ikinci gün…
Evet ikinci günün son saatlerindeyim. Hala hiçbir şey yemedim…
Kilo 62.6 oldu. Ama acıktım… Ve bir şeyler yemeği düşünüyorum.
Neler yediğimi tek tek yazacağım sonraki saatlerde.
die-or-diet

Bugün kendi hayatımı ele almanın vakti…
Artık insanların bana karşı yalancı bakışları ve sözlerine son vermemin vakti geldi.
Daha bir sene önce 51 kiloydum ki olmam gereken kilo 49.
Şimdi ise 65 kiloyum ve beni uzun süredir görmeyen insanların tepkileri beni sinir krizi eşiğine getirdi. Durmadan kilo almaya devam ediyorum… Ve artık dayanamıyorum. Eski resimlerime bakmaya, aynaya bakmaya, insanların yüzlerine bakmaya…
Harika bir vücudu olan insanlar doğuştan mı şanslıdır, yoksa herkes bunu başarabilir mi? Boy çok mu önemli? Bakınız Kylie Minogue ki kendisi 152 cm’lik bir afettir. 
Deneyeceğim.
Bugün, bu saate kadar sadece bir nescafe ve bol su içtim.
Her gün ne yiyip, içtiğimi yazacağım buraya. Tabii gireceğim krizleri(eminim sıkça olacak) ve herşeyi…
Mesela bugün için aklıma gelen bazı standartlar ki ileride kıyaslama için yazmam iyi olacak;
1. Kot pantolonlarımın içine giremiyorum.
2. İç çamaşırlarım bile rahatsız ediyor.
3. Göğüslerim kocaman oldu umarım zayıflayabildiğim gün sarkmış olmazlar.
4. Çatlaklarım son haddine gelmiştir zannediyorum zayıflayınca sorun olacaklar.
5. Nişan yüzüğüm parmağımı kangren yapacak.
6. Sadece eşofman giyebildiğim için dolabım sporcu dolabı gibi oldu.
7. Aseksüel oldum.
8. Canım hiçbirşey yapmak istemiyor.
9. Makyaj yapmayalı, saçıma başıma bakmayalı öyle uzun zaman oldu ki hatırlamıyorum bile…
…ve bu liste uzayıp gidecek.
Son olarak başlangıç bilgilerini yazmakta yarar var…
Boy: 160 cm.
Ağırlık: 65 kg.
YENİDEN YENİDEN MERHABA
Bugün nagişimle konuştuk msn’de.Buraya uzun zamandır yazamadığım için merak etmiş beni.Ben de yazacağıma dair ona söz verdim ve işte sözümü tutuyorum.bu arad kilolar almış başını gitmiş.Her Pazartesi diyete başlayan ben her salı da bozmaya devam ettim.ama bir kaç gündür dikkat etmeye çalışıyorum.En azından belirli bir saatten sonra hiçbirşey yemiyorum.Hafta sonunu atlatabilirsem kazasız belasız Pazartesi artık kararlıyım.Haziaran’ın 19 ‘una kadar bu kiloların gitmesi lazım.O tarihte halamın kızının düğünü var Kıbrıs’ta ve herkes rejime girmiş durumda.en şişkoları ben olmak ve çuval gibi bir elbise giymek zorunda kalmak istemiyorum.Ablam beni geçecek gibi.Ne ikram etsem geri çeviriyor.Oldukça azimli.Ah bir de ben öyle olabilsem keşke.
Yukardaki resim ne alaka diye merak ettiyseniz söyliyeyim.Geçen gün penceremizin dışındaki çamaşır ipinin demirine konmuş bu baykuş veya puhukuşu.Çok hoşuma gitti ve resmini çektim.bir ara gözgöze geldik korkup kaçtı.Bu resim de anı olarak kaldı.
GLİSEMİK İNDEKSE GÖRE DİYET
Bu aralar havaların sıcak olmasındanmıdır nedir herhalde bahar dolayısyla da yaz yaklaştı diye tvde hangi kanalı açsam bir diyetisyen konuşuyor:”Böyle yaparsanız kilo verirsiniz.Bunları bunları yemeniz lazım”.Eh bende onlardan geri kalmayayım dedim ve deryalı günler’de çıkan diyetisyenin (adamın adını unuttum:-() verdiği GLİSEMİK İNDEKSe dayalı diyeti sizlere buraya yazayım dedim.Uygulanması oldukça kolaya benziyor(tabii henüz denemedim)Her gün nohut yiyeceksiniz diye de bir kural yok benzer şeyleri verilen miktarda yiyebilirsiniz.en kısa zamanda sıkı bir diyete başlamam lazım(Bu lafı çok duyduk dediğinizi duyar gibi oluyorum)Bu yüzden yıllık olağan diyet araştırmalarıma başlamış bulunuyorum.Hepimize hayırlı uğurlu olsun.Her türlü yardımınız takdir edilir.Sağlıkla kalın:-)
GLİSEMİK İNDEKSE GÖRE DİYET
Kahvaltı:
1 adet haşlanmış veya pişirilmiş yumurta
1 su bardağı az yağlı süt
1 dilim az yağlı peynir
tatlı kırmızı biber kabuklu domates ve salatalık
1-2 dilim kepek ekmeği
Öğle:
1 kase az yağlı yoğurt ile hazılanmış cacık veya sade yoğurt
peynir veya ızgara tavuk etiyle hazırlanmış bol salata
1 avuç içi kadar ceviz
İkindi:
1 orta boy yeşil elma veya bir orta boy armut
Akşam
1 tabak etli nohut
3 yemek kaşığı bulgur pilavı
1 ince dilim ekmek
salata(az yağ eklenmiş)
yatarken:
1 su bardağı az yağlı süt
(NOT:Daha önce glisemik indeksle ilgili bir yazı yazmıştım.İlgilenenler için linki:Zayıflamanın yeni formülü: GI Diyeti
HAYIRSIZIN DÖNÜŞÜ
Evet bir hayırsız daha bugün aranıza dönüyor.Biliyorum suçluyum bloğumu ve sizleri ihmal ettim.Ama suçum neyse razıyım beni affedin ve yorumlarınız esirgemeyin lütfen.Aslında yazamamamın nedenleri var.Mesela evde tadilat vardı ve ustalar bilgisayar kablolarını da kopardılar.Bende bloğumla ve sizlerle bağlarımı koparmak zorunda kaldım.Sonra kzım zatüree oldu ve hergün onu iğneye götürüp özel olarak ilgilenmek zorundaydım.Ayrıca bir kaç kere diyete başlayıp 3. günü bozdum ve eskişsinden de daha çok yedim.Bu yüzden kendimi suçlu hissettim ve bir süre yazmama cezası verdim kendi kendime.Bu kadar mazeret yetmez diyorsanız yenilerini de bulmaya hazırım.Aslında bu blog adından dolayı bir diyet bloğu olduğu için diyet yapmadıkça yazmamın da anlamı yok diye düşündüm.Ama müsadenizle buraya ben arada hayatımdan da kesitler koymak istiyorum.Bütün hayatım diyet değil ki.Üstelik bu benim ilk bloğum ve dolayısıyla da en çok sevdiğim bloğum.Bu yüzden hayatımla ilgili şeyleri en çok bu bloğa yazmayı istemem doğal sanırım.
Bu arada bu bloglarım sayesinde yıllardır görüşemediğim ve Amerika’ya gittiği için izini kaybettiğim en sevdiğim üniversite arkadaşlarımdan biri olan (diğeri Gamze ) Aybike’ciğimin de izini buldum.Google’da benim adımla arattırınca Hürriyet’te “diyet kardeşleri” adı altında çıkıp medyatik olduğumuz(?) yazıma ulaşmış ve oradan da benim bloglarıma ulaşmış.Chatboxa mesaj bırakınca ben de ona mail attım ve artık sık sık mailleşiyoruz.Hatta telefonda bile görüştük.Artık onunda bir bloğu var üstelik.Yemek yapmayı çok sevdiği için bir mutfak bloğu açmış merak ederseniz işte adresi:AYBIKE’NIN MUTFAGINDAN.Girip gezmenizi tavsiye ederim.
Bu arada geçen haftalarda blogları gezerken çok üzücü bir haberle karşılaştım.Çok sevdiğim blog arkadaşlarımdan Dali‘nin babası vefat etmiş.Duyunca inanamadım ve hemen kendisine ulaştım.Hüseyin amca için dualarınızı eksik etmeyin.Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun inşallah.
Bu günlük bu kadar yeter sanırım bu üzücü haberden sonra yazacak daha fazla birşey bulamıyorum.Kendinize iyi bakın. 
SANAL FITNESS HOCASI
Bir türlü adam gibi diyete başlamak nasip olmadı.Haftanın ayrıntılı postunu daha sonra yazacağım ama öncelikle sizlere daha önceden bilgisayarıma yükleyip kullandığım ve yeniden bulduğum için çok memnun olduğum bir programdan sanal fittness hocası Deniz’den bahsetmek istiyorum.Bu programı bilgisayarınıza indirdiğiniz zaman özellikle de bütün gün bilgisayar başındaysanız uyuşup kalmamamk için sık sık bilgisayar başına uygulanabilecek egzersizleri size sunuyor.Sanal bir fittness hocası yani.Türkçe sürümünü indirmek için:http://www.hillside.com.tr/HillsideCityClub/fitatwork.jsp
İngilizce veya Almanca versiyonu için:http://www.fitatwork.com/?l=e&p=4
Umarım beğenirsiniz.Ben çok beğendim.Kızım da bende bilgisayar başında kendimizi kaybettiğimiz zaman hareket açısından çok yararlı oluyor.
DİYET REÇETEM
Sık sık yazacağıma söz vermiştim ve sözümü tutmaya çalışıyorum.Diyetime tam olarak uyamamakla beraber yavaş yavaş bünyemi alıştırmaya çalışıyorum.>
Bugün yine üçkuyular pazarı vardı ve ben ablama gidecektim.Ablam sabah spora gideceğini ve istersem benim de gelebileceğimi söyledi ama pek canım istemedi.Ben daha sonra gittim ve beraber kahvaltı ettik.Sonra pazara indik tabii yürüyerek ama pazarda hemen yanımızdaki bir kadının cüzdanı çalınınca bütün keyfimiz kaçtı ve fazla gezmeden döndük.Bu arada 2 yastık kılıfı daha aldım.Ayrıca fıstık yeşili bir rende ve kızım ve kendime 2 body aldım.
Bugün eşimle nişanımızın yıldönümüydü ve tam teli elime alıp onu arayacaktım ki tel çaldı.Arayan eşimdi.Kullandığı arabaya geri geri giden bir otobüs çarpmış ama sadece maddi hasar varmış(Allahtan).Bütün keyfim kaçtı tabii.Eve gelince o sinirle tatlı birşeyler atıştırdım.Diyet gitti tabii.Sanırım ciddi olarak gelecek hafta başlayacağım.Hangi diyeti uygulayacağımı merak ediyorsanız daha önce uyguladığım (diyetisyenimin verdiği) menüyü sevmiştim, yine onu uygulamak istiyorum.Hatırlatmak için aşağıya tekrar yazıyorum.(Bu arada ablamlar geçen hafta yavru bir siyam kedisi almışlar o kadar tatlı ki anlatamam.Ama resimler pek hoş çıkmamış)
İşte daha önce de uygulayıp başarılı olduğum diyet reçetem:
Kahvaltı:
1 kepekli simit (veya 2 dilim kepekli ekmek)
1/2 domates ve salatalık
4 adet zeytin
20 gr. krem peynir(beyaz) veya 40 gr.yağsız beyaz peynir veya 20 gr. dil peyniri
1-2 bardak yeşil çay veya limonlu açık normal çay
arada:(açlık hissedilirse)
1 elma veya portakal
Öğlen:
90-100 gr. kadar yağsız kıymadan hazırlanmış köfte
(veya diyet ton balığı-1 küçük kutu+20 gr. light mayonez+domates,salatalık ve yeşil biberle hazırlanmış kepekli sandviç ekmeği içinde sandviç)
2 dilim kepekli tost ekmeği
domates-salatalık-biber
1 su bardağı diyet kola
arada:
meyva(yukardakinin aynı)
veya 1 light kakaolu kek vb.
çay veya az yağsız sütle hazırlanmış nescafe
akşam:
4 kaşık etli veya etsiz çok az yağla hazırlanmış sebze yemeği
2 kaşık pilav veya makarna veya kepek ekmeği
100 gr.yağsız yoğurt
gece:
meyva veya 1 bardak sahlep
Gün boyunca bol bol bitki çayı ve özel karışımlı su.Her gün en az 30-45 dk. hızlı yürüyüş, ilk ay 5-10 dk. kondisyon bisikleti
Özel karışımlı su:
1 lt. su içine 2 adet elma, kabuğu ile dilimlediğiniz 2 limon, 1 adet çubuk tarçın, 2 karanfil , 5 dk. kaynatıp gün boyunca süzerek içilecek.
KISACA(!) HAFTANIN ÖZETİ…
Canlarım ne kadar kızsanız haklısınız.Çarşamba günü eşim işe dönünce hemen yazılarıma döneceğime dair söz vermiştim ama anca cuma günü fırsat bulabiliyorum.Bu arada neler yaptığımı anlatayım da neden fırsat bulamadığımı anlayın.Çarşamba günü niyetim evde oturup evdeki işlerimi tamamlamak ve yazılarımı yazmaktı.Daha çayımı yeni demlemiştim ki ablam aradı ve Üçkuyulardaki Çarşamba pazarına gitmemizi önerdi.Biraz mırın kırından sonra hadi gideyim dedim.Neyse önce ablama gittim ordan kızımn okuluna uğradıktan sonra henüz dinlenemeden (buralara yürüyerek gitmiştim) hemen ablam ve bir arkadaş daha pazara yürüdük.Bir sürü ıvır zıvır aldım birden bire elim doldu.Sonra tekrar ablamın evine gitmeyi (yokuş yukarı yürüyecektik çünkü) gözüm yemedi ve oradan dolmuşa binip eve geldim.
Hemen aldıklarımı açıp (koltuklar için polar örtü de almıştım) evdekilere gelince süpriz olsun diye serdim.Kızıma da köpekli anahtarlık almıştım(Kendime de).Sonra yemek hazırlamaya durdum daha yemekleri yeni bitirmiş ortalığı topluyordum ki babası kızını alıp gelmiş.Servisle gelse bir saaat daha geç gelecekti.Sonra yemeğimizi yemiş çayımızı içiyorduk ki eltim eşimi aradı ve eşim araya gitti.Sonra bir baktım yeğenini alıp gelmiş.Kızımın da Türkçe yazılısı vardı bu arada ben ona soru hazırlamış onları çözdürüyordum.gün öylece geçti tek satır yazamadım tabii…Perşembe sabahı kızımı yolculadıktan sonra acele acele kahvaltıyı yapıp yeğenle birlikte ablamla buluşmak için Perşembe pazarının yolunu tuttuk.
Buradan otobüsle 45 dk kadar sürüyor.Merve(Eşimin yeğeninin adı) Hatay pazarına ilk kez geliyordu ve çok beğendi (Daha önce Kayseri’deydiler tayinleri buraya çıktı).İki gün üstüste pazara gelmek benim için biraz yorucuydu aslında ama kızcağız çok merak ediyordu.Kızıma ve oğluma eşortman takım , eve tül örtüler(Biri Barbie’liydi)kızıma toka, oğluma çorap,dün pazradan aldığım iki hint işi yastığa iki kardeş, renkli çamaşırlar vb. aldım.Merve de çok güzel bir eşortman altı aldı.Ablam fazla bir şey almadı.Bu arada 9 eylül’den bir sınıf arkadaşım arayarak okulu mahkemeye vermek istediklerini benim katılıp katılmayacağımı sordu.Pazardan sonra önce kızımın okuluna sonra da ablamın evine gittik.Orada mikrodalgada meyvalı kek denedim.Çok güzel oldu , sadece 9 dkda yumuşacık lezzetli bir kek oldu.Çayla birlikte yedik.Sonra eşim aradı bizi oradan çünkü yürüyecek hiç halim kalmamaıştı.Eve gelip apar topar yemek hazırladım ve kızımın matematik yazılısı için soru hazırladım.bugün sabah kalktığım zman hafif bir kırıklığım vardı ve banyo yapıp biraz uzandım.Yataktan kalkmayı bir türlü canım istemedi ama sonunda kalkıp yemeğimi pişirken bir taraftan da yazımı yazayım dedim.
Bu arada geçen sene öğretmenlik yaptığım okuldaki öğretmen arkadaşlardan biri beni aradı.Başka bir yerde işe girmiş ve diyetisyen olarak birinin fikirlerine ihtiyacı varmış.Ben yardımcı olabilirmiyim diye sordu.Sonra da telefonu patronuna verdi.Kadın şu anda kaç kilosunuz diye sordu ilk olarak söylemeye utandım.Kaç kilo kaybettiğimi sordu buraya gelin görüşelim dedi.Teli kapattıktan sonra uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yapıp gidip tartıldım.Sonuç hüsran tabii.Pazartesinden itibaren diyete yeniden başlıyorum inşallah neler yediğimi buralara yazmaya çalışacağım.Kaç kilo olduğumu da o gün açıklayacağım.Desteklerinizi bekliyorum.
MERHABALAR!!!!
Sevgili blog arkadaşlarım,
Çok uzun bir süredir bloglarıma ara vermek zorunda kaldım.Bu arada acı-tatlı bir çok olay yaşadım ama yavaş yavaş silkinip kendime gelmeye başladım.Bu arada ramazan dolayısıyla diyetime devam edemiyorum ve yine birkaç kilo aldım ama bayramdan sonra yine başlayıp hedeflediğim kiloya ulaşmaya çalışacağım.Sizler ne durumdasınız henüz bilmiyorum ama en kısa zamanda hepinizin blogların tek tek ziyaret edeceğim.Bu arada saçımı yine değiştirdim. Biraz kestirdim ve önce koyu bir renge boyattıktan sonra üstüne röfle attırdım.Saçımı her değiştirdiğimde ben de yenilenip iyi bir moralle yeniden diyet başlıyorum.
Bu arada İzmir’de havalar aniden iyice soğudu.Ramazan ve oruç dolayısıyle iftardan sonra acaip tatlı yeme ihtiyacı duyuyorum, umarım bunun üstesinden hemen gelirim.Bayrama kadar yazamazsam hepinize iyi bayramlar!!!
Şişmanlık testinde hatalı endeks
Şişmanlık derecesini ölçen Vücut Külte Endeksinin (BMI) hayli hatalı olduğu ve bunun yerine daha kesin bir ölçünün bulunması gerektiği belirtildi.
ABD’deki Mayo kliniğinden araştırmacılar, tıp dergisi Lancet’te yayımlanan makalelerinde, BMI’sı düşük çıkan hastaların kalp krizindenölme risklerinin BMI’sı normal oranlara oranla daha yüksek olduğunu saptadıklarını bildirdiler.
Bunun yanı sıra aşırı kilolu hastaların, BMI’sı normal çıkan hastalara göre kalp sorunlarının daha az olduğu kaydedildi.
Kalp hastalığı bulunan 250 bin kişiyi kapsayan 40 araştırmanın verilerinin incelenmesiyle ulaşılan bu bulgunun, obezitenin bir sağlıksorunu olmadığını ileri sürmediği, ancak 100 yıldır kullanılan BMI testinin güvenilir bir araç olmadığını gösterdiği vurgulandı.
Belçikalı Adolphe Qeutelet tarafından 1830-1850 yılları arasında bulunan Vücut Kütle Endeksi, kilo-boy oranına göre şişmanlık derecesini saptıyor.
Kilo ve boya göre yapılan hesaplamada çıkan 18,5 rakamı zayıflığa işaret ederken; 18,5 ile 24,9 arası normal; 25 ile 29,9 arası aşırı şişman ve 30’un üstü obez olarak kabul ediliyor.
Genel sağlığın kapsamlı bir göstergesi olması amaçlanan BMI, kalp krizi riskinin standart teşhis aracı haline gelmişti.
Lancet’in aynı sayısında yazan Maria Grazia Franzosi de, 4 ayrı testi (BMI, bel-kalça oranı, bel ölçüsü ve kalça ölçüsü) karşılaştıran52 ülkeyi kapsayan bir araştırmanın, kalp krizi riskini en iyi belirleyenin “bel-kalça oranı” olduğunu gösterdiğini bildirdi.
Mario Negri Enstitüsünden Franzosi, “BMI, kardiyovasküler riskin klinik ölçüsü olarak kesinlikle bir kenara atılabilir” dedi.
(ntvmsnbc.com’dan alınmıştır)


