Maydanoz-Limon Suyu Ne Yapar?
Zayıflama yöntemleri ve diyetler hakkında ağızdan ağza dolaşan, yıllardır uygulanan çeşitli yöntemler var. Ancak bunların bir kısmının bilimsel gerçeklerle yakından uzaktan ilgisi yok. JFK Hastanesi Beslenme Uzmanı Sedef Süsoy, zayıflamak isteyenlerin diyet ürünler, tatlandırıcılar ve sabahları aç karna içilen maydanoz suları ile ilgili yaptıkları yanlışlara dikkat çekerek, bu konudaki sorularımızı yanıtladı…
Yemekler nasıl pişirilmeli ki, kilo almaya davetiye çıkarılmasın?
“Kızartmalardan kaçınalım” diyoruz ama sadece haşlama mı sağlıklı? Sadece haşlama yemek zorunda değiliz. Yemeklerimizi fırında ızgarada ya da tencere yemeği olarak tüketebiliriz (sotelemeden). Ama kızartmalardan kaçınmak gerekiyor. Çünkü kızarttığımız her şey (et, sebze) yüksek oranda yağ çekiyor. Yani, yediğimiz yemekle birlikte bolca yağ içiyor gibi oluyoruz.
Yemeklerimizde hangi yağı kullanalım?
Zeytinyağı sağlıklı diye biliyoruz, ancak en az diğer yağlar kadar o da kalorili… Yemeklerimizde kullanacağımız yağ sıvı olmalı. Tereyağı ve margarinleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Sıvıyağı kullanırken de ölçüsüne dikkat etmeliyiz. Katı yağın da sıvı yağın da kalorisi aynıdır ve bir tatlı kaşığı yağ 45 kaloridir. Sıvıyağı kullanmanın en doğru yolu ise, zeytinyağı veya fındık yağından bir ölçü, diğer sıvıyağlardan da bir ölçü karıştırarak kullanmaktır. Böylece, yağ dengesini yakalamış oluruz.
Akşam yemekleri için ideal saat kaç? Daha sonra bir şey yenmemeli mi?
Akşam yemeği mümkün olduğu kadar erken saatlerde yenmelidir. Mesela 18.00 ile 19.30 arası olabilir. Daha sonrasında ise, sadece bir ara öğünle yemek yeme işlemi bitirilmelidir. Bu öğünde ise, kişiye göre bir meyve, süt vb hafif gıdalar tüketilebilir. Yatmadan en az iki saat önce tüm yeme işlemleri bitmelidir.
Ailede bir kişi diyet yapıyorsa, diğer fertler bu kişiye nasıl yardımcı olabilir? Herkes diyete göre mi beslenmeli?
Diyet yapmak ’sağlıklı beslenme’ anlamına gelir. Bu nedenle, evdeki herkes rahatlıkla diyete göre beslenebilir. Diyet için her zaman ‘kişiye özeldir’ deriz. Kişilerin yaşam tarzına, alışkanlıklarına göre düzenlenen bir diyette, ev halkı için fazla bir değişiklik olmayacaktır.
Damak zevkimizin ve beslenme alışkanlıklarımızın küçük yaşlarda şekillendiği göz önüne alınırsa, çocuklara tatlıyı sevdirmemek mi gerekir?
Ailenin beslenme şekli, çocuğun alışkanlıkları konusunda etkilidir. Çocukları tatlıyla ödüllendirmemek, tatlıya yöneltmemek gerekir. Hiç kimsenin doğrudan tatlıya ihtiyacı yoktur. Tatlıdan almamız gerektiğini savunduğumuz şekeri, ekmek veya ekmek yerine geçen karbonhidrat grubundan da alabiliriz.
Pek çok diyetin mönüsünde soda yer alıyor. Günlük soda tüketimi ne kadar olursa, zararlı değildir?
Açıkçası ben diyetlerde pek soda içilmesi taraftarı değilim. Çünkü sodadan aldığımız mineralleri sadece sağlıklı beslenerek de yeterli miktarda alabiliriz. Ayrıca, içerisinde bulunan yüksek orandaki sodyum (Na) yüzünden, fazla miktarda tüketilen soda ile vücutta fazla sodyum birikimi oluşabilir. Bu da tansiyon hastaları için istemediğimiz bir durumdur. Zaten toplumumuzda tuz tüketimi gereğinden fazla olduğu için ayrıca bir tuz yüklemesine gerek yoktur.
Pek çok kişi zayıflamak için aç karnına maydanoz suyu, limon suyu içiyor. Bu yöntemlerin bilimsel bir açıklaması, dayanağı var mı?
Kesinlikle yoktur. Maydanoz suyunun diüretik, yani idrar söktürücü olduğu bilinmektedir. İnsanlar vücutlarından idrar çıkışı olduğunda, şişkinlikleri azaldığı için zayıfladıklarına inanır. Limonun ise, bağırsakları çalıştırıcı etkisi vardır ama zayıflatıcı özelliği yoktur. Sabahları aç karnına içilen sıcak ya da soğuk suyun da zayıflatıcı özelliği yoktur.
Kişinin tuvalet alışkanlıkları kilosu üzerinde etkili midir? Kabızlık sorunu olanlar şişmanlıktan daha mı çok yakınır?
Kişinin tuvalet alışkanlığı kilosuna etkin olabilir. Kabızlık bazı metabolik hastalıkların göstergesi olabilir. Bu nedenle, bu hastalıklar tedavi edilmediğinde kabızlık devam eder ve metabolizma yavaşlar. Kilo verimi azalır.
Kişi kilo aldığı halde beden ölçüsünü koruyorsa, bu şişmanlık adına endişe edilecek bir durum değil midir?
Kilo alınıyorsa, beden ölçüsü önemli değildir. Beden hemen etkilenmeyebilir. Kilo alımı sadece bir işarettir. Dikkat edilmesi gerekir ve sebebi araştırılmalıdır. Yarım paket kepekli diyet bisküvi ince bir dilim ekmeğe eş değer
Diyet ürünler hakkında ne düşünüyorsunuz?
“Nasıl olsa diyet ürün… Kilo aldırmaz” düşüncesiyle gerekenden fazla tüketilebiliyorlar… Diyet ürünler sadece zengin lif kaynaklarıdır. Yani, yüksek miktarda kepek ya da yulaf içerirler. Ama bunun yanı sıra, az miktarda da olsa içlerinde yağ ve un bulunur. Yani, kısaca ekmek yerine geçerler. Diyet ürünler yenildiklerinde kilo verdirmez, sadece tokluk hissi yaratırlar. Örneğin, yarım paket diyet kepekli bisküvi bir ince dilim ekmeğe eşdeğerdir. Fazla tüketildiklerinde kilo yapabilirler.
Tatlandırıcı kullanımında bir sınırlama olması gerekli mi?
Tatlandırıcı kullanılarak içilen çay ile şekersiz içilen çay arasında kalori ve sağlığa yarar-zarar açısından bir fark var mı? Tatlandırıcı kullanımını ben pek önermiyorum. Çayı ve benzeri tüm içecekleri şekersiz içmek en sağlıklısı. Ama bazı kişiler ‘ben şekersiz yapamam’ derlerse, o zaman tatlandırıcı öneriyorum. Tatlandırıcı kullanımında tatlandırıcı maddenin türü çok önemlidir. Özellikle sakarin içeren tatlandırıcılar değil de, aspartam içeren tatlandırıcılar kullanılması önemlidir. Sizin formda kalma sırrınız ne? Nelere dikkat ediyorsunuz? Sağlıklı besleniyorum. Yani, kesinlikle öğün atlamıyorum, dengeli besleniyorum. Ara öğünlerde meyve tüketiyorum. Bol su içiyorum. Katkı maddesi içeren ve yağlı olan tüm yiyeceklerden uzak duruyorum.
ŞEKER (DİYABET) HASTALIĞI İÇİN ŞİFALI BİTKİ KÜRÜ
* 1 lt. sıcak suya 20g. Mersin yaprağı konup 5-10 dakika demlenir ve gün boyu içilir.
KOLESTEROL YÜKSEKLİĞİ
Türk Kardiyoloji Derneği’nin yaptığı araştırmalara göre ülkemizde 9 milyon kişinin kolesterol düzeyi sınır değerlerin üzerinde bulunuyor. Kalıtımsal olarak ülkemizde iyi kolesterol düzeyinin de düşük olması kalp hastalıkları açısından önemli bir risk yaratıyor.
Sağlık açısından kan kolesterol düzeyinin 200 mg/dl.’nin altında olması gerektiğine dikkat çekiliyor. Ancak kolesterol içeriği fazla olan gıdalarla beslenilmesi, şişmanlık, hareketsizlik, stres, tiroid bezinin az çalışması, şeker, böbrek yetmezliği gibi hastalıklar, hormon, idrar söktürücü ve bazı tansiyon ilaçları kolesterol düzeyini artırıyor.
Fazla miktarda et, yağlı yemek ve hamur işlerinin tüketilmesinin kolesterol düzeyini artıracağına dikkat çekiliyor. Kurban Bayramı gibi et tüketiminin arttığı günlerde, özellikle diyet yapması gereken kronik sağlık sorunları olan kişiler için ciddi sağlık sorunları oluşabilmektedir. Bu dönemde, etin hem taze hem de yağ oranının fazla olması sorunu büyütüyor. Diğer taraftan bayram ziyaretlerinde etin yanında kandaki kolesterol oranını etkileyen hamur işi tatlılar, çikolatalar ikram ediliyor. Bunlara hareket azlığı da eklenince sağlık sorunlarının ortaya çıkma ihtimali artıyor. Özellikle kalp-damar hastalığı olanlarda, şeker ve böbrek hastalarında, ayrıca kolesterol tedavisi görenlerde vücudun dengesi bozuluyor. Şeker, tansiyon, kalp ilacı kullanan kişilerin bayramda ilaçlarını aksatmamalarını öneriyoruz.
Fazla miktarda kalorili ve yağlı yiyeceklerin tüketilmesinin neden olabileceği sağlık sorunlarının dikkate alınarak diyetin kontrol edilmesi gerekiyor. Günlük tüketilen et, hem yağsız olmalı hem de miktarı azaltılmalıdır. Etin yanından diğer hazmı zor ve tatlılardan kaçınılmalı. Tansiyon ve kalp problemi olanlar bir kereden bir şey olmaz dememeli, tuzsuz ve yağsız et tercih etmelidirler. Sebze ve meyve yemeye özen gösterilmeli. Bol su içilmeli. Bu sayede et ve hamur işi gıdaların tüketilmesi de azaltılmış olur. Ayrıca sağlık durumu iyi olanları da düzenli yürüyüş yapmayı ihmal etmemeliler.
Kolesterolün yüksek olmasının sakıncaları kan kolesterol düzeyindeki artış damar sertliğine neden olan başlıca faktörlerden biri. Damar sertliği de kalp hastalıklarının oluşumuna zemin hazırlıyor. Kolesterolün 200mg/dl’nin üzerinde olduğu kişilerde diğer risk faktörlerinin de olması bu süreci hızlandırıyor. Kolesterol yüksekliğinin yanısıra sigara içimi, şişmanlık, diyabet, tiroid bezi yetersizliği varsa risk ciddi olarak artıyor. İyi kolesterol seviyesinin düşüklüğü; az spor ve az yürüyüş yapmak da tehlikeyi büyütüyor. Bu nedenle fazla kiloların verilmesini, düzenli egzersiz yapılmasını, kolesterol düzeyi yüksek yiyeceklerden uzak durulmasını öneriyoruz.
Kışın çorba için!
Bazal metabolizmanın değiştiği kış aylarında, vücut ısısının normale dönmesi için alınan yüksek enerjili gıdalar, aşırı kiloya neden oluyor. En iyisi çorba içmek!
Kış aylarında havaların soğuması, vücudun bazal metabolizması üzerinde olumsuz etki yapıyor. Soğuğa karşı ısısı değişmeye başlayan vücut, normal ısı düzeyine ulaşmak ve kendisini ayarlamak için, alınanın yanı sıra fazladan enerjiye ihtiyaç duyuyor.
Konya SSK Hastanesi Diyet Uzmanı Şirin Kayhan Eser, enerjiye ihtiyaç duyulması nedeniyle kişilerin yeme isteğinin arttığını ve enerji seviyesi yüksek olan karbonhidratlı yiyeceklere yöneldiğini söyledi.
Soğuk havalarda çok yemenin yanı sıra evden ya da çalışılan yerden dışarı fazla çıkılmadığını kaydeden Eser, bunun da hareketsizliğe neden olduğunu, yenilenlerin eritilmemesine ve kilo alınmasına yol açtığını bildirdi.
KIŞ MEVSİMİNDE EN AZ 5 KİLO
Bazal metabolizmanın değiştiği kış aylarında, vücut ısısının normale dönmesi için alınan yüksek enerjili gıdalar ve hareketsizlik nedeniyle çok sayıda kişinin kış dönemini en az 5 kilo fazlalığı ile kapattığını vurgulayan Eser, vücudun kilo alma alışkanlığı kazanması durumunda tehlikeli hastalıklara yakalanma riskinin artacağını ifade etti.
Aşırı kilonun tansiyon, şeker, damar tıkanıklığı ve kalp rahatsızlıkları gibi çok sayıda hastalığa yol açabileceğini, bu nedenle dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Eser, kış aylarında kilo almanın önüne geçebilmek için tok tutucu özelliği olan çorbanın her öğünde tüketilmesini önerdi.
Eser, hamurlu ve yağlı yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini de vurgulayarak, ”Akşamın geç saatlerinde yeme isteğine karşı iradeli davranılmalı, açlık, yiyecek yerine içeceklerle geçiştirilmelidir. Gün boyunca sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeli, hamur tatlılar yerine sütlü tatlılar tüketilmelidir” diye konuştu.
Eser, obezlerin sağlıklı yaşam sürebilmesi için fazla kilolarından kurtulmalarına yönelik diyet programları uyguladıklarını belirterek, ”Kış aylarındaki programlarımızda genelde başarılı olamıyoruz. Normalde hareketsiz olan ve yeme isteklerinin önüne geçemeyen obezler kış aylarında vermesi gereken kilo kadar daha kilo alıyor. Bu yüzden diyet uzmanları kendileri açısından oldukça zor geçen kış aylarını pek sevmezler” dedi.
*** ACİL KİLO VERMEK İSTEYENLERE ***
Kısa sürede oldukça kilo verdiren diyet bir süredir kadınların elinde mucizevi bir iksir gibi dolaşmakta. Kimi diyetisyenler bu diyetin çok kısa sürede kilo verdirmesini sakıncalı bulsa da Amerikan Kalp Vakfı acilen kilo vermeleri gereken kalp hastalarına bu diyeti öneriyor.
Ancak 35 yaş üstü kişilerin ve sağlık problemi olanların Amerikan Kalp Vakfı’nın diyeti yapmamaları gerektiği baştan belirtiliyor. 3 günde tam 4.5 kilo verebileceğiniz bu diyeti üçüncü günün sonuda bırakmalı ve tekrar etmek istiyorsanız en az bir hafta ara vermelisiniz.
1. Gün
Kahvaltı
Yarım greyfurt
1 dilim tost ekmeği
2 çorba kaşığı fıstık ezmesi
Şekersiz çay / kahve
Öğle
Yarım porsiyon ton balığı
1 dilim tost ekmeği
Şekersiz kahve/çay/soda
Akşam
2 dilim et
1 tabak yeşil fasülye
1 küçük elma
1 tabak vanilyalı dondurma (3 top)
2. Gün
Kahvaltı
1 yumurta
Yarım muz
1 dilim tost ekmeği
Şekersiz çay/kahve
Öğle
1 tabak lor peyniri
3 tuzlu kraker
Akşam
2 sosis
1 tabak brokoli veya karnıbahar
Yarım tabak havuç
Yarım muz
Yarım tabak vanilyalı dondurma (2 top)
3. Gün
Kahvaltı
5 tuzlu kraker
1 dilim cheddar peynir
1 küçük elma
Şekersiz kahve/çay
Öğle
1 katı yumurta
1 dilim tost ekmeği
Akşam
1 tabak ton balığı
1 tabak karnıbahar
Yarım kavun
Yarım tabak vanilyalı dondurma (2 top)
Bilinçsiz diyet verem yapıyor!
Son yıllarda verem hastalığında bir artış gözleniyor. Vereme yakalananlar arasında kilo vermek için diyet yapanların sayısı hiç küçümsenemeyecek kadar çok…
İzmir Veremle Savaş Derneği Genel Koordinat”rü Kudret Güzeloğlu, bilinçsiz diyet yapanların, vücut dirençleri düştüğü için vereme yakalanabildiklerini s”yledi.
Güzeloğlu, veremin geçmiş yıllarda fakir hastalığı olarak bilindiğini, 1940′lı yıllarda her 100 bin kişiden 258’sinin bu hastalıktan “ldüğünü, 1000 kişiden 60′ının ise vereme yakalandığını anlattı.
”Günümüzde verem hastalığı zengin, fakir dinlemiyor, sosyal seviyeye bakmıyor” diyen Kudret Güzeloğlu, İzmir’de işadamı düzeyinde, belli bir mesleği olan ve ekonomik sorunları olmayan çok sayıda kayıtlı verem hastası bulunduğunu bildirdi. Güzeloğlu, “zellikle ekonomik durumu iyi olan ve kilo alma korkusuyla diyet yapan kişilerin, vücut direncinin düşmesi sonucu bu hastalığa yakalanabildiğine işaret etti.
Türkiye’de her yıl 40 bin, İzmir’de bin 230 kayıtlı veremli hasta sayısı tespit edildiğini belirten Kudret Güzeloğlu, bu arada “zel doktora gittiği için dispanser kayıtlarında bulunmayan çok sayıda verem hastası bulunduğunu da bildirdi.
Kudret Güzeloğlu, 15 günden fazla uzun süren “ksürük, kilo kaybı, iştahsızlık, gece terlemeleri gibi “n belirtiler g”rüldüğünde, Verem Savaş Dispanserlerine başvurulmasını istedi.
SUYUN HAYATIMIZDAKİ YERİ VE SAĞLIK AÇISINDAN ÖNEMİ
Egzersiz yaparken nasıl beslenilmeli?
Egzersiz yapmadan önce ve egzersiz sonrasında nasıl beslenmek gerekiyor acaba? Her geçen gün yürüme, koşma, eğilme gibi temel ve doğal hareketlerimiz azalıyor. Günlük gereksinimlerimizi teknolojiyle karşılıyoruz. Merdiven yerine asansörü, yürüme yerine araç kullanmayı tercih ediyoruz. Gündüz işyerinde masa, akşam televizyon başında uzun zaman harcıyoruz.
Bu hayat tarzının sağlığımızı bozmasını engellemek için egzersiz yapmamız gerekiyor. Düzenli egzersiz şişmanlığı, glikoz intoleransını, hipertansiyonu, diyabeti, kalp ve damar hastalıkları riskini azaltıyor.
Egzersizin düzenli ve sürekli olması halinde olumlu etkileri görülüyor. Özellikle kilo verme diyetlerinde yağ yakışını hızlandırmak için egzersize başvuruluyor. Ancak egzersizin kişilerin yaşam tarzının bir parçası olması şart. Bunun için yaşam kalitesini artıracak ve yaşam boyu sürdürülebilecek egzersizler tercih edilmeli. Yani egzersizin belli bir hedefi olmalı.
Yağlar yavaş yakılır. Yağ yakılırken karbonhidrat ve proteine göre daha fazla oksijene ihtiyaç duyulur. Bu nedenle yağ yakılmasını sağlayan egzersizler tercih edilmeli. Aerobik egzersizler enerji kaybını hızlandırır ve çalışan kaslara bol miktarda oksijen gitmesini sağlar. Yağlar da gerekli oksijenin varlığında yanar. Yürüme, koşma, yüzme, bisiklete binme, kayak, dans aerobik egzersizlerdir.
Aerobik egzersiz kalbin atma sayısını artırır ve daha çok nefes almaya neden olur. Düzenli ve aerobik egzersizle kan hacmi artar, gerektiğinden daha fazla oksijen sağlanır, kan dolaşımı hızlanır, kaslar kandan daha fazla oksijen alabilme kapasitesini geliştirir. Böylece kas kaybına neden olmadan yağ yakımı sağlanır ve kilo verme desteklenir.
Egzersiz yaparken hızlı kilo kaybından kaçınmalı, yavaş kilo verme hedeflenmeli, diyette karbonhidrat değil yağ sınırlandırılmalı. Hızlı kilo verilirse yağ dokusu değil, su ve kas dokusu kayba uğrar.
Nelere dikkat edilmeli?
• Günde en az üç ana öğün tüketilmeli. Ana öğünlere iki-üç ara öğün eklenmeli.
• Egzersiz sırasında mutlaka sıvı alınmalı.
• Karbonhidratlar egzersiz sırasında temel enerji kaynağıdır. Bu nedenle karbonhidrat alımına dikkat edilmeli. Esmer ekmek gibi kompleks karbonhidratlar seçilmeli.
• Egzersiz öncesinde çok tok veya aç olunmamalı. Egzersizden çok kısa süre önce sıkı yemek yediyseniz baş ağrısı, hareketlerde ağırlaşma ve kramplarla karşılaşabilirsiniz.
• Egzersiz öncesinde protein, lif (posa) ve yağ açısından zengin bir yemek yediyseniz, egzersize başlamadan önce dört saat kadar beklemelisiniz. Eğer hafif bir yemek yediyseniz bekleme süresi iki saate kadar inebilir.
