Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken
İYİ Kİ DOĞDUN AŞKIM!
Dün eşimin yaşgünüydü.
Hayatında yeni bir başlangıç yapmak için sigarayı bırakmaya da karar verdi.
İnşallah başarılı olur da o aktif, bizler de pasif içici konumundan kurtuluruz .Her sabah ilk işim hava ne kadar soğuk olursa olsun bütün camları açmak ve kül tablalarını dökmek oluyordu bugün ilk defa dökecek bir kül tablası yoktu.Yine de alışkanlık bütün camları açtım.Dün eşime pasta yaptım .Hem yeni yaşını hem de sigarayı bırakma girişimini kutlamak için.Meyvalı ve yağsız bir kekti ama çok lezzetli olduğu için biraz kalın dilimler yemişiz.Bugün ablama da götürdüm o da çok beğendi.O da kilo vermeye çalışıyor ve haftada 3 gün spora gidiyor ama birbirimizi baltalamaya devam ediyoruz.Bakalım ne zaman ciddi ciddi kilo vermeye başlayacağız.Kendime bir hedef seçmeliyim önce.Mesela kurban bayramına kadar 5 kilo veya yılbaşı da olabilir.Geçen sene evlilik yıldönümünü seçmiştim.ama çok da başarılı olamadım tabii.Sonra hadi sevgililer günü olsun dedim.Ama havalar biraz ısınınca bir de bütün gün okulda ve ayakta olunca ister istemez kilo vermiştim.Bu sene de fitili bir ateşleyebilsem gerisi gelecek ama bir türlü olmuyor.Bir gün az yesem ertesi gün bişey çıkıyor fazla yiyorum.Ablamla iddaaya girdik sonunda ilk kilo verene diğeri istediği birşeyi alacak.Bakalım kim kazanacak iddaayı?
DİYET REÇETEM
Sık sık yazacağıma söz vermiştim ve sözümü tutmaya çalışıyorum.Diyetime tam olarak uyamamakla beraber yavaş yavaş bünyemi alıştırmaya çalışıyorum.>
Bugün yine üçkuyular pazarı vardı ve ben ablama gidecektim.Ablam sabah spora gideceğini ve istersem benim de gelebileceğimi söyledi ama pek canım istemedi.Ben daha sonra gittim ve beraber kahvaltı ettik.Sonra pazara indik tabii yürüyerek ama pazarda hemen yanımızdaki bir kadının cüzdanı çalınınca bütün keyfimiz kaçtı ve fazla gezmeden döndük.Bu arada 2 yastık kılıfı daha aldım.Ayrıca fıstık yeşili bir rende ve kızım ve kendime 2 body aldım.
Bugün eşimle nişanımızın yıldönümüydü ve tam teli elime alıp onu arayacaktım ki tel çaldı.Arayan eşimdi.Kullandığı arabaya geri geri giden bir otobüs çarpmış ama sadece maddi hasar varmış(Allahtan).Bütün keyfim kaçtı tabii.Eve gelince o sinirle tatlı birşeyler atıştırdım.Diyet gitti tabii.Sanırım ciddi olarak gelecek hafta başlayacağım.Hangi diyeti uygulayacağımı merak ediyorsanız daha önce uyguladığım (diyetisyenimin verdiği) menüyü sevmiştim, yine onu uygulamak istiyorum.Hatırlatmak için aşağıya tekrar yazıyorum.(Bu arada ablamlar geçen hafta yavru bir siyam kedisi almışlar o kadar tatlı ki anlatamam.Ama resimler pek hoş çıkmamış)
İşte daha önce de uygulayıp başarılı olduğum diyet reçetem:
Kahvaltı:
1 kepekli simit (veya 2 dilim kepekli ekmek)
1/2 domates ve salatalık
4 adet zeytin
20 gr. krem peynir(beyaz) veya 40 gr.yağsız beyaz peynir veya 20 gr. dil peyniri
1-2 bardak yeşil çay veya limonlu açık normal çay
arada:(açlık hissedilirse)
1 elma veya portakal
Öğlen:
90-100 gr. kadar yağsız kıymadan hazırlanmış köfte
(veya diyet ton balığı-1 küçük kutu+20 gr. light mayonez+domates,salatalık ve yeşil biberle hazırlanmış kepekli sandviç ekmeği içinde sandviç)
2 dilim kepekli tost ekmeği
domates-salatalık-biber
1 su bardağı diyet kola
arada:
meyva(yukardakinin aynı)
veya 1 light kakaolu kek vb.
çay veya az yağsız sütle hazırlanmış nescafe
akşam:
4 kaşık etli veya etsiz çok az yağla hazırlanmış sebze yemeği
2 kaşık pilav veya makarna veya kepek ekmeği
100 gr.yağsız yoğurt
gece:
meyva veya 1 bardak sahlep
Gün boyunca bol bol bitki çayı ve özel karışımlı su.Her gün en az 30-45 dk. hızlı yürüyüş, ilk ay 5-10 dk. kondisyon bisikleti
Özel karışımlı su:
1 lt. su içine 2 adet elma, kabuğu ile dilimlediğiniz 2 limon, 1 adet çubuk tarçın, 2 karanfil , 5 dk. kaynatıp gün boyunca süzerek içilecek.
KISACA(!) HAFTANIN ÖZETİ…
Canlarım ne kadar kızsanız haklısınız.Çarşamba günü eşim işe dönünce hemen yazılarıma döneceğime dair söz vermiştim ama anca cuma günü fırsat bulabiliyorum.Bu arada neler yaptığımı anlatayım da neden fırsat bulamadığımı anlayın.Çarşamba günü niyetim evde oturup evdeki işlerimi tamamlamak ve yazılarımı yazmaktı.Daha çayımı yeni demlemiştim ki ablam aradı ve Üçkuyulardaki Çarşamba pazarına gitmemizi önerdi.Biraz mırın kırından sonra hadi gideyim dedim.Neyse önce ablama gittim ordan kızımn okuluna uğradıktan sonra henüz dinlenemeden (buralara yürüyerek gitmiştim) hemen ablam ve bir arkadaş daha pazara yürüdük.Bir sürü ıvır zıvır aldım birden bire elim doldu.Sonra tekrar ablamın evine gitmeyi (yokuş yukarı yürüyecektik çünkü) gözüm yemedi ve oradan dolmuşa binip eve geldim.
Hemen aldıklarımı açıp (koltuklar için polar örtü de almıştım) evdekilere gelince süpriz olsun diye serdim.Kızıma da köpekli anahtarlık almıştım(Kendime de).Sonra yemek hazırlamaya durdum daha yemekleri yeni bitirmiş ortalığı topluyordum ki babası kızını alıp gelmiş.Servisle gelse bir saaat daha geç gelecekti.Sonra yemeğimizi yemiş çayımızı içiyorduk ki eltim eşimi aradı ve eşim araya gitti.Sonra bir baktım yeğenini alıp gelmiş.Kızımın da Türkçe yazılısı vardı bu arada ben ona soru hazırlamış onları çözdürüyordum.gün öylece geçti tek satır yazamadım tabii…Perşembe sabahı kızımı yolculadıktan sonra acele acele kahvaltıyı yapıp yeğenle birlikte ablamla buluşmak için Perşembe pazarının yolunu tuttuk.
Buradan otobüsle 45 dk kadar sürüyor.Merve(Eşimin yeğeninin adı) Hatay pazarına ilk kez geliyordu ve çok beğendi (Daha önce Kayseri’deydiler tayinleri buraya çıktı).İki gün üstüste pazara gelmek benim için biraz yorucuydu aslında ama kızcağız çok merak ediyordu.Kızıma ve oğluma eşortman takım , eve tül örtüler(Biri Barbie’liydi)kızıma toka, oğluma çorap,dün pazradan aldığım iki hint işi yastığa iki kardeş, renkli çamaşırlar vb. aldım.Merve de çok güzel bir eşortman altı aldı.Ablam fazla bir şey almadı.Bu arada 9 eylül’den bir sınıf arkadaşım arayarak okulu mahkemeye vermek istediklerini benim katılıp katılmayacağımı sordu.Pazardan sonra önce kızımın okuluna sonra da ablamın evine gittik.Orada mikrodalgada meyvalı kek denedim.Çok güzel oldu , sadece 9 dkda yumuşacık lezzetli bir kek oldu.Çayla birlikte yedik.Sonra eşim aradı bizi oradan çünkü yürüyecek hiç halim kalmamaıştı.Eve gelip apar topar yemek hazırladım ve kızımın matematik yazılısı için soru hazırladım.bugün sabah kalktığım zman hafif bir kırıklığım vardı ve banyo yapıp biraz uzandım.Yataktan kalkmayı bir türlü canım istemedi ama sonunda kalkıp yemeğimi pişirken bir taraftan da yazımı yazayım dedim.
Bu arada geçen sene öğretmenlik yaptığım okuldaki öğretmen arkadaşlardan biri beni aradı.Başka bir yerde işe girmiş ve diyetisyen olarak birinin fikirlerine ihtiyacı varmış.Ben yardımcı olabilirmiyim diye sordu.Sonra da telefonu patronuna verdi.Kadın şu anda kaç kilosunuz diye sordu ilk olarak söylemeye utandım.Kaç kilo kaybettiğimi sordu buraya gelin görüşelim dedi.Teli kapattıktan sonra uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yapıp gidip tartıldım.Sonuç hüsran tabii.Pazartesinden itibaren diyete yeniden başlıyorum inşallah neler yediğimi buralara yazmaya çalışacağım.Kaç kilo olduğumu da o gün açıklayacağım.Desteklerinizi bekliyorum.
GÜÇLÜ VE SAĞLIKLI SAÇLAR İÇİN
ŞİFA VEREN BİTKİ ÇAYLARI
Kış aylarının vazgeçilmez içeceği şüpesizki çaydır.
Isırgan: Isırgan, birçok rahatsızlığa iyi gelen ve sonbahardan ilkbaharın sonuna kadar bahçelerde bol miktarda yetişen bir ottur. Özellikle metabolizma rahatsızlıklarına, mide, bağırsak, böbrek, romatizma ve gut hastalıklarına iyi gelir. Ayrıca nefrit, sarılık, idrar yolları taşları ve özellikle kansere karşı günde 3-4 fincan ısırganotu çayı çok yararlıdır. Isırgan çayını hazırlamak için kişi başına bir tatlı kaşığı kuru veya bir avuç taze ısırganotu yeterlidir.
Zencefil: Ayurveda ve Çin Tıbbında 5 bin yıldır kullanılan zencefil, ısıtıcı bir ottur. Özellikle metabolizma rahatsızlıklarında temizleyici, düzenleyici ve canlandırıcı bir etkiye sahip. Ayrıca faranjitte, ishal, gaz gibi durumlarda, kan dolaşımını artırmak için, kas hastalıklarında ve romatizmal ağrılarda kullanılıyor. Soğuk algınlıklarında çayını içebilir, öksürük için zencefil-zerdeçal-bal karışımını sabah ve akşam aç karnına şurup niyetine kullanabilirsiniz. Zencefil canlandırıcı olduğu için akciğerleri temizler, gazı önler ve terlemeyi artırarak cildin de temizlenmesini sağlar.
Adaçayı: Antibiyotik ilaç görevi gören adaçayı diş eti rahatsızlıklarında ve boğaz ağrılarında çok yararlıdır. Sinir bozukluğu, baş dönmesi, titremeye iyi gelir ve menopoz döneminde karşılaşılan terlemeyi durdurur. Ayrıca dolaşım sistemi hastalıklarında, tansiyon düşüklüğünde, sindirim sistemi bozukluklarında, psikolojik rahatsızlıklarda, halsizlikte, sinir hastalıklarında da kullanılır. Özellikle boğaz ve ağız içi iltihaplarında günde birkaç defa adaçayıyla hazırlanıp soğutulmuş çayla gargara yapın, iyi geldiğini göreceksiniz.
sinameki :Memleketimizde çok kullanılan müshil ilâcıdır. Kolit ve spastik kabızlıkta kullanılmaz.
Elma: Elma, besin değeri dışında nefes darlığı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur, lifli olduğu için bağırsakları temizler, karaciğerinden şikayet edenler, romatizmalılar ve hatta şeker hastaları bile elmadan faydalanabilirler. Elma yatıştırıcı, uyku vericidir, başağrılarına iyi gelir. Taze elma suyu cilde sürüldüğünde dokuları sağlamlaştırır ve teni güzelleştirir. İlkbaharda toplanan elma çiçekleri kurutularak sonbahar ve kış aylarında kaynatılır ve göğse ve öksürüğe iyi gelecek bir şurup elde edilir. Kurutulmuş elma parçalarından çay yapabileceğiniz gibi kabuğuyla küçük parçalara böldüğünüz elmaları kaynatarak içine isterseniz limon ve portakal koyarak çay olarak tüketebilirsiniz.
Melissa :Yapraklar yatıştırıcı, mîdevî, gaz söktürücü, terletici ve antiseptik etkilere sâhiptir. Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir. Hafıza zayıflığına faydalıdır. Baş dönmesi ve kulak çınlaması gibi şikayetleri keser. Hazımsızlık, baş ağrısı ve migrende de faydalıdır. Daha çok çay hâlinde kullanılır
Zayıflama Tedavisi
Günümüzün hızla yayılan hastalıkları arasında yer alan obezite (şişmanlık) her yaştan bireyler için ciddi bir sağlık problemidir. Araştırmalar gösteriyor ki şişmanlık, istemek ya da kendine hakim olamamak kadar basit bir sorun değildir. Nedeni tam olarak kesinleşmese de genetik, metabolik, biyokimyasal, kültürel ve psikososyal faktörlerin sebep olduğu bir hastalıktır. Bazı kişiler kilolu ya da şişman olmaya herkesten biraz daha fazla eğilimlidir.
Çünkü hemen kilo almaya genetik ve biyolojik olarak yatkınlıkları vardır. Ancak ülkemizde ve dünyada obezitenin son 20-30 yılda hızla artmasının sebebi genetikten çok yaşam tarzı değişikliği ve beslenme alışkanlığımızla daha fazla ilgilidir.
Denge sağlıklı yaşam kliniğine gelen fazla kilolu hastaların, önce muayene ve tahlilleri yapılarak fazla kilolarının sebebi araştırılır. Daha sonra doktor, diyetisyen, psikolog ve spor eğitmeni tarafından kişiye özel bir tedavi programı hazırlanarak hastanın bu kilolardan kurtulması sağlanır.
Obezite nedir?
Obezite ya da halk arasında bilinen adıyla şişmanlık,vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.
Obezite nasıl ölçülür?
Obezite için en yaygın kullanılan ölçüm, beden (vücut) kitle indeksi (BKİ=VKİ) ya da İngilizce adıyla “Body Mass Index” (BMİ) ve bel çevresi ölçümüdür.
BMI değeri ve anlamı
BMİ, vücut ağırlığının (kg), boyun karesine (m2) bölünmesi ile hesaplanır. Bu değer yaş ve cinsiyetten bağımsızdır. Bununla beraber, BMİ çocuklarda, hamile kadınlarda ve çok adaleli kişilerde doğru sonuç vermeyebilir, bu nedenle bu kişilerde kullanılması uygun değildir.
BMI nasıl hesaplanır?
Örneğin ağırlığınız 75 kg, boyunuz ise 1.60 m’dir. Buna göre BMİ değeriniz:BMI değeri18.5 kg/m2’nin altında olanlar; zayıf
18.5-24.9 kg/m2 arasında olanlar; normal kilolu
25-29.9 kg/m2 arasında olanlar; fazla kilolu
30-39.9 kg/m2 arasında olanlar; obez /şişman)
40 kg/m2’nin üzerinde olanlar;
ileri derecede obez olarak tanımlanmaktadır.
Bel çevresi ölçümü ve anlamı
Vücutta toplam yağ miktarı önemli olmakla beraber, yağın nerede biriktiği daha önemlidir. Karın çevresinde yağ birikimi, iç organlardaki yağlanmayı gösterdiğinden kalça ve vücudun diğer bölgelerindeki yağ birikimlerinden daha fazla sağlık risklerine neden olur.Bel çevresi ile sağlık riski arasındaki ilişki
Artmış risk
Yüksek risk
Erkek
94 cm
102 cm
Kadın
80 cm
88 cm
Obezitenin sebepleri nelerdir?
Araştırmalar göstermektedir ki şişmanlık; istemek ya da kendine hakim olamamak kadar basit bir problem değildir. Sebebi tam olarak kesinleşmese de genetik, metabolik, biyokimyasal, kültürel ve psiko sosyal faktörlerin sebep olduğu bir hastalıktır. Bazı bireyler kilolu ya da şişman olmaya meyillidir. Çünkü hemen kilo almaya genetik ve biyolojik yatkınlıkları vardır.
Ancak ülkemizde ve dünyada obezitenin son 20-30 yılda çok hızlı artmasının sebebi genetikten çok yaşam tarzı değişikliği ve beslenme alışkanlığımızla daha fazla ilgilidir.
Günlük kalori ihtiyacımız nasıl hesaplanır?
Günlük kalori gereksinimimiz şu formülle hesaplanır:Erkekler için kg x 30 – Kadınlar için kg x 25.Diyelim ki 80 kg olan bir erkeğin günlük kalori gereksinimi 80 x 30 = 2400 kcal.
Kadınlar için 80 x 25 = 2000 kcal’dır.Bu kcal kadar kalori alan bireyler kilolarını korur. Daha az kalori aldıklarında zayıflar, daha çok kalori aldıklarında şişmanlarlar. Normal kalori aldıklarında fiziksel aktivite yapıp daha fazla enerji harcarlarsa zayıflarlar.
Obezite risk faktörleri nelerdir?
Yeme Alışkanlığı: çok yemek, fast-food yemekler, yağlı, kızartmalı, soslu yemekler, cips, çekirdek gibi çerezler ve tatlılarHareketsiz Yaşam: normal kalori alınsa dahi bu kaloriler yakılmazsa şişmanlık oluşur. Günde 5 saat veya daha fazla TV seyredenlerde obezite gelişme riski günde 2 saat veya altında seyredenlere oranla 5 kat daha fazladır.Genetik: Eğer kilo problemleri olan bir aileden geliyorsanız sizinde kilolu olma ihtimaliniz %25-30 daha fazladırPsikolojik faktörler: Bazı insanlar mutsuz, stresli ve sıkıntılı olduklarında aşırı yemek yeme eğilimde olurlar. Katı diyetler sonrası da kişilerde aşırı yemek yeme isteği gözlenir.Yaş: Yaş ilerledikçe metabolizma hızı ve kas kütlesi azaldığından ilerleyen yaşlarda insanlar kilo almaya meyilli olurlar.Cins: Erkeklerde kas kütlesi kadınlara göre daha fazladır. Erkekler istirahat halinde bile kadınlardan %20 fazla kalori harcarlar. Bu sebepten dolayı kadınlarda obezite riski daha yüksektir.Hamilelik: her hamilelikte kadınlar kilo alırlar. Bu kilolar doğumdan sonra kalıcı hale gelebilir.İlaçlar: kortikostreoidler ve trisilik antidepresan gibi bazı ilaçlar kilo almaya sebep olabilirler.Bazı Hastalıklar: hipotiroidi, cushing gibi bazı hastalıklar kilo aldırabilirler.
İdeal Kilo nedir?
İdeal kilo yoktur. Herkesin duygusal ve sosyal gereksinimlerine yanıt veren sağlığı için uygun olan ulaşılabilir kilosu vardır.
Obezitenin sebep olduğu fiziksel ve psikolojik problemler nelerdir?
Kalp hastalıkları (angina, kalp krizi v.b.)
Tip 2 diyabet (şeker hastalığı)
Hipertansiyon
İnme(felç)
Çeşitli kanserler (rahim, meme, prostat)
Kanda yağ ve kolestrol artması
Safrakesesi hastalıkları ve taşı
Uyku apnesi ve diğer solunum problemleri
Azalmış fertilite, adet düzensizlikleri
Osteoartrit (eklemlerde kireçlenme)
Tüm nedenlerle ölüm riskinde artış
Duygusal stres
Toplumsal dışlanma
Sosyal takıntı, saplantı
Yüzde 5-10 oranında kilo kaybının yararları nelerdir?
Aşırı kiloya bağlı hastalık riskini azaltır.
Kan basıncını düşürür.
Diyabetiniz varsa kan glikoz düzeyinizi indirir.
Kolestrol ve trigliserid seviyesini aşağı çeker.
Diğer hastalıklara bağlı ölüm riskini azaltır.
Kendinizi iyi hissetmenizi ve iyi görünmenizi sağlar
Kilo verebildiğinizi ve kilonuzu koruyabildiğinizi gösterir.
Nasıl sağlıklı kilo verebilirim?
Doğal ve bilimsel yöntemlerle kilo vermenin, kilonuzu korumanın yolu yaşama biçiminizi değiştirmekten geçer. Hayat tarzınızda ve beslenme alışkanlıklarınızda yapacağınız kalıcı değişiklikler hiç de zor değildir. Yüzlerce diyet, kilo verme programı, pek çok yöntem hızlı ve kolay kilo vermeyi vaat eder. Bu yöntemleri kullanan kişiler kısa zamanda anlamlı oranda kilo kaybedebilirler fakat en kısa zamanda verdikleri kilonun daha fazlasını geri almaya başlarlar. Anlamlı oranda kilo verip bunu korumak için hayat tarzınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı kalıcı şekilde değiştirmeniz gerekir. Doğal olan yollardan şaşmamalı, FDA tarafından onaylanmamış hiçbir ilacı ve ürünü kullanmamalısınız.
Sağlıklı ve kalıcı kilo vermek için;
-Anlaşma yapın
Sağlıklı kilonuza ulaşmak ve bunu korumak yaşam boyu anlaşma ve konsantrasyon, zaman ve efor gerektirir. Kalıcı değişikliklere ve bunları doğru sebepler için yapmaya hazır olduğunuzdan emin olun.Kimse size dışardan kilo verdiremez. Aslında dışardan özellikle yakınlarınız tarafından yapılan baskılar sonucu durum daha da kötüleşebilir. Kendinize iyilik etmek için diyet ve egzersizi sizin istemeniz gerekir.Kilo ile ilgili yaşam tarzı değişikliklerini yapmayı planlarken, önce hayatınızdaki mevcut diğer problemleri çözmeye çalışın. Alışkanlıklarınızı değiştirmek, belirgin zihinsel ve fiziksel enerji gerektirir.Onun için hayatınızda evliliğiniz ya da para durumu ile ilgili başka büyük problemler olmadığından emin olun. Zamanlama başarının anahtarıdır. Hayatınızda ciddi kilo vermek için mücadele verebilecek bir noktada olmalısınız.Aklınızdan çıkarmayın ki ne kadar hazır olursanız olun kaçınmanız gereken yiyecekler yiyebilir ve aşırıya kaçabilirsiniz. Vazgeçip başa dönmek yerine bunun olup bittiğini kabul edin ve diyetinize devam edin. Mükemmel olmayı değil daha enerjik ve sağlıklı olmayı hedefleyin. Hiçbir zaman vazgeçmeyin. Egzersiz yapmak için zaman bulamama gibi bahaneleri bırakıp nasıl daha fazla egzersiz yapabilirim diye düşünün. (merdivenleri yürüyerek çıkmak ya da otomobilinizi uzağa park etmek gibi.
-Başkalarından destek alın
Sonuçta, sadece siz kendiniz kilo verme konusunda kendinize yardım edebilirsiniz. O zaman kendi davranışlarınızın sorumluluğunu almalısınız. Fakat bu her şeyi tek başınıza yapmanız anlamına gelmez. Arkadaş veya ailenizden destek alın.Sizin için en iyisini istediklerini bildiğiniz ve sizi cesaretlendirecek kişileri seçin. Sizi destekleyen kişiler sizin duygu ve düşüncelerinizi dinleyebilmeli. Sizi cesaretlendirmeli ve hatta sizle egzersiz yapmak için zaman ayırabilmeli, daha sağlıklı bir yaşam için önceliklerinizi paylaşmalı. İdeal destekleyici kişi kilo verme programına da katılan kişidir. Bazı kişiler diyetisyen veya kişisel çalıştırıcı gibi profesyonel destekte, bazıları da kilo verme organizasyonlarındaki grup desteğinden fayda görür. Bir gruba katılıyorsanız oradan kazancınız sizin verdiğinizle doğru orantılıdır. Aktif olarak katılmanız halinde destek, cesaret, yalnız olmadığınızı hissetme ve özel kaygılarınıza yardımcı öneriler gibi grubun potansiyel ödüllerinden faydalanırsınız.
-Gerçekçi bir hedef belirleyin
Yeme ve egzersiz planınızdan ne beklediğinizi düşünürken gerçekçi olun. Sağlıklı kilo verme yavaş ve istikrarlı olur. Haftada 1-2 kilo vermeye çalışın. Daha hızlı kilo vermek demek yağ yerine su veya kas dokusundan kaybetmek demektir. 6 ayda mevcut kilonuzun % 10 u hedeflenmelidir. Sonraki 3 ay içinde bu kiloyu korumalı bir problem yaşanmıyorsa 2. hedef belirlenmelidir.20 kg vermek gibi sonuca yönelik amaçlar yerine az yemek ve egzersiz yapmak gibi uygulamaya yönelik hedefler belirleyin. Alışkanlıklarınızı değiştirmek kilo vermenin anahtarıdır. Hedeflerinizin gerçekçi, size özel ve ölçülebilir olduğundan emin olun. Haftanın 5 günü günde yarım saat yürümek gibi. Geçmişteki kilo verme çabalarınızdan farklı olarak, alışkanlıklarınızı dereceli olarak değiştiren bir strateji belirleyin. Kesin bir başlama tarihi belirleyin. Nerede ve ne sıklıkla egzersiz yapacağınızı planlayın. Bol su, meyve ve sebze, hububat ve balık içeren gerçekçi bir yeme planı hazırlayın. Bir defter tutun ve bu deftere yaptığınız ve yediğiniz her şeyi not alın. Olası engeller bulun ve bunlarla başa çıkma yöntemleri geliştirin.
-Sağlıklı besinlerden zevk almayı öğrenin
Zayıflama çayları, diyet hapları, popüler diyetler ve garip bileşimler uzun dönemli kilo kontrolü ve sağlıklı bir yaşam için çözüm değildir.Onun yerine nasıl çok çeşitli sağlıklı besinler yiyebileceğinizi öğrenin.Sizin için sağlıklı bir kiloyu amaçlayan yeni bir yeme stili, alınan toplam kalorinin azaltılması hedeflenmelidir. Fakat kalorileri eksiltmek yemekten alınan tadı, tatmini ve yemek hazırlama süresini azaltmak demek değildir. Aldığınız kaloriyi azaltmanın yolu bitki ağırlıklı beslenmedir. Meyve sebze ve hububat gibi. Hedefinize ulaşırken damak tadından ve beslenmeden ödün vermemek için çeşitlilik yaratın. Yağı eksiltme üzerine uğraşırsanız kalorileri azaltmak daha kolay olur. Yukarıda belirttiğimiz formül ile günlük kalori ihtiyacınızı hesaplayın. Toplam kalori üzerinden %15-20 az kalori almak 6 ayda sizi anlamlı derecede zayıflatır. Çok düşük kalorili diyetler sağlıklı bir uzun dönem stratejisi olamazlar. Kadınlar için günde 1200 kalori, erkekler için ise 1400 kaloriden azı genellikle önerilmez. Aldığınız kalori çok düşükse sağlık için alınan tüm besinleri almama riski doğar. Herhangi bir kilo verme programına başlamadan önce en iyisi bir uzmana danışmaktır. Uzman bireysel ihtiyaçlarınıza dayanarak sağlıklı ve güvenli yiyecek seçeneklerini belirlemek için size yardımcı olacaktır.
-Aktif olun ve aktif kalın
Tek başına diyet yapmak size kilo verdirebilir. Günlük diyetinizden 250 kalori kısmak sizin ayda 1 kg vermenizi sağlar. 8000 kalori 1 kg a eşittir. Buna haftada 30 dak. Yürüyüş eklerseniz kilo verme oranınız 2 katına çıkar. Bununla birlikte egzersizin başka birçok faydası vardır. Ne kadar kalori yaktığınız aktivitenizin sıklığına süresine ve yoğunluğuna bağlıdır. Kilo vermenin en iyi yollarından biri haftanın 3 veya daha fazla gününde 30 dakikadan fazla süreli aerobik egzersiz, koşma, bisiklet gibi egzersizler yapmaktır. Ağır kaldırma v.b. gibi egzersizler yaşlanmayla birlikte gelen kas kaybını önlemeye yardımcı olur. Kas dokusu daha fazla kalori yaktığı için kas kütlesi sağlıklı kiloya ulaşmada çok önemlidir. Ne kadar fazla yağsız kas kütleniz varsa o kadar fazla kalori yakabilirsiniz demektir. Egzersize yavaş yavaş başlayıp dereceli olarak süresini ve yoğunluğunu arttırın. Ürüme, yüzme, bisiklet ve koşama ideal seçeneklerdir. Ayrıca yalnız mı yoksa başkalarıyla mı egzersiz yapacağınıza karar verin. Genelde bir arkadaş bulmak sizi programa bağlı kalmaya teşvik eder. Düzenli ve programlı bir aerobik yağ kaybetmede en iyi olsa da her türlü ekstra hareket kalori yakmanıza yardımcı olur. Yaşam tarzı aktiviteleri günümüz içerisine daha kolay uyarlanabilir. Gün içerisinde fiziksel aktivitelerinizi arttıracak yollar düşünün.
-Yaşam tarzınızı değiştirin
Birçok hafta ya da birkaç ay sağlıklı besinler yemek ya da egzersiz yapmak yeterli değildir. Bu davranışlarınızı hayatınızın geneline uyarlamanız gerekir. Bunun için öncelikle kilolu olmanıza sebep olan davranışlarınızı değiştirmelisiniz. Yaşam tarzı değişiklikleri, yeme alışkanlıkları ve günlük rutininizi dürüst olarak gözden geçirmekle başlayın. Yeme alışkanlıklarınızı değiştirmek için kendinize hangi psikolojik şartlar altında yeme isteğinizin tetiklendiğini sorun (sıkıntı, depresyon, stress, toplumsal baskı) yeme tarzınıza, alışveriş yapma alışkanlıklarınıza dikkat edin. Sizi tetikleyen durumları tespit edip onları ortadan kaldırmaya çalışın. En azından fazla etkilenmemeye gayret edin. Kilo verme konusunda kişisel hedeflerinizi belirledikten sonra geçmişinizde bu çabalarınızı sabote eden etkenleri gözden geçirin ve aynı tuzaklara düşmemeye çalışın. Başlangıçta engellerle karşılaşabilirsiniz. Ama tamamen vazgeçmek yerine tekrar deneme yoluna gidin. Unutmayın hayatınızı değiştirmeyi planlıyorsunuz ve bu bir anda olmaz. Sağlıklı yaşam tarzınıza uyduğunuz takdirde sonuç almanız kaçınılmazdır.
Fiziksel Aktivite sağlığını nasıl etkiler?
Aktif yaşam tarzı her insan için faydalıdır. Aşağıda bu yaralardan bazılarını göreceksiniz:
1. Kalp hastalığı ya da felç nedeniyle gelen ölüm riskini azaltır.
2. Kalp, hipertansiyon, kalınbağırsak kanseri ve diyabet oluşumu riskini azaltır.
3. Yüksek tansiyonu düşürür.
4. Kemik, kas ve eklemlerimizi sağlamlaştırır. Dolayısıyla Osteoporozu (kemik erimesi) önler.
5. Depresyonu önler ve mutlu olmanızı sağlar.
6. Stresle en iyi başa çıkma yoludur.
7. Kilonuzun kontrol altında tutulmasını sağlar.
8. Kemikleri güçlendirdiğinden ileriki yaşlarda yaşanan düşme ve kemik kırılması riskini azaltır.
9. Meme kanseri riskini azaltır.
10. Eklem şişlikleri ve artrite bağlı diğer rahatsızlıkları önler.
11. Size enerji verir ve gün içinde canlı hissetmenizi sağlar.
12. Daha iyi ve kaliteli bir uyku uyumanıza sebep olur.
13. Kesinlikle daha fit ve güzel görünmenizi sağlar.
Obezitenin İlaçla Tedavisi:
Obezite tedavisinde etkinliği kanıtlanmış FDA tarafından onaylanmış 2 ilaç vardır :
Sibutramin (Reductil)
Bazal metabolizmayı attırır, iştahı azaltır. Ağız kuruluğu ve kabızlık yapabilir. Koroner arter hastalığı ve hipertansiyonu olanlarda tavsiye edilmez. Orlistat (Xenical)
Bağırsaklardan yağ emilimini eksilterek alınan kalori miktarını azaltır. Sistematik emilimi yoktur. Karın ağrısı, gaz ve ishal yapabilir.
Diyet mevsimi ya da Diyetsiz Kalıcı Zayıflama
Diyet mevsimi açılıyor…
Bazılarınız ne zaman kapanmıştı ki diye düşünse de önümüzdeki günlerde gelişmelerin hızlanacağınızdan hiç kuşkunuz olmasın.
Kolay değil, bahar kapımızda ve bahar demek yazın gelişi demek. Fazla gecikmez, gazetelerde, dergilerde, televizyon ve radyo kanallarında, İnternet sitelerinde hummalı bir faaliyet başlar!
Bakın, neler olacak???
Sayfalar, ekranlar yine… her yıl olduğu gibi dolup taşacak “şunu ye, bunu yeme!”, “şöyle ye, böyle yeme” öğütleriyle ve tabii ortalık diyetçilerin pek bir bilimsel açıklamalarından geçilmez olacak ve her zaman olduğu gibi, reklam kapıları sonuna dek açılacak…
En çok zayıflatan, en güvenli, en sağlıklı zayıflama diyetlerini sayfalarına taşıyan gazete ve dergiler günler öncesinden başlayarak bu mühim olayı davul zurnayla duyururken, tiraj artırma garantisinin zevkini iliklerine dek yaşayacak…
Tv’ler harıl harıl güvenilir ve karizmatik diyetçilerin peşlerine düşerek rating sağlamlaştırma ve diğerlerinden geri kalmama yarışına kalkışacak…
Tabii bir yandan da mevsimi önceleyip falanca diyetçinin “harika zayıflama programıyla” kilolarını herkesten önce verme uyanıklığındaki starlar “takılın peşime sizi de zayıflatıvereyim ayol” derken sayfa ve ekranların baş köşelerine kuruluvermenin tadından yenmez zevkini doyasıya sürecekler…
Zayıflama ürün ve ilaçları, yasakmış şuymuş buymuş demeden, açıktan ve gizliden, alenen ve sinsice pazarlanacak…
Spor salonları cicili bicili zayıflama programı afişlerini yeni sezon için yenilerken hafta sayısını 1 azaltıp garantili verilen kilo sayısını 3 artıracak…
Atkins diyeti, Montignac diyeti, Zone diyeti, Miami Beach diyeti ve isimlerini saymaya satırlar yetmez yüzlerce zayıflama diyeti, cilalanmış yeni sürümleri ile “tut elimi, kır kaşığımı” heveslilerinin beğenilerine bir kez daha sunulurken, mega ötesi starlaştırılmış beslenme uzmanlarımız ve bilcümle diyetçilerimiz özel hastanelerinin promosyon bütçelerini zorlayarak mucize zayıflatan iğneleri, sırrını bir tek kendilerinin bildiği organizmayı hiç sarsmadan zayıflatıveren bitki karışımları ile, kuşkunuz olmasın, kendilerini hiç özletmeyecekler…
Ayurvedacısı, akupunkturcusu, “davul tozu-minare gölgesi ile zayıflatırımcısı”, yağ oranını gösteren teknoloji harikası tartının ya da yağ eriten makinenin pzarlayıcısı, “yağ alınır hanııım”cısı, hipnozcusu, telkincisi, NLPcisi, 1 haftada kilo verdireni, detoksçusu, anti-aging’çisi (tekrar… daha önce hiçbir şey olmamışcasına) sökün edecekler…
Her sene olduğu gibi göz gözü görmeyecek… sabah ak diyenin öğleden sonra kara dediği, zayıflamasının reklamını yapan starların senelerdir emme basma tulumba gibi aynı oyunu oynadıkları, diyetçilerin her birinin yine yeni bir zayıflama programıyla sahneye çıkmayı başarırken kimsenin kendilerine “n’oldu yahu senin geçen yılki çok sağlıklı ve çok zayıflatan reçetelerine” diye sormayacağından emin olarak sallamaya ve dönmeye devam ettikleri, diyet reçeteleri peşinde koşarken harcadıkları kalorilerin çok daha fazlasını “kontrol kayıpları” ile depolayan gazetecilerin yıldan yıla tombullaşmakta olup başlarına sürecek merhemleri olmasa da senenin flaş diyetini yayınlamaktan hiç de gocunmadıkları… filan gibi ayrıntılar “bikinim beni bekler” heyecanında unutuluverecek…
Diyetzedeler, bir kez daha kısa sürede fazlasıyla geri gelecek kilolarını (bunun hep böyle olduğunu unutarak) bir an önce verme telaşıyla, doğru diyeti, doğru yöntemi bulmaya çalışırken helak olacaklar ve psikolojilerine, aile yaşamlarına, sosyal hayatlarına yeni ve ağır darbeler indirecekler, bedensel sağlıklarını diyetlerle zayıflama umutları ile bir defa daha bozacaklar…
incelme heveslerinin büyüsüne kapılan gençler, “bunca insan diyorsa doğrudur herhalde” kanısıyla kendilerini kısıtlama tuzaklarında bulup, gözlerine fazla gelmeye başlayan birkaç kilodan kurtulmaya çalışırken, başlarına belki de ömürleri boyunca bela olacak diyet belaları saracaklar…
Çarklar eskisinden daha hızlı ve daha etkin dönecek, paralar kazanılacak, kazanılan paralarla yatırımlar yapılacak… yağ pazarı daha da genişleyecek, daha da verimli hale gelecek…
Varsın diyetlerle verilen kilolar fazlasıyla geri geliyormuş, önlem alın dendikçe obezite salgını azgınlaşıyormuş, bulimia ve anoreksiya cehennemlerinde çile çeken gençlerin sayısı hiç durmadan artıyormuş… kim takar? Önemli olan, bilimsel kilo vermektir, değil mi? Verirken bilimsel… kilolar geri gelirken cesur yürekli diyetçilerin hiçbiri ortada yok!
Peki, biz ne yapacağız?
Biz yine, dilimizin döndüğü, kalemimizin yettiğince…
Zayıflama diyetleri ile verilen kiloların kaçınılmaz olarak ve artarak geri geldiğini…
Seçilen yöntem ne olursa olsun enerji kısıtlamaları ile kilo sorunlarına çözüm bulma girişimlerinin hem umutsuz bir heves hem de ruhsal ve bedensel ağır zararlara gebe olduğunu…
Kilo sorunlarının ancak diyetsiz, kısıtlamasız çözülebileceğini ve insan organizmasının bu hedefe ulaşabilmek için gerekli tüm yeteneklerle donatılmış olduğunu… söylemeye devam edeceğiz.
Sesimize kulak verenlere, gün geçtikçe daha çok sayıda insan tarafından uygulanmakta ve sevindirici, güven verici sonuçlar vermekte olan Diyetsiz Kalıcı Zayıflama’nın tüm ayrıntılarını, elimizden gelen tüm açıklıkla anlattığımız, Zayıflama Diyetlerinin Kara Kitabı, Zayıflamak ve Şişmanlamıyorum adlı yapıtlarımızın tanesi 5,95 YTL fiyatla kitapçılarda ve İnternet kitap sitelerinde bulunabildiğini anımsatacağız ve bu kitapları okuyup, örneğin Diyet Kardeşliği sitesi gibi forumlarda birbirleri ile yardımlaşarak zayıflamaya, iyileşmeye çalışanlara gücümüz olduğunca destek olmaya gayret edeceğiz.
Zayıflama Diyetleri Çöpe!
EPH200 sözcüğü neler gizleyebilir?
Aşağıdaki satırlarla karşılaştığımızda, tahmin edebileceğiniz gibi ilgimizi çekmemesi mümkün değildi. Okurlarımızın sıklıkla akıllarına takılan bazı soruların yanıtları oluşturma fırsatı da böylelikle elimize geçmiş oldu.
“% 100 doğal EPH200 ile diyet/egzersiz yapmadan kilo vermek artık mümkün!!!”
EPH200… hiç de kulağımıza yabancı gelmiyor, EPH… iyi ama satış sitesindeki tanıtımların ağır ısrarlarına bakarsanız, bu üründe efedrin (ephedrine) yokmuş!
İyisi mi, biz önce açıklanan “7 mucizevi bitkiye” biraz daha yakından bakalım.
Hoodia gordoni: günümüzün gözde bitkisi! Onsuz zayıflama ürünü düşünmek olası değil… bu bitkiye geri döneceğiz.
Gymnema sylvestre: ensülin üretimini kamçıladığı ve kolesterol-trigliserit düzeylerini düşürdüğü rivayet olunur.
Garcinia cambogia: hidroksi sitrik asit (AHC) içeriği yağların organizmada depolanmasını engeller… miş. (Bu son iki bitkinin varsayılan etkileri üzerine herhangi bir bilimsel araştırma olmadığı için “miş” li konuşmak gerekir düşüncesindeyiz).
Yerba mate (Ilex paraguariensis), Guarana (paulinia cupana) ürünün içeriğinde ilan edilen ve uyaran etkileri bilinen, her ikisi de kafein içeren bitkiler!
Yeşil çayın bu üründe yer alması da, kanser tedavisinde kendisine atfedilen (bakınız FDA’nın bu konudaki uyarısı… İngilizce) birtakım asılsız ve kontrol edilmemiş özelliklerinden ziyade, kuşkusuz içerdiği kafeinden ötürü.
Yedinci bitki ise… diğerleri gibi mucize bitki olarak anons ediliyor tabii… aksöğüt kabuğu (salix alba). ®Aspirin’in atası ayılabilir, yani etkileri ateş düşürmek, ağrı kesmek.
Gelelim şimdi sorumuza. “Özellikle ve ağırlıklı olarak kafein ve aspirin içeren bu ürün nasıl zayıflatabilir?”.
Ne yapalım, işimiz bu… ZDÇ demek, durup dinlenmeden soru üretip, yanıtlarını aramak demek.
Neden aspirin?… size de biraz garip gelmiyor mu?
Cafein… aspirin… üçlünün bir “E”si (efedrinin E’si) eksik, ECA”yı tamamlamak için… Dikkat, söz konusu olan bir armatür markası değil tabii, ama body builder’ların (vücut geliştirmeciler) çok sevdikleri ama çok tehlikeli bir “yağ yeyici” ürünün baş harflerden oluşan ismi. İyi ki, diyoruz… söz konusu zayıflama ürününde efedrin yok?! Baksanıza, Efedrin, cafein ve aspirin bir araya geldiklerinde… yani ephedrin stimülanlarla, uyaranlarla bir araya geldiğinde… kardiyo vasküler riskler ciddi olarak artıyor. (bakınız FDA’nın yasaklaması ve uyarısı… İngilizce)
Eph200′ün içinde ephedrine yok, deniyor ama bizim içimize sinmiyor… ne olur ne olmaz, diğer dillerdeki sitelerde kontrol edelim, diyoruz.
Önce, Türkçe tanıtım-pazarlama sitesinde Eph200′ün tüm içerenlerinin açıklanıp açıklanmadığını merak ediyoruz… bizce, kuşkulanmak hakkımız, çünkü İnternet üzerinden sözde doğal ürünler satışları çok yaygın, ama bu ürünlerin bilimsel dayanakları mevcut değil ve satış yapabilmek için cennet vaatleri hiç de nadir değil.
Örneğin, Eph200′ün FDA onaylı olduğu söyleniyor ama biliyoruz ki, amerikan Food and Drug Administration besin desteği, diyetsel destek ya da katkı gibi isimlerle pazarlanan bu tür ürünlere onay vermiyor. Şuna veriyor, buna vermiyor değil… sadece bu FDA’nın görevleri arasında değil. Bu tür ürünler için, sorumluluk üretici firmanın.
Yine, satış yapabilmek için kullanım koşulları, hangi şartlarda kullanımdan kaçınılması gerektiği Türkçe sitede tam olarak verilmiyor… en azından aynı ürünün diğer dillerdeki sitelerinde yer alan açıklamaların birçoğu Türkçe sitede yer almıyor. Kaçınılmaz olarak aklımıza -örneğin- Amerikalı’nın canı can da, Türk’ün canı patlıcan mı, sorusu geliveriyor.
Türkçe sitede kullanımla ilgili tek uyarı şu satırlarda:
“SORU: Ne tip yan etkiler görülebilir?
Şu ana kadar yapılan yüzlerce çalışmada rastlanmış hiçbir yan etkisi yoktur, ancak yine de hamile ve süt veren annelerin kullanması tavsiye edilmez.”
Yabancı dilde aynı zayıflama ürününü pazarlayan sitelerde ise:
IMPORTANT NOTICE: THE EPH200 WEIGHT-LOSS PLAN IS NOT INTENDED AS A SUBSTITUTE FOR MEDICAL COUNSELING. CONSULT A PHYSICIAN BEFORE STARTING THIS OR ANY WEIGHT-LOSS PLAN, ESPECIALLY IF YOU ARE PREGNANT, BREAST-FEEDING, IF YOU TAKE MEDICATIONS, OR IF YOU ARE SEEING A PHYSICIAN FOR ANY SERIOUS HEALTH PROBLEM. THIS WEIGHT-LOSS PLAN SHOULD NOT BE FOLLOWED BY THE ELDERLY OR CHILDREN, BY PEOPLE TREATED FOR HIGH BLOOD PRESSURE OR DEPRESSION, OR WHO HAVE A HEART CONDITION, DIABETES, OR THYROID DISEASE. THIS WEIGHT-LOSS PLAN IS NOT INTENDED TO TREAT, DIAGNOSE, CURE OR PREVENT ANY DISEASE.
İlaç alıyorsanız, ciddi sağlık sorunları nedeniyle doktor kontrolündeyseniz… yaşlılarda ve çocuklarda… yüksek tansiyon veya depresyon tedavisi görenlerde, kalp sorunları olanlarda, diabette, tiroit hastalıklarında…
Gördüğünüz gibi uyarılar çok daha fazla!
Biraz daha araştırma yaptığımızda, gözümüze çok önemli bir diğer nokta çarpıyor: EPH200′de ephedra yok, ama Synephrine var. Turunç kabuğunda bulunan bir alkaloidin ismi bu. Vee, ephedrine ile benzeşen özelliklere sahip. Evet, sanırım kuşkularımız yersiz değildi, çünkü Türkçe sitede unutulan Citrus Aurantium‘u diğer dillerdeki sitelerde buluyoruz.
FDA, bu tür ürünlere onay vermiyor ama yasaklayabiliyor ve bu yetkisini, ardı ardına gelen rahatsızlıklar, şikayetler… ölümler üzerine ephedrine-cafein karışımı içeren ürünler için kullanmış. Bunun üzerine, çeşitli firmalar, ephedrine yerine Synephrine kullanmaya başlamışlar.
Bu konuda, Prof. Ergin Yeşilada’nın Sabah gazetesinde yayımlanan yazı dizisini okumanızı öneririz.
“Efedrin ile kafeinin birlikte kullanıldığı termojenik formülasyonlar yasaklanınca, üreticiler şimdi efedrin yerine turunç (Citrus aurantium) kullanmaya başladılar. Turunç içerisinde de efedrine benzer Beta-3 agonist etkiye sahip bileşen bulunmakta. İçinde bulunan maddelerden sinefrinin yüksek dozlarda yağı parçalayıcı ve iştahı azaltıcı etkileri görülmüş, ama tansiyonu yükseltici etkisi de tespit edilmiş.”
Bazı sonuçların altını çizmekte yarar var:
Kalkıp kendi kendine, doğal vs. adlandırılmalarına kapılıp İnternet’ten, aktardan ya da eczaneden bazı zayıflama ürünlerini alıp kullanmak çok tehlikeli olabilir.
“Doğal “ adlandırmasının hiçbir anlamı yok, unutulmasın ilaçların içinde yer alan moleküllerin çoğu bitkilerden geliyor. Bitkilerden elde edilen alkaloitler ilaçların temelini oluşturuyor.
Bayan Schinder, kızına EPH200 vermiş, o da kalkıp o kadar çok kilo vermiş ki, bir de röportaj yapmak inceliğinde bulunmuş…
Milka Bauer, Juana Berys, Marline Kirsch Eph200′den çok memnunmuşlar…
Bunların bilimsel ve kontrol edilebilir kanıtlar olduğu kanısında değiliz.
Hayır, bol yiyerek zahmetsizce zayıflatan ilaç ya da ürün mevcut değil hiçbir zaman da böyle bir ilaç olmayacak.
Tom Lee, hiç kuşkusuz bu üründen bol para kazanacak, ta ki günün birinde reklamlarının doğruluğu yetkili makamlarca araştırılmaya başlanana dek… A.B.D.’de bu tür reklamlara karşı hiç de hoşgörülü değiller. Bakınız FTC (Federal Trade Commission).
