Saçtaki kepeklenmenin nedenleri çok farklıdır. Öncelikle kepeklenmenin sebeplerini anlatalım. Hormonal dengesizlikler, sağlık sorunları, fazla terleme, yetersiz temizlik, hijyen kurallarına uymama, alerjik hassasiyetler, yorgunluk ve duygusal strestir. Fazla oranda şeker, yağ veya nişasta tüketimi ve dengesiz beslenme de kepek yapar. Tabi bu arada çok fazla miktarda ve kaltesiz jöle,sprey kullanımı da kepeklenmede önemli bir etkendir. Saç kepeklerinden kurtulmak ve iyi bir saç bakımı yapmak için size önerimiz kekik suyu.
GEREKLİ MALZEMLER :
* 4 kaşık kuru kekik (kaşık tepeleme dolu olacak)
* 2 su bardağı su
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Çelik veya porselen bir demlikte, Kekiği suyun içinde 10 dak. kaynatın. Süzgeçten geçirdikten sonra, soğumaya bırakın. Elde ettiğiniz kekik suyunu, yeni şampuanlayıp duruladığınız saçınıza yavaşça dökerken, yumuşak hareketlerle iyice ovalayıp kafa derinize ulaşmasını sağlayın. Saçınızda bir tabaka bırakmayacağı için durulamanıza gerek yok.
Dönem dönem, saç sorunları hepimiz yaşamışızdır. Saçlarda aşırı dökülme, kepeklenme, aşırı yağlanma, gibi sorunlar bizi adeta çılgına çevirir. Hele bir de kelleşmeye başlamışsak yandığımızın resmidir. İbrahim saraçoğlundan tüm bu sorunlar için tamamen bitkisel ve kolayca uygulanabilecek bakım önerileri sunuyoruz.
KELLİK VE SAÇ DÖKÜLMELERİ İÇİN : Yağlanan saçlar daha çok dökülür ve yerine yenileri çıkmazsa kelliğe sebep olur. Kellik için en iyi ilaçlardan bir tanesi, sarımsaktır. Sarımsak dökülmüş olan saçlarınızın yeniden çıkmasına yardımcı oacaktır.
YAĞLI SAÇLAR İÇİN LAVANTA KÜRÜ : Bir tutam lavanta 3 su bardağı (750 Ml) suyun içinde 7-8 dakika kaynatılır. Saçlarınızı daha önceden temizlemiş olmanız gerekir.Elde ettiğiniz lavanta suyuyla saçlarınızı yıkayıp 30 dakiak bekletin. sonra duru su ile yıkayın.
KEPEKLİ SAÇLAR İÇİN ISIRGAN OTU KÜRÜ : 1 tutam ısırgan otunu 750 ml suyu ile 3 dakika kaynatın. Temiz saçlarınızı bu su ile yıkayın. 30 dakika bekletip yıkayın.
Sık Sık İç
İçecekte serin, leziz ve sağlıklı bir alternatif arıyorsanız, bardaklarınızı taze sıkılmış meyva sularıyla doldurun ama “Neymiş bu kadar bahsedilen bu yararlar?” diyorsanız, önce okuyun.
Meyve suları hepimizin çok tükettiği içeceklerdir. Peki meyve sularının özelliklerini ve içeriklerini biliyor muyuz? İşte meyve sularının içlerinde taşıdıkları maddeler…
Kayısı Suyu
Kayısı başta A vitamini olmak üzere, B3 vitami ile demir, magnezyum, potasyum ve fosfor ihtiva eder. Kayısıda bol miktarda bulunan Betakaroten, kanserin,özellikle akciğer kanserinin, kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesine yardımcıdır. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır. Kayısı, doğal lif açısından çok zengin bir meyvedir. Lifli bir meyve olduğundan bağırsakları korur ve pekliğe iyi gelir. Kansızlığı önler, kan yapımına yardımcı olur,cildi ve saçı canlı tutma özelliği vardır.
Vişne Suyu
Vişnede A vitamini, potasyum bulunur. Ferahlatıcı ve serinletici etkisi çok yüksek olan bir meyvedir. Şeker oranı kirazınkinden düşük olduğu için daha az kalori içerir. Diyareyi keser,idrar söktürücü özelliği vardır. Ateş düşürür,susuzluğu giderir. Ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizler. Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar.
Şeftali Suyu
Şeftali,A, B3 ve C vitaminleriyle, folik asit, betakaroten, potasyum içerir. Vücutta A vitamini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Kalp ve kansere karşı korur. Şeftali hazmı kolaylaştırarak sindirim sistemine yardımcı olur. Böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar, İdrar sökücüdür. Gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Antioksidan özelliğiyle toksit maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir.
Elma Suyu
Elma B3 ve E vitamini, potasyum ve bol miktarda pektin içerir. Elma Kan şekerini kontrol altında tutar. Baş ağrısına iyi gelir, Böbreklerin temizlenmesine yarar. Kolesterolü düşürür. Bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar. Elma suyu yemeklerde içildiğinde , alınan yağların vücutta birikmesine engel olur. Bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde etkin rol oynar. Romatizma, gut ve mide rahatsızlıklarının (Gastrit, Ülser) panzehiridir. Elma suyunun içindeki bitki besinleri, kalp ve akciğer kanseri rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır. Damar sertliğini önler, kan basıncını düşürerek tansiyonun yükselmesine engel olur.
Üzüm Suyu
Uzmanların sağlık iksiri olarak adlandırdıkları üzüm suyunun bir diğer adı da bitkisel süttür. Bileşimindeki zengin vitamin ve minarel maddeler vücudun günlük ihtiyacını karşılayabilecek özelliktedir. Bol miktarda A ve C vitaminleri, mineraller en çok da demir ile potasyum içerir. Vücut tarafından kolayca özümsenen basit şekerleri sayesinde yüksek enerji kaynağıdır. İçerdiği Diyet lifleri sayesinde bağırsakları yumuşatıcı ve idrar söktürücü özelliği ile organizmayı toksinlerden arındırıp temizler. Antioksidan özellikli olduğu için cildin yaşlanmasını geciktiriyor. Kan yapıcı özelliğinin yanı sıra romatizma ve mafsal ağrılarına iyi gelen üzüm suyu, kalp sistemini düzenler, bedensel ve zihinsel yorgunlukları giderir.
Domates Suyu
Domates içerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile, insan sağlığı için oldukça yararlı bir sebzedir. Domates suyunda bol miktarda bulunan likopen adlı madde kısır erkeklerde sperm yoğunluğunu ve hareketliliğini arttırarak kısırlığı önler ve Prostat kanserine yakalanma riskini azaltır. Bir C vitamini olan domateste bulunan likopen grip virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu grip ve nezleden korur. Aynı zamanda domates suyunda bol miktarda bulunan likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir maddedir. Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir. Kan basıncının düşürülmesinde etkilidir. Bir bardak domates suyuna bir adet çiğ yumurta kırın, sistein adlı bir tür protein içeren bu karışım vücuttaki zehirli maddelerin bir an önce dışarı atılmasını sağlar.
Özellikle güneş dolayısıyla ciltteki melanin faaliyete geçer ve ve yaklaşık 36 saatte faaliyette kalır. Güneşe çıkmadan yarım saat önce mutlaka uygun faktörlü bir koruyucu krem kullanarak işe başlayabilirsiniz. Ama daha önceden oluşmuş güneş lekeleriniz var ise Buğdaydan faydalanabilirsiniz.
GEREKLİ MALZEMELER :
2 avuç buğday,
2 bardak su,
2 yumurta sarısı,
1 çorba kaşığı badem yağı,
Gülsuyu
HAZIRLANIŞI : Buğdayı suyun içinde ezerek, diğer malzemeleri de katın ve iyice karıştırın. elde ettiğiniz karışımı, yüzünüze sürün ve kuruyana kadar bekleyin. Ilık su ile yıkadıktan sonra cildinizi gül suyu ile silin.
İki avuç buğday,iki bardak suda ezilir.İki yumurta sarısı ve bir çorba kaşığı badem yağı konulur.Yüze sürülür ve kurumaya başlayınca yıkanır ve gülsuyu sürülür.Bu maske,Kızıl lekelerin ve sivilcilerin giderilmesini sağlar.Sabah ve akşam olmak üzere günde iki defa uygulanır.Bu maske şampuan olarak kullanılabilir,saçların parlamasını sağlar.
Banotu halk arasında daha çok gavur haşhaşı olarak bilinen bir bitkidir. .Meyvesi, çok tohumlu ve bir kapakla açılıp tohumlarını saçan bir kapsüldür şeklindedir. .Altı türü vardır.
* Siyah Banotuve Mısır Banotu Yumuşak tüylü, otsu bitkilerdir.. Siyah Banotu hemen hemen bütün Anadolu ve Trakya’da bulunur Tedavi amaçlı kullanılır.
* Mısır Banotu Malatya civarında bulunmaktadır. Bilhassa alkaloit endüstrisi için önemlidir. . Meyvaları çanak yapraklar tarafından sarılan, kapak ile açılan bir kapsüldür. Bu kapsül içinde gri esmer renkli, üzerinde küçük çukurcuklar bulunan çok miktarda tohum bulunur.Bitkinin kullanılan kısmı; yaprakları, kökü ve tohumlarıdır. Yapraklar, bitki çiçekli iken toplanır ve kurutulur.
* Tohumlar tamamen olgunlaştıktan sonra alınır, güneşte ya da 40-50 derecelik fırınlarda kurutulur.
BANOTUNUN FAYDALARI :
- Kuvvetli bir uyuşturucu ve ağrı kesicidir.
- Bazi müshillerin tesir edebilmesini kolaylaştırır. Bilmeden kullanıldığında zehirlenmelere sebeb olan bir bitkidir.
- Bağırsak gazlarını giderici etkiye sahiptir.
- Yatıştırıcı etkisi bulunmaktadır.
- Kuvvetli bir antioksidandır.
- Rahatlatıcı etkisi bulunmaktadır.
Banotu halk arasında daha çok gavur haşhaşı olarak bilinen bir bitkidir. .Meyvesi, çok tohumlu ve bir kapakla açılıp tohumlarını saçan bir kapsüldür şeklindedir. .Altı türü vardır.
* Siyah Banotuve Mısır Banotu Yumuşak tüylü, otsu bitkilerdir.. Siyah Banotu hemen hemen bütün Anadolu ve Trakya’da bulunur Tedavi amaçlı kullanılır.
* Mısır Banotu Malatya civarında bulunmaktadır. Bilhassa alkaloit endüstrisi için önemlidir. . Meyvaları çanak yapraklar tarafından sarılan, kapak ile açılan bir kapsüldür. Bu kapsül içinde gri esmer renkli, üzerinde küçük çukurcuklar bulunan çok miktarda tohum bulunur.Bitkinin kullanılan kısmı; yaprakları, kökü ve tohumlarıdır. Yapraklar, bitki çiçekli iken toplanır ve kurutulur.
* Tohumlar tamamen olgunlaştıktan sonra alınır, güneşte ya da 40-50 derecelik fırınlarda kurutulur.
BANOTUNUN FAYDALARI :
- Kuvvetli bir uyuşturucu ve ağrı kesicidir.
- Bazi müshillerin tesir edebilmesini kolaylaştırır. Bilmeden kullanıldığında zehirlenmelere sebeb olan bir bitkidir.
- Bağırsak gazlarını giderici etkiye sahiptir.
- Yatıştırıcı etkisi bulunmaktadır.
- Kuvvetli bir antioksidandır.
- Rahatlatıcı etkisi bulunmaktadır.
Cilt zamanla esnekliğini kaybeder. Sizin ise, 20 li yaşalardan itibaren cilt bakımınızı düzenli yapıp ilk desteği vermeniz gerekir. Geriye kalanlar ise, düzenli ve sağlıklı bir beslenme, sigarasız bir hayat, çeşitli vitamin ve minarel desteğidir. Aşağıda verilmiş olan bir takım vitamin ve minareller cilt sağlığı açısısından son derece önemlidir.
* C Vitamini: Narenciye, kivide, orman meyvelerinde ve maydanozda bol miktarda bulunur. Kolojen yapı için gereklidir, cilt esnekliği sağlar.
* Çinko: Hücre ve deri yenileyici özelliği vardır. Kolojen yapı için çok önemlidir. Saçın beyazlamasını engeller. Kabak çekirdeği ,yumurta, kırmızı et, istiridye,fasulye, yatvuk, badem ve zencefil kökünde bulunur.
* Sülfür: Bağ dokularının yapılandırılmasına yardım eder. Lahana, brokoli, sarmısak ve soğan en zengin kaynaklarıdır.
* Silika: Salatalık, domates, dolmalık biber ve yulafta bol miktarda buluna silika, cilt esnekliğinin korunmasını sağlar ve kemikleri güçlendirir. Sağlıklı tırnaklar ve parlak saçların oluşmasını sağlar. .
* Magnezyum: Hücre zarlarındaki su pompalanmasını kontrol eder ve atıkların temizlenmesini sağlar. Aşırı tuz ve diğer toksinlerin neden olduğu fazla su tutulmasının önüne geçerek hücreyi rahatlatır. En iyi kaynak yeşil yapraklı sebzelerdir.
* Beta karoten: Havuçtan dolayı pek çoğumuzun tanıdığı beta karoten cildi güneş yanığına karşı korur. Havuç ve yeşil sebzelerde bulunur.
Hindistan cevizi çok amaçlı kullanılabilen bir meyve. Meyvesi, kabukları ve lifleri çeşitli şekillerde değerlendirilerek faydada sağlıyor. Birde hindistan cevizi yağı varki, o da ayrıca sağlık açısından faydalı.
HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞININ FAYDALARI ;Hindistan cevisi yağı, Myristicin içerir.
*Hazım kolaylaştırıcı bulantı ve kusmayı giderici etkiye sahiptir.
* İltihaplanmaya karşı etkili olması nedeni ile haricen eklem ve kas ağrılarına romatizmaya karşı kullanılır.
* Fiziksel yorgunluğu giderici etkiye sahiptir.
* Saç dökülmesinde etkilidir.
* Ayrıca pastalarda esans olarak kullanılır.
KULLANIM ŞEKLİ :2-3 Damla bir fincan suya damlatarak kullanılır. Uygulanacak yere defne sabunu ile temizlenir. Bol miktarda yedirilerek tatbik edilir. Ayakta oluşan mantar hastalıklarında da sürülerek kaşıntı önlenir. Masaj yapılarak cilt altında toplanan yağ ve toksit maddelerin terlemeyle birlikte dışarı atılmasını sağlar.
UYARI: Gebelikte kullanılmaz.
Yeri gelmişken sizlere, hindistancevizi yağı ile evde yapılabilecek bir el krem tafide verelim.
GEREKLİ MALZEMELER ;
15 gr. hindistan cevizi yağı, 7.5 gr.vazelin, 15 gr. bal
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Tüm malzemeyi iyice birbirine karıştırın. Malzemelerin iyice karışması için, bu işlemi kabı sıcak suya oturtarak yapabilirsiniz. Elde ettiğiniz karışımı, saklamak için kavanoza aktarın ve el kremi olarak ihtiyaç duyduğunuz zaman kullanın.

Bugün kendi hayatımı ele almanın vakti…
Artık insanların bana karşı yalancı bakışları ve sözlerine son vermemin vakti geldi.
Daha bir sene önce 51 kiloydum ki olmam gereken kilo 49.
Şimdi ise 65 kiloyum ve beni uzun süredir görmeyen insanların tepkileri beni sinir krizi eşiğine getirdi. Durmadan kilo almaya devam ediyorum… Ve artık dayanamıyorum. Eski resimlerime bakmaya, aynaya bakmaya, insanların yüzlerine bakmaya…
Harika bir vücudu olan insanlar doğuştan mı şanslıdır, yoksa herkes bunu başarabilir mi? Boy çok mu önemli? Bakınız Kylie Minogue ki kendisi 152 cm’lik bir afettir. 
Deneyeceğim.
Bugün, bu saate kadar sadece bir nescafe ve bol su içtim.
Her gün ne yiyip, içtiğimi yazacağım buraya. Tabii gireceğim krizleri(eminim sıkça olacak) ve herşeyi…
Mesela bugün için aklıma gelen bazı standartlar ki ileride kıyaslama için yazmam iyi olacak;
1. Kot pantolonlarımın içine giremiyorum.
2. İç çamaşırlarım bile rahatsız ediyor.
3. Göğüslerim kocaman oldu umarım zayıflayabildiğim gün sarkmış olmazlar.
4. Çatlaklarım son haddine gelmiştir zannediyorum zayıflayınca sorun olacaklar.
5. Nişan yüzüğüm parmağımı kangren yapacak.
6. Sadece eşofman giyebildiğim için dolabım sporcu dolabı gibi oldu.
7. Aseksüel oldum.
8. Canım hiçbirşey yapmak istemiyor.
9. Makyaj yapmayalı, saçıma başıma bakmayalı öyle uzun zaman oldu ki hatırlamıyorum bile…
…ve bu liste uzayıp gidecek.
Son olarak başlangıç bilgilerini yazmakta yarar var…
Boy: 160 cm.
Ağırlık: 65 kg.