Maydanoz-Limon Suyu Ne Yapar?

Zayıflama yöntemleri ve diyetler hakkında ağızdan ağza dolaşan, yıllardır uygulanan çeşitli yöntemler var. Ancak bunların bir kısmının bilimsel gerçeklerle yakından uzaktan ilgisi yok. JFK Hastanesi Beslenme Uzmanı Sedef Süsoy, zayıflamak isteyenlerin diyet ürünler, tatlandırıcılar ve sabahları aç karna içilen maydanoz suları ile ilgili yaptıkları yanlışlara dikkat çekerek, bu konudaki sorularımızı yanıtladı…

Yemekler nasıl pişirilmeli ki, kilo almaya davetiye çıkarılmasın?

“Kızartmalardan kaçınalım” diyoruz ama sadece haşlama mı sağlıklı? Sadece haşlama yemek zorunda değiliz. Yemeklerimizi fırında ızgarada ya da tencere yemeği olarak tüketebiliriz (sotelemeden). Ama kızartmalardan kaçınmak gerekiyor. Çünkü kızarttığımız her şey (et, sebze) yüksek oranda yağ çekiyor. Yani, yediğimiz yemekle birlikte bolca yağ içiyor gibi oluyoruz.

Yemeklerimizde hangi yağı kullanalım?

Zeytinyağı sağlıklı diye biliyoruz, ancak en az diğer yağlar kadar o da kalorili… Yemeklerimizde kullanacağımız yağ sıvı olmalı. Tereyağı ve margarinleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Sıvıyağı kullanırken de ölçüsüne dikkat etmeliyiz. Katı yağın da sıvı yağın da kalorisi aynıdır ve bir tatlı kaşığı yağ 45 kaloridir. Sıvıyağı kullanmanın en doğru yolu ise, zeytinyağı veya fındık yağından bir ölçü, diğer sıvıyağlardan da bir ölçü karıştırarak kullanmaktır. Böylece, yağ dengesini yakalamış oluruz.

Akşam yemekleri için ideal saat kaç? Daha sonra bir şey yenmemeli mi?

Akşam yemeği mümkün olduğu kadar erken saatlerde yenmelidir. Mesela 18.00 ile 19.30 arası olabilir. Daha sonrasında ise, sadece bir ara öğünle yemek yeme işlemi bitirilmelidir. Bu öğünde ise, kişiye göre bir meyve, süt vb hafif gıdalar tüketilebilir. Yatmadan en az iki saat önce tüm yeme işlemleri bitmelidir.

Ailede bir kişi diyet yapıyorsa, diğer fertler bu kişiye nasıl yardımcı olabilir? Herkes diyete göre mi beslenmeli?

Diyet yapmak ’sağlıklı beslenme’ anlamına gelir. Bu nedenle, evdeki herkes rahatlıkla diyete göre beslenebilir. Diyet için her zaman ‘kişiye özeldir’ deriz. Kişilerin yaşam tarzına, alışkanlıklarına göre düzenlenen bir diyette, ev halkı için fazla bir değişiklik olmayacaktır.

Damak zevkimizin ve beslenme alışkanlıklarımızın küçük yaşlarda şekillendiği göz önüne alınırsa, çocuklara tatlıyı sevdirmemek mi gerekir?

Ailenin beslenme şekli, çocuğun alışkanlıkları konusunda etkilidir. Çocukları tatlıyla ödüllendirmemek, tatlıya yöneltmemek gerekir. Hiç kimsenin doğrudan tatlıya ihtiyacı yoktur. Tatlıdan almamız gerektiğini savunduğumuz şekeri, ekmek veya ekmek yerine geçen karbonhidrat grubundan da alabiliriz.

Pek çok diyetin mönüsünde soda yer alıyor. Günlük soda tüketimi ne kadar olursa, zararlı değildir?

Açıkçası ben diyetlerde pek soda içilmesi taraftarı değilim. Çünkü sodadan aldığımız mineralleri sadece sağlıklı beslenerek de yeterli miktarda alabiliriz. Ayrıca, içerisinde bulunan yüksek orandaki sodyum (Na) yüzünden, fazla miktarda tüketilen soda ile vücutta fazla sodyum birikimi oluşabilir. Bu da tansiyon hastaları için istemediğimiz bir durumdur. Zaten toplumumuzda tuz tüketimi gereğinden fazla olduğu için ayrıca bir tuz yüklemesine gerek yoktur.

Pek çok kişi zayıflamak için aç karnına maydanoz suyu, limon suyu içiyor. Bu yöntemlerin bilimsel bir açıklaması, dayanağı var mı?

Kesinlikle yoktur. Maydanoz suyunun diüretik, yani idrar söktürücü olduğu bilinmektedir. İnsanlar vücutlarından idrar çıkışı olduğunda, şişkinlikleri azaldığı için zayıfladıklarına inanır. Limonun ise, bağırsakları çalıştırıcı etkisi vardır ama zayıflatıcı özelliği yoktur. Sabahları aç karnına içilen sıcak ya da soğuk suyun da zayıflatıcı özelliği yoktur.

Kişinin tuvalet alışkanlıkları kilosu üzerinde etkili midir? Kabızlık sorunu olanlar şişmanlıktan daha mı çok yakınır?

Kişinin tuvalet alışkanlığı kilosuna etkin olabilir. Kabızlık bazı metabolik hastalıkların göstergesi olabilir. Bu nedenle, bu hastalıklar tedavi edilmediğinde kabızlık devam eder ve metabolizma yavaşlar. Kilo verimi azalır.

Kişi kilo aldığı halde beden ölçüsünü koruyorsa, bu şişmanlık adına endişe edilecek bir durum değil midir?

Kilo alınıyorsa, beden ölçüsü önemli değildir. Beden hemen etkilenmeyebilir. Kilo alımı sadece bir işarettir. Dikkat edilmesi gerekir ve sebebi araştırılmalıdır. Yarım paket kepekli diyet bisküvi ince bir dilim ekmeğe eş değer

Diyet ürünler hakkında ne düşünüyorsunuz?

“Nasıl olsa diyet ürün… Kilo aldırmaz” düşüncesiyle gerekenden fazla tüketilebiliyorlar… Diyet ürünler sadece zengin lif kaynaklarıdır. Yani, yüksek miktarda kepek ya da yulaf içerirler. Ama bunun yanı sıra, az miktarda da olsa içlerinde yağ ve un bulunur. Yani, kısaca ekmek yerine geçerler. Diyet ürünler yenildiklerinde kilo verdirmez, sadece tokluk hissi yaratırlar. Örneğin, yarım paket diyet kepekli bisküvi bir ince dilim ekmeğe eşdeğerdir. Fazla tüketildiklerinde kilo yapabilirler.

Tatlandırıcı kullanımında bir sınırlama olması gerekli mi?

Tatlandırıcı kullanılarak içilen çay ile şekersiz içilen çay arasında kalori ve sağlığa yarar-zarar açısından bir fark var mı? Tatlandırıcı kullanımını ben pek önermiyorum. Çayı ve benzeri tüm içecekleri şekersiz içmek en sağlıklısı. Ama bazı kişiler ‘ben şekersiz yapamam’ derlerse, o zaman tatlandırıcı öneriyorum. Tatlandırıcı kullanımında tatlandırıcı maddenin türü çok önemlidir. Özellikle sakarin içeren tatlandırıcılar değil de, aspartam içeren tatlandırıcılar kullanılması önemlidir. Sizin formda kalma sırrınız ne? Nelere dikkat ediyorsunuz? Sağlıklı besleniyorum. Yani, kesinlikle öğün atlamıyorum, dengeli besleniyorum. Ara öğünlerde meyve tüketiyorum. Bol su içiyorum. Katkı maddesi içeren ve yağlı olan tüm yiyeceklerden uzak duruyorum.


SUYUN HAYATIMIZDAKİ YERİ VE SAĞLIK AÇISINDAN ÖNEMİ

Su temel yaşam kaynaklarımızdan birtanesi. Son dönemlerde su sıkıntısı yaşıyoruz ve hayat kaynaklarımızı tüketiyoruz. Su sağlık açısından son derece önemli ve diyet yapan kişilerin listesinin başında geliyor. En önemli konulardan bir tanesi susamadan su içme alışkanlığı edinmek. Su organik olmadığından bedende yağa dönüşmez. Metabolizma sonucu oluşan atıkların bedenden dışarı atılmasına yardımcı olur. Su içildiğinde midede tokluk duygusu geliştiğinden yeme isteğini azaltır. Açlık duygusu oluştuğunda enerji değeri olan yiyecek, içecek atıştırma yerine su içmek daha olumlu bir davranıştır. Su, içerdiği kalsiyum, magnezyum gibi minerallerle sağlığın korunmasına yardımcı olur. Boya uygun beden ağırlığının korunması sağlıklı yaşamın temel koşullarındandır.Uygun ağırlığın korunmasında beden hareketini artırmak zorunludur. Günümüzde obezite sorununun yaygınlaşmasında en önemli faktörlerden biri hareketsizlik, diğeri enerjisi yoğun yiyecek ve içecek tüketmektir. Beden hareketinin artması metabolizmayı hızlandırdığından bedenden su kaybını da artırır. Kaybolan suyu yerine koymak için hareketli bireyler daha çok su içmek zorundadırlar.
Zayıflama diyetinde besin alımının azalmasına bağlı olarak kabızlık görülebilir. Bu gibi durumda birey yatağının başında su bulundurarak yataktan kalkınca içebilir. Bu uygulama bağırsak hareketini artırır.Suyun yemek sırasında ya da aralarda içilmesi farketmez. Sabah saat 07.00’den gece 23.00’e kadar olan zaman diliminde 2’şer saat ara ile bir bardak su içilmesi günlük su ihtiyacını karşılar.
Uzun süre harcanandan çok enerji alımı şişmanlıkla sonuçlanır. Şişmanlık estetik yönünden daha çok sağlığı olumsuz etkilediğinden şişman bireyin uygun ağırlığına inmesi gerekmektedir. Şişmanlık kısa sürede oluşmadığına göre enerji değeri yüksek yağlı, şekerli, unlu besinler sınırlanarak ve beden hareketi artırılarak haftada 0.5-1.0 kg zayıflamak mümkündür. Beden hareketi arttığı için su ihtiyacı da artar. Günlük 2.5 litre su alımı gerekir. Zayıflamak isteyen birey yürüyüş gibi fiziksel aktivite sırasında yanında su şişesi bulundurmalı, susama isteği olmasa bile su içmelidir.Mineral içeriği yüksek maden suyu iyi bir seçenektir. Düşük enerjili diyetle alınan maden suyu kalsiyum ve magnezyum gibi önemli minerallere olan gereksinmenin karşılanmasına yardımcı olur.

ZAYIFLATAN YİYECEKLER

iyi zayıflatan 10 yiyeceK belirledi. En çok zayıflatan yiyecekler ve vücutta yaptıkları etkiler şöyle…

Esmer pirinç: B Vitamini deposu olması sayesinde proteinleri, yağları parçalıyor, hazmı kolaylaştırıyor.
Greyfurt: Metabolizmayı hızlandırıyor, vücut direncini artırıyor.
Kırmızı üzüm: Dolaşım sistemini temizliyor. İçerdiği lif, vitamin ve mineraller sayesine kolesterolün düşmesine yardımcı oluyor.
Salatalık: Lif zengini olması sayesinde tokluk hissi veriyor. Ayrıca sağlıklı bir su deposu.
Nar: Hormonları dengeliyor. Bu sayede kilonuzu kontrol etmeniz daha kolaylaşıyor. Ayrıca güçlü bir antioksidan.
Adzuki fasulyesi: (Küçük kırmızı fasulye) Fasulyeler arasında en az yağ oranına sahip. Vücutta daha fazla suyu tutuyor.
Brokoli: Lif ve C vitamini deposu. Ayrıca kilo vermeye yarayan kalsiyum içeriyor. Karaciğere iyi geliyor. Hazma yardımcı oluyor.
Elma: Hafif tatlı, bağırsakları harekete geçiriyor.
Kiraz: Yumuşak bir müshil etkisi yapıyor ve kilo kaybına neden oluyor.
Yulaf: Tok ve şişkinlik hissi veriyor. Bir kase lapası vücutta üç kase su tutmayı sağlıyor
kaynak.dostform

Diyetsiz zayiflayin!

Zayiflama konusunda bildiginiz her seyi unutun. Size yasaklarin olmadigi, çikolatadan pastaya, dondurmadan pizzaya her seyi yiyebileceginiz bir zayiflama yöntemi öneriyoruz.

1-Tüm kurallari unutun

Günümüzde kilo verme konusunda bilimsel olarak kabul edilen kurallar, uzmanlar tarafindan bile tartismali.Pek çok uzman, karbonhidratlarin sismanlattigi konusunda görüs bildiriyor ama bunlari tüketen pek çok insan formunu korumaya devam ediyor. Ayni sey, yag ve protein için de geçerli. Metabolizmayi hizlandirmak adina sabahlari kahvalti etmek de bu görüse göre kisinin acikmadigi halde yemesi disinda hiç bir ise yaramiyor.

2-Acikma-doyma sinyali
Insanin dogasiyla, besinlerle ve çevresiyle barismasi amaçli bu yöntemi kilo sorunu olmayan insanlar farkinda bile olmadan uyguluyor. Acikma,doyma, tokluk sinyallerine uyulmasiyla dogal kilo ayar mekanizmasi, tekrar isler hale getiriliyor. Böylece diyetlerin açtigi psikolojik yaralar sariliyor, keyfiniz yerine geliyor, içiniz yasama sevinciyle doluyor.

3-Diyetleri çöpe atin

Yöntemin en büyük avantaji, besinler konusunda kisitlama içermemesi. Çünkü, bir besine yasak ya da sismanlatan gözüyle baktiginizda o besinden kaçmaya çalisiyor, çekiciligini arttiriyorsunuz ve gereginden fazla yiyorsunuz.

4-Ideal degil dogal kilo

6 seans süren tedavide, önce hedeflediginiz kilonun gerçegi yansitip yansitmadigi belirleniyor. Çünkü bazen ideal kilo, diyet uzmanlarinin önerdigi estetik bir dayatma olabiliyor. Bu yönteme göre, kilo sorunu yasamadan, kendinizi bedensel ve ruhsal rahat hissettiginiz kilo, ideal kilonuz. Tedavinin basinda tartidan uzak durmalisiniz.

5-Kalori kisitlamasi yapmayin

Diyetlerdeki basarisizlik orani yüzde 95. Tüm zayiflama yöntemleri, vücuda kalori kisitlamasini empoze ediyorlar. Kisitlama yapmak, vücudu açliga mahkum etmekle es anlamli. Bu yüzden vücut da, dogal tepki gelistiriyor.


Light gıdalara aldanmayın!

Light gıdaların kilo vermede çok da etkili olmadığını biliyor musunuz?

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Sert, yaptığı açıklamada, bisküvi ile başlayan light gıda üretiminin reçelden pirince, çikolatadan süt, yoğurt ve ekmeğe kadar her üründe uygulandığını ve bunların tezgahlarda yerini aldığını, ancak toplumun bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığını belirtti.

Sert, özellikle yaz aylarında tüketimi neredeyse çılgınlık boyutuna ulaşan light ürünlerin, “enerjisi azaltılmış gıda” anlamına geldiğini belirterek, şunları söyledi:

“Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ne göre, bir ürünün light olabilmesi için, orijinal veya benzeri gıda maddesine göre, enerji değerinin en az yüzde 25 azaltılması gerekiyor. Bir ürünün üzerinde düşük kalorili yazabilmesi için de o ürünün 100 gramında 40 kaloriden az kalori bulunması şartı var.’”

Yapılan araştırmalara göre light ürün pazarının her yıl yüzde 25 büyüdüğünün bildirildiğini vurgulayan Sert, “bu büyümede, light gıdaların sanki hiç kilo yapmıyor gibi algılanmasının payı çok büyük. Oysa, bir kişi herhangi bir ürünü bir birim tüketiyor, daha sonra bu ürünün light olanını iki birim tüketiyorsa eskisinden daha fazla kalori alıyor demektir” diye konuştu.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de modern çağın önemli sağlık problemlerinden olan şişmanlık ve obezitenin artış gösterdiğine dikkati çeken Sert, “Yapılan araştırmalar, her 5 kadından birinin aşırı kilolu olduğunu ortaya koyuyor. Bu da light ürünlerin kurtarıcı gibi algılanmasına neden oluyor” dedi.

Sert, toplumun light gıdalar konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığını, oysa, bu ürünlerin fazla miktarda düzensiz alınmasının, şişmanlık, diyabet ve çeşitli metabolik hastalıkları kamçıladığını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Tıpkı sigara paketlerinde olduğu gibi gıda ürünlerinde de katkı maddeleri ve kalori miktarları okunabilir şekilde yazılmalı. Oysa, günümüzde tüm ürünlerde olduğu gibi light ürünlerin ambalajına baktığınızda karınca duasını andıran yazıları okuyabilmenin ve bu sayede bilinçlenmenin imkanı yok. Bunun yasak savma zihniyetiyle yapıldığı açıkça ortada.”

Öneriler
Doç. Dr. Sert, zayıflama uğruna bilinçsizce light gıdalara sarılmak yerine, bir uzmandan da yardım alınarak, yaşa ve cinsiyete göre bilinçli diyet yapılmasının daha sağlıklı sonuç vereceğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Eğer light gıdaların bir faydası olsaydı, bunu ilk çıkaran ülke olan Amerika ve ardından bunu uygulayan diğer ülkeler ve Türkiye’de bugün şişmanlık ve obezite sorunu bu kadar çok konuşulmazdı.

Bilinçli bir diyet kilo problemini ortadan kaldırır. Ayrıca, yemek yerken çatal ya da kaşık sürekli elde tutulmamalı masaya bırakılmalı. Bu sayede çiğneme süresi uzadıkça tokluk duygusu oluşumu da kuvvetlenir.”


İştahınızı azaltmak elinizde!

Diyet yapmak isteyip, iştahına engel olamayanlara öneriler…

Uzmanlara göre, yeme isteğinin kontrol altında tutulması, atıştırma krizinden kurtulmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelinmesi, bol bol su içilmesi, yiyeceklerin iyice çiğnenmesi ve güç gerektiren egzersizlerin yapılması gerekiyor.

Beynin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmeye yol açan kimyasal maddeler salgıladığını belirten uzmanlar, “Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna sebep olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız, tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun sebebi kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz” ifadelerini kullanıyor.

Gün içinde sık ve az öğünler yemenin, iştahın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu olduğunu kaydeden uzmanlar, şöyle devam ediyor:

“Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü, sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli tokluk hissi sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmenin, daha az miktarlarla yetinmeyi sağladığını bildiriyor. Sürekli aynı yemeği yeme, özellikle tadı hoşa gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmasının iptal olmasına yol açıyor. Ve bu sebeple de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz” tavsiyesinde bulunuyor.”

Su içmenin, kişinin kendisini tok hissetmesi açısından önemli olduğunun da altını çizen uzmanlar, ayrıca vücut susuz kaldığında, çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderdiğini belirten uzmanlar, bol su içmenin, beden su istediği zamanlarda yemeğe yönelmeyi engelleyeceğini kaydediyor. Uzmanlar, yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmanın, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geldiğini ifade ediyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusunun da tatmin olduğunu vurgulayan uzmanlar, “Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj” ifadesini kullanıyor.

Uzmanlar, egzersizler zorlaştıkça vücut ısısının arttığını ve daha fazla kalori yakmaya başlandığını, bu durumun da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahın bastırılmasına sebep olduğunu bildiriyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmanın en mantıklısı olduğunu belirten uzmanlar, şöyle devam ediyor: “Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.”


Zayıflama İlaçları 4 “Spirulina Afrika’lı çocukları şişmanlatıyor, Amerika’lı obezleri zayıflatıyor”

Kilo sorunlarını diyetler ve kısıtlamalarla çözmeye kalkışanlarda kaçınılmaz duraklardan biri mucize besin ya da ilaç arayışıdır. Falanca arkadaş şu hapı kullanıp zayıflamıştır, veya şu besini artırıp zahmetsizce fazlalıklarını verivermiştir .. söylentiler kulaktan kulağa yayılır, siteden siteye atlar… sansasyon heveslisi medya kucak açar… bir bakmışsınız yeni “mucize” kısa sürede kendisine sağlam bir yer edinivermiş… böylesi bir ortamda, zaten “sürekli mucize beklentisine sokulmuş” diyetzedelerin, keselerine ellerini atmalarının gecikmemesi doğaldır. Daha siz fark etmeden, birçok diyetçi bunu “sağlıklı zayıflama” programlarına dahil etmiş, üretici ya da ithalci firmalar reklam zeminlerini çoktan devreye sokmuşlar… “bilimsel makaleler” yayımlanmış, uzmanlar görüşler bildirmişler… “balon” iyice bir şişirilmiştir.
Mucizenin cazibesine kapılmamak, diyetten diyete, o zayıflama ilacından bu incelme ürününe… verdiği kiloların “ne hikmetse” dönüp dönüp hem de artarak geri gelmesi karşısında aciz, ne yapacağını bilemez hale gelmiş diyet kurbanları için hiç de kolay değildir.
Gülenay‘ın “Zayıflama İlaçları” başlıklı yazıma bıraktığı yorumu okuyunca, aklımdan ilk geçenleri sizlerle paylaşmak istedim.

Sayin doktorum,
Bende bir blogcu olarak sizin blogunuzla az once tanistim…Simdi tum postalariniz satir satir okumaya basladim…Birde ne goreyim spirulina:(eywah benim hapim:(
Gectigimiz yaz dogum yaptim ardindan Amerika’ya gelirken yanimda bir kac kutu getirdim…kalan bes kiloyu vermek ne zormus.Hayatim boyunca hic boyle sorunum olmamisti.Takildim su bes kiloya ve gobek bolgesi yaglarina…
Eh ben simdi ne yapayim yani…spirulinalara ne olcak???
gulenay
gulenayinsofrasi

Gülenay’a sorusu ve ilgisi için teşekkür eder, güzel ve iştah açıcı sitesi için tebriklerimi iletirim.
Spirulina… bol vitamin ve mineral içeren, ama özellikle çok yüksek protein içerikli (yüzde 60-70 oranında) bir yosun. Ülkemizde de üretilmeye başlanmış ve tabii piyasada haplarını bulmak mümkün.
Yüksek protein içeriği ve kolay, çabuk üretilebilmesi dolayısıyla kıtlık çekilen ülkelerde beslenme eksikliği çeken çocuklara besin desteği olarak kullanılıyor.
(Türkiye Bilim Site’sinde veya vikipedi‘de Spirulina ile ilgili bilgi bulabilirsiniz).
Gelelim, konunun bizi ilgilendiren bölümüne:

“Zayıflama diyetlerinde kullanılabilir. Spirulina, vücudu beslerken aynı zamanda yemeklerden önce alındığı takdirde, tokluk hissi vererek zayıflamada etkili olur.”

İşte konunun bam teli. Tokluk hissi… zayıflamada etkili…
Yemeklerden önce alındığında, tokluk hissi yarattığı fark edilince, aslında beslenme eksikliği çeken çocukları besleyebilmek için yararlanılan bu yosun’un önünde yeni ufuklar açılmış.
Bir yandan hiper proteine (yüksek protein oranlı) bir gıda… (yazıyı çok fazla uzatmamak kaygısı ile protein diyetlerinden bir başka yazımda söz etmeyi planlıyorum… unutmazsak, spirulina’nın adını orada da anarız)…
Öte yandan “tokluk hissi sağlıyor”.
Sorularımız ve yanıtlarımız basit:

Ne olur, tokluk hissi sağlarsa?
Daha az yemeyi başarabiliriz.
Yani?
Böylece fazla kilolardan kurtuluruz.
Peki, bedeniniz ne der buna?
???
Kendi ayar mekanizmaları dışında, iradenin kullanılarak doğru yöntemle (örneğimizde bir zayıflama ürünü) zayıflamanın kendisine dayatılmasını gıkını çıkartmadan kabullenir mi acaba?
???
Bir süre için, her şey yolunda gitse, tokluk hissi sağlayan bir destek sayesinde fazla kiloların bir kısmı verilse… sonra ne olur? Diğer kullanıcılarda neler olmuş, verdikleri kiloları geri almamayı başarabilmişler mi?
???
Daha önceleri de, şu veya bu diyetle, şu veya bu ilaçla… “aç kalmadan… tokluk hissini artırarak…” sloganlarına kapılıp kolayca zayıflamış olanların başına sonra neler gelmiş?

Diyetler, kilolar, zayıflama konularında gerçeklere ulaşmak söz konusu olunca…
En güvenilir yöntemin gözlem yapmak ve sorular sormak olduğuna inanıyoruz… tüm yazılarımızda ve kitaplarımızda, kendi bilgi ve deneyimlerimizi koşulsuz ve eksiksiz aktarmaya çalışırken, bir yandan da satırlarımızla karşılaşanları kendi akıl süzgeçlerini kullanmaya teşvike çaba gösteriyoruz. Sizlerden gelen yorum, yanıt ve destekler bizi cesaretlendiriyor, doğru yolda olduğumuz kanısını güçlendiriyor.
Bunca, laf kalabalığından sonra, Gülenay… size naçizane önerim… elinizde kalan kutuları çöpe atın derim, bedeniniz hamilelikte alınan kiloları… kısıtlama yapmamak ve onun söylediklerine birazcık kulak vermek kaydıyla… kendiliğinden kaybetme yeteneğine sahip…
Not: Spirulina’nın zayıflama ile olan ilgisi konusunda yapılmış hiçbir ciddi bilimsel araştırmaya ulaşmak mümkün değil. Konuyla ilgili tüm güvenilir kaynaklar, bu noktanın özellikle altını çiziyor.