehdidi altında bulundukları belirtilmektedir. Bu nedenle , şişmanlıktan kurtulmak için diyet ve beden hareketleri yapmak gerekir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanabilir:

Reçete1:
Malzeme:limon,greyfurt,bal,su
Hazırlanışı:3 tane limon ile 2 tane greyfurt,kabukları soyulmadan inci ince kesilir. üzerine, 4 su bardağı su konulur.15 dakika kaynattıktan sonra 3 çorba kaşığı süzme bal ilave edilir.15 dakika daha kaynatıldıktan sonra porselen bir kaba süzülür.sabah akşam , birer su bardağı içilir.

Reçete2:
Malzeme:limon,şeker,su
Hazırlanışı:1 çay bardağı yeni sıkılmış limon suyuna 1 çorba kaşığı su ile 1 kahve kaşığı toz şeker konur.karıştırıldıktan sonra içilir.

Reçete3:
Malzeme:papatya,limon,su
Hazırlanışı:4 bardak kaynak suya,1 çorba kaşığı ufalanmış paptya ve kabukları soyulmadan doğranmış 1 limon konur.6 saat bekletildikten sonra süzülür.saat 10:00,15:00 ”de birer çay bardağı içilir.

Reçete4:
Malzeme:atkuyruğu(tilkikuyruğu,zemberekotu),su
Hazırlanışı:4 su bardağı kaynak suya 20 gram (1 çorba kaşığı) ufalanmış atkuyruğu konur. yarım saat bekletildikten sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür. saat 10:00,15:00 ve 21:00”de birer çay bardağı içilir.

Reçete5:
Malzeme:kiraz çöpü, su
Hazırlanışı:6 bardak suya 1 çay bardağı dolusu kiraz çöpü konur.12 saat bekletilir. sonra 15 dakika kaynatılır ve yarım saat bekletilir.süzüldükten sonra saat 10:00,15:00 ve 21:00”de birer çay bardağı içilir.

Reçete6:
Malzeme:biberiye(rosmarinus officinalis),su
Hazırlanışı:4 su bardağı saf sirkeye 1 avuç biberiye konur.10 gün bekletildikten sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür.sabah akşam birer çay bardağı içilir.

Reçete7:
Malzeme:kanavcıotu(adonis vernalis),su
Hazırlanışı:1 su bardağı sıcak suya 1 tatlı kaşığı ufalanmış kanavcıotu konur.20 dakika bekletildikten sonra süzülür. günde 3 kere birer çorba kaşığı içilir.

Reçete8:
Malzeme:kereviz,domates,havuç,su
Hazırlanışı:4 bardak suya 2 tane kerviz doğranır.15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. suyuna;1 su bardağı yeni sıkılmış domates suyu ile 1 su bardağı yeni sıkılmış havuç suyu konur.saat 10:00,15:00 ve 21:00”de birer çay bardağı içilir.

Reçete9:
Malzeme:mısır püskülü,su
Hazırlanışı:4 bardak suya 3 tutam mısır püskülü konur.15 dakik kaynatıldıktan sonra ince ve temiz bir tülbentten süzülür.günde 3 kere birer su bardağı içilir.

Reçete10:
Malzeme:ıspanak,mısırözü yağı,su
Hazırlanışı:1/2 kg ıspanak iyice temizlendikten sonra 4 bardak suya konup az haşlanır. süzüldükten sonra üzerine 3 çorba kaşığı mısırözü yağı konup yenir.

Reçete11:
Malzeme:marul tohumu,su
Hazırlanışı:4 bardak suya 1 tatlı kaşığı marul tohumu konur.5 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür.günde 2 kere birer kahve fincanı içilir.

Reçete12:
Malzeme:limonsuyu,bal
Uygulanışı:
1 hafta boyunca her gün;1 kahve fincanı limonsuyuna 1 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
2. hafta,her gün; 1 çay bardağı limonsuyuna 1 çay bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
3. hafta, her gün; 1su bardağı limonsuyuna 1su bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
4. hafta, her gün; 1 çay bardağı limonsuyuna 1 çay bardağı su ile 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
5. hafta, her gün; 1,5 kahve fincanı limonsuyuna 1,5 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.
6. hafta, her gün; 1 kahve fincanı limonsuyuna 1 kahve fincanı su ve 1 kahve kaşığı süzme bal katılıp içilir.

Reçete13:
Malzeme:yoğurt, patates
Hazırlanışı:10 gün süreyle ,sadece yoğurt ve patates yenir.

Reçete14:
Malzeme:sarapna(smilax),su
Hazırlanışı:1 su bardağı sıcak suya 1 kahve kaşığı ufalanmış saparna konur.5 dakika bekletildikten sonra süzülüp içilir.

Reçete15:
Malzeme:aslandişi(karahindibâ),su
Hazırlanışı:4 bardak suya 4 çorba kaşığı ufalanmış aslandişi kökü konur.10 dakika kaynatıldıktan sonra temiz ve ince bir tülbentten süzülür. sabah akşam birer kahve fincanı içilir.

Reçete16:
Malzeme:enginar,akdiken(rhamnus),dulavratotu(arctium lappa),ayrıkotu(triticum repens),su
Hazırlanışı:4 bardak sıcak suya 1 avuç ufalanmış enginar yaprağı ,1 avuç akdiken çiçeği, 1 avuç dulavratotu yaprağı ve ufalanmış kökü,1 avuç ayrıkotu konur.ağzı kapatıldıktan sonra 1 saat bekletilir.
ayrı bir kapta ; 10 su bardağı su kaynatılır. daha önce hazırlanan karışım bu suyun içine süzülür.sonra temiz bir şişeye doldurulur.eritilmek istenen yerler, hergün bu suyla ovulur.

Reçete17:
Malzeme:deniz yosunu(moss)
Hazırlanışı:büyükçe bir kavanozu dolduracak kadar deniz yosunu toplanır.kavanozun ağzı kapalı olduğu halde 1 hafta bekletilir.hergün, bir parça alınıp, eritilmek istenen bölgelere sürülür.

Reçeteler uygulanırken dikkat edilmesi gereken hususlar:
* Reçetelerde verilen miktarları aşmayınız!
* Uygulamak üzere seçtiğiniz Reçeteyi 14 günden fazla kullanmayınız.
* Çabuk zayıflamak için aşırışığa kaçmayınız!
* Yavaş yavaş zayıflayınız!
* Her gün , hiç olmazsa yarım saat yürüyünüz!
* Bütün dertlerinizden sıyrılıp neşeli olmaya gayret ediniz!
* Yazın, fırsat buldukça yüzün; kışın kolayınıza gelen beden hareketlerini yapın!


HİNDİSTAN CEVİZİNİN FAYDALARI

Hindistan cevizi tropik ve sıcak iklim meyvesidir. Çok güzel bir kokusu vardır. Kullanılan kısmı ;Kabuğun içindeki etli kısmı ve tohumlarıdır.
HİNDİSTAN CEVİZİNİN FAYDALARI :
* Reflü hastalığına iyi gelir.
* İdrar söktürücü bir besin olan Hindistan cevizi kabızlığı gidermekte faydalıdır.
* Böbrek taşlarını ve kumunu düşürmeye yardımcı olur.
* Mide ağrılarını hafifletir.
* Balgamı keser.
* Ağız kokusunu giderir.
* Felce ve titremeye iyi gelir.
* Şekerle birlikte yenirse hem vücuda fazla ağırlık vermez hem de cinsel gücü arttırır.
* Hindistan Cevizi çok besleyici, güçlendirici ve şişmanlatıcı bir besindir.
* Kurutulmuş hindistan cevizinin enerji değerleri oldukça yüksektir. Her 100 gram Hindistan Cevizi 662 kalori içerir. Tek bir hindistan cevizinin suyu vücudun günlük beslenmesi için gerekli olan C vitaminini yeterli bir oranda karşılar.
* Ayrıca, B grubu vitaminlerinide içerir. (Niasin, pantotenik asit, biotin, riboflavin, folik asit, tiamin, pyridoxin). Suyu ayrıca sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, bakır, fosfor, sülfür ve klorda içerir. Olgunlaşmış kuru bir hindistan, cevizi midedeki fazla asit problemlerinin tedavisinde de etkilidir ve hastada rahatlama sağlar.


HİNDİSTAN CEVİZİNİN FAYDALARI

Hindistan cevizi tropik ve sıcak iklim meyvesidir. Çok güzel bir kokusu vardır. Kullanılan kısmı ;Kabuğun içindeki etli kısmı ve tohumlarıdır.
HİNDİSTAN CEVİZİNİN FAYDALARI :
* Reflü hastalığına iyi gelir.
* İdrar söktürücü bir besin olan Hindistan cevizi kabızlığı gidermekte faydalıdır.
* Böbrek taşlarını ve kumunu düşürmeye yardımcı olur.
* Mide ağrılarını hafifletir.
* Balgamı keser.
* Ağız kokusunu giderir.
* Felce ve titremeye iyi gelir.
* Şekerle birlikte yenirse hem vücuda fazla ağırlık vermez hem de cinsel gücü arttırır.
* Hindistan Cevizi çok besleyici, güçlendirici ve şişmanlatıcı bir besindir.
* Kurutulmuş hindistan cevizinin enerji değerleri oldukça yüksektir. Her 100 gram Hindistan Cevizi 662 kalori içerir. Tek bir hindistan cevizinin suyu vücudun günlük beslenmesi için gerekli olan C vitaminini yeterli bir oranda karşılar.
* Ayrıca, B grubu vitaminlerinide içerir. (Niasin, pantotenik asit, biotin, riboflavin, folik asit, tiamin, pyridoxin). Suyu ayrıca sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, bakır, fosfor, sülfür ve klorda içerir. Olgunlaşmış kuru bir hindistan, cevizi midedeki fazla asit problemlerinin tedavisinde de etkilidir ve hastada rahatlama sağlar.


KIRMIZI MERCİMEĞİN FAYDALARI

Özellikle kışın hepimizi ısıtan mercimek çorbası artık kahvaltılarımıza kadar konuk oldu. Aslında tam bir vitamin ve besin deposu. Bakın mercimeğin faydaları nelermiş.
* Kandaki kötü kolesterol düzeyini düşürür: Böylece kalp krizi geçirme rizikosunu azaltır; kalp dostu bir besin olduğunu kanıtlar.
* Yüksek oranda lif içermesi nedeniyle mercimek, şeker hastaları için değerli bir besindir. Çünkü insülin ve kan şekerini düşürür.
* Yüksek lif içeriğiyle pekliğe iyi gelir ve kalın bağırsakların çalışmasını düzene sokar. Hemoroid ve diğer kalın bağırsak sorunlarında iyileştirici etkiler yapar.
* Mercimek, içerdiği yüksek orandaki demir ve folik asit nedeniyle kansızlığı önler.
* Zengin potasyum içermesi nedeniyle yüksek tansiyonu düşürücü etkiler yapar.
* Mercimek içerdiği maddelerle bedenin kansere yakalanma rizikosunu azaltır.
Peki Mercimeğin besin değeri hakkında bilginiz var mı ?
100 gr. kuru mercimekte ;
* 340 kalori, 24.7 gr. protein, 22 gr. karbonhidrat, 0 kolesterol, 1,1 gr. yağ, 1,5 gr. lif: 145 mgr. fosfor; 79 mgr. kalsiyum; 6,8 mgr. demir; 6,8 mgr. sodyum; 370 mgr. potasyum; 60 IU A vitamini; 0,37 mgr. B1 vitamini; 0,32 mgr. B2 vitamini; 2 mgr. B3 vitamini ve yüksek oranda folik asit.

KOLESTEROL YÜKSEKLİĞİ

Türk Kardiyoloji Derneği’nin yaptığı araştırmalara göre ülkemizde 9 milyon kişinin kolesterol düzeyi sınır değerlerin üzerinde bulunuyor. Kalıtımsal olarak ülkemizde iyi kolesterol düzeyinin de düşük olması kalp hastalıkları açısından önemli bir risk yaratıyor.

Sağlık açısından kan kolesterol düzeyinin 200 mg/dl.’nin altında olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Ancak kolesterol içeriği fazla olan gıdalarla beslenilmesi, şişmanlık, hareketsizlik, stres, tiroid bezinin az çalışması, şeker, böbrek yetmezliği gibi hastalıklar, hormon, idrar söktürücü ve bazı tansiyon ilaçları kolesterol düzeyini artırıyor.

Fazla miktarda et, yağlı yemek ve hamur işlerinin tüketilmesinin kolesterol düzeyini artıracağına dikkat çekiliyor. Kurban Bayramı gibi et tüketiminin arttığı günlerde, özellikle diyet yapması gereken kronik sağlık sorunları olan kişiler için ciddi sağlık sorunları oluşabilmektedir. Bu dönemde, etin hem taze hem de yağ oranının fazla olması sorunu büyütüyor. Diğer taraftan bayram ziyaretlerinde etin yanında kandaki kolesterol oranını etkileyen hamur işi tatlılar, çikolatalar ikram ediliyor. Bunlara hareket azlığı da eklenince sağlık sorunlarının ortaya çıkma ihtimali artıyor. Özellikle kalp-damar hastalığı olanlarda, şeker ve böbrek hastalarında, ayrıca kolesterol tedavisi görenlerde vücudun dengesi bozuluyor. Şeker, tansiyon, kalp ilacı kullanan kişilerin bayramda ilaçlarını aksatmamalarını öneriyoruz.

Fazla miktarda kalorili ve yağlı yiyeceklerin tüketilmesinin neden olabileceği sağlık sorunlarının dikkate alınarak diyetin kontrol edilmesi gerekiyor. Günlük tüketilen et, hem yağsız olmalı hem de miktarı azaltılmalıdır. Etin yanından diğer hazmı zor ve tatlılardan kaçınılmalı. Tansiyon ve kalp problemi olanlar bir kereden bir şey olmaz dememeli, tuzsuz ve yağsız et tercih etmelidirler. Sebze ve meyve yemeye özen gösterilmeli. Bol su içilmeli. Bu sayede et ve hamur işi gıdaların tüketilmesi de azaltılmış olur. Ayrıca sağlık durumu iyi olanları da düzenli yürüyüş yapmayı ihmal etmemeliler.

Kolesterolün yüksek olmasının sakıncaları kan kolesterol düzeyindeki artış damar sertliğine neden olan başlıca faktörlerden biri. Damar sertliği de kalp hastalıklarının oluşumuna zemin hazırlıyor. Kolesterolün 200mg/dl’nin üzerinde olduğu kişilerde diğer risk faktörlerinin de olması bu süreci hızlandırıyor. Kolesterol yüksekliğinin yanısıra sigara içimi, şişmanlık, diyabet, tiroid bezi yetersizliği varsa risk ciddi olarak artıyor. İyi kolesterol seviyesinin düşüklüğü; az spor ve az yürüyüş yapmak da tehlikeyi büyütüyor. Bu nedenle fazla kiloların verilmesini, düzenli egzersiz yapılmasını, kolesterol düzeyi yüksek yiyeceklerden uzak durulmasını öneriyoruz.


ZAYIFLAMAK İÇİN HANGİ YOL SEÇİLMELİ

Obezite, yani şişmanlık tedavisinin günümüzde doktorları, klinikleri, diyetisyenleri, zayıflama ilaçları, şok diyetleri, diyet yiyecek ve içecekleri, aletleri, edavatı…
ile milyar dolarlık dev bir sektör olmasına hiç de şaşırmamalı. Çünkü, dünyada hem çok fazla kilosu ve çok fazla parası olan milyonlarca insan var, hem de bu fazlalıklara göz dikmiş çok fazla akılları olan insanlar. Amaç, karında, göbekte, kalçalardakilerle beraber cüzdan ve ceplerdeki fazlalıkları uygun şekilde gidermektir. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, diyetleri Mynet okurları için yazdı.

EN İYİSİ ŞİŞMANLAMAMAK
Zayıflamanın türlü çeşitli yolları var. Hangisini seçelim diye soruyorsanız, en iyisi hiç şişmanlamamak derim. Esas önemli olan, her besinden yiyerek hayat boyu dengeli beslenmeyi bir alışkanlık haline getirebilmektir. Başka bir deyişle, yemek için değil, yaşamak için yemeyi öğrenmeliyiz. Çünkü, bir kere hem yerleşmiş yağ dokusunu kaybetmek çok zordur ve hem de kısa zamanda bin bir emekle, zahmetle verilen kilolar genellikle daha kısa zamanda üstelik de fazlasıyla geri alınır.

TERAZİLERLE DOST OLMALI
Kimse zorla zayıflatılamaz. Önce şişmanları, şişman olduklarına, bunun bir hastalık olduğuna ve zayıflamaları gerektiğine inandırmak gerekir. Zira, pek çok obez terazilerden hiç hoşlanmaz, fazla kilolu olduğunu da genellikle kabul etmez.

YEDİĞİMİ ÇOCUK YEMEZ
Şişmanların en büyük bahanelerinden biri de “Su içsem yarıyor” dur. Hiç de fazla yemedikleri halde kilo almaktan veya verememekten yakınanlar bütün yedikleri ve içtiklerini kaydederlerse, kabahatin suda olmadığını kolayca anlarlar. Bunlar, “abur-cuburları”yiyecek ve içecekten saymayanlardır.

PAZARTESİ DİYETLERİNDEN VAZGEÇMELİ
Birçok insan her pazartesi veya her aybaşı sabahı diyete başlar, ancak daha o akşam veya en geç ertesi gün de vazgeçer. Çünkü, insanlar çok kısa zamanda, yediklerinden fazla kısmadan ‘kolayca’ zayıflamayı isterler. Hatta, mümkün olsa da bir düğmeye basılıp fazla kilolar birden kaybolsa çok iyi olacaktır.

SİHİRLİ BİR DİYET YOK
Bir kere şuna emin olun ki, öyle birkaç haftada bilmem kaç kilo verdiren ‘şok diyetler’ yararsız olduğu gibi, sağlık için de çok risklidir. Belki bunlarla kısa sürede kilo verilebilir, ama diyet bırakılınca eski kilolar hemencecik fazlasıyla geri alınır. Bu tür diyetlerde kaybedilen yağ değil, kas dokusudur.
Aç kalarak ve kendi başına yapılan diyetlerle de zayıflamak genellikle imkânsızdır. Çektiğiniz eziyet yanınıza kâr kalır.

EN İYİ DİYET HANGİSİ
Şişmanlarda bu fazlalıklar olduğu sürece onlara göz diken yeni birileri mutlaka çıkacaktır. En iyi diyet, bir doktor ve diyetisyen tarafından kişiye özel olarak hazırlanan diyettir. Kilo vermekte hiç aceleci olunmamalıdır. İdeal bir diyette, vücudun ihtiyacı olan her tür besin olmalı, ancak miktarı ve kalorisi düşük tutulmalıdır. Esas önemli olan verilen kiloların bir daha geri alınmamasıdır. İnsanı aç ve hâlsiz bırakan rejimlere itibar edilmemelidir.

PAHALI DİYET ÜRÜNLERE KANMAMALI
Diyet veya ‘light’ adı altında satılan çikolatalar, reçeller, kekler, bisküviler… gerçekten çok pahalıdır. Bunların yerine kalorisi düşük olan alternatifler bulmak her zaman mümkündür. Bu pahalı ürünlerin tek faydası, cebinizde yiyeceğe verecek para bırakmamam yoluyla kilo vermenize katkıda bulunmasıdır. Diyetisyenlerin vizitelerinin de çok yüksek olmasının bir nedeni de budur zaten.

PARASI OLAN DA AÇ, OLMAYAN DA
Bu dünya bir tuhaf.
Gençken parası olmadığından… bulamadığından yiyemeyen insanlar, paraları pulları olduğunda ise, bu sefer de kilo almamak ya da fazla kilolarını verebilmek için aç bilaç gezmek zorunda kalıyorlar.
Sonuçta, parası olan da aç, cebi delik olan da.


ÖMRÜ UZATAN 7 GIDA

Ömrü Uzatan 7 Gıda
Badem, kahve, tarçın, patates, sebze çorbası, zeytinyağı, çay…

Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR), 2007�ye sağlıklı bir başlangıç yapmanız için, vücudu kanser, kalp krizi, Alzheimer ve diyabet gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyan besinlerin listesini açıkladı. Badem: Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.

Kahve: Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.

Tarçın: Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.

Patates: Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi’ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.

Sebze çorbası: Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.

Zeytinyağı: Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren �8oxodG� adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.

Çay: Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60′a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.