KALP SAĞLIĞIMIZI KORUYAN MUCİZE BESİNLER

Ne kadar doğal beslenirsek, o kadar sağlıklı yaşarız. Özellikle kolesterolümüzü dengede tutmak çok önemli. Bunun için de bazı besinleri daha sık tüketmeliyiz. Kolesterolümüzü kontrol altına almak kap sağlığımıza da yatırım anlamına geliyor. Kalp sağlığımızı koruyan mucize besinlerden bahsedelim biraz.
FINDIK- CEVİZ : Akdeniz tipi beslenmenin önemli bileşenlerinden olan tekli doymamış yağ asitleri ile çinko, lif ve magnezyumun yanı sıra damarları koruyan E vitamini içerir. Ceviz ayrıca kalbi koruyucu omega-3 adlı yağ asitlerini de ihtiva eder.
DOMATES : İçerdiği likopen etkisiyle güçlü bir antioksidan olup, kan damarlarını koruyucu etkiye sahiptir. Domates suyu ve salçası da aynı bileşenleri içerir.
BALIK : Haftada 2 kez balık tüketilmesi, kalp hastalıklarından korunmada önemli bir silah olan omega-3’ün alınması için yeterlidir. Balıkta bulunan omega-3, kan hücrelerinin birbirine yapışması ile pıhtılaşmayı engeller.
YEŞİL ÇAY : Kalp sağlığı için koruyucu bir içecektir. İçerdiği antioksidan maddeler sayesinde, kolesterolün damarlarda birikmesini ve damarların tıkanmasını önler.
ÜZÜM : Özellikle çekirdeğiyle birlikte tüketilen siyah üzüm, içerdiği kuvvetli antioksidanlar sayesinde, kalp hastalıklarından korunmada etkilidir. Üzümü çekirdeği ile yiyemeyenler için konsantre edilmiş üzüm ekstreleri de bulunmaktadır.
SOĞAN VE SARIMSAK : Kan sulandırıcı etkisi vardır, kolesterolün damarlara zarar vermesini engelleyen bazı bileşenleri içerir.

Acıbakla Acıçiğdem Adaçayı Gece Terlemeleri Adamotu Ahlat Akdiken



SUNA DUMANKAYADAN CİLT LEKELERİ İÇİN SÜPER ÇÖZÜM

Cildinizdeki lekeler sinirlerinizi bozuyor değil mi ? Üstelik yaz mevsiminde de çoğalıyorlar ve daha kötü görünüyorlar. Peki ne yapmak lazım? Suna Dumankayanın önerilerine kulak vermek lazım. Cilt lekelerinden kurtulmak için Suna Dumankayadan 3 ayrı önerimiz mevcut.
*1. ÖNERİ : Yumurta akı ve rendelenmiş limon kabuğu krem kıvamına gelinceye kadar karıştırılarak yoğrulur. Hazırlanan bu kremden, ban­yodan bir saat önce masaj yapılarak cilde sürülür.
* 2. ÖNERİ : Eşit miktarda elma suyu ile limon suyu karıştırılır. Hazırlanan bu karışıma zeytinyağı ve süt ilâve edilerek kaynatılır. Elde edilen bu karışım soğuduktan sonra cilde masaj yapılarak sürülür.
* 3. ÖNERİ : Rendelenen havuçtan elde edilen su, killi toprak ile karıştırılır. Hazırlanan bu karışım zeytinyağı ile karıştırılarak merhem kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Bu karışımdan tedavi süresince, gün aşırı lekeli cilde sürülür.

HİNDİSTAN CEVİZİNİN FAYDALARI

Hindistan cevizi tropik ve sıcak iklim meyvesidir. Çok güzel bir kokusu vardır. Kullanılan kısmı ;Kabuğun içindeki etli kısmı ve tohumlarıdır.
HİNDİSTAN CEVİZİNİN FAYDALARI :
* Reflü hastalığına iyi gelir.
* İdrar söktürücü bir besin olan Hindistan cevizi kabızlığı gidermekte faydalıdır.
* Böbrek taşlarını ve kumunu düşürmeye yardımcı olur.
* Mide ağrılarını hafifletir.
* Balgamı keser.
* Ağız kokusunu giderir.
* Felce ve titremeye iyi gelir.
* Şekerle birlikte yenirse hem vücuda fazla ağırlık vermez hem de cinsel gücü arttırır.
* Hindistan Cevizi çok besleyici, güçlendirici ve şişmanlatıcı bir besindir.
* Kurutulmuş hindistan cevizinin enerji değerleri oldukça yüksektir. Her 100 gram Hindistan Cevizi 662 kalori içerir. Tek bir hindistan cevizinin suyu vücudun günlük beslenmesi için gerekli olan C vitaminini yeterli bir oranda karşılar.
* Ayrıca, B grubu vitaminlerinide içerir. (Niasin, pantotenik asit, biotin, riboflavin, folik asit, tiamin, pyridoxin). Suyu ayrıca sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, bakır, fosfor, sülfür ve klorda içerir. Olgunlaşmış kuru bir hindistan, cevizi midedeki fazla asit problemlerinin tedavisinde de etkilidir ve hastada rahatlama sağlar.


HİNDİSTAN CEVİZİNİN FAYDALARI

Hindistan cevizi tropik ve sıcak iklim meyvesidir. Çok güzel bir kokusu vardır. Kullanılan kısmı ;Kabuğun içindeki etli kısmı ve tohumlarıdır.
HİNDİSTAN CEVİZİNİN FAYDALARI :
* Reflü hastalığına iyi gelir.
* İdrar söktürücü bir besin olan Hindistan cevizi kabızlığı gidermekte faydalıdır.
* Böbrek taşlarını ve kumunu düşürmeye yardımcı olur.
* Mide ağrılarını hafifletir.
* Balgamı keser.
* Ağız kokusunu giderir.
* Felce ve titremeye iyi gelir.
* Şekerle birlikte yenirse hem vücuda fazla ağırlık vermez hem de cinsel gücü arttırır.
* Hindistan Cevizi çok besleyici, güçlendirici ve şişmanlatıcı bir besindir.
* Kurutulmuş hindistan cevizinin enerji değerleri oldukça yüksektir. Her 100 gram Hindistan Cevizi 662 kalori içerir. Tek bir hindistan cevizinin suyu vücudun günlük beslenmesi için gerekli olan C vitaminini yeterli bir oranda karşılar.
* Ayrıca, B grubu vitaminlerinide içerir. (Niasin, pantotenik asit, biotin, riboflavin, folik asit, tiamin, pyridoxin). Suyu ayrıca sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, bakır, fosfor, sülfür ve klorda içerir. Olgunlaşmış kuru bir hindistan, cevizi midedeki fazla asit problemlerinin tedavisinde de etkilidir ve hastada rahatlama sağlar.


CİLT İÇİN FAYDALI VİTAMİN VE MİNERALLER

Cilt zamanla esnekliğini kaybeder. Sizin ise, 20 li yaşalardan itibaren cilt bakımınızı düzenli yapıp ilk desteği vermeniz gerekir. Geriye kalanlar ise, düzenli ve sağlıklı bir beslenme, sigarasız bir hayat, çeşitli vitamin ve minarel desteğidir. Aşağıda verilmiş olan bir takım vitamin ve minareller cilt sağlığı açısısından son derece önemlidir.
* C Vitamini: Narenciye, kivide, orman meyvelerinde ve maydanozda bol miktarda bulunur. Kolojen yapı için gereklidir, cilt esnekliği sağlar.
* Çinko: Hücre ve deri yenileyici özelliği vardır. Kolojen yapı için çok önemlidir. Saçın beyazlamasını engeller. Kabak çekirdeği ,yumurta, kırmızı et, istiridye,fasulye, yatvuk, badem ve zencefil kökünde bulunur.
* Sülfür: Bağ dokularının yapılandırılmasına yardım eder. Lahana, brokoli, sarmısak ve soğan en zengin kaynaklarıdır.
* Silika: Salatalık, domates, dolmalık biber ve yulafta bol miktarda buluna silika, cilt esnekliğinin korunmasını sağlar ve kemikleri güçlendirir. Sağlıklı tırnaklar ve parlak saçların oluşmasını sağlar. .
* Magnezyum: Hücre zarlarındaki su pompalanmasını kontrol eder ve atıkların temizlenmesini sağlar. Aşırı tuz ve diğer toksinlerin neden olduğu fazla su tutulmasının önüne geçerek hücreyi rahatlatır. En iyi kaynak yeşil yapraklı sebzelerdir.
* Beta karoten: Havuçtan dolayı pek çoğumuzun tanıdığı beta karoten cildi güneş yanığına karşı korur. Havuç ve yeşil sebzelerde bulunur.

harika bir yazı:))

internette gezinirken komik bir yazı buldum.Paylaşmak istedim. İnsan dalga geçince gerçekten kendini kilolarına karşı daha rahat hissediyor.

Bu yazı http://www.sinancanan.net ‘ten alıntıdır. 2001 yılında yazdığı bu yazısıyla keyfimi yerine getirdiği için teşekkür ediyorum…

Merhaba,
Bu yazımda perhiz yaparak zayıflamayı bir türlü başaramayan okurlarım için Mezopotamyalı ünlü doktor Johhannes Bezdyrene tarafından özel hazırlanmış olan “5 günde 18 kilo vermeyi kim istemez? Tabii ki su aygırları!” adlı diyeti sunacağım. Bu diyet, kesinlikle iyi sonuç veriyor. Hatta bazı deneklerin bu perhiz listesini sadece okuduktan sonra 250 gram ilâ 3 kilogram arası ağırlık kaybettikleri, bu kaybın da özellikle istifra vasıtasıyla vuku bulduğu bildirilmiştir. Şimdi isterseniz, sözü fazla uzatmadan kiloları kısaltalım (Hıhahhahhah!):
5 GÜNDE 18 KİLO PERHİZİ
1. GÜN
Sabah kahvaltısı: Bir bardak su, yarım bardak daha su, sonra hala açsanız, bir saat kadar sonra bir bardak daha su.
Öğlen yemeği: Bu gün öğlen yemek yemek yasak. Ama iki bardaktan fazla olmamak kaydıyla su içebilirsiniz.
Akşam yemeği: İki bardak su ve yarım çay kaşığı diş macunu (tadı iğrenç olacağından yiyemezseniz, bir bardak daha su).
2. GÜN
Sabah kahvaltısı: En az kırk dakika haşlanmış çift sarılı yumurtanın kabuğu ve bir bardak su (iki damla limon damlatabilirsiniz). Ardından günlük egzersizlerinizi yapınız (135 şınav, 400 mekik, 300 takla ve binbeşyüz tur hızlı hızlı kendi çevrenizde dönme; sonuçta istifra edebilirsiniz ki, bu da arzu edilen bir durumdur).
Öğlen yemeği: Yarım kilo dana pirzolayı teflon tavada az miktarda su ilavesiyle ve yağsız olarak güzelce pişirdikten sonra, 0,2 gram kepek ekmeği kabuğunu, iyice pişmiş etin buharına 2 saniye tutarak yiyebilirsiniz. Ayrıca su içmeyi abartmayınız. En fazla yedi bardak içebilirsiniz.
Akşam yemeği: Dört adet maydanoz yaprağını, taze kaşar peynirinin ambalajına sararak tüketiniz. Zorlansanız da yapınız bunu. Sonra da bol bol su içiniz.3. GÜN
Sabah Kahvaltısı: Muhtemelen kalkmakta zorlanacağınız için, bu sabah kahvaltı etmeseniz de olur.
Öğlen yemeği: 10 dakika boyunca pişirdiğiniz bol zeytinyağlı imambayıldıya bakınız. Ama sakın dokunmayınız. Bayılırsanız, ayılıp 10 dakika daha bakınız. Ardından da bir bidon su içiniz.
Akşam yemeği: 1,5 gram kadar haşlanmış tavuk etini 3-5 kez çiğneyip hemen tükürünüz. Sakın ha yutmayınız!. Ve tabii ardından bir kaç damacana suyunuzu içiniz.
4. GÜN
Sabah kahvaltısı: İçtiğiniz sular ve besin yetmezliği dolayısıyla bozulan mesaneniz sayesinde, gece boyunca sadece yatağınızı değil, halıyı ve perdeleri dahî ıslatacağınız için, sabah saatlerini temizlikle geçireceksiniz. Yok eğer temizliğe takatim kalmadı diyorsanız, çarşafın kuru bir ucundan bir kaç santimetrekarelik bir bölümü yiyebilirsiniz.
Öğlen Yemeği: Olur da mutfağı bulabilirseniz, ısırgan otunu kaynar suya atıp, soğutmadan içmeyi deneyin. Bu, bütün yeme isteğinizi kesecektir. Isırgan otu yoksa bir avuç cam çivisi de aynı işi görür. Yalnız yutmasanız iyi olur.
Akşam yemeği: Bu akşam, vücudumuzdaki toksinlerin (zehirlerin) daha rahat atılabilmesi için en az üç adet müshil hapı içeceğiz. Tabii yanında en az iki varil suyumuzu unutmuyoruz. Müshil hapı yoksa hint yağı (en az 5 su bardağı) içiniz. Ardından istediğinizi yiyebilirsiniz, çok önemli değil.
5. GÜN
Sabah Kahvaltısı: Dün geceki akşam menüsünden sonra, bu sabah daha esaslı bir temizlik gerekecektir. Fakat ben size odadan hemen kaçmanızı tavsiye ederim (eğer gece boğulmamışsanız). Muhtemelen gideceğiniz yer de kenef olacaktır. Dolayısıyla bu sabah da kahvaltı edemeyeceksiniz.
Öğlen Yemeği: Eğer telefona ulaşacak gücünüz kalmışsa, muhtemelen öğlen saatlerinde size serum takılmış olacaktır. Bu günkü öğlen yemeğinizi de serumdaki bileşenler halledecektir, telaşlanmayın.
Akşam Yemeği: Akşamleyin muhtemelen sokakta olacaksınız (sizi hastaneye götüren ambulanstaki görevli, tüm ambulansı batırdığınız için sizi arabadan atmış olmalı). Yanınızda para olmadığı için hamburgerciye falan da gidemezsiniz. O yüzden ben size bol akan bir dere bulup kafayı daldırmanızı ve bol su içmenizi tavsiye ederim.
********
Evet, artık bu muhteşem perhizin sonuna geldiniz. Hala hayatta iseniz, yaklaşık 15-18 kilo vermiş olmanız gerekiyor. Muhtemelen bir ay içinde hastaneye yatmanız da gerekebilir. Ama amacımız kilo vermek olunca, her şeye değer doğrusu. Sizce de öyle değil mi?
(*) Kendisi aslında 121 kilo olan Dr. Bezdyrene, bu diyeti 15 gün boyunca uygulamış ve 21 kilo olarak bu hayata veda etmiştir. Bu diyet reçetesini ise ölmeden bir gün önce, yanında bulunan hemşirelerden birine tarif yoluyla yazdırmıştır.
Ruhu şâd olsun.


die-or-diet


Bugün kendi hayatımı ele almanın vakti…

Artık insanların bana karşı yalancı bakışları ve sözlerine son vermemin vakti geldi.
Daha bir sene önce 51 kiloydum ki olmam gereken kilo 49.
Şimdi ise 65 kiloyum ve beni uzun süredir görmeyen insanların tepkileri beni sinir krizi eşiğine getirdi. Durmadan kilo almaya devam ediyorum… Ve artık dayanamıyorum. Eski resimlerime bakmaya, aynaya bakmaya, insanların yüzlerine bakmaya…
Harika bir vücudu olan insanlar doğuştan mı şanslıdır, yoksa herkes bunu başarabilir mi? Boy çok mu önemli? Bakınız Kylie Minogue ki kendisi 152 cm’lik bir afettir.
Deneyeceğim.

Bugün, bu saate kadar sadece bir nescafe ve bol su içtim.
Her gün ne yiyip, içtiğimi yazacağım buraya. Tabii gireceğim krizleri(eminim sıkça olacak) ve herşeyi…
Mesela bugün için aklıma gelen bazı standartlar ki ileride kıyaslama için yazmam iyi olacak;
1. Kot pantolonlarımın içine giremiyorum.
2. İç çamaşırlarım bile rahatsız ediyor.
3. Göğüslerim kocaman oldu umarım zayıflayabildiğim gün sarkmış olmazlar.
4. Çatlaklarım son haddine gelmiştir zannediyorum zayıflayınca sorun olacaklar.
5. Nişan yüzüğüm parmağımı kangren yapacak.
6. Sadece eşofman giyebildiğim için dolabım sporcu dolabı gibi oldu.
7. Aseksüel oldum.
8. Canım hiçbirşey yapmak istemiyor.
9. Makyaj yapmayalı, saçıma başıma bakmayalı öyle uzun zaman oldu ki hatırlamıyorum bile…

…ve bu liste uzayıp gidecek.

Son olarak başlangıç bilgilerini yazmakta yarar var…

Boy: 160 cm.
Ağırlık: 65 kg.


ZAYIFLAMAK İÇİN HANGİ YOL SEÇİLMELİ

Obezite, yani şişmanlık tedavisinin günümüzde doktorları, klinikleri, diyetisyenleri, zayıflama ilaçları, şok diyetleri, diyet yiyecek ve içecekleri, aletleri, edavatı…
ile milyar dolarlık dev bir sektör olmasına hiç de şaşırmamalı. Çünkü, dünyada hem çok fazla kilosu ve çok fazla parası olan milyonlarca insan var, hem de bu fazlalıklara göz dikmiş çok fazla akılları olan insanlar. Amaç, karında, göbekte, kalçalardakilerle beraber cüzdan ve ceplerdeki fazlalıkları uygun şekilde gidermektir. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, diyetleri Mynet okurları için yazdı.

EN İYİSİ ŞİŞMANLAMAMAK
Zayıflamanın türlü çeşitli yolları var. Hangisini seçelim diye soruyorsanız, en iyisi hiç şişmanlamamak derim. Esas önemli olan, her besinden yiyerek hayat boyu dengeli beslenmeyi bir alışkanlık haline getirebilmektir. Başka bir deyişle, yemek için değil, yaşamak için yemeyi öğrenmeliyiz. Çünkü, bir kere hem yerleşmiş yağ dokusunu kaybetmek çok zordur ve hem de kısa zamanda bin bir emekle, zahmetle verilen kilolar genellikle daha kısa zamanda üstelik de fazlasıyla geri alınır.

TERAZİLERLE DOST OLMALI
Kimse zorla zayıflatılamaz. Önce şişmanları, şişman olduklarına, bunun bir hastalık olduğuna ve zayıflamaları gerektiğine inandırmak gerekir. Zira, pek çok obez terazilerden hiç hoşlanmaz, fazla kilolu olduğunu da genellikle kabul etmez.

YEDİĞİMİ ÇOCUK YEMEZ
Şişmanların en büyük bahanelerinden biri de “Su içsem yarıyor” dur. Hiç de fazla yemedikleri halde kilo almaktan veya verememekten yakınanlar bütün yedikleri ve içtiklerini kaydederlerse, kabahatin suda olmadığını kolayca anlarlar. Bunlar, “abur-cuburları”yiyecek ve içecekten saymayanlardır.

PAZARTESİ DİYETLERİNDEN VAZGEÇMELİ
Birçok insan her pazartesi veya her aybaşı sabahı diyete başlar, ancak daha o akşam veya en geç ertesi gün de vazgeçer. Çünkü, insanlar çok kısa zamanda, yediklerinden fazla kısmadan ‘kolayca’ zayıflamayı isterler. Hatta, mümkün olsa da bir düğmeye basılıp fazla kilolar birden kaybolsa çok iyi olacaktır.

SİHİRLİ BİR DİYET YOK
Bir kere şuna emin olun ki, öyle birkaç haftada bilmem kaç kilo verdiren ‘şok diyetler’ yararsız olduğu gibi, sağlık için de çok risklidir. Belki bunlarla kısa sürede kilo verilebilir, ama diyet bırakılınca eski kilolar hemencecik fazlasıyla geri alınır. Bu tür diyetlerde kaybedilen yağ değil, kas dokusudur.
Aç kalarak ve kendi başına yapılan diyetlerle de zayıflamak genellikle imkânsızdır. Çektiğiniz eziyet yanınıza kâr kalır.

EN İYİ DİYET HANGİSİ
Şişmanlarda bu fazlalıklar olduğu sürece onlara göz diken yeni birileri mutlaka çıkacaktır. En iyi diyet, bir doktor ve diyetisyen tarafından kişiye özel olarak hazırlanan diyettir. Kilo vermekte hiç aceleci olunmamalıdır. İdeal bir diyette, vücudun ihtiyacı olan her tür besin olmalı, ancak miktarı ve kalorisi düşük tutulmalıdır. Esas önemli olan verilen kiloların bir daha geri alınmamasıdır. İnsanı aç ve hâlsiz bırakan rejimlere itibar edilmemelidir.

PAHALI DİYET ÜRÜNLERE KANMAMALI
Diyet veya ‘light’ adı altında satılan çikolatalar, reçeller, kekler, bisküviler… gerçekten çok pahalıdır. Bunların yerine kalorisi düşük olan alternatifler bulmak her zaman mümkündür. Bu pahalı ürünlerin tek faydası, cebinizde yiyeceğe verecek para bırakmamam yoluyla kilo vermenize katkıda bulunmasıdır. Diyetisyenlerin vizitelerinin de çok yüksek olmasının bir nedeni de budur zaten.

PARASI OLAN DA AÇ, OLMAYAN DA
Bu dünya bir tuhaf.
Gençken parası olmadığından… bulamadığından yiyemeyen insanlar, paraları pulları olduğunda ise, bu sefer de kilo almamak ya da fazla kilolarını verebilmek için aç bilaç gezmek zorunda kalıyorlar.
Sonuçta, parası olan da aç, cebi delik olan da.


ÖMRÜ UZATAN 7 GIDA

Ömrü Uzatan 7 Gıda
Badem, kahve, tarçın, patates, sebze çorbası, zeytinyağı, çay…

Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR), 2007�ye sağlıklı bir başlangıç yapmanız için, vücudu kanser, kalp krizi, Alzheimer ve diyabet gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyan besinlerin listesini açıkladı. Badem: Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.

Kahve: Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.

Tarçın: Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.

Patates: Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi’ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.

Sebze çorbası: Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.

Zeytinyağı: Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren �8oxodG� adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.

Çay: Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60′a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.