Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken



DR ENDER SARAÇTAN HEMOROİD HASTALARI İÇİN DOĞAL ÖNERİLER

Hemoroid için daha önceki bir kaç yazımda sizlere bitkisel önerilerde bulunmuştum. Ama bu gün yani 27 Temmuz 2008 tarihinde Show Tv de Dr Ender Saraç’ın sunmuş olduğu Programda hemoroid hastalaarı için çok faydalı olabileceğine inandığın bir kaç öneri dinledim ve sizlerle de paylaşmak istedim.

Toz zerdeçal ; Toz zerdeçal aktarlarda çok rahatlıkla temin edebileceğiniz bir bitki. Pamak zerdeçal ve toz zerdeçal olara satılıyor. Çok ucuz. Dr Ender Saraçın söylediğine göre de  hemoroid için çok faydalıdır. Aktif maddesi kurkumindir. 1 silme tatlı kaşığı zerdeçal (~3 gram), ortalama 30-90 mg kurkumin içerir. 200 mg/gün’lük dozlarda (yaklaşık 2-4 silme tatlı kaşığı toz) zerdeçalın antienflamatuvar, antikanserojen ve antiaterojenik olduğu gösterilmiştir. Şimdiye kadar bilinen bir yan etkisi yoktur.

KARAHALLE: Şimdiye kadar adını hiç duymadığım bir bitki. Zaten internette de baktım böyle bir isim yok. Ender Saraçın ağzından bu bitkiyle ilgili öğrenebildiğim ; Bu bitki taş kadra sert olduğu. Kahve çekirdeğine benzer çekirdekleri var. 100-150 gr karahelleyi çok az miktarda sade veya sıvı yağ ile, kışık ateşte, sürekli karıştırmak suretiyle pişirin. Pişirilen karahelle çekirdikleri yumuşak bir kıvam alacaktır. Altını kapatıp, ılıyıncaya kadar bekleyin ve ılıyan çekirdekleri cam bir kavanozda saklayın. Hemoroid şikayetlerinizin yoğun olduğu günlerde, yemeklerden önce, günde 2-3 kez 1 adet çekirdeği çiğneyin.

KUŞBURNU : Kuş burnu sağlık açısından çok faydalı bir btki ama lapa şeklinde uygulandığında hemoroid hastalığına da oldukça faydalıymış. Kuşburnunu yıkayıp temizledikten sonra, pelte kıvamına gelinceye kadar pişirin. Elde ettiğiniz pelte ılıyınca, bu pelteyi makat bölgesine tampon yapacak şekilde koyun. Üzerine naylon kapatarak çamaşırınızı giyin ve oturun.

SÜLÜK TEDAVİSİ :Son dönemlerin gözde tedavilerinden. Aslında çok uzun yıllardır bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde uygulanan bir yöntem. Halk arasında çok yaygın olarak ismi geçiyor. Modern tıp da bu konu üzerinde çalışmalarını hızlandırmış ve olumlu sonuçlar almaya başlamış.

**Ama Dr Ender Saraç’ın dediği gibi eğer şikayetleriniz ve anal kanamanız çok yoğun ise; mutlaka ve mutlaka ilgili uzman hekime gidip tedavinizi almanız sizin sağlığınız açısından son derece öenemli bir konu unutmayın.**

harika bir yazı:))

internette gezinirken komik bir yazı buldum.Paylaşmak istedim. İnsan dalga geçince gerçekten kendini kilolarına karşı daha rahat hissediyor.

Bu yazı http://www.sinancanan.net ‘ten alıntıdır. 2001 yılında yazdığı bu yazısıyla keyfimi yerine getirdiği için teşekkür ediyorum…

Merhaba,
Bu yazımda perhiz yaparak zayıflamayı bir türlü başaramayan okurlarım için Mezopotamyalı ünlü doktor Johhannes Bezdyrene tarafından özel hazırlanmış olan “5 günde 18 kilo vermeyi kim istemez? Tabii ki su aygırları!” adlı diyeti sunacağım. Bu diyet, kesinlikle iyi sonuç veriyor. Hatta bazı deneklerin bu perhiz listesini sadece okuduktan sonra 250 gram ilâ 3 kilogram arası ağırlık kaybettikleri, bu kaybın da özellikle istifra vasıtasıyla vuku bulduğu bildirilmiştir. Şimdi isterseniz, sözü fazla uzatmadan kiloları kısaltalım (Hıhahhahhah!):
5 GÜNDE 18 KİLO PERHİZİ
1. GÜN
Sabah kahvaltısı: Bir bardak su, yarım bardak daha su, sonra hala açsanız, bir saat kadar sonra bir bardak daha su.
Öğlen yemeği: Bu gün öğlen yemek yemek yasak. Ama iki bardaktan fazla olmamak kaydıyla su içebilirsiniz.
Akşam yemeği: İki bardak su ve yarım çay kaşığı diş macunu (tadı iğrenç olacağından yiyemezseniz, bir bardak daha su).
2. GÜN
Sabah kahvaltısı: En az kırk dakika haşlanmış çift sarılı yumurtanın kabuğu ve bir bardak su (iki damla limon damlatabilirsiniz). Ardından günlük egzersizlerinizi yapınız (135 şınav, 400 mekik, 300 takla ve binbeşyüz tur hızlı hızlı kendi çevrenizde dönme; sonuçta istifra edebilirsiniz ki, bu da arzu edilen bir durumdur).
Öğlen yemeği: Yarım kilo dana pirzolayı teflon tavada az miktarda su ilavesiyle ve yağsız olarak güzelce pişirdikten sonra, 0,2 gram kepek ekmeği kabuğunu, iyice pişmiş etin buharına 2 saniye tutarak yiyebilirsiniz. Ayrıca su içmeyi abartmayınız. En fazla yedi bardak içebilirsiniz.
Akşam yemeği: Dört adet maydanoz yaprağını, taze kaşar peynirinin ambalajına sararak tüketiniz. Zorlansanız da yapınız bunu. Sonra da bol bol su içiniz.3. GÜN
Sabah Kahvaltısı: Muhtemelen kalkmakta zorlanacağınız için, bu sabah kahvaltı etmeseniz de olur.
Öğlen yemeği: 10 dakika boyunca pişirdiğiniz bol zeytinyağlı imambayıldıya bakınız. Ama sakın dokunmayınız. Bayılırsanız, ayılıp 10 dakika daha bakınız. Ardından da bir bidon su içiniz.
Akşam yemeği: 1,5 gram kadar haşlanmış tavuk etini 3-5 kez çiğneyip hemen tükürünüz. Sakın ha yutmayınız!. Ve tabii ardından bir kaç damacana suyunuzu içiniz.
4. GÜN
Sabah kahvaltısı: İçtiğiniz sular ve besin yetmezliği dolayısıyla bozulan mesaneniz sayesinde, gece boyunca sadece yatağınızı değil, halıyı ve perdeleri dahî ıslatacağınız için, sabah saatlerini temizlikle geçireceksiniz. Yok eğer temizliğe takatim kalmadı diyorsanız, çarşafın kuru bir ucundan bir kaç santimetrekarelik bir bölümü yiyebilirsiniz.
Öğlen Yemeği: Olur da mutfağı bulabilirseniz, ısırgan otunu kaynar suya atıp, soğutmadan içmeyi deneyin. Bu, bütün yeme isteğinizi kesecektir. Isırgan otu yoksa bir avuç cam çivisi de aynı işi görür. Yalnız yutmasanız iyi olur.
Akşam yemeği: Bu akşam, vücudumuzdaki toksinlerin (zehirlerin) daha rahat atılabilmesi için en az üç adet müshil hapı içeceğiz. Tabii yanında en az iki varil suyumuzu unutmuyoruz. Müshil hapı yoksa hint yağı (en az 5 su bardağı) içiniz. Ardından istediğinizi yiyebilirsiniz, çok önemli değil.
5. GÜN
Sabah Kahvaltısı: Dün geceki akşam menüsünden sonra, bu sabah daha esaslı bir temizlik gerekecektir. Fakat ben size odadan hemen kaçmanızı tavsiye ederim (eğer gece boğulmamışsanız). Muhtemelen gideceğiniz yer de kenef olacaktır. Dolayısıyla bu sabah da kahvaltı edemeyeceksiniz.
Öğlen Yemeği: Eğer telefona ulaşacak gücünüz kalmışsa, muhtemelen öğlen saatlerinde size serum takılmış olacaktır. Bu günkü öğlen yemeğinizi de serumdaki bileşenler halledecektir, telaşlanmayın.
Akşam Yemeği: Akşamleyin muhtemelen sokakta olacaksınız (sizi hastaneye götüren ambulanstaki görevli, tüm ambulansı batırdığınız için sizi arabadan atmış olmalı). Yanınızda para olmadığı için hamburgerciye falan da gidemezsiniz. O yüzden ben size bol akan bir dere bulup kafayı daldırmanızı ve bol su içmenizi tavsiye ederim.
********
Evet, artık bu muhteşem perhizin sonuna geldiniz. Hala hayatta iseniz, yaklaşık 15-18 kilo vermiş olmanız gerekiyor. Muhtemelen bir ay içinde hastaneye yatmanız da gerekebilir. Ama amacımız kilo vermek olunca, her şeye değer doğrusu. Sizce de öyle değil mi?
(*) Kendisi aslında 121 kilo olan Dr. Bezdyrene, bu diyeti 15 gün boyunca uygulamış ve 21 kilo olarak bu hayata veda etmiştir. Bu diyet reçetesini ise ölmeden bir gün önce, yanında bulunan hemşirelerden birine tarif yoluyla yazdırmıştır.
Ruhu şâd olsun.


BU HAFTANIN ÖZETİ!!

adimsayarBirkaç gündür evde tadilat vardı.(Cumartesinden beri).bu yüzden bloğa post yazmaya pek vaktim olmadı.Bir de üstüne üstlük Kıbrıs’tan moralimi bozan bir haber alınca canım pek yazmak istemedi.Oğlum engelli, konuşamıyor ve Kıbrıs’ta özel bir okula gidiyor.Tabii annemlerin yanında yaşıyor.Cumartesi annemler markete girmişler ve onu gelmek istemediği için arabada bırakmışlar ama arabayı da kilitlemeyi ihmal etmemişler.Yaklaşık 10 dakika sonra döndükleri zaman arabanın kapısının açık oğlumun da arabada olmadığını görmüşler.Tabii deliye dönmüş ve adını çağırarak koşa koşa mahallede onu aramışlar.Yaklaşık yarım saat sonra umutlarını kesip polisi aramışlar ve oğlumu tarif edince de onun orada olduğunu öğrenmişler.Konuşamadığı için de birinin gelip onu aramasını bekliyorlarmış.Yolda iki delikanlının onu bulduğunu ve oraya getirip bıraktığını söylemişler.Annem tansiyon hastası bir de koşup onu aramış ve bulamayınca da fenalaşmış.Bana nasıl söyleyeceklerini düşünüyorlarmış.Allahtan ki bulundu.ama ya bulunmasaydı ya başına birşey gelseydi diye düşünmekten kendimi alamadım.Ve tabii moralim sıfırın da altına düştü.Bir de annem rahatsızlanınca iyice üzüldüm.Eh evde bir de ustalar var yani post yazmaya pek de mecalim yoktu.Neyse şimdi annem yavaş yavaş düzeliyor tabii ben de.Geç de olsa yazıp bunları sizinle paylaşmak istedim.
Bu arada moralim bozuk olduğu için başım sürekli ağrıyıp midem bulandı(tansiyonum fırlamış olabilir ama ölçtürmedim) ve diyete hiç uyamadım.Ama az yemeye gayret ettim.Kilo almamaışım ama sadece 100 gr.verebilmişim:-) Eşim moralim düzelsin diye bana bir adımsayar(pedometre ) almış.Daha doğrusu Becel’in promosyonuymuş ama margarine ihtiyacımız olmadığı halde hoşuna gidip almış.Radyolu ve saatli.Hem adımlarını sayıp kaç kilometre yürüdüğünü bulup yaktığın kaloriyi hesaplıyor hem de mesafe hesabı için kendi adım aralığını girebiliyorsun.Ayrıca kalori hesabı için kendi ağırlığını da girebiliyorsun.Ekstra olarak saat fonksiyonu da var.Bize yaklaşık olarak 8 YTL ‘ye geldi.Netten araştırdım emsalleri oldukça pahalı.Yürüdükçe bakıp kaç kalori yaktığımı hesaplayıp yediklerimi yakmışmıyım diye bakıyorum.Pazartesinden itibaren(inşallah diyorum) neler yediğimi ve yaklaşık olarak yaktığım kaloriyi buraya yazmayı düşünüyorum.Tabii sonucunda kaç kilo verdiğimi de.Takipte olun.:-))


BİR SÜRE ARA

Bloğumu bu süreler oldukça ihmal ettim biliyorum.Ama biraz daha ihmal etmek zorundayım çünkü yarın eşimin memleketine gidiyoruz ve orada internete bağlanmam pek mümkün olmayacak ama dönünce orada çektiğim resimleri ve yediğim içtiğim herşeyi sizlerle paylaşacağıma söz veriyorum.Orada diyet yapmam oldukça zor olacak çünkü kayınvalidem de görümcem de oldukça güzel hamur işleri yapıyorlar, özellikle de benim çok sevdiğim su böreği… İnşallah fazla bir kilo almadan kurtulurum diye umut ediyorum ama söz veremiyorum:-(En kısa zamanda sizlerle görüşebilmek umuduyla, şimdilik hoşçakalın:-(
Yukardaki resimde geçen hafta sonu gittiğimiz Kula belediye başkanının oğlunun sünnet düğününün kına gecesi bölümünden bir kesit.Yanımda adaşım ve onun kızkardeşi ve kocası var.Benim eşim ise kızımla birlikte görünen.(Bu arada tarih yanlış çünkü digital kameranın tarihini ayarlamamış eşim)


Zayıflama Tedavisi

Günümüzün hızla yayılan hastalıkları arasında yer alan obezite (şişmanlık) her yaştan bireyler için ciddi bir sağlık problemidir. Araştırmalar gösteriyor ki şişmanlık, istemek ya da kendine hakim olamamak kadar basit bir sorun değildir. Nedeni tam olarak kesinleşmese de genetik, metabolik, biyokimyasal, kültürel ve psikososyal faktörlerin sebep olduğu bir hastalıktır. Bazı kişiler kilolu ya da şişman olmaya herkesten biraz daha fazla eğilimlidir.

Çünkü hemen kilo almaya genetik ve biyolojik olarak yatkınlıkları vardır. Ancak ülkemizde ve dünyada obezitenin son 20-30 yılda hızla artmasının sebebi genetikten çok yaşam tarzı değişikliği ve beslenme alışkanlığımızla daha fazla ilgilidir.

Denge sağlıklı yaşam kliniğine gelen fazla kilolu hastaların, önce muayene ve tahlilleri yapılarak fazla kilolarının sebebi araştırılır. Daha sonra doktor, diyetisyen, psikolog ve spor eğitmeni tarafından kişiye özel bir tedavi programı hazırlanarak hastanın bu kilolardan kurtulması sağlanır.

Obezite nedir?
Obezite ya da halk arasında bilinen adıyla şişmanlık,vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Obezite nasıl ölçülür?
Obezite için en yaygın kullanılan ölçüm, beden (vücut) kitle indeksi (BKİ=VKİ) ya da İngilizce adıyla “Body Mass Index” (BMİ) ve bel çevresi ölçümüdür.

BMI değeri ve anlamı
BMİ, vücut ağırlığının (kg), boyun karesine (m2) bölünmesi ile hesaplanır. Bu değer yaş ve cinsiyetten bağımsızdır. Bununla beraber, BMİ çocuklarda, hamile kadınlarda ve çok adaleli kişilerde doğru sonuç vermeyebilir, bu nedenle bu kişilerde kullanılması uygun değildir.

BMI nasıl hesaplanır?
Örneğin ağırlığınız 75 kg, boyunuz ise 1.60 m’dir. Buna göre BMİ değeriniz:BMI değeri18.5 kg/m2’nin altında olanlar; zayıf
18.5-24.9 kg/m2 arasında olanlar; normal kilolu
25-29.9 kg/m2 arasında olanlar; fazla kilolu
30-39.9 kg/m2 arasında olanlar; obez /şişman)
40 kg/m2’nin üzerinde olanlar;
ileri derecede obez olarak tanımlanmaktadır.

Bel çevresi ölçümü ve anlamı
Vücutta toplam yağ miktarı önemli olmakla beraber, yağın nerede biriktiği daha önemlidir. Karın çevresinde yağ birikimi, iç organlardaki yağlanmayı gösterdiğinden kalça ve vücudun diğer bölgelerindeki yağ birikimlerinden daha fazla sağlık risklerine neden olur.Bel çevresi ile sağlık riski arasındaki ilişki

Artmış risk

Yüksek risk

Erkek

94 cm

102 cm

Kadın

80 cm

88 cm

Obezitenin sebepleri nelerdir?
Araştırmalar göstermektedir ki şişmanlık; istemek ya da kendine hakim olamamak kadar basit bir problem değildir. Sebebi tam olarak kesinleşmese de genetik, metabolik, biyokimyasal, kültürel ve psiko sosyal faktörlerin sebep olduğu bir hastalıktır. Bazı bireyler kilolu ya da şişman olmaya meyillidir. Çünkü hemen kilo almaya genetik ve biyolojik yatkınlıkları vardır.
Ancak ülkemizde ve dünyada obezitenin son 20-30 yılda çok hızlı artmasının sebebi genetikten çok yaşam tarzı değişikliği ve beslenme alışkanlığımızla daha fazla ilgilidir.

Günlük kalori ihtiyacımız nasıl hesaplanır?
Günlük kalori gereksinimimiz şu formülle hesaplanır:Erkekler için kg x 30 – Kadınlar için kg x 25.Diyelim ki 80 kg olan bir erkeğin günlük kalori gereksinimi 80 x 30 = 2400 kcal.
Kadınlar için 80 x 25 = 2000 kcal’dır.Bu kcal kadar kalori alan bireyler kilolarını korur. Daha az kalori aldıklarında zayıflar, daha çok kalori aldıklarında şişmanlarlar. Normal kalori aldıklarında fiziksel aktivite yapıp daha fazla enerji harcarlarsa zayıflarlar.

Obezite risk faktörleri nelerdir?
Yeme Alışkanlığı: çok yemek, fast-food yemekler, yağlı, kızartmalı, soslu yemekler, cips, çekirdek gibi çerezler ve tatlılarHareketsiz Yaşam: normal kalori alınsa dahi bu kaloriler yakılmazsa şişmanlık oluşur. Günde 5 saat veya daha fazla TV seyredenlerde obezite gelişme riski günde 2 saat veya altında seyredenlere oranla 5 kat daha fazladır.Genetik: Eğer kilo problemleri olan bir aileden geliyorsanız sizinde kilolu olma ihtimaliniz %25-30 daha fazladırPsikolojik faktörler: Bazı insanlar mutsuz, stresli ve sıkıntılı olduklarında aşırı yemek yeme eğilimde olurlar. Katı diyetler sonrası da kişilerde aşırı yemek yeme isteği gözlenir.Yaş: Yaş ilerledikçe metabolizma hızı ve kas kütlesi azaldığından ilerleyen yaşlarda insanlar kilo almaya meyilli olurlar.Cins: Erkeklerde kas kütlesi kadınlara göre daha fazladır. Erkekler istirahat halinde bile kadınlardan %20 fazla kalori harcarlar. Bu sebepten dolayı kadınlarda obezite riski daha yüksektir.Hamilelik: her hamilelikte kadınlar kilo alırlar. Bu kilolar doğumdan sonra kalıcı hale gelebilir.İlaçlar: kortikostreoidler ve trisilik antidepresan gibi bazı ilaçlar kilo almaya sebep olabilirler.Bazı Hastalıklar: hipotiroidi, cushing gibi bazı hastalıklar kilo aldırabilirler.

İdeal Kilo nedir?

İdeal kilo yoktur. Herkesin duygusal ve sosyal gereksinimlerine yanıt veren sağlığı için uygun olan ulaşılabilir kilosu vardır.

Obezitenin sebep olduğu fiziksel ve psikolojik problemler nelerdir?

Kalp hastalıkları (angina, kalp krizi v.b.)
Tip 2 diyabet (şeker hastalığı)
Hipertansiyon
İnme(felç)
Çeşitli kanserler (rahim, meme, prostat)
Kanda yağ ve kolestrol artması
Safrakesesi hastalıkları ve taşı
Uyku apnesi ve diğer solunum problemleri
Azalmış fertilite, adet düzensizlikleri
Osteoartrit (eklemlerde kireçlenme)
Tüm nedenlerle ölüm riskinde artış
Duygusal stres
Toplumsal dışlanma
Sosyal takıntı, saplantı

Yüzde 5-10 oranında kilo kaybının yararları nelerdir?
Aşırı kiloya bağlı hastalık riskini azaltır.
Kan basıncını düşürür.
Diyabetiniz varsa kan glikoz düzeyinizi indirir.
Kolestrol ve trigliserid seviyesini aşağı çeker.
Diğer hastalıklara bağlı ölüm riskini azaltır.
Kendinizi iyi hissetmenizi ve iyi görünmenizi sağlar
Kilo verebildiğinizi ve kilonuzu koruyabildiğinizi gösterir.

Nasıl sağlıklı kilo verebilirim?
Doğal ve bilimsel yöntemlerle kilo vermenin, kilonuzu korumanın yolu yaşama biçiminizi değiştirmekten geçer. Hayat tarzınızda ve beslenme alışkanlıklarınızda yapacağınız kalıcı değişiklikler hiç de zor değildir. Yüzlerce diyet, kilo verme programı, pek çok yöntem hızlı ve kolay kilo vermeyi vaat eder. Bu yöntemleri kullanan kişiler kısa zamanda anlamlı oranda kilo kaybedebilirler fakat en kısa zamanda verdikleri kilonun daha fazlasını geri almaya başlarlar. Anlamlı oranda kilo verip bunu korumak için hayat tarzınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı kalıcı şekilde değiştirmeniz gerekir. Doğal olan yollardan şaşmamalı, FDA tarafından onaylanmamış hiçbir ilacı ve ürünü kullanmamalısınız.

Sağlıklı ve kalıcı kilo vermek için;

-Anlaşma yapın
Sağlıklı kilonuza ulaşmak ve bunu korumak yaşam boyu anlaşma ve konsantrasyon, zaman ve efor gerektirir. Kalıcı değişikliklere ve bunları doğru sebepler için yapmaya hazır olduğunuzdan emin olun.Kimse size dışardan kilo verdiremez. Aslında dışardan özellikle yakınlarınız tarafından yapılan baskılar sonucu durum daha da kötüleşebilir. Kendinize iyilik etmek için diyet ve egzersizi sizin istemeniz gerekir.Kilo ile ilgili yaşam tarzı değişikliklerini yapmayı planlarken, önce hayatınızdaki mevcut diğer problemleri çözmeye çalışın. Alışkanlıklarınızı değiştirmek, belirgin zihinsel ve fiziksel enerji gerektirir.Onun için hayatınızda evliliğiniz ya da para durumu ile ilgili başka büyük problemler olmadığından emin olun. Zamanlama başarının anahtarıdır. Hayatınızda ciddi kilo vermek için mücadele verebilecek bir noktada olmalısınız.Aklınızdan çıkarmayın ki ne kadar hazır olursanız olun kaçınmanız gereken yiyecekler yiyebilir ve aşırıya kaçabilirsiniz. Vazgeçip başa dönmek yerine bunun olup bittiğini kabul edin ve diyetinize devam edin. Mükemmel olmayı değil daha enerjik ve sağlıklı olmayı hedefleyin. Hiçbir zaman vazgeçmeyin. Egzersiz yapmak için zaman bulamama gibi bahaneleri bırakıp nasıl daha fazla egzersiz yapabilirim diye düşünün. (merdivenleri yürüyerek çıkmak ya da otomobilinizi uzağa park etmek gibi.

-Başkalarından destek alın
Sonuçta, sadece siz kendiniz kilo verme konusunda kendinize yardım edebilirsiniz. O zaman kendi davranışlarınızın sorumluluğunu almalısınız. Fakat bu her şeyi tek başınıza yapmanız anlamına gelmez. Arkadaş veya ailenizden destek alın.Sizin için en iyisini istediklerini bildiğiniz ve sizi cesaretlendirecek kişileri seçin. Sizi destekleyen kişiler sizin duygu ve düşüncelerinizi dinleyebilmeli. Sizi cesaretlendirmeli ve hatta sizle egzersiz yapmak için zaman ayırabilmeli, daha sağlıklı bir yaşam için önceliklerinizi paylaşmalı. İdeal destekleyici kişi kilo verme programına da katılan kişidir. Bazı kişiler diyetisyen veya kişisel çalıştırıcı gibi profesyonel destekte, bazıları da kilo verme organizasyonlarındaki grup desteğinden fayda görür. Bir gruba katılıyorsanız oradan kazancınız sizin verdiğinizle doğru orantılıdır. Aktif olarak katılmanız halinde destek, cesaret, yalnız olmadığınızı hissetme ve özel kaygılarınıza yardımcı öneriler gibi grubun potansiyel ödüllerinden faydalanırsınız.

-Gerçekçi bir hedef belirleyin
Yeme ve egzersiz planınızdan ne beklediğinizi düşünürken gerçekçi olun. Sağlıklı kilo verme yavaş ve istikrarlı olur. Haftada 1-2 kilo vermeye çalışın. Daha hızlı kilo vermek demek yağ yerine su veya kas dokusundan kaybetmek demektir. 6 ayda mevcut kilonuzun % 10 u hedeflenmelidir. Sonraki 3 ay içinde bu kiloyu korumalı bir problem yaşanmıyorsa 2. hedef belirlenmelidir.20 kg vermek gibi sonuca yönelik amaçlar yerine az yemek ve egzersiz yapmak gibi uygulamaya yönelik hedefler belirleyin. Alışkanlıklarınızı değiştirmek kilo vermenin anahtarıdır. Hedeflerinizin gerçekçi, size özel ve ölçülebilir olduğundan emin olun. Haftanın 5 günü günde yarım saat yürümek gibi. Geçmişteki kilo verme çabalarınızdan farklı olarak, alışkanlıklarınızı dereceli olarak değiştiren bir strateji belirleyin. Kesin bir başlama tarihi belirleyin. Nerede ve ne sıklıkla egzersiz yapacağınızı planlayın. Bol su, meyve ve sebze, hububat ve balık içeren gerçekçi bir yeme planı hazırlayın. Bir defter tutun ve bu deftere yaptığınız ve yediğiniz her şeyi not alın. Olası engeller bulun ve bunlarla başa çıkma yöntemleri geliştirin.

-Sağlıklı besinlerden zevk almayı öğrenin
Zayıflama çayları, diyet hapları, popüler diyetler ve garip bileşimler uzun dönemli kilo kontrolü ve sağlıklı bir yaşam için çözüm değildir.Onun yerine nasıl çok çeşitli sağlıklı besinler yiyebileceğinizi öğrenin.Sizin için sağlıklı bir kiloyu amaçlayan yeni bir yeme stili, alınan toplam kalorinin azaltılması hedeflenmelidir. Fakat kalorileri eksiltmek yemekten alınan tadı, tatmini ve yemek hazırlama süresini azaltmak demek değildir. Aldığınız kaloriyi azaltmanın yolu bitki ağırlıklı beslenmedir. Meyve sebze ve hububat gibi. Hedefinize ulaşırken damak tadından ve beslenmeden ödün vermemek için çeşitlilik yaratın. Yağı eksiltme üzerine uğraşırsanız kalorileri azaltmak daha kolay olur. Yukarıda belirttiğimiz formül ile günlük kalori ihtiyacınızı hesaplayın. Toplam kalori üzerinden %15-20 az kalori almak 6 ayda sizi anlamlı derecede zayıflatır. Çok düşük kalorili diyetler sağlıklı bir uzun dönem stratejisi olamazlar. Kadınlar için günde 1200 kalori, erkekler için ise 1400 kaloriden azı genellikle önerilmez. Aldığınız kalori çok düşükse sağlık için alınan tüm besinleri almama riski doğar. Herhangi bir kilo verme programına başlamadan önce en iyisi bir uzmana danışmaktır. Uzman bireysel ihtiyaçlarınıza dayanarak sağlıklı ve güvenli yiyecek seçeneklerini belirlemek için size yardımcı olacaktır.

-Aktif olun ve aktif kalın
Tek başına diyet yapmak size kilo verdirebilir. Günlük diyetinizden 250 kalori kısmak sizin ayda 1 kg vermenizi sağlar. 8000 kalori 1 kg a eşittir. Buna haftada 30 dak. Yürüyüş eklerseniz kilo verme oranınız 2 katına çıkar. Bununla birlikte egzersizin başka birçok faydası vardır. Ne kadar kalori yaktığınız aktivitenizin sıklığına süresine ve yoğunluğuna bağlıdır. Kilo vermenin en iyi yollarından biri haftanın 3 veya daha fazla gününde 30 dakikadan fazla süreli aerobik egzersiz, koşma, bisiklet gibi egzersizler yapmaktır. Ağır kaldırma v.b. gibi egzersizler yaşlanmayla birlikte gelen kas kaybını önlemeye yardımcı olur. Kas dokusu daha fazla kalori yaktığı için kas kütlesi sağlıklı kiloya ulaşmada çok önemlidir. Ne kadar fazla yağsız kas kütleniz varsa o kadar fazla kalori yakabilirsiniz demektir. Egzersize yavaş yavaş başlayıp dereceli olarak süresini ve yoğunluğunu arttırın. Ürüme, yüzme, bisiklet ve koşama ideal seçeneklerdir. Ayrıca yalnız mı yoksa başkalarıyla mı egzersiz yapacağınıza karar verin. Genelde bir arkadaş bulmak sizi programa bağlı kalmaya teşvik eder. Düzenli ve programlı bir aerobik yağ kaybetmede en iyi olsa da her türlü ekstra hareket kalori yakmanıza yardımcı olur. Yaşam tarzı aktiviteleri günümüz içerisine daha kolay uyarlanabilir. Gün içerisinde fiziksel aktivitelerinizi arttıracak yollar düşünün.

-Yaşam tarzınızı değiştirin
Birçok hafta ya da birkaç ay sağlıklı besinler yemek ya da egzersiz yapmak yeterli değildir. Bu davranışlarınızı hayatınızın geneline uyarlamanız gerekir. Bunun için öncelikle kilolu olmanıza sebep olan davranışlarınızı değiştirmelisiniz. Yaşam tarzı değişiklikleri, yeme alışkanlıkları ve günlük rutininizi dürüst olarak gözden geçirmekle başlayın. Yeme alışkanlıklarınızı değiştirmek için kendinize hangi psikolojik şartlar altında yeme isteğinizin tetiklendiğini sorun (sıkıntı, depresyon, stress, toplumsal baskı) yeme tarzınıza, alışveriş yapma alışkanlıklarınıza dikkat edin. Sizi tetikleyen durumları tespit edip onları ortadan kaldırmaya çalışın. En azından fazla etkilenmemeye gayret edin. Kilo verme konusunda kişisel hedeflerinizi belirledikten sonra geçmişinizde bu çabalarınızı sabote eden etkenleri gözden geçirin ve aynı tuzaklara düşmemeye çalışın. Başlangıçta engellerle karşılaşabilirsiniz. Ama tamamen vazgeçmek yerine tekrar deneme yoluna gidin. Unutmayın hayatınızı değiştirmeyi planlıyorsunuz ve bu bir anda olmaz. Sağlıklı yaşam tarzınıza uyduğunuz takdirde sonuç almanız kaçınılmazdır.

Fiziksel Aktivite sağlığını nasıl etkiler?
Aktif yaşam tarzı her insan için faydalıdır. Aşağıda bu yaralardan bazılarını göreceksiniz:

1. Kalp hastalığı ya da felç nedeniyle gelen ölüm riskini azaltır.
2. Kalp, hipertansiyon, kalınbağırsak kanseri ve diyabet oluşumu riskini azaltır.
3. Yüksek tansiyonu düşürür.
4. Kemik, kas ve eklemlerimizi sağlamlaştırır. Dolayısıyla Osteoporozu (kemik erimesi) önler.
5. Depresyonu önler ve mutlu olmanızı sağlar.
6. Stresle en iyi başa çıkma yoludur.
7. Kilonuzun kontrol altında tutulmasını sağlar.
8. Kemikleri güçlendirdiğinden ileriki yaşlarda yaşanan düşme ve kemik kırılması riskini azaltır.
9. Meme kanseri riskini azaltır.
10. Eklem şişlikleri ve artrite bağlı diğer rahatsızlıkları önler.
11. Size enerji verir ve gün içinde canlı hissetmenizi sağlar.
12. Daha iyi ve kaliteli bir uyku uyumanıza sebep olur.
13. Kesinlikle daha fit ve güzel görünmenizi sağlar.

Obezitenin İlaçla Tedavisi:
Obezite tedavisinde etkinliği kanıtlanmış FDA tarafından onaylanmış 2 ilaç vardır :
Sibutramin (Reductil)
Bazal metabolizmayı attırır, iştahı azaltır. Ağız kuruluğu ve kabızlık yapabilir. Koroner arter hastalığı ve hipertansiyonu olanlarda tavsiye edilmez. Orlistat (Xenical)
Bağırsaklardan yağ emilimini eksilterek alınan kalori miktarını azaltır. Sistematik emilimi yoktur. Karın ağrısı, gaz ve ishal yapabilir.


Detoks Diyeti

1. Gün
Kahvaltı: 1 elma
Ara öğün: Böğürtlen -Muz - Süt
100 gr böğürtlen ve 100 gr muzu mutfak robotuna koyun. 150 gr sütü meyvelerin üzerine ilave ettikten sonra tüm malzemeleri robottan geçirerek püre haline getirin. Meyve suyunu bir bardağa boşaltıp servis yapın.

Öğle yemeği: Somon balıklı salata kasesi
100 gr karışık salatayı (örneğin roka, kırmızı lahana vs.) yıkayıp süzdükten sonra derin bir kaba yerleştirin. Diğer tarafta 80 gr rezeneyi ve 25 gr tütsülenmiş somon balığını salatanın üzerine paylaştırın. 3 yemek kaşığı limon suyu, 2 yemek kaşığı sebze suyu, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı hardal, tuz ve karabiberi bir kapta iyice karıştırın. Hazırlamış olduğunuz sosu salatanın ve somon balığının üzerine serpiştirin. Öte yanda, 2 yemek kaşığı yağsız yoğurdu 1 yemek kaşığı limon suyu ve tuzla karıştırdıktan sonra salataya ilave edin. 2 yemek kaşığı taze soğanla servis yapın.

Ara öğün: 1 elma

Akşam yemeği: Biber ve sığır filetolu pilav
1 tatlı kaşığı zeytinyağını teflon tavada kızdırın. Halka halka doğradığınız 4 yemek kaşığı taze soğanı, havanda dövdüğünüz 1 diş sarımsağı ve ince ince dilimlediğiniz 80 gr sığır filetosunu tavada sote edin. 50 gr pirinci ve küçük dilimlediğiniz 80 gr kırmızı biberi malzemelerin üzerine ekleyin. 200 gr sebze suyunu malzemelerin üzerine döktükten sonra üzerine tuz ve sumak serpiştirin. Tüm malzemeleri 8 -10 dakika pişirin. Ardından besinlerin üzerine 1 yemek kaşığı üzüm sirkesi ve limon suyu dökün. Yemeği, halka halka doğradığınız 2 yemek kaşığı taze soğanla servis yapın.

Yatmadan önce: Yulaf ezmeli ve elmalı yoğurt
100 gr yağsız yoğurdu 1 tatlı kaşığı balla karıştırın. Yoğurdun üzerine 2 yemek kaşığı yulaf ezmesi ve 100 gr iri rendelenmiş elma ilave edin. Dilimlediğiniz elmayla servis yapın.

Günlük besin değeri: 1075 kalori, 21 gr yağ

2. Gün
Kahvaltı: Elmalı ve böğürtlenli müsli
30 gr müsliyi, 100 gr böğürtlen ve iri rendelenmiş 100 gr elmayla derin bir kabın içine koyun. Malzemelerin üzerine 60 gr yağsız süt ilave ettikten sonra servis yapın.

Ara öğün: 1 elma

Öğle yemeği: Brokolili salata
100 gr karışık salatayı (roka, kırmızı lahana, marul vs..) derin bir kaba yerleştirin. Diğer tarafta 150 gr brokoliyi tuzlu suda haşladıktan sonra süzgeçten geçirin. 150 gr kırmızı biberi 2 santim uzunluğunda kesin. Biberi ve brokoliyi salatanın üzerine ilave edin. Salatanın üzerine 1. Gün hazırlamış olduğunuz sostan serpiştirin. Yoğurt ve 2 yemek kaşığı taze soğanlı servis yapın.

Ara öğün: 1 elma

Akşam yemeği: Fransız usulü mercimek yemeği
1 adet soğanı inci ince dilimleyip, 50 gr taze soğanı da halka halka doğrayın. Malzemeleri tavada kızdırmış olduğunuz 1 tatlı kaşığı yağda sote edin. Üzerine 40 gr mercimek ve 300 ml sebze suyu ilave edin. Malzemenin üzerine tuz ve karabiber serpiştirin. Ardından orta ısıda 15 dakika pişirin. Yemeği ocaktan aldıktan sonra 2 yemek kaşığı üzüm sirkesi, 1 yemek kaşığı limon suyu ve 1 yemek kaşığı yoğurtla karıştırın. 25 gr füme somon balığı ve 2 yemek kaşığı halka halka doğranmış taze soğanla servis yapın.

Yatmadan önce: Yulaf ezmeli ve elmalı yoğurt yiyin.

Günlük besin değeri: 1085 gr kalori, 26 gr yağ

3.GÜN
Kahvaltı: Elmalı ve portakallı müsli
Derin bir kabın içinde; 30 gr müsliyi (fındıklı), ince ince dilimlenmiş 150 gr portakal dilimleri, rendelenmiş 100 gr elma ve 60 ml yağsız süt ile karıştırın.

Ara öğün: 1 elma

Öğle yemeği: Papaya salatası
100 gr karışık salatayı (marul, kırmızı lahana, roka vs ) derin bir kaseye yerleştirin. 150 gr papaya ve 3 dilim ( 30 gr) tavuk göğsünü salatanın üzerine ilave edin. 1. Gün hazırlamış olduğunuz sosu malzemelerin üzerine serpiştirin. Yoğurtla servis yapın.

Ara öğün: 1 elma

Akşam yemeği: Brokolili makarna
60 gr makarnayı tuzlu suda haşlayıp, süzgeçten geçirin. 100 gr brokoliyi de aşnı şekilde tuzlu suda 3 -4 dakika haşladıktan sonra sularını süzün. Brokoliyi, 2 yemek kaşığı limon suyu, 1 yemek kaşığı üzüm sirkesi, 2 yemek kaşığı fesleğen yaprakları, 1 diş sarımsak ve 1 yemek kaşığı yoğurtla, püre haline gelinceye dek mikserde karıştırın. Püreyi tuz ve sumakla tatlandırın. Makarnayı brokoli püresi ve 1 avuç dolusu fesleğenle servis yapın.

Yatmadan önce: Elmalı ve yulaf ezmeli yoğurt yiyin.

Günlük besin değeri: 1025 kalori, 15 gr yağ


Zayıflama Diyetleri Çöpe ücretsiz e-kitap (32)

ACIKMAYI ÖĞRENİRKEN NELERLE BESLENMELİYİM ?
“Zayıflamak”… sayfa 124

Yanıtımız hiç tereddüt etmeden sevdiğiniz besinlerle olacaktır.

Eğer ilk andan başlayarak “kıtlığa ve kıtlık ihtimaline” kalıcı darbeler vurmak istiyorsanız,… ağırlık dengeleme yeteneğinizin geri kazanılmasını kolaylaştırmak istiyorsanız… gözünüzü, nefsinizi… ruhunuzu ve tabii bu arada karnınızı doyuracak besinleri zaman yitirmeden yeniden sofranıza taşıyın… bakıp yalanmak için değil, oturup afiyetle, zevkle yemek… dostlarınızla paylaşmak için,… yediklerinizin ve hayatın tadını çıkarmak için.

Serbest(!) yani şişmanlatmadığına ya da zayıflattığına inanılan besinleri yiyerek, yemeye çalışarak verilen kiloların… koşa koşa ve fazlasıyla geri geldiğini artık biliyorsunuz. Yasak besin- serbest besin şemasını kurmanın hem yasağından, hem de serbestinden fazla (yani ihtiyacınızın ötesinde) yemekle sonuçlanacağını bildiğiniz gibi…

Sevdiğiniz besinlerle karnınızı doyurmanız, diyetsiz kalıcı zayıflamanızın sağlam temellerini oluşturabilmenin vazgeçilmez koşuludur.

Hiçbir besin grubunu dışlamadan, diyetçilerin “sağlıklı eşittir zayıflatan gıda” tuzaklarına düşmeden… kendi ekonomik koşullarınızın elverdiği, mümkün olan en keyifli mutfağı, mümkün olan en kısa sürede tekrar oluşturmanız sizi gerçekten ve kalıcı olarak zayıflatacaktır.

Bedeninizin yeniden ağırlığı dengeleme ve gereksiz fazlalıkları “eritme” görevini üstlenmesini ancak sevdiğiniz besinlerle beslenerek sağlayabilirsiniz.


Zayıflama Diyetleri Çöpe ücretsiz e-kitap (41)

TAŞLAR YERİNE İYİCE OTURUYOR…
“Zayıflamak”… sayfa 173-174

Hem acıkmanızı, hem de doymanızı tanıyor, hatta biliyorsunuz. Bir yandan bu sinyallere uymaktaki güçlükleriniz azalıyor, bir yandan da acıkacağınız saatleri yaklaşık (tıpkı kilo sorunları ile hiç tanışmamış olanlar gibi) tahmin edebiliyor, hatta hangi miktarların sizi doyurabileceğini üç aşağı beş yukarı kestirebiliyorsunuz.

Yasak besinler kavramı çoktan çöpü boyladı. Besinleri yine sınıflandırıyorsunuz ama kriterleriniz eskisinden çok farklı; artık sizin için az ya da çok kalorililer, glisemik endeksi düşük veya yüksek olanlar, şişmanlatanlar veyahut şişmanlatmayanlar değil… sevdiğiniz ve sevmediğiniz, hoşlandığınız ya da görmeye bile katlanamadığınız, hatır için tadına baktığınız ya da biraz daha yok mu, diye arayıp sorduğunuz besinler mevcut.

Buzdolabınız, mutfağınız… masanız giderek renkleniyor, neşeleniyor, çeşitlileniyor. Aile sofranız keyifleniyor, yeniden eski çekiciliğine kavuşuyor… dertler ve sevinçler masa etrafında paylaşılıyor…
Davetlere, restoranlara artık ayaklarınız titreyerek değil koşa koşa gidiyor, yemeğin sunulacağı saate acıkmış olarak gelebilmeyi beceriyorsunuz.

Öngörülmeyen ikramlar, iş yerinde sürpriz doğum günü pastaları artık hiç mi hiç korkutmuyor sizi; ikramları kimseyi kırıp incitmeden kabul ediyor, bir miktar yiyor, şenliklere kutlamalara tüm içtenliğinizle katılıyor, eğleniyorsunuz.
Vaktinizin büyük bölümünü artık tatlı, kurabiye hayalleri kurmak… yiyemediklerinizi yemekten kendinizi alıkoyabilmek için planlar geliştirmekle geçirmiyorsunuz.
Enerjiniz, beyin gücünüz,zamanınız artık size ait…

Hepsini sayıp dökemesek de,hayatınızda birçok şey değişti…İşte “diyetsiz kalıcı zayıflama” uygulamasının, üçüncü adımının sonunda gelmiş olduğunuzu tahmin ve umut ettiğim nokta…
Bazılarınız azıcık geriden geliyor olsa da… ziyanı yok, diyoruz… yaşam bir yarış değil ki!

Ve tabii kilolar… birçoğunuzda ibre aşağı doğru kımıldamaya başladı…tekrar diyet- dayatma tuzaklarına düşmemelerini sağlayacak altyapıyı en hızlı oluşturabilenler,aceleci davranmamayı… zaman zaman da olsa kısıtlamaları “biraz da ben hız vereyim” diye incelme süreçlerine tekrar bulaştırmamayı başarabilenler,tartıyı giderek unutmaya başlayanlar, önceliği terazinin ibresine değil de, yaşamlarının tekrar yaşanabilir hale gelmesine verenler en önde gidiyor.

Bu arada, bilmem hatırlatmaya gerek var mı?
Doğal ağırlıklarında veya altında oldukları halde, “diyetsiz kalıcı daha da zayıflayacağım” heveslerine kapılanlar ise, deyimi hoş görün… avuçlarını yalıyor.


Spor… zayıflama… egzersiz… pilates… yürüyüş… spor salonları… fitness… aerobik… step… filan falan

Diyetsiz Kalıcı Zayıflamada sporun rolü
daada 4 şubatta bıraktığı yorumda sporla ilgili bazı sorularını dile getirmişti. Sorularını sizlerle paylaşıyorum ve bu fırsatla sporun zayıflamadaki yeri ile ilgili düşüncelerimi aktarmaya devam ediyorum.

Size bir şey sormak istiyorum ! Biliyorsunuz sizin kitabınızı okudum ve inandım kendime açlığı tokluğu öğrettim ve Diyetsiz Kalıcı Zayıflıyorum ve elimden geldiğince çevremdeki bana ulaşan herkese doğrularımı aktarmaya çalışıyorum dilim döndüğünce. Ben spor konusunda takıntı yarattım kendi kendime! bu aralar hiç hareket yapmıyorum. Kilom çok yavaş gidiyor bu normal mi? Bu kilo verişimi hızlandırmak istiyorum ve bunun içinde hareket şart ama tabii ki hayatım boyunca yapabileceğim şeylerin olması da kafamı kurcalıyor. Tamam her gün elimden geldiğince yürüdüm diyelim fazla yormadan zevkli bir şekilde ya sonra! Kilo verişim durunca normal kiloma gelince ne olacak ben bu yürüyüşleri bırakacağım yani zayıflamak için yürüyeceğim. Sonra kilo alacak mıyım acaba? Sevgimle. Hoşça olun…

Üzerinde biraz düşünelim:

Kilo sorunlarına yakalanmamış bir insan için sporla kilo kaybının bir ilişkisi olabilir mi? Örneğin böyle bir kişi, kilo kaybetme arzusu dışında, şu veya bu nedenle spora başlarsa neler olur, sırf spor yaptığı için zayıflar mı?

Bizce, cevap hayır olacaktır. Artan harcamaları doğrultusunda bu kişinin enerji ihtiyacı artacak, karnı daha fazla acıkacak ve eğer kişi bu yeni seviyedeki gereksinimlerine karnını doyurarak cevap verirse kilosu da sabit kalacaktır.

Diyetçiler bizden, kilo sorunları olmayan insanların ağırlığında hiçbir değişime yol açmayan bir eylemin, kilo kaybetmek için kullanılabileceği masalına inanmamızı istiyorlar. Daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi, spor yaparak ya da hareketi artırarak zayıflamayı umut etmek aslında farkına varmadan kendini diyete, kısıtlamaya sokmak anlamı taşımaktadır.

Örnekleyelim: Ayşe Hanım yemeğini yiyor, diyelim karnını da güzel doyuruyor… yani yemek esnasında kısıtlama yapmıyor, ama sofradan kalktıktan, diyelim bir saat sonra, hadi şu yediklerimin bir kısmını yakayım, düşüncesiyle yürüyüşe çıkıyor. İşte burada ciddi bir mantık hatası mevcut. Amaç yenilenleri eritmek olursa, hemen akla şu sorular takılıyor: İyi ama acaba Ayşe Hanım, neden bir kısmını sporla, yürüyüşle yakması gerekecek miktarları yiyor? Neden, ağırlık Dengeleme Yeteneği onu bir sonraki öğüne kadar olan ihtiyaçları karşılandığında durdurmuyor? Neden fazlalıklar gelip yemeğine ekleniyor?

Bu örneğimizde yanıtları bulmak pek zor değil… çünkü Ayşe Hanım, sporla kilo verilebileceğine inanıyor ve bu inanış onun Ağırlık Dengeleme Yeteneğinin tam anlamıyla çalışabilmesini engelliyor.

Yani… sofradan karnı doymuş olarak kalkmış olmasına rağmen, bir sonraki öğünde acıkıp, tekrar sofraya oturmayı beklemek yerine… dur, ben biraz şu işe yardım edivereyim, diyerek yediklerini yakmaya kalkışıyor…

Diyelim ki gerçekten bir miktar enerji yaktı… ne olur sonrasında?
Bizce işin önemli bölümü burası: ya karnı erken ve muhtemelen daha çok acıkacak… o da kalkıp bir güzel karnını (alışık olduğu öğün saatine göre daha erken) doyuracaktır… ki bu durumda yapmış olduğu sporun “zayıflama açısından” hiçbir katkısı olmayacaktır…
Ya da, aman ne güzel, yaktım kalorileri, şimdi iyice bir bekleyeyim ki, yaktıklarım depoları azaltsın, diyerek… eyvah ki eyvah… kendini enerji kısıtlamasında bulacak ve bedeninin tepkilerine de maruz kalacaktır.

Her zaman aynı şeyi söyledik, yineleyelim: spor yapmak, abartıya kaçılmadığı, özellikle de arkadaşlarla paylaşılan zevkli bir ortamda olduğu zaman, ruh ve beden sağlığı açısından sayılamaz yararlar sağlıyor. Ama ne zaman ki, insanın aklına sporun kilo kaybına yararı olabileceği fikirleri düşmeye başlarsa bunun tam aksi oluyor. Bu durumda, kişi kaçınılmaz olarak kendini bir kısır döngüde buluveriyor: dur, birazcık daha koşayım, biraz daha eriteyim… dur, biraz daha fazla yiyeyim, sonra da biraz daha fazla koşar eritirim…
işte bu düşünce biçiminin sporu ağırlık kontrolü için kullanmaya çalışanların aklında yer etmemesi imkansız ve adını da koyalım… bu tam bir bulimik davranış ve düşünüş biçimi. Fazla yediğinizi düşündüklerinizden kusarak, şu veya bu zayıflama ürününü alarak… ya da spor yaparak kurtulmaya çalışmak özünde tamamen aynı kapıya çıkıyor!

Şimdi, bir de olaylara olumlu yönünden bakalım:
Diyetsiz Kalıcı Zayıflama kararı alıp, bunu uygulamaya sokanların birçoğunda… karınlarını gerçekten doyurmaya başladıkları ve kısıtlamaları uzaklaştırdıklarında bir zindeliğe, daha çok hareket etme isteğine şahit oluyoruz. Özellikle daha önce yıllarını diyetler peşinde geçirip, bedenlerinin tasarrufa zorlandığı kişilerde, bu kısıtlamaların getirdiği “tembellik”ten çıkış bazen çok çarpıcı oluyor.

Vee daada,
Diyetsiz Kalıcı Zayıflama yolunda yaptıklarınızı, yazdıklarınızı, cesaret ve açık fikirliliğinizi ben ve eşim hayranlıkla izliyoruz. Diyet Kardeşliği çatısı altında veya blogunuzdaki satırlarınız birçok kişiye güven ve devam hevesi veriyor. Sizin de satır aralarında belirttiğiniz gibi “aceleci” olmaya hiç gerek yok. Kilolar açısından, yokuşu inmeye başladınız… bazen yavaş gitmiş, bazen duraklamalar olmuş ne gam! Doğru yolda olduğunuzu bilmeniz sizi hedeflerinize ulaştıracaktır.